Londra Nehirleri

Baker Sokağı’ndaki Diğer Dedektif: Sexton Blake

Bugün sizleri Sherlock Holmes'ün kapı komşusu Sexton Blake ile tanıştıracağız. Polisiye edebiyata 100 yılı aşkın süre hizmet eden Blake'in maceraları, kesinlikle gölgede kalmayı hak etmiyor!

Baker Sokağı’nın tek dedektifi 221B’de oturmuyordu.

Sherlock Holmes’ün kapı komşusu Sexton Blake, edebiyatın en ünlü dedektifinden altı yıl sonra, 1893 yılında Halfpenny Marvel adlı bir dergide boy gösterdi. Holmes’ün Reichenbach Şelalesi’nde Moriarty ile çarpışıp sözüm ona öldüğü Son Vaka’sının hemen ardından yayınlanan ilk öyküsü “Kayıp Milyoner” adını taşır.

Sonradan “fakirlerin Sherlock Holmes’ü” olarak anılacak karaktere ilk olarak Harold Blyth can verdi; ancak yazdığı erken dönem öyküleri vasatı aşamıyordu. Bir yıl sonra Union Jack dergisine transfer olan Sexton Blake’e bu dergide birçok başka yazar da el attı. Muhtemeldir ki bu yazarlar birbirlerinin yazdığı öyküleri filan da okumuyorlardı. Öyle ki ilk yıllarında tam bir karmaşa hâkimdi Blake’in dünyasına.

Böyle kötü zamanlarda yapılacak en doğru şeyi düşünmek ve yapmak Bleykin adeti idi. Bu sırada en iyi yapılacak iş yatıp uyumaktı. Bunu düşünerek Bleyk, adaleli vücudunu sert döşeme üzerine en rahat bir şekilde uzattı, ve başındaki düşünceleri bir tarafa atarak uykuya dalmağa hazırlandı. Hakikatte Sexton Bleykin o kadar kuvvetli bir iradesi vardı ki, onun için hemen uykuya dalmak işten bile değildi. Fakat birdenbire bir ses duyarak ayağa fırladı. (Perde Arkasındaki Adam, 1941)

Ben bunu kendi adıma dert etmiyorum. Ne de olsa popüler kültür tarihine ölürayak King Kong’u hediye eden Edgar Wallace bırakın meslektaşlarının yazdıklarını, kendi yazdıklarını bile okumazdı.

Ama karmaşayı biraz açayım. Bazı uzun soluklu öykülerde karakterlerin ismi bile sabit kalmıyor ve Blake’in medeni durumu, oturduğu adres gibi şeyler her öyküde farklılık gösteriyordu. Yardımcı karakterler de öyle. Bir tanesi bir goril olmak üzere en az 5-6 farklı yardımcı karakter yer aldı öykülerde.

Gorili de bir şekilde sindirdik diyelim. Poe dahi, edebiyat tarihinin ilk polisiyesinde bir orangutana yer vermişti. Bizim Vedat Örfi’nin Lord Lister’inde ateşli silahla adam öldüren orangutanı saymıyorum bile.

GÖZ ATIN  "Sherlock, Alla Turca" ya da "Bizim Neyimiz Eksik?"

Blake’in Yüzyılı

1904 yılında bu karmaşa son buldu, Sexton Blake’in de altın çağı başladı. Blake aynı yıl yayımlanan bir öyküde Baker Sokağı’na taşındı. Artık Tinker adında, ayrılmaz bir yardımcısı; iki katlı evine ondan yardım istemeye gelen müşterileri; onları karşılayan Martha adında bir hizmetçisi; bir piposu ve robdöşambırı vardı. Keman dışındaki tüm eksiklerini tamamlayan Blake, on yıllar boyunca popülerliğini sürdürdü.

Sexton Blake’in kitapları 1915’te “The Sexton Blake Library” başlığı altında yayınlanmaya başladı. Beş seri altında, 53 yıl boyunca sürecek olan maceraların ilki “Yellow Tiger” başlığını taşıyordu.

Birçok seri, savaş yıllarında kağıt yokluğu yüzünden kapanırken Blake popülerliği sayesinde ayakta kaldı. Union Jack dergisi 1933’te Detective Weekly adıyla yenilendi. Ancak Blake’e olan ilginin azalmasıyla, 1938 sonrasında eski serilerin tekrar basımları dışında yeni yayınlar çıkmaz oldu.

