2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel "Yılın Oyunları" dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

Pillars Of Eternity II: Deadfire

Thaos’u durdurdunuz, Adra Ejderha’yı yenilgiye uğrattınız diye kılıcınızı, kalkanınızı duvara asıp Caed Nua’da kaymak gibi bir emeklilik hayatı geçireceğinizi mi düşünmüştünüz? Eğer öyleyse çok yanılmışsınız. Eothas’ın sizin ve Eora’nın diğer tanrıları için çok büyük başka planları var. Büyük derken… 200 metrelik, adradan yapılmış bir heykel boyutunda planlardan bahsediyorum.

İlk Pillars of Eternity, Baldur’s Gate’in devasa adımlarını gayet kendinden emin bir şekilde takip ettikten sonra ikinci oyun olan Deadfire’ın da Baldur’s Gate II’nin izinden gitmiş olması kimseyi şaşırtmamıştır herhalde. İlk oyunun sonunda tanrıların aslında “yapay” olduğu gerçeğiyle yüzleştikten sonra Deadfire’ın daha en başında her biriyle tek tek münasebete geçmek, üzerine bir de hepsini endişeyle terletecek bir rota tutturmuş olan Eothas’ın peşine düşmek tam da BG II’nin destansılığına yaraşacak türden bir hikâye ortaya koymuş sahiden. Daha azını beklemiyordum zaten ama daha fazlasını bulduğum için de halimden fazlasıyla memnunum.

Tanrıların peşinde koşmak dışında takımadalardan oluşan Deadfire’da yelken açmak, zaman zaman fırtınalara göğüs germek, haritalanmamış adalara ayak basmak gibi aksiyonlarda bulunurken fark edeceğiniz çok önemli bir daha detay var: Pillars of Eternity II: Deadfire, bir masaüstü FRP oyununa bilgisayar ekranlarında en çok yaklaşabileceğiniz tecrübelerden biri. Sizi düz bir yol üzerinde gidiyormuş gibi hissettirmeyen türlü türlü seçimler, iyi yazılmış ve diyalog tekerine sıkışmamış uzun diyaloglar, derin ve katmanlı karakter ilişkileri… Bir cRPG’nin tam olarak sahip olması gereken her şey var Deadfire’da. Üstelik genelde iki boyutlu sabit arka planlarla görmeye alıştığımız bu tür için alışıldığın ötesinde dinamikliğe sahip, göz alıcı mekanları da az önce dediğim “fazlası” hanesine yazılıyor hep. Başka bazı yayınlar (**öhhö**TheGameAwards*öhhö*) yılın rol yapma oyunu kategorisinde aslında rol yapma oyunu bile olmayan bazı oyunları seçerek Deadfire’ın hakkını yemiş olabilirler; ama bilgisayarda oynayabileceğiniz rol yapma oyunlarının en saf ve örnek hâllerinin başında geliyor aslında Deadfire.

GÖZ ATIN  Conan O’Brien'dan Muhteşem Bir Fallout 4 Parodisi

Eh, Kayıp Rıhtım okuru olarak uzun ve kaliteli yazıları okumakla bir sorununuz da yok belli ki. O yüzden bu sene içinde çıkmış, akılda kalıcı ve destansı bir macera arıyorsanız Pillars of Eternity II’den ötesine bakmanıza çok da gerek yok hani. Hatta eliniz değmişken taze sona ermiş olan üç hikâye DLC’sine de göz atmadan geçmeyin derim.

– Can Arabacı

  • 30
    Shares
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25

2018’in En İyi Oyunları için 18 yorum

  1. Gurlino dedi ki:

    Nefis bir derleme. Teşekkürler emek veren herkese.

    2018’in oyun anlamında bizi memnun ettiğinin güzel bir kanıtı aynı zamanda.


  2. mit dedi ki:

    Oyun anlamında gerçekten de dolu dolu bir yıl oldu. Aynı anda 3-4 tane yılın oyunu adayı göremiyorduk nicedir.

    Bu vesileyle ben de başta sevgili Can Arabacı ve Eser Güven olmak üzere hem forum üyelerimizden hem de takipçilerimizden dosyaya katkıda bulunan herkese bir kez daha teşekkür ederim :slight_smile:


  3. Agape dedi ki:

    Dosya güzel olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler. Birkaç tane oyun gözüme takıldı. Boş bir zamanda güzelce videolarına bakacağım.

    Ufak bir not: Bu tip başlık içinde sekmelerle ulaşılan konuları forumdan okuyamıyoruz. Gönderinin tamamını göster dediğimizde incelemeler gelmiyor. Portaldan okumak zorunda kalıyoruz. Forum ekranından okuyabilsek hoş olurdu.


  4. Büyük oyunlardan yalnızca Detroit ve Gow’u oynamaya fırsatım oldu, ikisi de muazzam oyunlardı. Ps4 özel oyunları bir şekilde beni kendilerine bağlamayı beceriyor, sırada The last guardian ve Shadow of the colossus var. :buyucu:


  5. Vargr dedi ki:

    Bence olay markanın tamamen değişmesi değil. Tabi ticari kaygının da bu spesifik oyun ve oynanışın değişmesinde etkili olduğunu göz ardı edemeyiz ama temel değişikliğin nedeninin bu yüzden gerçekleştiğini düşünmüyorum.

    Cory Barlog, Kinda Funny podcast’i içerisinde “Biz God Of War’ı üniversite yıllarında geliştirmeye başladığımızda kendi karakterlerimiz ilk seride olan Kratos ile paralel idi. Sabırsız, küfürbaz, fevri ve daha çok metal müziğe yatkın vur, kır, parçala metodu ile geliştirmek istedik çünkü bizi yansıtıyordu” tarzında bir yorumda bulunmuştu. Ardından takım içerisinde olan çoğu kişinin büyüdüğünü ve kendi çocukları olduğunda bu gelişmenin onları etkileyerek daha da “olgunlaştıklarına” değiniyordu.

    Serinin bu değişimi bence tam da bu yüzden organik hissettiriyor. God Of War eskisi gibi değil, çünkü değişim kaçınılmazdır ve karakterler olgunlaşır, iyi hikayeler bu temele dayanır (çoğu). Tanrıları bir bir kahvaltı niyetine kesen ana karakter intikamın ve öfkenin yıkımdan başka bir şey getirmediğini görür ve bu yüzden kendi kendisini sürgüne gönderir, yeni bir başlangıç yaparak kendisinden sonra gelecek olan oğlunun aynı hırs ve öfkenin tutsağı olmaması için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır.

    Oyun içerisinde de bu döngü iyi belirtiliyordu aslında.

    “Cycle ends now” sözü ile aynı anlamda kullanılmadan Zeus’a gönderme bile vardı sonlara doğru.

    Bence gerekliydi, ortaya çıkan şeyi gördükten sonra da iyi ki oldu dedirtti.


2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel “Yılın Oyunları” dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

  • 30
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dosya, Liste, Oyun
Bilimkurgunun Kısa Tarihi

Bilimkurgu edebiyatı sonsuz bir derya. Gelin bu zaman çizelgesiyle kimi önemli satır başlıklarını yeniden hatırlayalım....

Kapat