C. S. Lewis’in 1937 Tarihli “Hobbit” İncelemesi

"Narnia Günlükleri"nin yazarı C. S. Lewis'in "Hobbit" için 1937 yılında kaleme aldığı eleştiri yazısını sizler için çevirdik.

Yazarların ilk kitabını bastıracak bir yayımcı bulmaları, eğer çok şanslı değillerse, biraz zor. Eser çok kaliteli olsa bile, toplumun isteklerini karşılamayacağı düşünüldüğü anda şansını kaybediyor. Bu durum her zaman böyle olsa da geçmişte işler daha da zormuş. Örneğin bir İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörü çıkıp bir kitap yayımlıyor, epey de bir başarı sağlıyor. Yıllar geçiyor, çocuk masalıyla başlayan serüven daha karanlık bir havaya bürünüyor ve ortaya Yüzüklerin Efendisi gibi bir şaheser çıkıyor. Bunun da okuyucuyla buluşmasını istiyor yazarı ve yolluyor yayınevlerine. Ama ne yazık ki işler hiç de istediği gibi gitmiyor, hatta eseri “bazı kısımları acilen kesilmesi gereken” bir çalışma olarak görülüyor. Yazarını bir kenara bırakın, kitabın geçtiği asıl evreni basmak isteyen Allen & Unwin’in sahibine bile “deli” yaftası vuruyorlar.

İşte Yüzüklerin Efendisi böyle bir dönemde okuyucuyla buluşabilmiş. Toliken meşhur olduktan sonra maddi ve manevi desteklerin ardı arkası kesilmemiş elbette fakat kitabın olgunlaşma sürecinde yazarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan bir meslektaşı vardı elbette: Narnia Günlükleri’nin yaratıcısı C. S. Lewis.

Tolkien, daha önce çevirdiğimiz bir röportajda Lewis’in onu daima desteklediğini, hatta klasik yazarlarla bile kıyasladığını ve daha iyisini yapması için teşvik ettiğini söylemişti. Bu kez karşımızda ikinci bir ağız yerine Lewis’in bizzat Hobbit’le alakalı yazdığı bir inceleme var. Hobbit’i övdüğünü zaten tahmin etmişsinizdir fakat gelin içeriğine bir göz atalım.

* * *

Çocuklar için bir evren: Hobbit
J. R. R. Tolkien (Londra: Allen & Unwin Yayınevi, 1937)

Hiç alakaları olmamasına rağmen, yayınevleri Hobbit’i Alice Harikalar Diyarında’ya benzetiyor ve her iki eserin de çocukça oyunlar oynamayı seven profesörlerin elinden çıktığını iddia ediyorlar. Daha önemli olan asıl gerçek, her iki eserin de kendilerine ait bir evrenleri olmaları dışında başka bir ortak noktaları bulunmayan kitaplardan oluşan çok küçük bir sınıfa dâhil olmalarıdır. Bunlar öyle evrenlerdir ki sanki biz onlara rastlamadan çok önce bile varlıklarını sürdürüyormuş gibi görünürler ve doğru okuyucu tarafından keşfedildiklerinde o kişinin hayatının vazgeçilmez bir parçası hâline gelirler. Alice Harikalar Diyarında, Düzlemler Ülkesi, Söğütlerdeki Rüzgar ve Phantastes‘in yeri bu sınıftır.

Daha çok yeni olduğundan Hobbit‘in evrenini tanımlamak henüz mümkün değil. Oraya gitmeden bir fikir yürütemezsiniz ve bir kere gittiniz mi daha da unutamazsınız. Yazarın takdire şayan çizimleri ve Kuyutorman, Goblin Geçidi ve Esgaroth haritaları size bunun ipuçlarını baştan veriyor, keza ilk sayfalarda gözümüze çarpan cüce ve ejderha isimleri de öyle. Gelgelelim cüce var, cüce var ve hiçbir sıradan çocuk masalı kendi topraklarına ve tarihine Profesör Tolkien’in yarattığı karakterler kadar bağlı yaratıklar içermez; ki yazarın onlar hakkında anlattığından çok daha fazla şey bildiği de aşikar. Bizi sıradan başlayan bir hikâyenin (“Hobbitler küçük bir halktır; cücelerden daha kısadırlar ve sakalları yoktur ama bir lilliputtan da çok daha büyüktürler.”) sonraki bölümlerde destansı bir havaya bürünmesine hazırlayanların sayısıysa çok daha azdır (“Şayet hazineyi korumasız bizi de katledilmiş olarak bulsaydınız akrabalarımızla miraslarının ne kadarını paylaşırdınız merak ediyorum.”). Değişimin ne kadar kaçınılmaz olduğunu ve kahramanın serüvenine nasıl ayak uydurduğunu anlamak için kitabı bizzat okumalısınız. Her şey muazzam olsa da hiç bir şey mantıksız değil; her ne kadar onlarla tanışma fırsatı bulan çocuklar, kanımızın derin kökenleri ve ondan doğan gelenekler hakkında çok fazla fikir sahibi olmasa da (eğitimsiz atalarının da onlardan pek bir farkı yok zaten) yaşamak tıpkı bizim dünyamızdaki canlılar gibi Yabaneller sakinlerinin de en doğal hakkı gibi görünüyor.

Bu kitabın yalnızca küçük yaşlardaki ilk birkaç okuma sırasında bir çocuk masalı gibi görüneceğini anlamalısınız. Alice Harikalar Diyarında’yı çocuklar sıkıntıyla, yetişkinlerse kahkahalarla okur. Diğer yandan çocuk okuyucular Hobbit’i daha eğlenceli bulacaklardır ve kitabı böylesine olgun, böylesine dostane ve kendince doğru kılmak için kullanılan ustaca irfanı ve içten düşünceleri yalnızca yıllar sonra, onuncu yahut yirminci okumalarında fark etmeye başlayacaklar. Tahminlerde bulunmak tehlikeli bir iştir fakat Hobbit klasikler arasında yer alabilir.


Bu makale ilk kez 2 Ekim 1937 tarihli Times Edebiyat Eki’nde yayınlamıştır.

Çeviri: Bayram Sarıkaya
Editör: M. İhsan Tatari

  • 2
    Shares




Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. İyi ki blues, elektrogitar, kamera, 1970 yılı, bilimkurgu, "Kuzgun" ve turuncu var. Bolca okurum çünkü kitaplar olmadan hayat zaten sıkıcı. Dante'nin "Komedyası"yla girdiğim dünyada Samuel T. Coleridge'ın "Yaşlı Denizcinin Ezgisi"yle devam ettim. Uzak doğu sinemasına, genel olarak da sinemaya aşığım. Zaman makinesi bulup önce İngiltere'ye gidip H. G. Wells’le, oradan da Japonya'ya gidip Akira Kurosawa'yla tanışabileceğime inancım tam. Ölmeden önce Japonya’yı görmek istiyorum. Şu an yaptıklarımın çoğunu ileride Japonya'da yaşamak için yapıyorum, çünkü -önceki hayatımda feodal lord olmamdan kaynaklı da olabilir- bir şekilde ruhum oraya bağlı.

Eski Yorumlar

PORTAL YORUMLARI

  1. Emrecan Dogan dedi ki:

    Çeviren Inglliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi, yazan ve yazının konusu olan da Ingiliz Dili ve Edebiyatı profesörü. Edebiyat tesadüfleri sever 😀

    C.S Lewis muhteşem bir öngörü’de bulunmuş: “Hobbit klasikler arasında yer alabilir.” 🙂 81 sene de dediği doğrulandı. Bu arada yazı sayesinde Lewis Carroll’u araştırdım ve onun da bir matematik profesörü olduğunu öğrendim. Başka bir konuya da yönlendirmiş oldu böylece

    1. Bayram Sarıkaya dedi ki:

      🙂 Hiç öyle düşünmemiştim ama çok doğru, hoş bir tespit olmuş. Ben de matematik profesörü olmasından fazlasını öğrenmiştim. Siz yine benden şanslıymışsınız o konuda 🙂

C. S. Lewis’in 1937 Tarihli “Hobbit” İncelemesi

“Narnia Günlükleri”nin yazarı C. S. Lewis’in “Hobbit” için 1937 yılında kaleme aldığı eleştiri yazısını sizler için çevirdik.

  • 2
    Shares

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün