Ayşegül Utku Günaydın’dan Muhteşem Bir Eleştiri: “Kadınlık Daima Bir Muamma”

Ayşegül Utku Günaydın'ın o dopdolu birikimi, Osmanlı dönemine uzanıp oradan kültürümüzün ilk kadın yazarlarını Metis Eleştiri çatısı altında sürüyor.

Ayşegül Utku Günaydın, Delidolu Kitap ile Desen Yayınları’nın genel yayın yönetmeni. Aynı zamanda Kayıp Rıhtım Tartışıyor konuğu, elini attığı her işte okuru fazlasıyla tatmin eden bir editör, gazeteci ve akademisyen. Metis ise pek çok okurun gözünde apayrı bir yere sahip, edebi eserlerinin yanı sıra felsefe, eleştiri, diyalog, bilim ve siyaset kitaplarına yer veren bir yayınevi. Şimdi Ayşegül Utku Günaydın‘ın o dopdolu birikimi, Osmanlı dönemine uzanıp oradan kültürümüzün ilk kadın yazarlarını Metis Eleştiri çatısı altında sürüyor.

Özellikle son zamanlarda Desen Yayınları çatısı altında tarihe yön veren kadınların ele alındığı grafik romanları bizlerle buluşturduğu, Delidolu Kitap etiketiyle de Diskdünya gibi bir mucizeyi yeniden ülke topraklarına getirdiği gibi, George Saunders gibi bir yaşayan ironi ustasıyla tanıştıran da o. Cumhuriyet, Milliyet, Radikal Kitap gibi gazetelerde yazmasının yanı sıra, Varlık, Millî Folklor ve Pasaj gibi dergilerde makaleleri yayımlandı.

Adını Halide Edib Adıvar‘ın Heyûlâ eserinde geçen bir sözden alan bu kıymetli kaynak kitabın tanıtım bülteni şöyle:

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yazılmış ilk kadın romanı, Zafer Hanım’ın 1877 tarihli Aşk-ı Vatan’ıyla başlayan bir serüvene davet ediyor okuru Ayşegül Utku Günaydın.

Tanzimat’tan sonra oluşan siyasal, kültürel gelişmelerin kadın hareketine hazırladığı zeminin, kadınların dergi ve gazetelerde kolektif olarak şekillendirdiği edebiyat geleneğinin, Osmanlı kadın yazarların romanlarında modernleşmenin izleri sürülüyor kitapta. Hem kadının serüveni otuz roman analiz edilerek çiziliyor, hem unutturulan kadın yazarların yazmak, varolmak, ben diyebilmek için, kadın hakları için verdikleri mücadele hatırlatılıyor. Geleneğin ürettiği kodlarla mücadele ettiği için yalnızlaşan yeni kadının annesizliği; kadının kimliğini tehdit eden baba, kardeş, kayınvalide, koca gibi baskı figürleri ile bu yeni kadın karşısında bocalayan “aşırı alafrangalaşmış”, “zayıf karakterli” ve aydın erkeklerin ruhsal dengelerini yitirişi ele alınıyor.

Halide Edib’in Heyûlâ adlı romanında bir erkek karaktere söylettiği “Kadınlık daima bir muamma!” cümlesinden esinlenen kitap, kadınlığın erkeklerin gözünden bir bilmece gibi hep gizemli ve anlaşılmaz bir varlık olarak sunulmasının derinlerine inmeye, edebiyatın mahiyetini anlamaya çalışıyor.

Metis Kitap etiketini taşıyan eser, Metis’in Eleştiri kategorisinden çıkarak bizlerle buluşuyor. Sevgili Ayşegül Utku Günaydın’a biz edebiyat severleri böylesine güzel bir konudaki kaynak niteliğindeki kitabıyla buluşturduğu için teşekkür ediyoruz. Uzun çalışmalarının titiz sonucundan ötürü de tebrik ediyoruz.

Genel Yayın Editörü
2009 yılında Kayıp Rıhtım'a elimi verdim, sonra da ruhumu kaptırdım. Bu yolun devamında çeşitli gazetelerin kitap eklerinde kitap incelemelerim, TRT Radyo 1'de canlı yayın konuğu olarak katılıp kurgu edebiyatını anlattığım 2 yayın, 5 yıldır süren Kahramanın Yol Türküsü adlı kendi edebiyat temalı radyo yayınım, kitap inceleme videoları serim Kayıp Rıhtım İnceliyor ve bir de bonus olarak Oyungezer Dergisi'nin kültür sanat sayfalarında düzenli yazarlığım oldu. Tüm bunların yanı sıra, gerçek hayatın sıkıcılığında, bir bilgisayar mühendisi olarak yaşıyorum. Ama biz ona Clark Kent kimliğim diyelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayşegül Utku Günaydın’dan Muhteşem Bir Eleştiri: “Kadınlık Daima Bir Muamma”

Ayşegül Utku Günaydın’ın o dopdolu birikimi, Osmanlı dönemine uzanıp oradan kültürümüzün ilk kadın yazarlarını Metis Eleştiri çatısı altında sürüyor.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün