Türk Çizgi Romanının İhtiyaç Duyduğu Dergi: Yabani

Dört gözle beklediğimiz Yabani Dergi’ye sonunda kavuştuk. Ve ilk sayıyı okuyunca görüyoruz ki beklediğimize gerçekten değmiş!

Ocak ayında Ümit Kireççi imzalı bir yazı yayınlanmıştı Kayıp Rıhtım’da: Devrim Kunter İsmi Türk Çizgi Romanında Bir Devrim Olabilir Mi? Ben de ilk kez o yazıyla haberdar oldum Yabani Dergi’den. Seyfettin Efendi ile çizgi romanda kendi dilini oluşturan Kunter şimdi de dijital bir çizgi roman dergisi ile karşımıza gelecekti.

Aradan zaman geçti, Yabani dijital ekranlara sığmadı ve 52 sayfalık basılı bir dergi olarak haziran sayısıyla bize merhaba dedi. Galip Dursun, Mehmet Berk Yaltırık, Işın Beril Tetik, Kadir Özen gibi isimlerin de katkı sağladığı bu sayıda altı çizgi roman ve iki kısa öykü var.

yabani_kare_1
Derginin geneline baktığımda en çok beğendiğim şey hikayelerin tamamının bizim kültürümüzden besleniyor olması oldu. Yani hepsi de bildiğimiz topraklarda, tanıdık simaların arasında geçiyor; okurken yabancılık çekmiyoruz. Önsözde belirtilen “modern yöntemleri kullanarak yerel bir dil oluşturma” hedefinin ciddiye alındığı derginin başından sonuna kadar hissedilebiliyor.

Dergiye Ergene’deki iki arkadaşın muhabbetiyle başlayıp çobanlık yapan Çolak Hasan’ın kâbuslarına misafir olarak devam ediyoruz. Vampirler, tanrılar, gizemli cinayetler derken sayfalar birbirini kovalıyor, 52 sayfa göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor. Çizimler gerçekten çok güzel, hatta hızımı alamayıp çizimlerin tadını çıkarmak için bir kez daha okudum tüm dergiyi.

Yalnızca çizgi romanlar değil, illüstrasyonlarla süslenmiş kısa öyküler de oldukça başarılı. Bebek Fabrikası iyi düşünülmüş distopik bir bilimkurgu, Tengri ve İnanna’da ise Murat Dural’ın üslubunu çok sevdim. Her ne kadar bir çizgi roman dergisi olarak görünse de Yabani içindeki hikayelerle de beni hayal kırıklığına uğratmadı.

yabani_kare_2
Dergideki son çalışma olan Kralına İsyan ise bence özel bir övgüyü hak ediyor. Devrim Kunter, kıyamet sonrası bir şehirde Pentagram tişörtlü köylüler ve elektrik testereli kadın kolluk kuvvetleri gibi görmeye alışık olmadığımız öğeleri bir araya getirerek ağzımıza bir parmak bal çalmış, devamını okumak için sabırsızlanıyorum.

Ülkemizde çizgi roman takipçisi az olmasa da yerli çizgi romanların hem okur tarafından hem de yayıncılar tarafından hak ettiği ilgiyi göremediği bir gerçek. Kaliteli içeriğiyle bir yandan yerli çizgi roman okurunu artırırken bir yandan da yeni yazar ve çizerlerle tanışmamızı sağlayacak Yabani Dergi bizim için büyük bir nimet. Üstelik fiyatı çok ama çok uygun! Bir sonraki sayıya kadar tekrar tekrar elime alacağım bir ilk sayı oldu bu, sizin de beğeneceğinize şüphem yok.

Etiketler:  

1993’te Sivas’ta doğdu. Ortaöğretimini de burada tamamladıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Okumayı, izlemeyi ve bilgisayar oyunlarını çok sever. Hayatın anlamının Radiohead şarkılarında gizli olduğuna inanmakta, başka dünyalara duyduğu tutku sayesinde yaşamayı sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türk Çizgi Romanının İhtiyaç Duyduğu Dergi: Yabani

Dört gözle beklediğimiz Yabani Dergi’ye sonunda kavuştuk. Ve ilk sayıyı okuyunca görüyoruz ki beklediğimize gerçekten değmiş!

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün