Josh Malerman’dan Tüyler Ürperten Yepyeni Bir Roman: “Kırmızı Piyano”

Kafes'in yazarı Malerman bize "Sakın Gözlerini Açma" demişti. Kırmızı Piyano'da ise "Sese Kulak Verme" diyor.

Josh Malerman ile tanışmamız Kafes ile olmuştu. “Sakın Gözlerini Açma” demişti bize Kafes. Gerçek canavarın insanın ta kendisi olduğu gerçeğini bir korku senaryosuna yedirmişti. Sonrasında Gölün Dibindeki Ev geldi. Okurlar tarafından Kafes kadar sevilmedi. Oysa ki Gölün Dibindeki Ev “ilk aşk” metaforunu işliyordu. Göremeyen gözler için hayal kırıklığı oldu. Şimdiyse Malerman‘ın kendini aştığı bir romanla, Kırmızı Piyano (Black Mad Wheel) ile, yazarla bir kez daha buluşuyoruz. Bu kez “Sese Kulak Verme” diyor bize eser ve bunun için oldukça haklı gerekçeleri var.

Josh Malerman‘ın pek çok çevrede büyük övgüler toplayan ve kurguda olduğu kadar yazınsal anlamda da kendini çok daha ileriye taşıdığı bu eserde çölde keşfedilmiş ve kaynağı belirsiz bir ses kitabın ana konusunu oluşturuyor. Söz konusu bir sesse ve ordu bile bu konuda çaresizse onu tanımlamak için bir müzisyenden daha uygun kim olabilir? Böylece Philip bu sesin peşine düşen, daha doğrusu düşmek için görevlendirilen müzisyenimiz oluyor. Ama olaylar bununla da kalmıyor elbette. Hiçbir zaman kalmaz, değil mi?

Daha önceki Malerman kitaplarında olduğu gibi İthaki Yayınları‘ndan çıkan eserin tanıtım bülteni şöyle:

Sese Kulak Verme

Kafes Kitabının Çoksatan Yazarı Josh Malerman’dan Benzersiz Bir Gizem Romanı

Çölde keşfedilen, kaynağı belirlenemeyen bir ses…

Philip Tonka ve grubu The Danes’in bir sonraki hit şarkıları için umutsuzca ilham arama çabaları, Amerikan ordusundan bir generalin ziyaretiyle bölünmüştü. Bir Afrika çölünde nükleer silahları bile etkisiz hale getirebilen bir ses keşfeden Amerikan ordusu, bu sesin kaynağını bulmak için Philip ve arkadaşlarını bir göreve göndermek istiyordu. Bu keşif yolculuğu, kızgın çöl kumları arasında gömülü kalmış bir gizemin kalbine yapılan bir yolculuğa dönüşecekti.

Amerika’da, gözlerden saklı bir hastanede Ellen isimli bir hemşire, vücudundaki tüm kemikleri kırılmış bir hastaya bakıcılık yapıyordu. Hasta bu şekilde nasıl yaralandığı bilmiyordu fakat vücudu mucizevi bir hızda iyileşiyordu. Başına gelenler hakkında her geçen daha çok şeyi hatırlayan bu gizemli hasta, Ellen’ı hiç beklemediği bir yola sokacaktı. Peki bu gizemli hastanın Afrika’daki olaylarla ne gibi bir ilgisi vardır?

“Sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan Malerman, yirminci yüzyılın büyük korku ustaları Shirley Jackson ve Robert Aickman’ın yaptığı gibi dehşeti ve tüyler ürperten tuhaflığı anlatmayı çok iyi başarıyor. Bu son romanını da okurlar çok sevecek.”
–Library Journal (starred review)

“Josh Malerman’ın Kafes’i beklenmedik ve dehşet vericiydi. Korku okurları Kırmızı Piyano’da da benzer hisleri yaşayacak.”
-Booklist-

“Malerman’ın yaratıcılığına söylenecek tek söz yok. Yazarın rahatsız edici, korku veren, karanlık ve sürükleyici ikinci romanı ise bu yıl içerisinde okuyacağınız en sıradışı kitaplardan biri olacak.”
-Kirkus-

“Malerman’ın üslubu heyecan verici bir deneyim sunuyor. Konu ne kadar gerginse, yazarın üslubu da o kadar kusursuz.”
– NPR-

Çeviri, Josh Malerman’ın önceki eserlerinde de bu işi sırtlamış olan ve tuhaf kitapların çevirmeni olarak ün salmış Aslı Dağlı‘ya ait. Kendisine hem Kayıp Rıhtım, hem de birer okur olarak güvenimiz sonsuz. Editörse Ömer Ezer.

Kırmızı Piyano raflardaki yerini bugünden (27 Ekim) itibaren alıyor. Bakalım Malerman söylendiği ölçüde kendini aşmış mı? Biz büyük merakla bekliyoruz.

Paylaşın!

Genel Yayın Editörü
2009 yılında Kayıp Rıhtım'a elimi verdim, sonra da ruhumu kaptırdım. Bu yolun devamında çeşitli gazetelerin kitap eklerinde kitap incelemelerim, TRT Radyo 1'de canlı yayın konuğu olarak katılıp kurgu edebiyatını anlattığım 2 yayın, 5 yıldır süren Kahramanın Yol Türküsü adlı kendi edebiyat temalı radyo yayınım, kitap inceleme videoları serim Kayıp Rıhtım İnceliyor ve bir de bonus olarak Oyungezer Dergisi'nin kültür sanat sayfalarında düzenli yazarlığım oldu. Tüm bunların yanı sıra, gerçek hayatın sıkıcılığında, bir bilgisayar mühendisi olarak yaşıyorum. Ama biz ona Clark Kent kimliğim diyelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Josh Malerman’dan Tüyler Ürperten Yepyeni Bir Roman: “Kırmızı Piyano”

Kafes’in yazarı Malerman bize “Sakın Gözlerini Açma” demişti. Kırmızı Piyano’da ise “Sese Kulak Verme” diyor.

Paylaşın!

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün