Ursula K. Le Guin’e Büyük Onur

Fantastik ve bilimkurgu edebiyatının kraliçesi Ursula Le Guin’in kitapları, Amerikan yazınının en önemli eserlerini yayınlayan Library of America (Amerikan Kütüphanesi) tarafından yayınlanacak.

Library of America (LOA), 1979 yılında National Endowment for the Humanities (Ulusal Beşeri Bilimler Fonu) ve Ford Vakfı tarafından Amerika’nın edebi mirasını koruması amacıyla kurulmuş, kâr amacı gütmeyen bir yayınevi. Şimdiye kadar Mark Twain, Herman Melville, Edgar Allan Poe, H. P. Lovecraft ve Philip K. Dick’i de içeren birçok ünlü yazarın eserlerini okurlarla buluşturdular. LOA genellikle hayatını kaybetmiş yazarları tercih etse de yeri gelince Saul Bellow ve Philip Roth gibi daha hayattayken başarısını kanıtlamış isimleri de koleksiyonlarına dahil ettiklerini biliyoruz. Yayınevinin yeni yayınladığı eserlerle Ursula K. Le Guin de bu isimlerin arasındaki yerini aldı.

LOA aslında ilk olarak Le Guin’in klasik bilimkurgu romanlarından birini yayınlamak istemiş. Ancak Le Guin daha az bilinen bir eseriyle başlanması için ısrar etmiş. Yazar, Portland’daki evinde verdiği bir röportajda bu durumu şöyle anlatıyor:

“Burada biraz kibirli davrandım, benim yolumla yapılmasını istedim. Bir ‘bilimkurgu yazarına’ indirgenmek istemiyorum. İnsanlar beni her zaman edebiyat sahnesinden dışarı itmeye çalışıyorlar ve hepsinin canı cehenneme. (Gevrek gevrek gülerek) Dışarı itilmeyeceğim.”

Böylece Le Guin’in LOA etiketiyle yayınlanan ilk eseri, 6 Eylülde çıkacak olan The Compete Orsinia (Orsinya Koleksiyonu) olacak. Bu koleksiyonun içerisinde, hayali bir the_complete_orsiniaAvrupa ülkesi olan Orsinya’da geçen ve ülkemizde de Metis tarafından basılan Malafrena romanı, 11 öyküden oluşan Orsinya Hikayeleri, 3 şarkı ve 2 de bağımsız öykü yer alıyor.

İlk kez 1979’da yayınlanan Malafrena her ne kadar hayali bir ülkede geçse de ne bir fantazya ne de bir bilimkurgu. Le Guin’in 19. yüzyıl Avrupa’sından esinlenerek yarattığı Orsinya, “sansürün insanları susturduğu, kısıtlamaların her türlü muhalefeti engellediği, iktidarın katı ve kati bir hal aldığı bir ülke” olarak tanımlanmış. Le Guin bu eseri seçmesinin şaşkınlıkla karşılanacağının da farkında:

“Beni yanlış bir şekilde sınıflandıran birisi çıkıp kesinlikle ‘Bu ne demek oluyor?’ diyecek. Ama bu onların problemi.”

86 yaşındaki Le Guin, Portland’da emekli bir tarihçi olan eşiyle beraber yaşıyor. Kendisi bir janr yazarı olarak tanımlanmanın sıkıntılarını daha önce de yaşamış. Hep Yuvaya Dönmek ile finale kalıp Don DeLillo’nun Beyaz Gürültüsü’ne kaybettiği 1985 yılı Ulusal Kitap Ödülleri (National Book Awards) buna bir örnek:

“Fantastik ve bilimkurgunun henüz bir edebiyat türü olarak görülmediği zamanlarda eserlerim bu türler altında yayımlandı. Bunun bedelini ödediğimi söyleyebilirsiniz. Şüphe götürmez bir şekilde daha edebi bir yazar olarak görünen Don DeLillo o yıl ödülü kazandı, çünkü ben kurgu yazarıydım, o ise değildi. Ayrıca o bir erkek, bense bir kadınım.”

National Book Foundation (Ulusal Kitap Vakfı) 2014 yılında kendisine verdiği Onur Madalyası ile ünlü yazarın hakkını teslim etti. Ayrıca Le Guin’in ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşma da oldukça ses getirdi. Tamamını M. İhsan Tatari çevirisiyle buradan okuyabileceğiniz konuşmayı yazmak Le Guin’in neredeyse altı ayını almış. Önümüzdeki sonbaharda yayınlanacak Words Are My Matter’de (Benim Meselem Kelimeler) Le Guin bu konuşmaya da değinmiş:

“Ben kim oluyordum da geleneksel bir endüstri partisinde yayıncıların yemek yediği kaba tükürüyordum? Eh, işin doğrusu bunu yapacak tek kişi bendim. Ben de yaptım. 80’lerinin ortasındaki bir yazarın kaybedecek daha az şey vardır. Kariyerinin ortasındaki bir yazar, Google ve Amazon’un hegemonyasına karşı çıkar ve ahlaksız, haksız uygulamalarına dikkat çekerse kendisinden intikam almaları riskini ve onlarla içli dışlı olan diğer yazarların düşmanlığını göze almak durumundadır. Ben de aynı riski alıyorum, ama canları cehenneme. Benim eserlerim ortada, görünür, mevcut.”

Ursula Le Guin, The Complete Orsinia için yazdığı giriş yazısında 1975 yılında tuttuğu ve o zamana kadarki çalışmalarının tek bir merkezi kavramı esas aldığını söylediği bir defterden alıntı yapıyor:

“Gerçek hac, yuvaya dönmekten ibarettir. Çember ve spiral arasında bir fark var. Dünya’nın güneşin etrafında dairesel bir yörüngesi olduğunu söylüyoruz, ama bu doğru değil elbette . Asla aynı yere tekrar dönmezsiniz, sadece spiralin üzerindeki aynı noktaya dönmüşsünüzdür. Bana göre oldukça derin bir imge bu.”

Orsinya’nın bir ‘spirali’ daha var: Le Guin’in eserleri LOA koleksiyonuna dahil edilmeye başlandı ancak yazar yazmayı neredeyse bıraktı. “Kurgu gelmiyor. Kuru bir kuyudan su çekemezsiniz,” diyor Le Guin. Ama en azından hala şiir yazıyor.

Le Guin’in mirasını iyice sağlamlaştırabileceği bir ihtimal daha kaldı. Geçen sene Ursula Le Guin’in Nobel Ödülü’nü alma oranı 25’e 1’di. Yazar şöyle bir sonuca varmış:

“Yapmam gereken tek şey önümüzdeki 25 yılda diğer 24 yazardan daha uzun yaşamak.”

1993’te Sivas’ta doğdu. Ortaöğretimini de burada tamamladıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Okumayı, izlemeyi ve bilgisayar oyunlarını çok sever. Hayatın anlamının Radiohead şarkılarında gizli olduğuna inanmakta, başka dünyalara duyduğu tutku sayesinde yaşamayı sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ursula K. Le Guin’e Büyük Onur

Fantastik ve bilimkurgu edebiyatının kraliçesi Ursula Le Guin’in kitapları, Amerikan yazınının en önemli eserlerini yayınlayan Library of America (Amerikan Kütüphanesi) tarafından yayınlanacak.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün