Havanın Rengini Gören Çocuk: İçinizi Isıtacak Bir Başarı Hikâyesi

Parmaklarıyla gören, kendini ve dünyayı dokunarak tanımaya çalışan görme engelli Basim'in hikâyesini içten bir dille anlatan "Havanın Rengini Gören Çocuk"u sizler için inceledik.

“Söylendiğinde kulağa kalabalık gelen kelimeler vardır, tek başınalığı yakıştıramadığımız kelimeler. Diğer taraftaysa yalnızlıktan ölen kelimeler. İşte “ümit” başlangıçta yapayalnız bir kelime,” diyen Abdo Wazen, dilimize Arapçadan direkt olarak çevrilen eserinin her sayfasında Basim’e destek olmamızı sağlıyor. Hedeflerine ilerlerken attığı her sağlam adımda karşısına çıkan engelleri aşarken yanında hep ümidi oluyor Basim’in. En büyük engeli görme yetisinden yoksun gözleri. Ve en büyük hayaliyse, havanın rengini görmek.

1957, Beyrut doğumlu olan yazar, şair ve gazeteci Abdo Wazen, Arap Edebiyatı’nın önemli isimlerinden. Fransızcadan Arapçaya yaptığı şiir çevirileriyle de tanınan yazar, 1982 yılında The Locked Forest adlı ilk şiir kitabını yayımladı, ilerleyen yıllarda bunların yanına altı şiir kitabı daha ekledi. 1993 yılında yayınladığı Hadiqat al-Hawas (Garden of Sensation) adlı kitabıysa Lübnan İçişleri Bakanlığı tarafından ahlaksızlıkla suçlandı.

Çıktığı yıldan beri oldukça sevilerek okunan kitabı Havanın Rengini Gören Çocuk, Lübnanlı yazara çocuk edebiyatı dalında Sheikh Zayed Ödülü getirmiş fakat bu ödül 2012 senesinde “ödüle layık eserler gelmediği” gerekçesiyle iptal edilmişti.

Havanın Rengini Görmek İsteyen Çocuk: Basim

Basim, Lübnan’da yaşayan, on üç yaşında ve doğuştan gözleri görmeyen güzel bir çocuk. Dedesinden aldığı genetik rahatsızlığıyla hayatına devam eden, çok da büyük hayalleri olan bir çocuğun hikayesini okuyoruz kitap boyunca. On üç yaşındaki her çocuğun kurduğu hayallerin yanı sıra, onun gibilere yardımcı olmak için elinden gelenin fazlasını yapabilmenin hayalini kuruyor Basim. Her ihtiyacına hiçbir zaman şikayet etmeden koşan annesine muhtaç olmadan yaşamayı, ileride bir gün iyi bir iş sahibi olup gözleri görmeyen her çocuğa sonuna kadar destek olmayı istiyor.

Basim bir hikayeleri çok seviyor, bir de ona hiç sıkılmadan hikayeler okuyan amca kızı Zeynep’i. On üç yaşına kadar hiç okula gitmediği için, çok sevdiği o kitapları kendi başına okuyamıyor olması onu her geçen gün daha fazla üzse de, köy okulunun kütüphanesinden evde okumak için alıp getirdiği kitapların hepsini Basim’e okuyan Zeynep ona her zaman destek oluyor. Bir diğer destekçisi ise tabii ki annesi; Basim’e bu rahatsızlığı taşıyıp aktardığı için kendini çok suçlu hissetse de her zaman ona destek olup iyi yerlere geleceğine inanıyor, o suçluluk duygusunu da oğlu sayesinde kısa zamanda aşıyor.

Hedeflere Giden Yolun Başlangıcı

On üç yaşına geldiğinde görme engelli öğrencilere eğitim verilen yatılı bir okula yazılıyor Basim, burası asıl hikayenin başlangıç yeri. Diğer öğrencilerden geç yazıldığı için yaşıtlarıyla aynı sınıflarda eğitim göremiyor, bazen aynı dersleri bile alamıyor ama bu onun ümidini kırmıyor, hatta aksine daha da hırslandırıyor. Arapçayı yaşıtlarından daha hızlı kavrayabilen Basim, Braille alfabesini duyduğunda çok şaşırıyor ve kitapları dokunarak okuyabileceğini öğrenmek onu hiç olmadığı kadar mutlu ediyor.

Yazar bu duyguları o kadar iyi anlatmış ki onun sevindiği konularda siz de içinizde bir şeylerin kıpraştığını hissediyorsunuz. Geceleri uyandığında kafasında kurduğu, “Acaba sabah oldu mu, yoksa hâlâ gece mi? Uykuya dalalı ne kadar oldu? Çok mu uyudum yoksa sadece beş dakika mı geçirdim bu yatakta?” sorularını okuduğunuzda siz de o çaresizliği bir nebze de olsa anlayacaksınız. Basim’in bu durumunun ailesine yüklediği sorumlulukları da oldukça başarılı kaleme alan Wazen, ağırlıklı olarak Basim’in iç dünyasını ve kafasında kurduğu hayallerini anlatsa da annesi ve babasının duygularını hiç es geçmemiş.

Görme engelli bir insanın duygularını, olaylara bakışını, kendisine sorup durduğu soruları, elinde tuttuğu şeyin rengini sorduğunda aldığı cevabı zihninde nasıl şekillendirdiğini merak ediyorsanız, bu kitabı sizlere öneririm. Abdo Wazen bu kitapta göremeyen bir çocuğun acılar içinde kıvranışını değil, kendine güvenerek hayallerine nasıl adım adım yaklaştığını anlatmış. Bazı sayfalarında içinize bir şeyler oturtup sizi üzse de, Basim’in de içine oturan o şeyleri kaldırıp yoluna devam edişini okuduğunuzda mutlu olacaksınız, gurur duyacaksınız.

Çeviri ve Editörlük

Baran Güzel‘in yayına hazırladığı eseri Arapçadan direkt olan dilimize çeviren M. Ekrem Çavuş‘a bu başarılı çeviri için ayrı, Dedalus Kitap‘a da bu özenli baskısı için ayrı teşekkür etmek istiyorum. Kitabı bu kadar akıcı kılan en büyük etkenin çevirisi olduğunu düşünüyorum; işinde hâlâ bu kadar titiz insanları görmek de ayrı mutlu ediyor insanı. Kitabın düzeltmeleri de Emre Yaman tarafından yapılmış, ona da teşekkürlerimi sunuyorum, son zamanlarda sıkça denk geldiğimiz yazım hatalarıyla dolu kitaplardan oldukça rahatsız bir okur olarak kitabın bu konuda hiçbir eksiği olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Havanın Rengini Gören Çocuk‘un çocuk edebiyatı dalında kazandığı ödülü -her ne kadar iptal edilmiş olsa da- hak ettiğini düşünüyor, bu yüzden de gönül rahatlığıyla öneriyorum. Abdo Wazen gözleri görmeyen bir çocuğun hisleri ne kadar içten anlatılabilirse, o kadar içten anlatmış. Birçok yerinde üzülsem de kitabın kapağını içimde bir burukluk, suratımda bir gülümsemeyle kapattığımı söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak, kısa bir vakitte bitirip, bitirdiğinizde içinizi ısıtacak bir kitap arıyorsanız, sizler için bir tane bulduğumu söylemek istiyorum. İlgilenenlere duyuruyor, keyifli okumalar diliyorum.

Boş zamanlarında çizimler yapıp, öyküler yazan bir okurum. "Madem ki her şeyin sonu gözyaşı olacak, en azından istediğimi yapmalıyım," diyen Rothfuss'a olan sevgimin sonsuz, söylediği sözü çok fazla benimsemiş olduğumu da söylemeden geçemeyeceğim. Fantastik, bilimkurgu ve bilgisayar oyunlarına olan ilgim her geçen gün artmakta, bunlar hakkında konuşup tartışabildiğim bir yerde olduğum için son derece mutlu yaşamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Havanın Rengini Gören Çocuk: İçinizi Isıtacak Bir Başarı Hikâyesi

Parmaklarıyla gören, kendini ve dünyayı dokunarak tanımaya çalışan görme engelli Basim’in hikâyesini içten bir dille anlatan “Havanın Rengini Gören Çocuk”u sizler için inceledik.

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün