in , ,

2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel “Yılın Oyunları” dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

The Messenger

The Messenger hakkında hiçbir fikri olmayan birisi ilk bakışta bu oyunun bu listede ne aradığını merak edebilir. Bir bakıma da haklı sayılır. Ne de olsa günümüzde 8-bit grafiklerle hazırlanmış pek çok platform oyunuyla karşılaşıyoruz artık. Ama zaten konu da tam olarak bu. Çünkü The Messenger aslında göründüğünden çok çok daha fazlası.

Deneyimsiz bir ninja olarak başladığımız oyunda dünya iblislerin saldırısına uğruyor ve kehanetlerde adı geçen kahraman gelip elimize bir parşömen tutuşturuyor. Görevimiz bu parşömeni kadim bir dağın karlı zirvelerindeki üç kâhine ulaştırmak. İlk başta sıradan bir platform oyunu gibi başlayan The Messenger ilk birkaç saat boyunca mizahi hikâyesi, kimi zaman kolay kimi zaman zor platform mekanikleri ve çeşitli düşmanlarıyla bize ortalama bir tecrübe sunuyor. Ama tam oyun bitti derken her şey bir anda boyut değiştiriveriyor. Ama boyut derken kelimenin tam anlamını kastediyorum. Çünkü o ana kadar 8-bit olan oyunumuz bir anda 16-bit’e dönüşüveriyor. Üstelik sadece bununla kalmıyor, platform olmayı da bırakarak bir metroidvania oluyor. O noktadan sonra oyunumuz çeşitli bölgelere portallar yoluyla geçebildiğimiz, kazandığımız yeni yetenekler sayesinde daha önce gidemediğimiz yerlere ulaşabildiğimiz bambaşka bir yapıma dönüşüyor. Müziklerin boyut değiştirdikçe 8-bit ile 16-bit arasında gidip gelmesi de bir diğer artısı.

Yılın sürprizli güzel sürprizlerinden…

– M. İhsan Tatari

Oyla!

18 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Gurlino Gurlino dedi ki:

    Nefis bir derleme. Teşekkürler emek veren herkese.

    2018’in oyun anlamında bizi memnun ettiğinin güzel bir kanıtı aynı zamanda.

  2. Avatar for mit mit dedi ki:

    Oyun anlamında gerçekten de dolu dolu bir yıl oldu. Aynı anda 3-4 tane yılın oyunu adayı göremiyorduk nicedir.

    Bu vesileyle ben de başta sevgili Can Arabacı ve Eser Güven olmak üzere hem forum üyelerimizden hem de takipçilerimizden dosyaya katkıda bulunan herkese bir kez daha teşekkür ederim :slight_smile:

  3. Avatar for Vargr Vargr dedi ki:

    Bence olay markanın tamamen değişmesi değil. Tabi ticari kaygının da bu spesifik oyun ve oynanışın değişmesinde etkili olduğunu göz ardı edemeyiz ama temel değişikliğin nedeninin bu yüzden gerçekleştiğini düşünmüyorum.

    Cory Barlog, Kinda Funny podcast’i içerisinde “Biz God Of War’ı üniversite yıllarında geliştirmeye başladığımızda kendi karakterlerimiz ilk seride olan Kratos ile paralel idi. Sabırsız, küfürbaz, fevri ve daha çok metal müziğe yatkın vur, kır, parçala metodu ile geliştirmek istedik çünkü bizi yansıtıyordu” tarzında bir yorumda bulunmuştu. Ardından takım içerisinde olan çoğu kişinin büyüdüğünü ve kendi çocukları olduğunda bu gelişmenin onları etkileyerek daha da “olgunlaştıklarına” değiniyordu.

    Serinin bu değişimi bence tam da bu yüzden organik hissettiriyor. God Of War eskisi gibi değil, çünkü değişim kaçınılmazdır ve karakterler olgunlaşır, iyi hikayeler bu temele dayanır (çoğu). Tanrıları bir bir kahvaltı niyetine kesen ana karakter intikamın ve öfkenin yıkımdan başka bir şey getirmediğini görür ve bu yüzden kendi kendisini sürgüne gönderir, yeni bir başlangıç yaparak kendisinden sonra gelecek olan oğlunun aynı hırs ve öfkenin tutsağı olmaması için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır.

    Oyun içerisinde de bu döngü iyi belirtiliyordu aslında.

    “Cycle ends now” sözü ile aynı anlamda kullanılmadan Zeus’a gönderme bile vardı sonlara doğru.

    Bence gerekliydi, ortaya çıkan şeyi gördükten sonra da iyi ki oldu dedirtti.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

15 cevap daha var.

“Black Mirror: Bandersnatch” Filmine Spoiler’sız Video İncelemesi

B: The Beginning – İki Ayrı Telden Saz Çalan İki Farklı Konsept