10’dan Geriye Say: Nefes Kesici Bir Aksiyona Hazırlanın

Bir düşünün... Ölmek üzeresiniz ve her şeyi çözebilmek için sadece 10 dakikanız var. Ardından ölmek üzere olan başka bir bedene geçeceksiniz. Ne yapardınız? Hakan Urgancı'nın nefes kesici aksiyon romanını sizler için inceledik.

Bir kaza sahnesi… Ters dönmüş ve yanmak üzere olan bir otomobilin içindesiniz. Güçlükle gözünüzü açıp dikiz aynasına bakıyorsunuz. Gördüğünüz yüz size ait değil. Bu yüz daha önce hiç görmediğiniz bir kadının yüzü… Ne yapardınız? Kim olduğunuzu ve neden ölmek zorunda olduğunuzu çözebilmek için sadece 10 dakikanız olacak. Bir timsah avcısı, sürgünde bir şehzade, Tokyo’da bir metro görevlisi, batan gemideki bir pehlivan… Ancak böylesi zaman ötesi bir kurguda buluşabilirdi. Bu meraklı ruhun hikayesini okurken soluğunuzu tutacak ve siz de bu dünyaya geliş amacınızı sorgulayacaksınız. Kemerlerinizi bağlayın çünkü baş döndürücü temposuyla 10’dan geriye sayım başladı.

Yukarıdaki yazı arka kapakta karşılıyor öncelikle sizi. Sonra kitabın ön kapağına bakıp gittikçe kapanan bir göz ve yüzü yerine görsel illüzyonlu bir grafik yüzle karşılaşıyorsunuz. İşte tam da bu noktadan sonra artık bu kitabı bir çırpıda okumaktan başka hiçbir çareniz olmadığının ayırdına varıyorsunuz.

Şaşırtıcı ve bir o kadar da sürükleyici bir roman, 10’dan geriye say. Hakan Urgancı kendine has üslubuyla yine okuyucuyu kendisine hayran bırakmayı biliyor. Entellektüel bilgiyi, gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği kurgusuyla harmanlayıp bizlere sunmayı o kadar güzel başarıyor ki kıskanmamak elde değil.

Peki kimdir bu Hakan Urgancı?

1970, İzmir doğumlu Hakan Urgancı Eurovision, Bir Kelime Bir İşlem, Sayısal Gece gibi Türk halkının gayet iyi bildiği bir çok programın sunuculuğunu üstlenmiş ve hala TRT FM de görevini sürdürmekte olan, aslında çok iyi tanıdığımız bir sima. Kendisi Ben Kim Konuşmak Kim, Herkes İçin Karizma, Hayat Seni Cümle İçinde Kullandı , Ben Senin Bildiğin Kızlardanım, Aradığınız Hayata Şu An Ulaşılamıyor ve Mutlu Sonlar Başka Kitapta Bebeğim gibi kurgu ve kişisel gelişim kitaplarının da yazarı aynı zamanda.

Özellikle Mutlu Sonlar Başka Kitapta Bebeğim adlı eserindeki kısa hikayeleriyle dikkatimi çekmiş ve beni fazlasıyla şaşırtmış bir yazardır Urgancı. Ünlü davranış bilimci Paul Ekman’ın ekibinden Yalan ve Gerçeğin Analizi üzerine eğitim alan Türkiye’deki ilk 20 kişiden biri aynı zamanda. Bu eğitimin karakter detaylarında ve oluşumunda işine çok yaradığı aşikar.

10’dan Geriye Say ise ilgi çekici konusu ile yazarın kısa hikayelerden romana geçişi diyebiliriz.

Gerçek Bir Belaya Bulaştın Bebeğim!

Bir düşünün, “kendiniz” olduğunuzdan yüzde yüz eminsiniz fakat kendiniz değilsiniz. Ne düşünürdünüz? Bundan ötürü daha ilk cümlesinden “Nasıl bir garipliğin içine çekiliyorum ben?” diye düşünmeden edemeyeceğiniz bir kitap olarak karşınıza çıkmakta.

Seviyelerle betimlenen bölüm başları ile zaten ortada ilk bakışta garipsenip sonrasında da özümsenecek bir mevzu olduğunu ortaya koyuyor yazar.

Bazen bilincin en büyük ceza olabileceğini, üstelik bunun 10 dakika içinde gerçekleşebileceğini hem eğlenceli bir şekilde hem de bir bütünün parçası olduğunuzu her an iliklerinize kadar hissettirerek yapıyor.

Bu gözü kara şekilde atıldığınız macerada 10 dakika süreniz olduğunu bilerek, anlamlandırmanız gereken şeylerin çokluğu altında boğulmamak için kahramanımızla birlikte bizler de amansız bir mücadele veriyoruz.

Tüm bunların dışında, o dağılan parçaların hikayenin sonuna doğru huşu içinde ve tamamen kusursuzca birleşmesine tanıklık etmemize olanak veriyor yazar.

Bir yapbozun parçaları yerine otururken varlığımızın da aslına bizden daha büyük bir yapbozun ufak bir parçası olduğu, biz denen parça olmadan o bütün resmin ne kadar da anlamsız olacağını, bütünlüğü vurgulayan temasıyla son yumruğu da karnınıza atıp gidiyor fakat etkileri, hayata, ölüme, sekse, kısaca hayatın temel taşlarına olan bakış açınız üzerinde oldukça büyük bir etki bırakmayı ihmal etmiyor.

Çok yüksek bir tempoda önce kaybolup, sonra bulmacanın parçalarını birleştirirken, bu birleşmenin hem ruhani hem de fiziki izdüşümlerini takip ediyor, hem de adeta karlı bir tepeden yuvarlanmaya başlamışcasına aşağı doğru hızımız artarken durduğumuzda aklımızda nelerin olacağını kestiremiyoruz. Durduğumuz noktadaysa onca aksiyonun ardından edinilen bu durağan ve oturaklı sonuç yazarın sizi ne kadar hızlı alıp götürdüğünün en büyük kanıtı olarak kalıyor.

Bu kadar övgüyle birlikte bir kaç eleştirim de olacak tabii ki. Öncelikle kitabın “aslan avı” bölümü bana fazlasıyla uzun geldi; biraz daha kısa tutulabilirdi sanki. O bölüm açıkçası detaylarıyla beni birazcık boğdu. (Aslında o detaylardan da yazarın böylesine spesifik bir konuda nasıl ayrıntılı bir araştırma yaptığını da görüyoruz ama o başka bir konu)

Kitap ise kısa oluşuyla eleştirilebilir: Daha önce de belirttiğim gibi Hakan Urgancı ilk başta dikkatimi kısa öyküleriyle, daha doğrusu her biri roman olabilecek kısa öyküleriyle çekmiş bir yazardı. Bu da sanki o öykülerden birinin biraz daha uzatılmış hali gibi geldi bana.

Belki de bana öyle geldi bilmiyorum.

Sonuç olarak kendine has üslubu ve anlatımıyla gerçekten de okunması gereken bir yazar ve bu eserinde de oldukça güzel bir iş çıkartmış Hakan Urgancı.

Aslında ne kadar da birbirimize bağlı ve bir o kadar da bağımsız ruhlar olduğumuzu bir kez daha görmüşken, olabildiğince “spoiler” vermeden “10’dan Geriye Say”maya çalıştım sizlerle.

Yaşama ve “yokluğa” dair hızlı ve heyecanlı bir yolculuğa çıkmak isterseniz, elinizde doğru kitabı tutuyorsunuz demektir.

Keyifli okumalar…

  • 1
    Share
1982 tarihinde Erzurum’da doğdu. Kitaplar ve müzik ile çok küçük yaşlarda tanıştı. Ege Üniversitesi Petrokimya bölümünü bitirdikten sonra Berklee College Of Music'in gitar workshoplarına katılımlarda bulundu. Yarı profesyonel müzik hayatında bir çok müzisyen ile tanışma fırsatı buldu. 2000'li yıllarda Türkiye'de gitar adına kurulmuş en büyük platformlardan biri olan mygitar.com sitesinde adminlik yaptı. 2006 yılından günümüze kadar satış üzerine kariyerini sürdüren Yüksel Yılmaz halen özel bir şirkette çalışıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10’dan Geriye Say: Nefes Kesici Bir Aksiyona Hazırlanın

Bir düşünün… Ölmek üzeresiniz ve her şeyi çözebilmek için sadece 10 dakikanız var. Ardından ölmek üzere olan başka bir bedene geçeceksiniz. Ne yapardınız? Hakan Urgancı’nın nefes kesici aksiyon romanını sizler için inceledik.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün