Kitap Dağıtmak İçin At Sırtında Yol Kateden Kadınlar

1930'lu yıllarda bir grup kadının sırf insanlara kitap götürebilmek, yeri geldiğinde de okumak için at sırtında kilometreler katettiğini biliyor muydunuz? “Kitap Kadınlar”ın benzersiz hikâyesine yakından bakın!

Kütüphaneciler büyüleyicidir. Kadınlar da öyle… O nedenle bu ikisinin karışımının muhteşem bir şey olması neredeyse kaçınılmazdır. Kütüphaneciler bize büyülü bir dünyanın kapısını aralar, kitap denen o küçük mucizeleri sevdirir ve nicesiyle dostluk kurmamızı sağlar. Annelik gibi kutsal bir rolü üstlenen kadınlarsa gerektiği zamanlarda fedakârlık yapmaktan asla kaçınmazlar. Peki bu fedakârlık hangi noktaya kadar uzanabilir? İşte bu çeviri makalemizi okuduktan sonra bu soruya çok daha farklı bir açıdan bakacaksınız.

1930’lu yıllarda, Amerika’da Büyük Buhran‘ın yaşandığı zamanlarda neredeyse tamamen kadınlardan oluşan bir grubun sırf insanlar kitap, dergi ve gazete okuyabilsin diye ıssız topraklarda, kar çamur demeden atlar veya katırlar üzerinde kilometrelerce yol teptiğini biliyor muydunuz? Ya da okuma yazması olmayan kimseler için sadece kitap teslim etmekle kalmayıp bir de üstüne getirdiklerini onlara okuduklarını? Vallahi biz de bilmiyorduk! Ama bu müthiş olayı öğrenmenin şaşkınlığını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu bilgiyi sizinle de paylaşalım dedik ve “Kitap Kadınlar“ın tarihin tozlu sayfalarında saklı kalmış macerasını sizler için çevirdik. Keyifli okumalar…

***

Kitap Kadınlar” olarak bilinirlerdi. Kentucky’nin ıssız dağ bölgelerinde yaşayan topluluklara okuyacak bir şeyler ulaştırabilmek için şafak vakti atlarına semeri vurup, çamurlu dere yataklarından geçer ve karlı yamaçlara doğru yol alırlardı.

At Sırtı Kütüphanesi,” Başkan F. Rooswelt’in Amerika Birleşik Devletleri’ni 1933 senesindeki “Büyük Buhran”dan, Appalachia bölgesindeki işsizlik oranının %40’a ulaştığı zamanlardan çıkarmaya yardımcı olmak için oluşturduğu “İş Geliştirme Yönetimi” (İGY) girişiminin bir parçasıydı. At üstündeki seyyar kütüphaneler Kentucky Bölgesi için çok da yeni bir oluşum değildi ama hem istihdamı hem de edebiyatı aynı anda desteklemek için iyi bir seçenekti. At sırtında kitap taşıyan kadınların maaşları İGY tarafından ödenirdi ve tüm çalışanları (alışılmışın dışında olsa da) neredeyse tamamen kadınlardan oluşuyordu.

Bölgeler, kitap taşıyıcılarının yüklerini temin edebilecekleri kendi yerleşik kütüphanelerine sahip olmak zorundaydı. Ücretlerin karşılanmasına yerel okullar yardım ediyordu; kitap, dergi ve gazete gibi tüm okuma materyalleri ise bağış usulü toplanıyordu. 1940 yılının Aralık ayında “Mountain Eagle” (Dağ Kartalı) adlı bir gazetede yer alan bir ilanda,  Letcher Bölgesi kütüphanesinin ne kadar eski ya da yıpranmış olduğuna bakılmaksızın kitap ve dergi bağışına ihtiyaç duyduğu duyuruluyordu.

