Gece Yarısı Güneşi Twilight

Puslu Kıtalar Atlası Alıntıları: Felsefe ve Edebiyatın Büyüsünü Buluşturan Roman

Yerli edebiyatın gurur duyulası eserleri arasında yer alan İhsan Oktay Anar imzalı Puslu Kıtalar Atlası kitabından akıllarda kalan satırlar!

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar’ın felsefî birikimini cümlelerinin ardına gizlediği, Türk fantastik edebiyatının alâmet-i fârikası olmuş bir roman.

Anar’ın ilk romanı olmasına karşın herhangi bir acemilik yahut toyluk göstermeyen usta işi bir kitap. Düşlerin ve gerçekliklerin birbirleriyle iç içe geçtiği, şahsına münhasır üslubuyla olağanüstü bir hikâyeye sahip olan bir eser. Birbirinden oldukça farklı karakterlerin hikâyelerini ilmek ilmek örüp, nihayetinde bir bütünlük içerisinde eriten başarılı bir kurgusu var.

Yayımlandığı günden bu yana onlarca baskı yapan bu roman ayrıca İlban Ertem tarafından çizilmiş bir çizgi romana da sahip. Bir solukta okunacak bu sürükleyici hikâye, bittiğinde akıllarda yalnız bir soru bırakıyor: Düşünüyorum, öyleyse neler oluyor?

İşte İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası Romanından Akıllara Kazınan Alıntılar

“Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve er- bab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kâinattan 7079 yıl, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.” (Sayfa 1)

“Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünya’nın kendisini hiç görebilir mi?” (Sayfa 21)

“Düşlerin, uyku esnasında ruhun bedenden ayrılıp çeşitli yerlere gitmesinin bir eseri olduğu malumdu; uyku esnasında ruh bedenden ayrılıp diyar diyar gezdiğine göre, ruhun zaten gidebildiği bu yerlere bir de bedenin kalkıp binbir zahmetle gitmesi abes olurdu.” (Sayfa 44)

“Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun bin bir halinden korkma.” (Sayfa 55)

Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar Alıntıları

“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.” (Sayfa 90)

“Ben bu dünyaya bilmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın gerekse öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadıklarına bakarım.” (Sayfa 122)

“İşte bu yüzden, hata yaptığı anda servetini, hatta canını kaybedebilecek olmayan insanların fikrine güvenilmez. Çünkü malı, canı, sevdikleri tehlikede olmayan biri doğru düşünemez. Bilgi tehlike ile ölçülür dediğimde kastettiklerim bunlardı.” (Sayfa 135)

“Görüyor musun? Bilme tutkusu insanları nasıl bir sona sürüklüyor. Görmek, duymak, bilmek ve öğrenmek isteyen şu zavallı cerraha gösterilmeyen saygı, sadece karanlığı, soğuğu ve sessizliği algılayan ve hiçliği bilen bir cesede gösteriliyor.” (Sayfa 63)

“Düşündüğüm için ben var değilim, sizler varsınız. Sizler benim zihnimdeki düşüncelerden ibaretsiniz.” (Sayfa 190)

“Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Var olduğunu böylece haklı olarak ileri süren adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.” (Sayfa 237)

Puslu Kıtalar Atlası kitabından yapılan alıntılarda İletişim Yayınları, baskısı esas alınmıştır.

GÖZ ATIN  İlban Ertem'in Büyülü Dünyasından Tefrikalar: "Üç Hikâye" Raflarda!

Peki siz daha önce İhsan Oktay Anar ve eserleri ile tanışmış mıydınız? Yazara ve Puslu Kıtalar Atlası’na dair yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle buluşturabilirsiniz.

* * *

* Hayali Haritalar: Karantina Günlerinde Düşlere Kaçış Bileti

antares




Siyaset Bilimciyim. Fantastik ve gotik edebiyata ilgiliyim. Çeşitli dergi ve internet sitelerinde öykü ve şiirlerim yayınlandı. Tamu Kapısı Anıları isimli bir kitabım mevcut. Mitolojilerin insan hayallerinin yegâne besin kaynağı olduğunu düşünüyorum. Yaptığım işlerden genelde memnun kalmam fakat yine de yapmaya devam ederim.

Puslu Kıtalar Atlası Alıntıları: Felsefe ve Edebiyatın Büyüsünü Buluşturan Roman için 1 yorum

  1. Kitabın ilk baskılarının kapağında İhsan Oktay Anar’ın çizimleri vardı, çok daha güzeldi.

    Tayfun Pirselimoğlu’nun "Çöl Masalları’nı öneririm PKA’yı sevenlere; bu kitap da çok güzel bir ilk kitaptır.

    Ayrıca hem İhsan Oktay Anar’ın hem de İlban Ertem’in kitapları imzalı olarak kütüphanemde mevcuttur, bu vesileyle çok mutlu olduğumu söylemek istedim (:


Puslu Kıtalar Atlası Alıntıları: Felsefe ve Edebiyatın Büyüsünü Buluşturan Roman

Yerli edebiyatın gurur duyulası eserleri arasında yer alan İhsan Oktay Anar imzalı Puslu Kıtalar Atlası kitabından akıllarda kalan satırlar!

Başa dönün