2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel "Yılın Oyunları" dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

Dead Cells

The Game Awards 2018’de “En İyi Aksiyon Oyunu” ödülünü alan Dead Cells bu sene bizi en çok uğraştıran, bazen sinirden çıldırtan, bazen de daha fazla odaklanmamıza sebep olan ama öyle ya da böyle başında saatler geçirmemizi sağlayan oyunlardan biriydi.

“Malaise” hastalığı yüzünden viraneye dönüşen bir krallığın zindanlarına hoş geldiniz. Yuvarlanarak birbirine tutunan birkaç ölü hücrenin bir araya gelmesiyle oluşan karakterimize de merhaba deyin. Size seçilen kılıç, kalkan veya ok arasından iki silah seçtikten sonra artık hazırsınız. Kapıdan geçin ve oyunun sizin için hazırladığı birbirinden zor düşmanlarla karşılaşmaya hazır olun.

Şimdi oyunu böyle anlatınca biraz kasvetli geliyor, farkındayım. Ama inanın bu kasvetten eser bile yok. Ölümün üstüne kurulmuş kara mizah unsurları Dead Cells’in en büyük özelliği desem abartmış olmam. Oyuna başladığınızda hemen hemen her zaman olduğu gibi oyunu bitirmeye odaklanıp düşmanlarınızı gözünüzü kan bürümüş şekilde öldürmeye başlıyorsunuz. Biraz ilerlediğinizde bu oyunun o kadar da zor olmadığını, abartıldığını düşünüyorsunuz ama aklınızı kurcalayan bir nokta var; hiç kayıt etme noktası görmediniz. Herhalde otomatik kayıt vardır öyle değil mi? Muhtemelen ölünce yakınlarda bir yerden başlayacaksınızdır? Ve kaçınılmaz olan gerçekleşince, yani ölünce fark edeceksiniz ki bir kayıt noktası yok.

Oyuna ilk başladığınız zindana geri döndünüz ve az önceki ilerlemenizin hiçbir anlamı olmadığını anladınız. Oyundaki ilk NPC sizi görünce dalga geçecek. “Bu kadar erken mi döndün?”diyecek. Neyse, en azından artık haritayı biliyorum, aynı yerde bir daha ölmem diye düşüneceksiniz ama daha ilk kapıdan çıktığınız anda haritanın değişmiş olduğunu göreceksiniz. Artık işleri yavaş yavaş anlamaya başlıyorsunuz, değil mi? Sizi tamamen kaçılması imkansız bir hapishaneye tıkmışlar. Hapishanedeki herkes, hatta hapishanenin kendisi bile sizin buradan kaçmanızı istemiyor.

GÖZ ATIN  Türk Bilimkurgu Yazarları Antolojisi

Ve öleceksiniz. Tekrar tekrar ölecek, tekrar tekrar dirileceksiniz. Aynı yerlerde öleceksiniz, farklı yerlerde öleceksiniz. Bosslarla savaşırken öleceksiniz, en zayıf canavarlarla kapışırken öleceksiniz. Tuzaklara yakalanıp öleceksiniz, lanetlere tutulup öleceksiniz. Bu sefer oldu diyeceksiniz, öleceksiniz; bu sefer olmadı diyeceksiniz, yine öleceksiniz. Ama bir süre sonra bu ölümlerin boşa olmadığını anlayacaksınız. Öldürdüğünüz düşmanlardan düşen hücreleri silahlarınızı geliştirmek veya yeni silahlar açmak için kullanabildiğinizi keşfedeceksiniz. Yine de üzerinizde 100’e yakın hücre varken ölmenin verdiği üzüntüyü hayal dahi edemezsiniz.

Artık oyunu oynarken belli stratejiler belirleyecek, haritaların arasında dolaşırken planlar kuracak, bazen iki silah arasında karar vermek için dakikalarınızı harcayacak, bazen de hep istemediğiniz silahlar geliyor diye sinirden deliye döneceksiniz. Ama bu iyi bir şey, vallahi bak. Oyunun sizin üstünüze bu kadar gelmesi sizi ondan soğutmayacak, emin olun. Daha fazla bitirmek, daha fazla kazanmak isteyeceksiniz. En başından son savaşa kadar gitmenin ortalama 1 saat sürdüğü oyunda her gün yeniden deneyeceksiniz, tekrar tekrar öleceksiniz, artık oynamıyorum diye kapatıp ertesi gün tekrar başlayacaksınız.

Ama oyunu bitirdiğiniz o an… O huzurlu boşluk… İşte o zaman dışarıdaki kuş seslerini ilk kez duyuyormuş gibi, baharın gelişini izler gibi mutlu olacaksınız. Yediğiniz yemek, içtiğiniz çay bile farklı bir tatlı gelecek. 2018 yılının en iyi aksiyon ödüllü oyunu olan Dead Cells’i denemediyseniz ve hayatınıza biraz zorluk katmak isterseniz, bu güzel mizahlı oyun bizden size tavsiye olsun.

– M. Halit Koçak

  • 30
    Shares
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25

2018’in En İyi Oyunları için 18 yorum

  1. Gurlino dedi ki:

    Nefis bir derleme. Teşekkürler emek veren herkese.

    2018’in oyun anlamında bizi memnun ettiğinin güzel bir kanıtı aynı zamanda.


  2. mit dedi ki:

    Oyun anlamında gerçekten de dolu dolu bir yıl oldu. Aynı anda 3-4 tane yılın oyunu adayı göremiyorduk nicedir.

    Bu vesileyle ben de başta sevgili Can Arabacı ve Eser Güven olmak üzere hem forum üyelerimizden hem de takipçilerimizden dosyaya katkıda bulunan herkese bir kez daha teşekkür ederim :slight_smile:


  3. Agape dedi ki:

    Dosya güzel olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler. Birkaç tane oyun gözüme takıldı. Boş bir zamanda güzelce videolarına bakacağım.

    Ufak bir not: Bu tip başlık içinde sekmelerle ulaşılan konuları forumdan okuyamıyoruz. Gönderinin tamamını göster dediğimizde incelemeler gelmiyor. Portaldan okumak zorunda kalıyoruz. Forum ekranından okuyabilsek hoş olurdu.


  4. Büyük oyunlardan yalnızca Detroit ve Gow’u oynamaya fırsatım oldu, ikisi de muazzam oyunlardı. Ps4 özel oyunları bir şekilde beni kendilerine bağlamayı beceriyor, sırada The last guardian ve Shadow of the colossus var. :buyucu:


  5. Vargr dedi ki:

    Bence olay markanın tamamen değişmesi değil. Tabi ticari kaygının da bu spesifik oyun ve oynanışın değişmesinde etkili olduğunu göz ardı edemeyiz ama temel değişikliğin nedeninin bu yüzden gerçekleştiğini düşünmüyorum.

    Cory Barlog, Kinda Funny podcast’i içerisinde “Biz God Of War’ı üniversite yıllarında geliştirmeye başladığımızda kendi karakterlerimiz ilk seride olan Kratos ile paralel idi. Sabırsız, küfürbaz, fevri ve daha çok metal müziğe yatkın vur, kır, parçala metodu ile geliştirmek istedik çünkü bizi yansıtıyordu” tarzında bir yorumda bulunmuştu. Ardından takım içerisinde olan çoğu kişinin büyüdüğünü ve kendi çocukları olduğunda bu gelişmenin onları etkileyerek daha da “olgunlaştıklarına” değiniyordu.

    Serinin bu değişimi bence tam da bu yüzden organik hissettiriyor. God Of War eskisi gibi değil, çünkü değişim kaçınılmazdır ve karakterler olgunlaşır, iyi hikayeler bu temele dayanır (çoğu). Tanrıları bir bir kahvaltı niyetine kesen ana karakter intikamın ve öfkenin yıkımdan başka bir şey getirmediğini görür ve bu yüzden kendi kendisini sürgüne gönderir, yeni bir başlangıç yaparak kendisinden sonra gelecek olan oğlunun aynı hırs ve öfkenin tutsağı olmaması için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır.

    Oyun içerisinde de bu döngü iyi belirtiliyordu aslında.

    “Cycle ends now” sözü ile aynı anlamda kullanılmadan Zeus’a gönderme bile vardı sonlara doğru.

    Bence gerekliydi, ortaya çıkan şeyi gördükten sonra da iyi ki oldu dedirtti.


2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel “Yılın Oyunları” dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

  • 30
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dosya, Liste, Oyun
Bilimkurgunun Kısa Tarihi

Bilimkurgu edebiyatı sonsuz bir derya. Gelin bu zaman çizelgesiyle kimi önemli satır başlıklarını yeniden hatırlayalım....

Kapat