Eski dergiler ile gazeteler, yemek tarifleri ve el sanatları gibi seçilmiş temalara göre kesilip albümlere yapıştırılıyordu. New York’taki Hyde Park’ta bulunan FDR Başkanlık Kütüphanesi ve Müzesi,  yemek tariflerin yer aldığı ve “Pişirme kitapları popülerdir. Konserve hazırlamaya ilişkin her şey makbuldür,” başlığını taşıyan böyle bir albümü bugün hâlâ koleksiyonunda barındırıyor.  Ayrıca tarihçi Donald C. Boyd’un da not ettiği gibi, kitaplar kütüphanelerde onarılıyordu, eski yılbaşı kartları ise sayfaların köşelerinin kıvrılmasının vereceği zararı önlemek için kitap ayracı olarak kullanılmak üzere dağıtılıyordu.

At Sırtı kütüphanecileri ırak evlere kitap ulaştırabilmek için Greasy Creek üzerinde yol alıyor. Tarih bilinmiyor.

Kitap Kadınlar hava şartlarına aldırmaksızın belirlenmiş rotaları takip ediyor, at veya katır sırtında haftada 160 ila 190 kilometre yol alıyorlardı. Eğer varış noktaları atların bile tırmanamayacağı kadar ıssız bir yerdeyse bineklerinden inip yola yürüyerek devam ediyorlardı. Çoğu durumda, Kitap Kadınlar yöre halkının arasından seçiliyordu çünkü Boyd’un da not ettiği gibi “normalde kimselere itimat etmeyen dağ halkı için tanıdık bir yüz en idealidir.”

1938’in sonunda 29 bölgede at koşturan 274 Kitap Kadın vardı. “At Sırtı Kütüphanesi” girişimi toplamda yaklaşık 1000 Kitap Kadını istihdam ediyordu. 1943 yılında program sona erdi ve aynı yıl işsizlik savaş sırasında ciddi olarak azaldığından İGY feshedildi. Bölgede yeniden gezici kitap servislerinin oluşturulması 10 yılı bile bulmadı; gezici kütüphaneler şeklinde olan yeni servisler ülke çapında artan bir popülarite kazandı.

Kitap Kadınlar, sadece insanlara okuma materyali sağlamakla kalmayıp hizmet ettikleri toplulukların mihenk taşını oluşturdular. Kitap talebini karşılamanın yanı sıra okuyamayan insanlara kitap okumak için atlarından indiler ve böylece yerel bilincin oluşmasına büyük katkıda bulundular. Tıpkı bu hizmetten faydalanan birinin söylediği gibi, “Bize getirdikleri kitaplar hayatımızı kurtardı.” Aynı yıl kitap bağışı için çağrı devam ederken Mountain Eagle adlı gazete, şu ibareyi yayınladı: “Yerel halkımıza ve ülkemize ait olan kütüphane bize hizmet etmek üzere buradadır… Bizim görevimiz ise onu ziyaret etmek, yapabildiğimiz her şekliyle yardımda bulunmak ve toplumumuzdaki aktif rolünü devam ettirmektir.

Çocuklar “Kitap Kadın”ı karşılarken (1940)


Kaynak: Atlas Obscura
Çevirmen: Sertaç Yapıcı
Editör: M. İhsan Tatari

1983 yılında Gaziantep’te doğdu. İlk-orta ve lise eğitimini yine aynı şehirde tamamladı. 2005 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. Okumayı keşfetmenin bir parçası olarak görür. Tanımadığı yerlerin, insanların, hayatların ve tatların kitaplarda şekil bulduğunu düşünür ve okuduğu kitabın kurgusunu kavrayarak karakterleri, onların yaşadığı hayatları, yerleri, yediği yemekleri bir başka deyişle yazar onlara ne aktarabildiyse algılayabilmeyi çok sever. Kitap okumak onun için günlük kaygılardan uzaklaşmayı sağlamanın yanında bir başka dünyaya gark olmayı sağlayan meditasyon gibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kitap Dağıtmak İçin At Sırtında Yol Kateden Kadınlar

1930’lu yıllarda bir grup kadının sırf insanlara kitap götürebilmek, yeri geldiğinde de okumak için at sırtında kilometreler katettiğini biliyor muydunuz? “Kitap Kadınlar”ın benzersiz hikâyesine yakından bakın!

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün