Twitter’da “Sonra Cinayetler Başladı” Çılgınlığı

Ünlü yazarlar ve okurları en sevdikleri kitabın ikinci cümlesini “Sonra Cinayetler Başladı” olarak değiştirmeye başlayınca bakın ortaya neler çıktı?

Konuları kadar, romanların açılış cümleleri de çok önemlidir. Hele akılda kalıcı, etkileyici bir giriş cümlesi eserlerinizin uzun yıllar boyunca tek bir satırla bile anılmasını ve saygıyla hatırlanmasını sağlayabilir. Vurucu Giriş Cümleleri projemizin de kanıtladığı gibi…

Ünlü bilimkurgu yazarı ve dünyaca meşhur video oyunu serisi Half-Life’ın senaristi Marc Laidlaw, geçtiğimiz haftalarda attığı bir tweet ile bu kuralı bir adım daha ileri taşıdı… ve farkında olmadan bir fenomen başlattı.

Hemen hemen her hikâyenin giriş cümlesi, ikinci satırın, “Sonra cinayetler başladı,” şeklinde devam edeceği garanti altına alınarak geliştirilebilir.

Laidlaw’un rastgele, hatta belki de sırf oyun olsun diye yazdığı bu satırlar kısa süre içinde önce Twitter’ı, sonra sosyal medyayı, ardından da tüm interneti hızla sardı. Dünyanın dört bir yanındaki kitapseverler en sevdikleri eserlerin ikinci satırını değiştirerek ortaya oldukça ilginç, kimi zaman düşündürün, çoğu zaman da kahkaha atmanıza neden olan paragraflar çıkmasına neden oldu. Hatta Neil Gaiman bile kendisini bu eğlenceden mahrum bırakmadı ve… Ve sonra cinayetler başladı.

Catherine Morland’ı küçüklüğünde gören hiç kimse onun bir kahraman olmak üzere doğduğunu düşünmezdi. Sonra cinayetler başladı.
(Northanger Manastırı – Jane Austen)

Irmağın kıyısında ablasıyla oturmaktan Alice’in canı sıkılmaya başlamıştı, üstelik yapılacak hiçbir şey de yoktu. Sonra cinayetler başladı.
(Alice Harikalar Diyarında – Lewis Carroll)

Körfez akıntısında küçük teknesiyle yalnız başına avlanan yaşlı bir balıkçıydı ve seksen dört gündür tek bir balık bile tutamamıştı. Sonra cinayetler başladı.
(Yaşlı Adam ve Deniz – Ernest Hemingway)

Pırıl pırıl, soğuk bir nisan günüydü ve saatler on üçü vuruyordu. Sonra cinayetler başladı.
(1984 – George Orwell)

Privet Drive 4 numarada oturan Bay ve Bayan Dursley son derece normal olduklarını söylemekten gurur duyarlardı. Sonra cinayetler başladı.
(Harry Potter ve Felsefe Taşı – J.K. Rowling)

Güneşli bir pazar günü minicik bir yumurtadan bir tırtıl çıktı. Karnı çok açtı. Sonra cinayetler başladı.
(Aç Tırtıl – Eric Carle)

“Babam o baltayla nereye gidiyor?” diye sordu Fern annesine, birlikte kahvaltı masasını kurarlarken. Sonra cinayetler başladı.
(Charlotte’un Sevgi Ağı – E.B. White)

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Sonra cinayetler başladı.
(Dönüşüm – Franz Kafka)

Başlangıçta Tanrı önce göğü ve yeri yarattı. Sonra cinayetler başladı.
(İncil)

“Piglet’ın ne yaptığını merak ediyorum,” diye düşündü Pooh. Sonra cinayetler başladı.
(Winnie The Pooh – A.A. Milne)

Bunlar sadece buzdağının görünen kısmı. Çünkü Laidlaw ve diğer yazarlar ilk tweetleri 3 Mart’ta atmasına rağmen sosyal medya bugün bile hâlâ bu üç meşum kelimeyle biten giriş cümleleriyle dolup taşıyor.

Peki bizim neyimiz eksik? Bu haberi okurken sizin de aklınıza gayet çarpıcı ya da bir o kadar komik varyasyonlar gelmiştir mutlaka. O hâlde buyurun forumumuza ya da yorum kısmına!

(Ve sonra cinayetler başladı…)

Genel Yayın Editörü
On beş yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest editör olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Twitter’da “Sonra Cinayetler Başladı” Çılgınlığı için 4 yorum

  1. Ekin Güz dedi ki:

    Yahu değerli Kayıp Rıhtım, şu son zamanlarda ne saçma içerikler giriyorsunuz. O eski incelemeler, dosyalar nereye gittiler? Anladık cancağızım tamam, yeni dergiler çıkıyor, ara sıra güzel yumruk ve tekme atan süper kahramanlar için yeni milyon dolarlık projeler geliyor, kitaplar da çıkıyor evet, twitter var, facebook var, insanların koyun gibi yığıldığı birkaç site daha var, orada işgüzar yayınevleri zaten reklamlarını yapıyorlar; e bunun dışındakiler nerede? Tasarımı değiştirdiniz sitenin bereketi kaçtı.
    Yıllardır bu site sık kullanılanlar çubuğunun üçüncü sırasında. Alışkanlık oldu, bakmadan geçemiyorum işte ama yeter yahu anladık kitaplar çıkıyor, a ne güzel diyorum giriyorum içeriye, arka kapağındaki yazıyı kopyalamışsınız, sabırsızlıkla bekliyoruz yazmışsınız, eeee… Bilirsiniz, bir kitabın adını google’da yanına pdf indir yazarak aratırsınız (yeni baskı yapmak için film dizi çıkmasını bekleyen arsız yayınevlerini mi bekleyelim) en üstte bir site çıkar, balıklama dalarsınız ve ne link vardır ne kitap, yalnızca arka kapağından birkaç cümle, bir de her cümlenin arasına sıkıştırılmış anahtar kelimeyle yapılan reklamlar. Size böylesiniz demiyorum ama onlar da aynı işi yapıyor yani. Rica ediyorum, bizi heyecanlandırın.

    1. M. İhsan Tatari dedi ki:

      Merhabalar,

      İçeriklerimizi “saçma” olarak nitelendirmeniz hiç hoş olmamış doğrusu, beni çok üzdünüz cidden 🙁 Eleştirilerinize hem katılıyorum hem de katılmıyorum.

      Size katılmıyorum çünkü incelemelerimiz, projelerimiz, köşe yazılarımız hâlâ devam ediyor. Mesela daha bu ay Dünya Kadınlar Günü için hem yerli hem de yabacı kadın yazar, çevirmen ve editörlerimizle birlikte oldukça anlamlı bir projeye imza attık. Böyle bir içeriği başka yerde görmek zor:
      http://kayiprihtim.com/dosya/edebiyat-dunyasinin-kadinlarina-ilham-veren-harika-kadinlar/

      Aynı şekilde “Öykülere İlan-ı Aşk” ve “Keşke Geri Dönse Dediğimiz Çizgi Filmler” gibi mini dosya konularımız da oldu. Hugo Ödüllü yazar Cixin Liu’nun bir hikâyesini çevirdik. Büyük usta Ursula Le Guin’in yazmaya nasıl başladığını anlattığı makalesini çevirdik:
      http://kayiprihtim.com/dosya/ursula-k-le-guin-yazmaya-nasil-basladim/

      İncelemelerimiz de aynı dolulukla devam ediyor. Örneğin son incelemelerimizden Yaklaşan Dip, Green Arrow: İlk Yıl, Güz Nehri, Witcher: Son Dilek, Arafta gibi yazılarımızda yer alan dolu içeriği, ekstra bilgileri ve yorumları takdir edersiniz sanırım. Aynı şekilde “Çevirmenin Çemberi” köşemizle de yeni çıkan kitapların çeviri maceralarını anlatmaya devam ediyoruz.

      Size katıldığım nokta, tüm bunların eskisi kadar yoğun olmaması. Eskiden daha fazla projeye, çeviriye ve dosya konusuna imza atabiliyorduk. Mesela “Biz Bunu İstiyoruz” gibi gibi. Bunun da çeşitli sebepleri var elbette. Artık yayınevlerinin her kitabı çabucak basması gibi (Kitap okuma oranımız arttı mı bilmiyorum ama kitap satışlarının arttığı bir gerçek). Ama en büyük sebebi vakitsizlik. Kayıp Rıhtım, 8 yıllık bir oluşum. Ben bu siteye katıldığımda benim dışımdaki hemen hemen herkes öğrenciydi. Vaktimiz çok daha boldu. Okuldan arta kalan zamanlarını site için bir şeyler yaparak kullanıyordu arkadaşlar. Ama artık herkes büyüdü, sorumluluk ve iş sahibi oldu, kendine ayırabileceği zamanları azaldı. Kısacası, hayat şartları bizi de vurdu 🙂 Kendimden örnek vermem gerekirse o zamanlar normal bir işte çalışıyor ve keyif için çeviri yapıyordum, bunları da Rıhtım’da yayınlıyorduk. Şimdi tam zamanlı bir çevirmenim ve tabiri caizse gece gündüz çeviri yapıyorum. Buna rağmen pazar sabahı oturup bu haberi yazdım. Neden? Çünkü bence eğlenceli bir haber. Tamam, bir proje değil belki ama arada böyle şeylere de gerek olduğunu düşünüyorum.

