Perili Evler ve Tekinsiz Yerler İnancı Üzerine

Gıcırdayan ahşap sesleri, ürkütücü görünümleri ve bilinmeyen geçmişleriyle, yaşamışların anıları kadar biz fanilerin korkulu düşlerine de kaynaklık eden ahşap evler vardır. Bazısı taş evdir, bazısı kaledir, kuledir, camiidir, zindandır, kilisedir, mahzendir, samanlıktır. Ama hepsinin girebileceği yegane kategori tekin olmadıkları yönündeki rivayetler ve halk arasında korkulu yerler olarak nam salmış olmalarıdır.

Perili Evler denilen bu yerler henüz yeni emekleme safhasında olan korku sinemamızın el atmadığı bir alan olsa da (Çağan Irmak’ın Kabuslar Evi kısmen bu kategoriye girebilir ama özne ev olsa da perili evler teması pek söz konusu değildir.)

En son Yeni Aktüelde değinildi. Habere göre bir dönem ATV’deki “Şok” programında kayboluyormuş gibi gösterilen Bakırköy’deki meşhur perili köşk, geceleri çığlık seslerinin geldiğine inanılan Molla Zeyrek Camisi’nin yanındaki park, Yusuf Ziya Paşa köşkü, Büyükada’daki Alman Generalin Evi adı verilen bina gibi mekanlar hakındaki söylentilerden bahsedildi.1 Konuyla ilgili bu alanda pek meşhur Yaşanmış Esrarengiz Olaylar kitabınada bakılabilir tabi ama bu yazıda bu perili evlerin dökümlü listesinden ziyade genel özelliklerinden bahsedilecektir.

Perili Evler inancı her ne kadar Osmanlı döneminin bir yansıması olarak görülse de temeline inildiğinde İslamiyet Öncesi Türk Destanları’na kadar uzanmaktadır. Eski Türkler doğa şekillerinden cisimlere pek çok şeyin birer ruh taşıdığına inanıyordu.2 Tabiat unsurlarına canlı varlık gözüyle bakarlar ve onların iyi veya kötü tarafa meylettiklerine inanırlardı.3 Eski Türkler doğada var olan bu ruhlara genel olarak yer-su adını verirlerdi.4Yine bu doğanın içindeki gizli ruhlara İzi/İye adını verirlerdi.5Perili evler ve tekinsiz yerler inancı ise bu inanışa bağlı olarak Ev İyesi inancının bir yansımasıdır.6 Ev İyeleri hayvan şeklinde de görülebilirler. Özellikle “evin yılanı” adıyla anılacak şekliyle bahsi geçen anlatmalar söz konusudur.7 Olağanüstü özellikleri daha eski dönemlerde tanrısal düzeyde iken günümüze yaklaştıkça hayalet şeklinde anılır olmuşlardır.8

Evlerde sesler duyulması ve eşyaların hareket etmesi inanışlar içerisinde oldukça yoğun bir şekilde bahsedilmektedir. İstanbul’dan9 ,Erzurum’a10Halk bu gibi yerlere tekin değil diyerek buradaki varlıklardan uzak durulmadığı takdirde bir zarar göreceklerine inanmaktadır.11 Bu inanışla ilgili olarak Anadolu’da bu tür olaylarla ilgili olarak bu varlıklar evin piri, evin sahibi, evin bekçisi gibi isimlerle anılmaktadır.12

Memorat kavramıyla ilgili olarak ve bu tür deneyimleri daha geniş bir şekilde incelediği için Özkul Çobanoğlu’nun bu konuyla ilgili yaptığı çalışması kesinlikle başvurulması gereken en önemli araştırmalardan biridir.13 Olay çeşitliliği ve perili ev inançlarıyla doğrudan ilgili olması açısından görülmelidir. İnancın temelinden ve günümüze olan yansımasından sonra perili evler ile ilgili inancın görülme şekilleri ve olaylara değinebiliriz. Aktardığım olaylar kısmen benim kendi duyduklarım olduğu için ve kimden duyduğum o zamanlarda kayıt altına alınmadığı için ilk söyleyeni unutulmuştur ama örnek olay olması açısından sırası geldikçe burada değineceğim.

Nasıl ki doğaüstü varlıklar arasında üç tip sınıflandırma söz konusuysa bu inanç kendi içerisinde çeşitli alt kategorilere ayrılmaktadır. Bunlar şunlardır;

1. Hakkında söylenti olan ama içerisinde doğaüstü memoratlara dair bir yaşanmışlık bulunmayan evler,

2. Hakkında söylenti olan ve içerisinde doğaüstü memoratlara dair pek çok olay anısı barındıran evler.

3. Eskiden kilise mahzeni, mezarlık, çöplük, bataklık, kuyu gibi normal şartlarda halkın doğaüstü varlıkların yaşadığı yerler olduğuna inandığı yerlerin üstüne yapılmış ev, arazi, park türü yerlerle ilgili olanlar.

4. Eski savaş alanları, toplu mezar bölgeleri, tabya yıkıntılarının olduğu yere yapılan evlerle ilgili anlatılan öykülere konu olan evler.

5. Altında yatır, evliya türbesi bulunduğuna dair hikayeler anlatılan yerler.

6. Daha önce içinde birisinin öldürüldüğü veya intihar ettiği otel odaları, apartman daireleri veya o evin belli bölgeleri ile ilgili olan yerler.

7. Sahibinin öldükten sonra orada halen varlığını sürdürdüğüne inanıldığı yerler.

8. Belli bir büyünün tesiri altında olduğuna inanılan yerler.

Bu kategorilere ve olay açıklamalarına değinmek gerekirse;

1.Hakkında söylenti olan ama içerisinde doğaüstü memoratlara dair bir yaşanmışlık bulunmayan evler:

Bu tür yerler genellikle eski ve ürkütücü yerler olması açısından, görüntüsü ve toplumun söylentileri nedeniyle adı perili köşke çıkmış yerlerdir. Yukarıda bahsettiğim Bakırköy’deki perili köşk buna örnektir. Rüzgarın gıcırtıları ve anlık göz yanılmaları bu tür evlerin tekinsiz olmalarıyla şöhret salmışlardır. Ama hiçbir doğaüstü memorata konu olmamışlardır halkın sözlerinde, söylentilerinde varlık gösterirler.

2.Hakkında söylenti olan ve içerisinde doğaüstü memoratlara dair pek çok olay anısı barındıran evler:

Gerçek manada perili evler bu kategoriye girer. İster içinde daha önce yaşamış insanların görüntüleri olsun, ister poltergeist olaylarının yaşandığı yerler olsun, ister doğaüstü varlıkların mesken tuttuğuna inanıldığı yerler olsun bu kategoriye girer. Evlerin bazı bölümleri özellikle mimlidir, en çok memorat orada yaşanmıştır. Hakkında çok çeşitli söylentiler olsada enteresan nokta bu tür yerlerin geçmişlerinde büyük acıların, üzüntülerin yaşanmış olmasıdır.

3. Eskiden kilise mahzeni, mezarlık, çöplük, bataklık, kuyu gibi normal şartlarda halkın doğaüstü varlıkların yaşadığı yerler olduğuna inandığı yerlerin üstüne yapılmış ev, arazi, park türü yerlerle ilgili olanlar:

Halk inançlarında mezarlıklar, çöplükler, bataklıklar, kuyu kenarları, terk edilmiş harabeler cinlerin ve perilerin yaşadıkları yerler olduğuna inanılmaktadır. Bu tür yerlerin üzerine yapılmış ev, park veya herhangi bir arazinin bunların hükmünde olduğuna inanılırdı. Zaten Türkiye’de genel olarak bu tür memoratlarla ilgili olarak, söz konusu perili evlerin asıl nedeninin bu olduğuna inanılır.

