Hugo Ödülleri 2016: Ve Kazanan Rabid Puppies…

Sağ ve sol görüşlü grupların Hugo Ödülleri üzerinden yürüttüğü soğuk savaş bu yıl da ilginç sonuçlara sahne oldu.

Sitemizi yakından takip edenlerin çok iyi bildiği üzere, geçtiğimiz şu son 3-4 yıldır Hugo Ödülleri sağ ve sol siyasi görüşlü yazarlarla yayınevlerinin arasında geçen çekişmeli bir savaşın merkezi konumunda.

Bir yanda ödüllerin artık eserlerin içeriğine değil de yazarların siyasi görüşüne göre verildiğini; politik doğruculukla, eşcinsellikle, siyah tenli ya da kadın olmanın zorluklarıyla ilgili kitap ve kişilerin kayrıldığını iddia eden, muhafazakar görüşlü Sad Puppies grubu var. Diğer yanda Hugo geleneklerini korumak için savaştığını iddia eden ve sağcı grubun önerilerine şiddetle karşı çıkan solcu yazar, editör ve yayınevleri. Ve bir de ırkçılıkta ve kadın düşmanlığında sınır tanımayan Vox Day ile onun önderlik ettiği Rabid Puppies grubu…

İşin üzücü kısmı hiçbirinin masum olmaması. Sad Puppies grubu tüm o pozitif söylevlerine rağmen gerek ödüle layık olmayan eserlerle Hugo listelerini kirleterek gerekse de Vox Day’e açıkça destek vererek bunu kanıtlıyor. The Guardian, John Scalzi, Tor Books gibi isimlerin önderlik ettiği sol görüşlü grupsa asılsız suçlamalarla ve insanları bilerek yanlış yönlendirerek, yalan söyleyerek ilerliyor aynı yolda. Vox Day ise… Eh, “kendisi” olması yetiyor da artıyor bile. Eğer bu isimler size yabancıysa ve konunun başlangıcını öğrenmek istiyorsanız Çanlar Hugo Ödülleri İçin Mi Çalıyor? adlı detaylı makalemize göz atmanızı tavsiye ederiz.

Gel gelelim bu yıl işler daha farklıydı. Çünkü Sad Puppies grubu bu sefer üç kadın yazara emanetti. Böylelikle ırkçı ve cinsiyetçi gibi suçlamalardan arınmak istiyorlardı. Üstelik bu yıl kendi seçtikleri isimleri oylamaya koymak yerine demokratik bir yol izleyip hangi eserlerin ödüle aday olacağını destekçilerinin seçimine bıraktılar. Doğal olarak geçen senenin aksine ortaya Ann Leckie, Naomi Novik, Mad Max: Fury Road, Star Wars: The Force Awakens gibi kişi ve eserlerden oluşan oldukça popüler bir liste çıktı.

Rabid Puppies de bu yıl benzer bir taktik izledi, ama bambaşka bir amaçla. Vox Day’i ve yayınevi Castalia House’tan çıkan kitapları her zamanki gibi aday gösteren grup, sırf Hugo Ödülleri’ni alaya alabilmek için Space Raptor Butt Invasion adlı erotik bir kitabı (bir velociraptor ile bir astronotun eşcinsel aşkını konu alıyor) listeye sokmayı başardılar. Ama bu hiçbir şey… Çünkü asıl numaraları Neil Gaiman, Stephen King, Neal Stephenson, Andy Weir ve Brandon Sanderson gibi birbirinden ünlü ve başarılı isimleri kendi listeleriyle aday olarak göstermekti. Böylece iki sonuç elde edebileceklerdi: Ya tüm bu isimlere eserlerinin tartışmasız kalitesine bakılmaksızın Ödül Yok kaşesi vurulacak ve Hugo Ödülleri yok olacaktı, ya da Rabid Puppies listesindeki isimlere de ödül verilecek ve Vox Day’in varlığı resmen kabul edilecekti. Tam bir kazan-kazan durumu anlayacağınız. Aday listeleriyle ve bu üçkâğıtla ilgili detaylı bilgiyi Bitmeyen Savaş: Hugo Ödülleri başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Ve kaçınılmaz olarak kazanan taraf Vox Day oldu. Ama neyse ki kötünün iyisi şeklinde… Hugo Ödülleri için oy kullanan WorldCon üyeleri Day’in oyununa gelmedi ve sayısız ünlü isme ve esere kalitesine bakmaksızın Ödül Yok kaşesi vurmaktan kaçındı. Biri hariç (Commuter – En İyi Kısa Hikâye) tüm adaylar da G.R.R. Martin’in tavsiyesine uyup ödülden çekilmeyince ortaya hiç de kötü bir tablo çıkmadı.

  • En İyi Roman: The Fifth Season – N.K. Jemisin (Bağımsız)
  • En İyi Kısa Roman: Binti – Nnedi Okorafor (Sad Puppies)
  • En İyi Romancık: Folding Beijing – Hao Jingfang, Ken Liu (Rabid & Sad Puppies)
  • En İyi Kısa Hikaye: Cat Pictures Please – Naomi Kritzer (Bağımsız)
  • En İyi Bağlantılı Eser: ÖDÜL YOK
  • En İyi Grafik Roman: The Sandman: Overture – Neil Gaiman (Rabid Puppies)
  • En İyi Dramatik Sunum (Uzun Metraj): Marslı – Andy Weir (Rabid & Sad Puppies)
  • En İyi Dramatik Sunum (Kısa Metraj): Jessica Jones – AKA Smile (Bağımsız)
  • En İyi Editör (Kısa Eserler): Ellen Datlow (Bağımsız)
  • En İyi Editör (Uzun Eserler): Sheila E. Gilbert (Bağımsız)
  • En İyi Profesyonel Sanatçı: Abigail Larson (Rabid & Sad Puppies)
  • En İyi Semiprozine: Uncanny Magazine (Bağımsız)
  • En iyi Fanzin: File 770 (Rabid & Sad Puppies)
  • En İyi Fancast: ÖDÜL YOK
  • En İyi Hayran Yazar: Mike Glyer (Sad Puppies)
  • En İyi Hayran Sanatçı: Steve Stiles (Bağımsız)
  • En İyi Yeni Yazar: Andy Weir (Rabid & Sad Puppies)

Gördüğünüz gibi toplam 18 kategoriden 7’sini bağımsız, yani normal adaylar kazanır, 2 tanesi de Ödül Yok alırken Rabid Puppies 6 dalda birinci olmayı başardı. Sad Puppies cephesi de toplamda 6 birinci çıkarsa da bunlardan 4’ü hâlihazırda Rabid listesinde bulunan isimler, yani oyları birleşmiş durumda. Dolayısıyla onların hanesine sadece 2 yazmak daha doğru olur. Dikkatli bakıldığında WorldCon üyelerinin oylamada kullandığı taktik açıkça görülüyor: Eğer bir kategoride bağımsız bir aday varsa ona oy ver, yoksa sevdiğin esere/kişiye. Yani GRRM’nin tavsiyesi… Bu sayede Andy Weir, Neil Gaiman, Ken Liu ve Nnedi Okorafor haksız bir utançtan kurtulmuş oldular.

“Peki bu nasıl galibiyet?” dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki, geçen sene Puppies gruplarının önerdiği her isme istisnasız olarak Ödül Yok oyu verilmiş ve varlıkları tanınmamış, ödüle etki etmeleri engellenmişti. Bu yılsa her iki grup da toplamda 8 kategoride birinci çıkarmayı ve önerdikleri isimlere ödül kazandırmayı başardılar. Ve bu onlar için çok büyük bir adım.

hugo-winners-2016

Nnedi Okorafor, Hao Jingfang ve N.K. Jemisin

Gecenin en ilginç anlarından biri büyük ödülün, yani En İyi Roman’ın N.K. Jemisin’e gitmesiydi hiç şüphesiz. Jemisin hem bir kadın hem de siyahi bir yazar olduğundan hâlihazırda Vox Day’in en nefret ettiği şeylerden ikisini temsil ediyor zaten. Ama dahası da var. Vox Day bundan yıllar önce, 2013 yılında, henüz Amerikan Fantastik ve Bilimkurgu Derneği’nin bir üyesiyken N.K. Jemisin’e Twitter hesabı üzerinden “eğitimli ama cahil bir yarı-vahşi” olarak hitap etmiş, akabinde de dernekten oy birliğiyle kovulmuştu. O nedenle siyahi yazarın o gece zaferini katmerlediğini söylemek hiç de yanlış olmaz.

Buna rağmen Day zaferini kişisel blog sayfasında kutlamaktan ve Jemisin’e yine yeni yeniden “yarı-vahşi” olarak hitap etmekten geri kalmadı elbette:

“İşler tam da planladığımız gibi gitti ve Sosyal Adalet Savaşçılarını (solcu gruplara taktığı isim) tam istediğimiz yere getirdik. Sadece iki yıl içerisinde neredeyse tamamen bize tepki verecek şekilde oy atmalarını, kurallarını değiştirip karmaşıklaştırmalarını ve çoğu kategoride hak edenler yerine Sosyal Adalet Savaşçıları’nı ödüllendirmelerini sağlamayı başardık. […]

Dört kurgu kategorisi giderek Beyaz Erkek Karşıtı hâline geliyor. Kazananlar: siyah kadın, siyah kadın, Asyalı kadın, beyaz kadın. Hiçbiri çok-satan ya da ünlü bir yazar değil. Çok geçmeden ödüllere aday olabilmek için sadece azınlık olmanız yetmeyecek ve eşcinsel, kör ve topal olmanız beklenecek.”

Jesimin ve Okorafor gibi iki ödüllü yazarın ne çok satan ne de ünlü olduğunu iddia etmesi hayli ilginç doğrusu.  Öte yandan kariyerinde ikinci kez Hugo Ödülü’ne layık görülen ama törene katılmayan Neil Gaiman konu hakkında ilginç açıklamalarda bulundu:

“Sandman: Overture’un Hugo Ödülü’ne aday olduğunu görmek benim için çok anlamlı, kendilerine Puppy diyen ve hem WorldCon’u hem de ödülleri çarpıtmaya çalışan acınası insanlar tarafından bu talihsiz keşmekeşe sürüklenmesiyse hayal kırıklığıydı. Adaylıktan çekilebilirdim, ama bu bile o zavallı beceriksizlere haddinden fazla değer vermek olurdu.”

neil-gaiman

Neil Gaiman

Puppies gruplarının bu kısmi zaferine rağmen The Guardian ve iOS gibi sol görüşlü sitelerin ertesi gün attığı manşetler ve yazdığı haberler de enteresandı. The Guardian gazetesi dört yıldan beri ilk kez Rabid Puppies ismini makalesinde kullanmasına ve tüm suçu Sad Puppies’e atmamasına rağmen Hugo ödüllerinin bu gruplara karşı alınan “yankılı bir zafer” olduğunu belirtmiş. Nnedi Okorafor’un daha önce Nebula’yı kazanan Binti adlı eserini överken her nedense onu listeye sokanın Sad Puppies olduğunu belirtmeyi unutmuş… Aynı şey Neil Gaiman, Marslı ve Andy Weir için de geçerli elbette.

iO9, Vox Day’in ödüllere üst üste “ikinci kez” saldırdığını söyleyerek (hâlbuki bu dördüncü girişimleri) ilginç bir beyanda bulunmuş. Bununla birlikte, The Guardian’ın aksine, 6 dalda galip geldiklerini açıkça belirtmeyi de ihmal etmemiş.

Los Angeles Times, The Daily Dot, Stranger gibi pek çok diğer mecraysa tüm suçu yine Sad Puppies’e atıp, “Seksist troller kaybetti, siyahi yazarlar kazandı,” gibi anlamsız başlıklar atmışlar. Anlamsız diyorum çünkü daha önce de belirttiğim gibi Sad Puppies bu yıl üç kadın yazar tarafından idare edildi ve adaylarından biri de Nnedi Okorafor’un ta kendisiydi. Yani ne seksistler ne de ırkçı…

Bununla birlikte Hugo Ödülleri son dört yıldır olduğu gibi yine rekor katılımla sona erdi. En İyi Roman ödülü daha önceki senelerde olduğu gibi 200-300 oy gibi komik rakamlarla değil, 1000’e yakın oy alarak belirlendi.

Sonuç ne olursa olsun Hugo Ödülleri maksadını aşmaya ve politikaya alet edilmeye devam ediyor. Fantastik ve bilimkurgunun en büyük ödüllerinden birisinin böyle tartışmalara konu olduğunu görmek gerçekten de acı verici. Bakalım önümüzdeki sene bize neler getirecek? WorldCon kurallarda değişikliğe gidecek mi? Puppies grupları yeni listelerle ve stratejilerle karşımıza çıkacak mı? Peki kazanan kim olacak? Bekleyip göreceğiz…

Genel Yayın Editörü
On beş yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest editör olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hugo Ödülleri 2016: Ve Kazanan Rabid Puppies…

Sağ ve sol görüşlü grupların Hugo Ödülleri üzerinden yürüttüğü soğuk savaş bu yıl da ilginç sonuçlara sahne oldu.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün