Ambermush: Dünyaca Ünlü Yazarların Yeteneklerini Bileyen Oyun

Ambermush, başta Dresden Dosyaları'nın yazarı Jim Butcher olmak üzere pek çok yazara önemli dersler vermiş, kelimenin tam anlamıyla 'old school' bir oyun.

Jim Butcher milyonlarca kişi tarafından, başrolünü noir film tarzı bir Chicago’da özel dedektiflik yapan “profesyonel büyücü” Harry Dresden’in maceralarını anlatan “Dresden Dosyaları” serisinin yazarı olarak tanınıyor.

Fakat dünyanın dört bir yanında kurulan tutkulu sanal grupların bazıları Butcher’ı 1990 yılında Ambermush isimli bir online rol yapma oyunu için yarattığı Bassor Thanlis ve diğer karakterlerle hatırlıyor.

Amber, Roger Zelazny’nin 1970 yılında “Amber’de Dokuz Prens” ile başlayan ve oyunun alt yapısını oluşturan fantastik roman serisine bir gönderme. “Mush” kelimesi de oyunun biçimi için kullanılan bir kısaltma, açılımıysa “çok-kullanıcılı temsili halüsinasyon / multi-user simulated hallucination

Amber dünyasında – 2009 yılından beri kapalı fakat Web siteleri tarafından sevgiyle hatırlanıyor – katılımcılar karakterler yaratıp senaryolar üretir, hareketlerini tertip ederler ve bir nevi serbest olan bu hayal ürünü oyunda ilerlerdi.

Amber, grafikleri olmayan, kelimelerden inşa edilmiş bir oyundu. Butcher gibi gönüllü yazarlar o zamanlar bu fikirden dolayı çok heyecanlıydı.

Eski bir yazar atasözü olan “Milyonlarca kelimeni yazmak zorundasın” özdeyişini sıkıcı bir şekilde anımsıyor ve “önce kaliteli şeyler yazıyorsun, bir keresinde mush yaparak günde 5,000 kelime yazdığımı hesapladım,” diyor. “Hepimiz her gün yazarlık alıştırması yapıyorduk.”

Hikâye öğelerini ortaya çıkarmada diyalogları kullanma ve diğerleriyle garip yollarla iletişime geçen – diğer oyunculara çoğunlukla deli gibi görünen – fakat kendi iç mantığını ve kişisel düsturunu izleyen karakterleri yaratmadaki yeteneği için oyunu övüyor. Karakteri “sadece basit bir palyaço olmadan” eğlenceli hale getirebilmek için çok çabaladığını söylüyor.

Jim Butcher

Eğer tüm bu anlatılanlar Butcher’ın hayranlarına bir büyücü dedektifi anımsatıyorsa o halde – tıpkı Dresden’in mumları yakan büyüsünü yaparken söylediği gibi – flickum bicus. “Dresden Dosyaları’nda oldukça işe yaradı.” diyor Butcher.

Ne derseniz deyin, bu yöntem işe yarıyormuş gibi görünüyor. Serinin on üçüncü kitabı “Ghost Story” New York Times listesinin zirvesindeydi, üçüncü kitabıysa bu noktaya ulaşan ilk romanıydı.

Jim Butcher, Amber topluluğundan çıkan ilk yazar değil: yapılan bazı tahminlere göre yüzlerce eski oyuncudan bir düzinesi ya da daha fazlası kitabı basılmış birer yazar oldu. O zamanlar Amber oynamak bir yazarlar kolonisine katılmak gibiydi.

“O insanların bazıları o kadar iyi yazıyordu ki onlarla oynamaktan korkuyordum,” diyor İrlandalı bir fantastik edebiyat yazarı olan C. E. Murphy. “Fakat onlarla karşılaşmak benim daha fazla çırpınmamı sağladı. Aslında daha saygın olmak istiyordum, bu yüzden yeteneğimi daha üstün olarak gördüklerimle aynı seviyeye getirebilmek için kendimi geliştirdim.”

Süratli olma ihtiyacı yazarlık kısıtlamalarını kırmamıza yardımcı oldu, diyerek anımsıyor Bayan Murphy. “Çünkü gerçek zamanlıydı, yazabildiğimiz kadar hızlı gerçekleşiyordu, hikâyenizin bir eleştirmenin yetenekleri karşısında ayakta kalıp kalamayacağını düşünüp üzülmek için harcayabileceğiniz bir haftanız yoktu. Kesinlikle anlık kararlarla elimizden gelenin en iyisini yapıyorduk ve sanırım bu tarz taze, hızlı cevaplar çoğu yazar için inanılmaz yardımcı oluyor.”

Bu tam bir “çılgınca pozitif yazma ortamıydı,” diyor ve ekliyor: “Eğer Amber’de öykücülük gibi bir kuralımız olsaydı kesinlikle oyunu kötü yönde etkilemezdi.”

Cam Banks, Ambermush’ı gençken Yeni Zelanda’da, daha sonra da taşındığı Amerika’da oynamış. Kendisi Margaret Weis Productions adlı küçük, fakat ödüllü bir rol yapma oyunları şirketinin kreatif direktörlüğünü yapıyor. İlk romanını 2007 yılında yayınladı ve egosunu yaralamak pahasına da olsa hayali odaların detaylarını yaratırken bile oyunun geçtiği alanlardan faydalandığını itiraf ediyor.