4.Eski savaş alanları, toplu mezar bölgeleri, tabya yıkıntılarının olduğu yere yapılan evlerle ilgili anlatılan öykülere konu olan evler:

Savaşlarda topluca ölmüş insanların ruhlarının görülmesine dayanır. Şehitlerin savaşa katılması gibi inançlar bu kategoriye girer. Çok çeşitlilik göstermekle birlikte ülkemizde daha çok eski tabya yıkıntılarının olduğu yerlerde söz konusudur. Yabancı ülkelerde örneğin İngiltere’de belli bir bölgede geceleri görülen Romalı hayalet askerlerin görülmeleri söylencesi bu kategoriye girer.

5.Altında yatır, evliya türbesi bulunduğuna dair hikayeler anlatılan yerler:

Türkiye’deki perili ev memoratlarının bir çoğu bu kategoriye girmektedir. Kişi evde oturanları uyardığı gibi onlara yardımcıda olabilir, belirli zamanlarda görülebilir. Ama bu kategori dışında ayrı olarak incelenmesi gereken bir konudur.

6.Daha önce içinde birisinin öldürüldüğü veya intihar ettiği otel odaları, apartman daireleri veya o evin belli bölgeleri ile ilgili olan yerler:

Belli bir cinayet veya intihar olayı sonrası, özellikle idamların yapıldığı şatolarda veya suikast-intiharların gerçekleştiği yerlerde, kurbanlarının hayaletlerinin acı çektiği için oralarda görüldüğüne inanılır. Ülkemizde Topkapı Sarayı ve Yedikule zindanları ağlama sesleri ve zincir şakırtıları söylenceleriyle bilinirken, özellikle yabancı ülkelerde otel odaları veya koridorlar da görülen hayalet söylenceleri daha önplandadır.

7.Sahibinin öldükten sonra orada halen varlığını sürdürdüğüne inanıldığı yerler:

Bazı yerler onu yaptıran veya orda kalan bir kişiyle o denli özdeşleşir ki, o kişi başka bir yerde ölse bile ruhunun orada kaldığına inanılmasına dayanır.

8.Belli bir büyünün tesiri altında olduğuna inanılan yerler:

Bu pek bu kategoriye dahil edilemez ama esrarengiz olaylar görülen yerlerle ilgili olması açısından önemlidir. Örneğin domuz ağı sürülmüş yada çeşitli ritüellere, işlemlere maruz bırakılmış yerlerde yaşanan aksaklıklar buna bağlanır.

9.Denizin lanetli olduğuna inanılan belli noktaları:

Bu da tekinsiz yerler inancının genelde es geçilen noktalarındandır. Bu konuda kendi arasında üç kategoriye ayrılır. İlk kategori, bir deniz kazasının yaşandığı bir yerle ilgili hayalet gemilerin söylencelerinin anlatıldığı ve inanıldığı yerlerdir. İkinci kategori ise sık sık deniz kazaları olan bir yerle ilgili söylenen memoratlardır. Eski zamanlarda Odiseus hikayesindeki şarkı söyleyen Sirenlerin seslerine kapılan denizcilerin kayalıklarda parçalandığına dair anlatılan hikayeler, günümüze doğru hayalet gemi söylencelerine dönüşmüştür. Üçüncü kategori ise Bermuda Şeytan Üçgeni gibi gemilerin ve uçakların nedensiz kaybolduğu yerlerle ilgilidir.


Kaynakça

  1. “Türkler Nelerden Korkar”, Yeni Aktüel, 10-16 Ocak 2008, s.60-63.
  2. “İstanbul’un En Tekinsiz Yerleri”, Yeni Aktüel, 11-24 Kasım 2010, s.16-20.
  3. Ayşe Duvarcı, “Türklerde Tabiat Üstü Varlıklar ve Bunlarla İlgili Kabuller, İnanmalar, Uygulamalar”, Bilig, Kış/2005, S.32, s.125-144.
  4. M.Süreyya Şahin, “Cin” maddesi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C.8, İstanbul 1993, s.5-8.
  5. İbrahim Kafesoğlu, “Eski Türk Dini”, Türkler, C.3, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002, s.290-317)
  6. Celal Beydili, “Eski Türklerde Gizli Tabiat Kuvvetlerine İnanma (İye İnancı)”, Türkler, C.3, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara-2002, s.330-336.
  7. Muhsine Helimoğlu Yavuz, Diyarbakır Efsaneleri-2, Ankara 1990
  8. Bilge Seyidoğlu, Erzurum Efsaneleri, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara 1985
  9. Özkul Çobanoğlu, Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları, Akçağ Yayınları, Ankara 2003
  10. Celal Beydili, Türk Mitolojisi, Yurt Kitap-Yayın, Ankara 2005
  11. Yaşar Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü
  12. Ergun Candan, Yaşanmış Esrarengiz Olaylar, Sınır Ötesi Yayınları, 1999
  13. Muhammed Ferşad, Cinlerin Esrarı, Ferşad Yayınevi, 1972
  14. Giovanni Scognamillo, v.d..,, Doğu ve Batı Kaynaklarına Göre Cinler, 1999
  15. Orhan Hançerlioğlu, İnanç Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İstanbul 1975
  16. Giovanni Scognamillo, İstanbul Gizemleri, Bilge Karınca Yayınları, İstanbul-2006
  17. Anadol, Cemal, Tarihten Günümüze Kadar Doğu ve Batı Kültürlerinde Halk İnanışları: Büyü (Sihir-Tılsım-Cin Çarpması), Bilge Karınca Yayınları, İstanbul-2006

1“İstanbul’un En Tekinsiz Yerleri”, Yeni Aktüel, 11-24 Kasım 2010, s.16-20.

2“Türkler Nelerden Korkar”, Yeni Aktüel, 10-16 Ocak 2008, s.63.

3 M.Süreyya Şahin, “Cin” maddesi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C.8, İstanbul 1993, s.6.

4 İbrahim Kafesoğlu, “Eski Türk Dini”, Türkler, C.3, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002, s.297.

5 Celal Beydili, “Eski Türklerde Gizli Tabiat Kuvvetlerine İnanma (İye İnancı)”, Türkler, C.3, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara-2002, s.330.

6 Celal Beydili, “Ev İyesi (Ev Sahibi)” maddesi, Türk Mitolojisi, Yurt Kitap-Yayın, Ankara 2005, s.205-206.

7 Muharrem Kaya, Mitolojiden Efsaneye Türk Mitolojisinin Türkiye’deki Efsanelerde İzleri, Bağlam Yayıncılık, İstanbul 2007, s.96-97

8 Yaşar Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Yer-Yıl, s.48-50

9 Muhsine Helimoğlu Yavuz, Diyarbakır Efsaneleri-2, Ankara 1990, s.146-148.

10 Bilge Seyidoğlu, Erzurum Efsaneleri, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara 1985, s.117-125, 151-160.

11 Ayşe Duvarcı, “Türklerde Tabiat Üstü Varlıklar ve Bunlarla İlgili Kabuller, İnanmalar, Uygulamalar”, Bilig, Kış/2005, S.32, s.132.

12 Aynı makale: s.126.

13 Özkul Çobanoğlu, Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları, Akçağ Yayınları, Ankara 2003.

Tarihçi ve yazarım. Tarihi korku hikâyeleri yazıyorum. Çeşitli internet sitesi ve fanzinlerde, çeşitli inceleme yazıları ve hikâyelerim yayınlandı. “Anadolu Korku Öyküleri-2”, “Gio Ödülleri 2013 Seçilmiş Öyküler”, “Güçoburlar” ve “Seyfettin Efendi ve Esrarengiz Hikâyeleri-1” çalışmalarında yer aldım. “Türk Kültüründe Hortlak-Cadı İnanışları“ adlı bir akademik makalem de mevcut.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Perili Evler ve Tekinsiz Yerler İnancı Üzerine

Gıcırdayan ahşap sesleri, ürkütücü görünümleri ve bilinmeyen geçmişleriyle, yaşamışların anıları kadar biz fanilerin korkulu düşlerine de kaynaklık eden ahşap evler vardır. Bazısı taş evdir, bazısı kaledir, kuledir, camiidir, zindandır, kilisedir, mahzendir, samanlıktır. Ama hepsinin girebileceği yegane kategori tekin olmadıkları yönündeki rivayetler ve halk arasında korkulu yerler olarak nam salmış olmalarıdır.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün