Kurt Vonnegut’tan “Mezbaha No: 5″i Okul Fırınında Yakan Müdüre Mektup

Kurt Vonnegut 1973 tarihli bu mektubu, "Mezbaha No: 5"in kopyalarını okulun fırınında yakan Kuzey Dakota'daki bir lisenin müdürüne yazmış. Vonnegut'un hislerini dile getirdiği bu mektubu sizler için çevirdik.

Sansür ve yasaklarla karşılaşmak her sanatçı için moral bozucu bir tecrübe olmuştur. Hayatı boyunca sansürle savaşmış bir yazarın, Kurt Vonnegut’un, 1973’te yaşanan vaka karşısındaki dahiyane cevabını anlatacağız bugün.

Kurt Vonnegut Jr. on dört roman, üç kısa hikaye, beş oyun ve kurgusal olmayan beş eser yayımlamış, tartışmalı ve karanlık bir hiciv tarzına sahip çok satan romanı Mezbaha No: 5 ile ünlenmiş Amerikalı bir yazardır.

Felsefenin Başlangıç İlkeleri’nden Binbir Gece Masalları’na, Gazap Üzümleri’nden Lolita’ya, Candide’ten Hayvan Çiftliği’ne isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz ve dünya edebiyatında her birinin kendine özel yeri olan kitaplar, farklı zamanlarda ve toplumlarda sansürlerle, yasaklamalarla karşılaşmıştır. Yollarına çıkan bu engellere ise her yazar farklı bir şekilde karşılık vermiştir. 20.yüzyılın önemli yazarlarından olan Kurt Vonnegut’un yazdığı mektup ise ilham olacak cinsten.

Olay ise Aralık ayında sitemizde dizi-film olma haberini de yayınladığımız Mezbaha No: 5’in kopyalarının 1973 yılında Kuzey Dakota’daki Drake Lisesi’nin müdürü ve kitabın okullarda okutulmasını istemeyen bir topluluğun üyesi olan Charles McCarthy tarafından okulun fırınında yakılmasıydı.

McCarthy kitaptaki “ağır müstehcen dilin” ve “açık açık tasvirlenen seks sahnelerinin” çocuklara uygun olmadığını savunmuş, kitapta “hayvanlarla cinsel ilişkiye girildiğinin anlatıldığını” söyleyip yazarı “sapkın cinsel davranışları teşvik etmek”le suçlamıştı.

Bu olaydan günler sonra Kurt Vonnegut, Drake Lisesi müdürüne bir mektup yazıp neler hissettiğini anlattı:

Sayın Bay McCarthy:

Drake Lisesi müdürü olduğunuz için size bu mektubu yazıyorum. Sizin o artık meşhur olan okulunuzun fırınında kitapları yakılan Amerikalı yazarlardan birisiyim. Topluluğunuzun bazı üyeleri yazdıklarımın şeytani olduğunu söylüyorlar. Bu benim için çok büyük bir aşağılamadır. Drake Lisesi’nden gelen haberler bana gösteriyor ki kitaplar ve yazarlar siz insanlara gerçek değillermiş gibi geliyor. Bu mektubu ne kadar gerçek olduğumu görmeniz için yazıyorum.

Mektubuna, bu çirkin olaydan hiçbir şekilde faydalanmayacağını anlatarak devam ediyor:

Sizin de bilmenizi isterim ki, ben ve yayıncım Drake Lisesi’nden gelen iğrenç haberlerden faydalanmak için kesinlikle hiçbir şey yapmadık. Haberler sayesinde satacağımız kitapları düşünerek birbirimizin sırtına vurup birbirimizi tebrik etmedik. Televizyona çıkmayı reddettik, konu hakkında ateşli makaleler yazmadık, uzun röportajlar vermedik. Sinirlendik, usandık, üzüldük. Bu mektubu da kopyalayıp insanlara dağıtmadık, tek kopyası şu an sizin elinizde tuttuğunuzdur. Benden, dünyanın ve çocuklarının gözleri önünde ismime zarar vermek için oldukça çaba harcayan Drake halkına yazılmış oldukça kutsal bir mektuptur bu. Acaba bu mektubu insanlara gösterecek cesaretiniz ve terbiyeniz var mı merak ediyorum. Yoksa bu da, okulunuzun fırınında kül mü olacak?

Beni ve başka diğer yazarları da, genç insanların zihinlerini zehirleyerek para kazanmaktan zevk alan lağım fareleri olarak anlattığınız gazete haberlerini okudum, televizyon haberlerini izledim. Ben gerçekten de çocuk yaşta birçok kez çiftçilik yapmış ve alet edevatlarla arası iyi olan, güçlü, elli bir yaşında birisiyim. Altı çocuk yetiştirdim; üçü öz, üçü ise evlatlık. Hepsi de iyi birer yetişkin oldular. İki tanesi çiftçi. İkinci Dünya Savaşı’nda savaşmış ve hükûmet tarafından Mor Kalp Madalyası’yla ödüllendirilmiş bir savaş gazisiyim. Kazandığım her şeyi büyük uğraşlar sonucunda elde ettim. Hiçbir zaman tutuklanmadım, adıma herhangi bir dava açılmadı, kısaca hiçbir zaman illegal uğraşlar içinde olmadım. Ders verdiğim Iowa ve Harvard Üniversitelerinin fakültelerinde ve New York Şehir Koleji’ndeki genç insanlar bana hep güvendi ve ben de onlara güvendim. Her yıl kolej ve liselerde başlangıç konuşmacısı olmam için düzinelerce davet alıyorum. Benim kitaplarım okullarda muhtemelen halihazırda hayatta olan diğer Amerikalı kurgu yazarlarının kitaplarından daha geniş bir şekilde kullanıldı.

Çizim: Kathryn Rathke

Amerikan halkını en çok etkileyen yazarlar listesinde de kendine yer bulan Vonnegut, mektuba şu şekilde devam ediyor:

Eğer, eğitimli bir insanın yapacağı gibi, kitaplarımı okuma zahmetinde bulunsaydınız onların “seksi” olmadığını ve yabaniliği teşvik etmeye çalışmadığını öğrenebilirdiniz. Kitaplarım insanlara -normalde olduklarından- daha nazik ve sorumluluk bilinci içerisinde davranmaları için yalvarıyor. Evet, bazı karakterlerin küfürlü konuştuğu doğrudur, ama bunun sebebi insanların gerçek hayatta küfür ediyor oluşudur. Özellikle askerler ve zor koşullar altında çalışan işçiler küfürlü konuşur, bunu dış dünyadan en çok korunan çocuklar bile bilir. Aslında hepimiz de biliriz ki, bu kelimeler çocuklara fazla zarar vermez. Biz gençken bize zarar vermediler. Bize asıl zarar verenler yalan söylemek ve yapılan kötülüklerdir.

Bütün bunları söyledikten sonra, hâlâ cevap vermeye hazır olduğunuzdan eminim, hatta, “Evet, evet-ama yine de toplumumuzdaki çocuklara hangi kitapların okutulacağına karar vermek bizim sorumluluğumuz ve hakkımızdır,” diyorsunuzdur şimdi. Haklısınız, kesinlikle doğru. Ama doğru olan bir başka şey de şudur ki; eğer bu sorumluluğu ve hakkı cahilce, vicdansızca, Amerikan terbiyesinden yoksun bir şekilde uygularsanız, insanların sizi “kötü vatandaşlar ve salaklar” olarak adlandırmalarına sebep olursunuz.

Gazetede okuduğuma göre topluluğunuz, dünyanın yaptığınız şeyden dolayı size tepki göstermesini hayretle karşılamış. Gördüğünüz gibi, Drake de Amerika’nın bir parçası ve aynı toprakları paylaştığınız diğer Amerikalılar sizin bu medeniyetten uzak barbarca davranışınıza dayanamıyorlar. Belki de bu, size kitapların çok iyi sebeplerden dolayı özgür insanlar için kutsal olduğunu ve savaşların kitaplardan nefret eden ve onları yakan ülkelere karşı verildiğini öğretir. Eğer Amerikalıysanız, sadece kendi görüşünüzün değil, bütün görüşlerin topluluğunuzda ifade edilmesine, konuşulmasına, savunulmasına izin verirsiniz.

Eğer siz ve yönetim kurulunuz, gücünüzü genç insanları eğitmede bilgelikten ve olgunluktan yana kullandığınızı göstermeye kararlıysanız, o zaman özgür bir toplumda, okumadığınız kitapları toplatarak ve yakarak genç insanlara çok iğrenç bir ders verdiğinizi bilmelisiniz. Ayrıca daha iyi kararlar verebilmeleri ve dünyada hayatta kalabilmeleri için çocuklarınızın bütün fikirleri ve bütün bilgileri öğrenerek daha donanımlı olmalarına izin vermelisiniz.

Ve son olarak da, kitaplarını yakan topluluğa gayet açık bir mesaj vererek Vonnegut mektubunu sonlandırıyor:

Tekrar ediyorum; iyi bir vatandaş olduğum halde beni aşağıladınız. İnanın bana ben de hisleri ve değerleri olan, kandan ve etten yapılmış bir gerçeğim.

Mezbaha No: 5’in başına gelenler üzücü, halkı bilinçlendirmek için çabalayan bir sanatçının başına bunların gelmesi daha da üzücü. Sansür hep vardı, tahammülsüzlük devam ettiği, saygı ortamı oluşmadığı sürece de hep var olmaya devam edecek ve tabii sansüre, yasaklara karşı verilen savaş da…

Eminiz ki Vonnegut’un mektubu onunla aynı yollarda yürüyecek ve aynı engellerle karşılaşacak sanatçılar için ilham olmaya devam edecektir.

  • 19
    Shares




15 Mayıs 1996 İstanbul doğumlu. Edebiyata olan sevgisi babasıyla Sirkeci'ye gidip kitap aldığı çocukluk günlerinde başladı. Gazetenin birinin verdiği kuponları biriktirerek aldığı kitap setinin içerisinde, okuduğu ilk ciddi eser olan Suç ve Ceza ile tanıştığında on iki yaşındaydı. O gün Dostoyevski de, Edebiyat da onun için bambaşka bir boyuta ulaştı. Süperkahramanları sever, küçük bir çocukken koltuktan koltuğa zıplayıp "Ben Örümcek Adamım!" dediği rivayet edilir. Buna rağmen hiçbir zaman süperkahraman olmak istememiştir. Arada sırada meramını anlatmak için hikaye yazmayı sever. Fransız Dili ve Edebiyatı okuyor.

Kurt Vonnegut’tan “Mezbaha No: 5″i Okul Fırınında Yakan Müdüre Mektup için 1 yorum

  1. Vonnegut’un dobralığını seviyorum, hiç sakınmadan konuşmuş.

    Elinize sağlık, çok özenli bir çeviriydi. Bu mektubu Türkçede görmek beni ayrıca mutlu etti.


Kurt Vonnegut’tan “Mezbaha No: 5″i Okul Fırınında Yakan Müdüre Mektup

Kurt Vonnegut 1973 tarihli bu mektubu, “Mezbaha No: 5″in kopyalarını okulun fırınında yakan Kuzey Dakota’daki bir lisenin müdürüne yazmış. Vonnegut’un hislerini dile getirdiği bu mektubu sizler için çevirdik.

  • 19
    Shares

 

 

Başa dönün