“Eğer iyi bir sahne yazamazsanız, eğer doğru resmi çizemezseniz insanlar sizin odanıza gelmezler,” diyor. “Sadece sizinle açıkça alay ederler.” Fakat böyle bir davranışın “daha fazla çabalamanıza veya daha iyi olmanıza yardım edeceğini” de ekliyor.

Bir fantastik kurgu ve aşk romanı yazarı olan Angela Beegle, Ambermush topluluğunda yazmasının karakterlerini yaratma konusunda kendisine çok yardımcı olduğunu söylüyor. “İlk erkek karakterim kartondan kesilmiş bir bebek gibiydi,” diye açıklıyor. “Yemin ediyor, geğiriyor ve kesik atıyordu. O zamandan bu yana kendimi çok geliştirdim.”

Amber dünyasında yaşamış olmasının çok önemli olduğunu belirtiyor. Fakat roman yazmak isteyen birisi için bu devam etmek kadar önemli.

“Bağımsız bir yazar için çok kötü alışkanlıklar öğrendim,” diye açıklıyor. “Hikâyeler açık uçlu ve tamamen özgürdü ve herhangi bir sonuca bağlanabiliyorlardı. Ama kitap yazarken nereye gittiğinize dair bir fikriniz olmak zorunda, oraya nasıl geldiğiniz ise en azından muğlâk olmamalı.”

Her ne kadar oyuncular Amber oynamayı bıraksalar da, tıpkı sosyal bir ağ gibi gelişmeye, birbirlerinin kariyer koçluğunu yapmaya, yayın dünyası ve acenteleri hakkında tartışmaya ve fırsatları paylaşmaya devam etmişler. Amber’den arkadaş olan Rob Donoghue, Fred Hicks ve diğerleri Evil Hat Publishing adlı oldukça saygın bir rol yapma oyunu şirketini kurmuşlar ki bunlardan bazıları da Dresden Dosyaları’nı konu alıyor.

Bu süreç içerisinde oyun dünyası gelişti ve ekran kartlarıyla güçlendirilen grafiklerle sanki bir film izliyormuşçasına canlı tecrübeler elde edilebiliyor. Fakat bu tür oyunlar kalbimizin deli gibi çarpmasına neden olacak kadar heyecan yaratabilseler bile Ambermush müdavimlerinin yaşadığına benzer bir kelime-sarhoşluğunun yaratıcı çılgınlığı hazzını veremiyor.

Amber’de “bir karakterin kontrolünü alıp da hemen büyülü bir şekilde uçamazdınız – onu tasvir etmeniz gerekirdi,” diyor Bay Banks. “Olayları kafamızın içinde hayal edebilme yeteneğimizi kaybettik çünkü şimdi hiç uğraşmadan bunları görebiliyoruz. Eğer zaten ekrandaysa onu hayal etmenin bir anlamı kalmıyor.”

Neticede Jim Butcher, mush için yazmaktan çıkıp yayıncılar için yazmaya başladı, fakat yine de ortak hayalden vazgeçebileceğine inanmıyor. “Bunu yapmam gerektiğini fark edecek kadar kendimde olduğuma yeteri kadar emin değilim,” diyor. “Tüm aptallığıma rağmen kariyerimde gerçekleşen şeyler adında çok şanslıydım.”

Bunun yerine, bir internet sağlayıcısında gece vardiyasında çalışmış ve çok az kişinin gecenin ilerleyen saatlerinde oyunu daha inandırıcı kılmak için oynadığını keşfetmiş.

High fantasy dalında yazmaya niyetlenmiş fakat öğretmeni ona Laurell K. Hamilton’ın Anita Blake serisi gibi daha çok para kazandıran bir tür denemesini önermiş. O ise “öğretmeninin hatalı olduğunu kanıtlamak adına” ilk Dresden romanını yazmış.

Kitap satmış. Ve satmış: şu anda Butcher’ın 6.5 milyon adet basılı kitabı var.

Her şeye rağmen oyunculuk köklerine sadık kalmış. Harry Dresden’in arkadaşları arasında kurt adam olan bir grup iyi çocuk var. Kurt formundayken kötü güçleri savuşturmasında ona yardım ediyorlar. Buna rağmen daha sakin gecelerde bir araya geliyorlar, tuhaf görünüşlü zarlarını çıkarıyorlar ve oynuyorlar.


Makale, JOHN SCHWARTZ
Çeviri, M. İHSAN TATARİ
Orj. Yayın Tarihi, 23 Eylül 2011

  • 13
    Shares




Genel Yayın Yönetmeni
Yirmi yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest yazar olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Ambermush: Dünyaca Ünlü Yazarların Yeteneklerini Bileyen Oyun

Ambermush, başta Dresden Dosyaları’nın yazarı Jim Butcher olmak üzere pek çok yazara önemli dersler vermiş, kelimenin tam anlamıyla ‘old school’ bir oyun.

  • 13
    Shares

 

 

Başa dönün