1956’da yayının editörlüğünü devralan Howard Bake, dördüncü Library serisini yayınladı. Bu seride dedektifimiz Berkeley Meydanı’na taşınır; ayrıca artık Paula Dane ve Marion Lang gibi yeni yardımcıları da vardır.

Blake bu yeni dönemde artık Holmes taklidi olmaktan çok uzaktır. Mizah dozu biraz, aksiyon dozu ise fazlaca artmıştır. 1965’te yayınlanmaya başlayan beşinci seri de 1968’de sona erer. Bu tarihten günümüze dek, birkaç istisna dışında, Sexton Blake yayını sona ermiştir diyebiliriz. Son yıllarda ise hayran kurgusu türünden yayınlarla altıncı seriyi oluşturma çabası var.

Türkçede Sexton Blake

200 kadar farklı yazarın yazdığı, dört binin üstünde macerası yayınlanan Sexton Blake’in dilimizdeki serüveni sadece dokuz kitaptan oluşuyor.

Alfred Bird, bir çığlık kopararak yatağında doğruldu. Fakat bu çığlık boğazında kaldı.Çünkü kadının elleri boğazına sarılarak başını yastığın üzerine doğru itmişti. Bir çılgın gibi çabaladı. Fakat bu zalim pençe altında ümitsiz bir halde kalmıştı. Dünya etrafında kararıp dönmeğe başladığı sırada uzaktan hafif olarak doktorun mırıldayan sesini duydu:

– Zavallı budala! Çabalıyorsun, halbuki seni ölmezler arasına yerleştireceğim! (Dört Kişi Kayboldular, 1941)

Bunlardan ilk üçü, 1940-41 yılları arasında Ahmet Halit Kitabevi tarafından yayınlandı. Bunlar yayınevinin Macera Romanları serisinin ilk üç kitabını oluşturur:

  • Sessiz Kadın Meyhanesi (The Silent Woman, 1933) / G. H. Teed
  • Perde Arkasındaki Adam (The Man Behind The Curtains, 1934) / G. Bowman
  • Dört Kişi Kayboldular (The Mysterious Doctor Maldoom, 1934) / George E. Rochester
GÖZ ATIN  Çizgi Romanlarda Bahsi Geçen Seri Katiller

Bunlar Detective Weekly’de yayınlanan öykülerdir. Özellikle “Dört Kişi Kayboldular”, eski Union Jack editörü tarafından çok olumsuz eleştiriler almış, serinin dip noktası olduğu söylenmiştir. Bu üçünün arasından en vasatının “Dört Kişi Kayboldular” olduğu su götürmez.

Blake’e ilginin giderek azaldığı bir dönemden seçilmiş olsalar da, diğer iki romanı (bulursanız) tavsiye edebilirim. Bulamazsanız sağlık olsun, Amanvermez Avni’ler de pekâlâ aynı tadı verecektir.

Union Jack dergisi bütün çelişkilere ve belirsizliklere rağmen, Sexton Blake’in gerçekten varolduğu, halen Londra’da faaliyet gösterdiği ama gerçek isminin gizli tutulması gerektiği iddiasını ısrarla sürdürdü. Gizli tutulması gereken bu kimlik 1938’de yayınlanan bir öyküde açığa da vuruldu: Blake’in gerçek adı Ronald Blakeney olarak belirtilmişti.

Ölüm Çağırıyor (Crime of Violence, 1958) / James Stagg 1959 yılında Sis yayınevi, iki Sexton Blake macerası yayınlar:

  • Hayatım Senin Güzelim (Nine O’Clock Shadow, 1958) / J.T. Story

Jack Trevor Story, Hitchcock tarafından filme alınan “The Trouble With Harry” sayesinde, beklentileri yükselten bir yazar. Bahsi geçen roman Akba’nın meşhur polisiye serisinde “İyi ama… Harry’i Kim Öldürdü?” adıyla yayınlanmıştı.

Gelgelelim, Sis Yayınları tarafından basılan iki Blake romanı da vasatı aşmıyor.

Sis Yayınevi’nin bıraktığı yerden Kartal Yayınları devam eder. 1962-63 yılları arasında yayınlanan dört macera, yine dördüncü Library serisinde yayınlanmış olan maceralardır:

  • Kan Davası (Vendetta!, 1961) / Richard Williams
  • Sırları Sakla (Keep It A Secret, 1961) / Philip Chambers
  • Bu Adam Ölmeli (This Man Must Die, 1960) / W. A. Ballinger
  • Ölüme Davet (Deadly Persuasion, 1961) / Desmond Reid

50’lerin ikinci yarısında İngiltere’de kamu mahkemelerinin müstehcen yayınlara karşı açtığı savaş, 1957’de Sexton Blake’i de etkilemiş, dizinin editörü Howard Baker kitaplardaki seks ve şiddet dozajını düşürmeye mecbur kalmıştı.

GÖZ ATIN  Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes'ün 3. Cildi Raflarda

Kartal Yayınları, İngiltere’deki bu sansür dalgasından mı feyzaldı bilinmez ama seks dozajını düşürmeye doğrudan karakterin isminden başlamış yayınevi: Karakterin adını Senton yapmış!

Türk tugayı canını dişine takmış, savaşıyordu. Burada verilen savaşlar masallardaki kahramanlık ve fedakarlığın sınırlarını aşan bir hava içinde geçiyordu. Türkler, tarih boyunca haklı olarak elde etmiş oldukları üstün vasıflarını ve kahramanlıklarını bir kere daha ortaya koymuşlardı. Bütün dünya bu hürriyet aşığı milletin kahraman evlatlarından gurur ve iftiharla bahsediyordu. (Bu Adam Ölmeli, 1963) 

Çeviribilim dergisinin 2005 tarihli bir sayısında yayınlanan “Sexton Blake vs. Senton Blake” başlıklı yazısında Oktay Ertan, bu durumu Alman yapı marketi Götzen’in, Türk piyasasına Tekzen ismiyle girmesine benzetir; ama o bunu otosansür olarak görmek yerine, “Toplumun genel düşünce yapısına ve değer yargılarına uygunluk,” olarak açıklamayı tercih eder.

Romanlara gelince, “Kan Davası” Marion Lang’ın, “Sırları Sakla” ise Tinker’ın ağzından yazılmış, keyifle okunan pulp örnekleri. “Ölüme Davet” polisiye kurgu açısından bu ikisine göre biraz daha oturaklı gözüküyor. Kartal Yayınevi’nin en kötü tercihi ise “Bu Adam Ölmeli”.

Blake’in ağzından milletimize düzülen övgüleri hariç tutmak lazım tabii! Ağzına sağlık sevgili Sexton… Artık böyle dedektif yetişmiyor. (Ya da böyle şuursuz çevirmen, diyelim.)

Bu dört maceranın, daha sonra 1966 yılında Başkent Yayınevi tarafından iki ciltte tekrar basımı yapıldı: Kan Davası ve Ölüme Davet. Bu iki kitaptan sonra, bugüne değin, Sexton Blake Türkçede yeni bir yayın şansı bulamadı.


Not: Bu metin ilk olarak 221B Dergisi’nin 5. sayısında yayımlanmış ve yazarın izniyle Kayıp Rıhtım’a taşınmıştır.

Son Savaş




90'ların ilk yarısında bir yandan İTÜ'de endüstri mühendisliği eğitimi alırken, bir yandan da Korsan Yayınevi için şarkı sözü kitapları çeviriyordum. Beş yılda öğrendiğim mesleğimi iki yıl kadar icra ettikten sonra yazılımcı olarak çalışmaya başladım. Cinai Roman'ın kurucu üyelerindenim. Sadece sahaflarda bulunabilecek polisiye romanları tanıtan yazılarım Virgül, 221b, Müteferrika gibi dergilerde yayınlandı. Eşim ve iki oğlum ile birlikte 2017'de Hollanda'ya yerleştim.

Baker Sokağı’ndaki Diğer Dedektif: Sexton Blake için 2 yorum

  1. Baker Sokağı denince aklıma yalnızca Sherlock geliyor. Sexton Blake’i hiç duymadım. :smiley:


  2. Komşusunun gölgesinde kalmıştır :slight_smile:


Baker Sokağı’ndaki Diğer Dedektif: Sexton Blake

Bugün sizleri Sherlock Holmes’ün kapı komşusu Sexton Blake ile tanıştıracağız. Polisiye edebiyata 100 yılı aşkın süre hizmet eden Blake’in maceraları, kesinlikle gölgede kalmayı hak etmiyor!

Başa dönün