      Haberlerimize gelince, genellikle sadece arka kapak yazısını yazıp geçmiyoruz kitap tanıtımlarımızda. Mesela GRRM’nin “Düzenbazlar” kitabında kitapların içindeki hikâyelerden tutun da aldıkları ödüllere, hatta Patrick Rothfuss’un Sessizliğin Müziği kitabına dek pek çok detay verdik:
      http://kayiprihtim.com/haberler/edebiyat/g-r-r-martinin-muthis-derlemesi-duzenbazlar-raflarda/

      “Goblin Kral” haberinde yazarla ilgili ilginç bir anektodu sizlere aktardık, “Yedikuleli Mansur” haberinde kitabın yazım sürecinden bahsettik ve Türkiye’deki ilk ön okumasını yayınladık. Bugün yayınlanan “Gün Işığı Kızın Hayaleti” haberimizde de yine yazarla ve kitapla ilgili farklı bilgiler paylaştık. Ha, bazen sadece arka kapak yazısını yazmak “zorunda” kaldığımız haberler de oluyor elbette. Ama bunun sebebi yayınevlerinin başka hiçbir bilgi paylaşmaması ve internette dişe dokunur bir şey bulamamamız. O zaman yapacak pek bir şey kalmıyor. Öte yandan yeni çıkan kitaplardan, çizgi romanlardan vs takipçilerimizi haberdar etmenin ve siteyi güncel tutmanın kötü bir yanı olduğunu düşünmüyorum.

      Umarım açıklayıcı olabilmişimdir. Eleştirinizi ilettiğiniz için de ayrıca teşekkürler 🙂 Yeni incelemelerimiz ve köşe yazılarımız var yolda. İnşallah onları severek ve beğenerek okursunuz. Ve inşallah biz de biraz daha heyecanlandırıcı projelere imza atabilecek fikri ve vakti bulabiliriz.

      Sevgiler, selamlar, teşekkürler…

  2. Murat Tatar dedi ki:

    Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi, Facebook’ta bir link paylaştığı için buraya geldim. Sanki Kadıköy’de bir yerlerde ya da Moda’da Gerekli Şeyler Dükkanı dolaylarında Kayıp Rıhtım diye bir şey görmüş müydüm acaba diye düşündüm ama emin olamadım. Sonra bir link 2 link derken baya sayfa gezdim. Hatta Witcher’ın 2. kitap haberini arkadaşa gönderirim diye yeni sekmeye aldım.

    #Bunuİstiyoruz olayı neymiş ona baktım. Yine yeni bir sekmeye Vurucu Giriş cümlelerini açtım. Witcher’ın Türkçe nasıl çevrilmesi gerektiği tartışmaların göz attım ve fan çevirilerden bir hikaye okudum.

    Şimdi de “..sonra cinayetler başladı” sayfasındayım. Çok güzel bir site keşfetmiş olmanın sevincini yaşarken Ekin’in yorumunu okudum. Sitenin önceki halini bilmediğim için şaşırdım. Google’ın bile olmadığı zamanlardan bu yana web dünyasında olduğum ve pek çok güzel sitenin atlarına binip kaybolduğunu gördüğüm için Ekin’in eleştirisindeki gizli tedirginliği anlayabiliyorum. “Aman KayıpRıhtım kaybolup gitmesin endişesi”.

    Bununla birlikte, “hayat bu, sürprizlerle dolu” cümlesi rezervde durmak kaydıyla şöyle de denebilir sanırım:
    Öğrencilikten çalışma hayatına, bekarlıktan anne-babalığa geçilmişse ve buna rağmen, KayıpRıhtım’a gemiler gelip gidiyorsa, korkmak yerine yudumlayarak yaşamak gerek..

    1. M. İhsan Tatari dedi ki:

      Merhabalar Murat Bey. Yüzümüzü güldüren, bu şevk verici yorumunuz için tüm ekip arkadaşlarım adına teşekkür ederim. Çok mutlu ettiniz bizi. Yorumunuz kadar sevindirici bir şey daha varsa sayfalarımızın ve projelerimizin arasında, sekme sekme keyif alarak dolaştığınızı bilmek 🙂 Çünkü bizim tek derdimiz bu; bizim gibi şeylerden keyif alan insanlara güzel vakit geçirtmek, bir şeyler sunabilmek.

      Siz de bizim gibi Lost Library’nin eski takipçilerindensiniz anladığım kadarıyla 🙂 O ekolden yetiştik biz de. Ve büyüyerek devam ediyoruz, yeni ve genç arkadaşlar katılıyor yavaş yavaş aramıza. Kayıp Rıhtım hâlâ burada. Ve uzun yıllar boyunca, hayatın sürprizlerine inat buralarda olmayı düşünüyoruz. Her kayıp yudumda daha çok keyif almanız dileklerimizle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Twitter’da “Sonra Cinayetler Başladı” Çılgınlığı

Ünlü yazarlar ve okurları en sevdikleri kitabın ikinci cümlesini “Sonra Cinayetler Başladı” olarak değiştirmeye başlayınca bakın ortaya neler çıktı?

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün