Öldüren Şaka İncelemesi

"Tüm gereken tek bir kötü gün." - Joker

Çizgi romanla ilgilenip de Alan Moore adını duymamış olan yoktur. Özellikle neredeyse bütün büyük eserlerinin sinemaya da uyarlanmasından sonra (V for Vendetta, Watchmen, The League of Extraordinary Gentlemen), belki de üstadın ismine aşina olmak için çizgi romanla ilgileniyor olmaya bile gerek kalmamıştır.

Ancak Batman sevenlerin kalbinde yeri daha bir ayrıdır Alan Moore’un. Sonuçta Öldüren Şaka (The Killing Joke) gibi bir şaheseri kaleme alan bir zihne değer vermemek mümkün değil. Batman ve Joker’in arasındaki sonu gelmez ve şiddetli ilişkiyi derinleştiren, James Gordon’ın da en az Kara Şövalye kadar kahraman olduğunu gösteren, Batgirl’ü Oracle’a dönüştüren bu eser, 1989 yılında Eisner Ödülü almış ve büyük sükse yaratmıştı.

bats

DC Comics’in Batman hikayelerini animasyonlaştırmayı amaçlayan projesi dahilindeki isimler arasında belki de en çok beklenileni Öldüren Şaka’ydı. Ancak konu itibariyle daha çok yetişkinlere yönelik olması ve yine yetişkinlere yönelik olarak filmleştirilen Watchmen’in istenilen başarıyı yakalayamaması sebebiyle bugüne dek hep ertelendi.

Ancak nihayet o gün gelip çattı, Öldüren Şaka animasyon olarak yayınlandı ve biz de Alan Moore’un yazdığı Joker’i Mark Hamill’in sesinden dinleme şansına erişmiş olduk.

Bunları Geç, Film Nasıl?

Bir saatten biraz daha uzun süren filmde, alışıldığı gibi Batman’i Kevin Conroy ve Joker’i Mark Hamill seslendirmiş. Bu seçimlerin zaten ne kadar yerinde olduğu, yıllardır hem animasyonlarda hem oyunlarda yaptıkları seslendirmelerle kanıtlanmış olduğu için, fazla bir şey söylemeye gerek yok. Söylenebilecek tek şey, Alan Moore’un kaleminden çıkan Joker repliklerini Mark Hamill’in sesinden duymanın ne kadar güzel olduğu olabilir.

joker5

Ancak ne yazık ki filmin dört dörtlük olduğunu söylemek mümkün değil. Yönetmen Sam Liu, Öldüren Şaka çizgi romanının filmleştirilmek için kısa olduğunu düşünmüş olacak ki, kitapta yer almayan yarım saatlik bir mevzuyu animasyonun başına eklemekten çekinmemiş. Bu yeni kısmın senaryosu, filmin geri kalanının senaryosu gibi, 2008 yılında yayınlanan Batman: Gotham Knight‘ın da yazarı olan Brian Azzarello tarafından kaleme alınmış.

Film iki bölüm olduğuna göre, bu iki bölümü de ayrı ayrı ele alabiliriz. Eğer animasyonu henüz izlemediyseniz buradan sonrasının irili ufaklı sürprizbozanlar içerebileceğini belirtelim.

Döverim de, Öperim de

Filmin ilk bölümü, Batgirl’ün asıl olaydan önce yaşananları anlatmasıyla başlıyor. Batman ve Batgirl arasındaki ilişkiye hafifçe değinilen yarım saatlik bu bölümün, konunun geri kalanıyla çok fazla bir ilgisi olmadığı gibi, “gerekli” olduğunu da söyleyemeyeceğim.

Genel olarak Batman’in yardımcılarında görmeye alışık olduğumuz ergen triplerinin Batgirl versiyonlarını bol bol izliyoruz bu sahnelerde. Yani Batgirl kendini kanıtlamak için Batman’in yapma dediği şeyleri yapıyor, kendini tehlikeye atıyor, “Bir tek sen mi biliyorsun, ben de biliyorum. Hem itiraf et, yetiştirdiğin en iyi öğrenci benim,” gibi gereksiz tepkilerden geri kalmıyor.

Ancak iş buradan sonra biraz değişiyor. Kara Şövalye’nin haklı olması bir yana, onun her zamanki soğuk ve mesafeli tavırlarından bunalan Batgirl, hocası ve ortağı Batman’e tekme tokat dalıyor. “Bizde öğrenci dövülmez, madara edilmez,” tavrıyla bu hamleleri son derece serinkanlı bir şekilde savuşturan Batman birdenbire kendini yerde buluyor. Filmin Comic-Con’da ilk gösteriminden beri çok konuşulmasına ve hatta kıyametlerin kopmasına sebep olan sahne ise buradan sonra cereyan ediyor. Yere devirdiği Batman’in üzerine çıkan Batgirl’ümüz Barbara Gordon, hislerine hakim olamayıp Batman’i öpüyor ve olaylar gelişiyor.

barb bats

Barbara tarafından öpüldükten sonra insan Batman’in onu itmesini, kendine gel demesini bekliyor. Ama Bruce bunun yerine ona karşılık vererek kendisinden hiç beklenmeyecek bir davranışta bulunuyor. Bu durum Batman’i izlediğimiz illüzyonunu yıkıyor. Çünkü Barbara çizgi romanlarda hem Dick Grayson’ın (Robin/Nightwing) sevgilisi hem de Komiser Gordon’ın, yani pelerinli kahramanımızın en yakın dostunun kızıdır.

Gotham için önemsiz sayılabilecek bir olayın çözüldüğü ilk yarım saatlik kısım sırf bu sahne için mi konulmuş diye düşünmekten kendimi alamadığımı itiraf etmeliyim. Daha önce de dediğim gibi, bu kısmın ne asıl Öldüren Şaka’yla bir ilgisi var, ne de genel olarak bir Batman filmi/animasyonu keyfi sunabiliyor. Tek katkısı, Batman ve Barbara Gordon (hayır, bu sefer Batgirl değil) arasında geçen ufak diyalog diyebiliriz, ancak bu diyalog da bize Batman’le ilgili bilmediğimiz pek bir şey katmıyor.

Bu kısım, yine Barbara’nın, “Bütün bunlar asıl olaylardan bir hafta önceydi,” deyip Batgirl kariyerine son vermesini açıklamasıyla sona eriyor.

“Beni siz delirttiniz.” – Joker

İkinci kısımla ilgili, özellikle de çizgi romanı okumuş olanlar için, söylenebilecek pek bir şey yok. Filmin bu bölümü asıl esere son derece sadık ve kusur saymaya kalkarsam bunu sırf yapmış olmak için yaparım (ama flashback sahnelerinde, çizgi romanda olduğu gibi, kırmızı daha fazla vurgulansa daha güzel olurmuş).

Orijinal esere son derece sadık olan bu bölümde, çıkartılan birkaç konuşma balonu, eklenen bir iki ufak replik ve birkaç küçük sahne dışında değişik bir şey yok. Eklenen sahnelerin de, çizgi roman akışının film akışına çevrilmesi için gerekli ara sahneler olduğunu söylemek sanırım yerinde olur.

Batman’in Joker’le konuşmak için Arkham’a gittiğinde, Suçun Soytarı Prensi’nin kaçtığını fark etmesiyle başlayan olayları anlatan bu kısımda giren flashbackler, Joker’in mazisini anlatıyor gibi görünse de, aslında bu geçmişin belirsizliğini pekiştiriyor. Hem filmlerde, hem de farklı çizgi romanlarda sürekli değişim gösteren karakter geçmişine farklı bir bakış açısı ekleyen bu hikayedeki “Nasıl Joker Oldum?” hikayesi ise, eserin ana teması olan “Tüm gereken tek bir kötü gün,” cümlesini başarıyla vurguluyor.

joker4

Bu cümleyi kanıtlamaya çalışan Joker, Dedektif James Gordon’ın önce kızını felç bırakıp sonra da kendisini kaçırarak delirtmeye uğraşsa da bunu başaramıyor. Hatta her zamanki kadar aklı başında olan Gordon, olaya dahil olan Batman’e “Onu kitabına uygun olarak yakala,” diye ısrarla belirttikten sonra şöyle ekliyor: “Bu, onun haksız olduğunu göstermemiz için çok önemli.”

Koşuşturmaca ve kovalamacaların sonrasında Joker’i yakalayan Pelerinli Süvari, hasmını her zamanki kadar dövmeyerek onu şaşırtıyor. Bu arada Arkham’a gitme sebebini anlatan Kara Şövalye, “Bu işin sonu birimizin diğerini öldürmesiyle bitecek, bunu yapmayalım, sana yardım etmeme izin ver,” gibi son derece yapıcı ve Batman felsefesine uygun laflar etse de, Joker artık çok geç olduğunu belirterek bu yardım teklifini kendinden beklenmeyecek bir kibarlık ve soğukkanlılıkla reddediyor.

joker6

Eserin en kült sahnesi de buradan sonra meydana geliyor. Kara Şövalyemize bir fıkra anlatan Joker başarılı oluyor ve Batman’i güldürmeyi başarıyor. Hem de öyle bir gülmek ki, Batman’in ağzından duymaya alışık olmadığımız kahkahalar bir garip geliyor. Daha da garip olansa, Joker’in kahkahaları kesilmişken Batman’in kahkaha atmaya devam etmesi.

Buradaki gariplik şu ki, Öldüren Şaka ilk yayımlandığından beri, “Acaba sadece kahkahaları okuduğumuz karelerde birisi diğerini öldürüyor mu?” sorusu tartışılıp durmuştur. Sadece “Ha-ha-ha!” yazan kareler, okuyuculara tek bir kişinin kahkaha attığını düşündürecek şekilde hazırlandığı için, bu teori hep konuşulmuştur. Filmde ise, Joker’in kahkahaları kesildikten sonra Batman’in gülmeye devam etmesi, bu soruyu “Acaba Batman Joker’i öldürdü mü?” haline getiriyor ve 27 senelik bu gizeme başka bir gizem eklemiş oluyor.

Belki de sırf bunun için, çizgi romanın bu sahnesinde görülen polis arabası ışıkları ve siren sesi filme eklenmemiş. Çizgi romanda ayrı bir hava katan ve soruyu alengirleyen bu detay, filmde olsaydı daha mı heyecanlı olurdu, yoksa soruyu anlamsız mı kılardı bilmem ama, görmek gerçekten de hoş olurdu.

joker batsy 2

Öldüren Şaka animasyonu aynı zamanda bir devrin sonu oldu. Çünkü kendisi Kevin Conroy ve Mark Hamill’in Batman ile Joker’i son kez seslendirişi. Bu ikilinin, muazzam kariyerlerini iki ezeli düşmana karşılıklı kahkaha attırırken sonlandırması da çok anlamlı. Film, hiç yoktan bu kahkahaları duymak için bile seyredilebilir.

Öldüren Şaka çizgi romanına çok tutkuluysanız, ilk yarım saati geçmeniz belki de sinirlerinizin bozulmasını engelleyecek ve filmden daha fazla keyif almanızı sağlayacaktır. Ama eğer “Batman olsun da ne olursa olsun,” diyorsanız keyifle seyredebilirsiniz.

Editör

Müzmin arkeolog adayı. Her yerde uyuma konusunda rakipleri Snorlax ve kediler. Fantastik okudukça “Daha okuyacak çok şeyim var,” diye kaygılanır. Haftada bir gün Neil Gaiman, bir gün Patrick Rothfuss övmezse içi rahat etmez. Geri kalan günlerin çoğunluğunda Lovecraft över. 4 yaşında atari oynamakla başlayan oyunculuk macerası şiddetle devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öldüren Şaka İncelemesi

“Tüm gereken tek bir kötü gün.” – Joker

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün