in ,

Neuralink veya Beynimizin Çiplenmesi

Neuralink projesi nedir? Amaçları, detayları, olumlu yanları ve hakkındaki komplo teorileri. Beynimizi çipleyecekler korkusu sağlıklı mı?

Neuralink Nedir Elon Musk

Neuralink projesi nedir? Amaçları, detayları, olumlu yanları ve hakkındaki komplo teorileri. Beynimizi çipleyecekler korkusu sağlıklı mı?

Bilim ve teknolojideki yenilikler her zaman devrim yarattı, sanki insanlar hiç beklenmedik anda, ne olduğunun farkına varmadan bir âlemden çıkıp tamamen başka, paralel evrenlere geçiş yaptılar.

Otomobilin, trenin, uçağın icadı ulaşım sistemlerinde köklü değişiklikler yaparak yeryüzünün sınırlarını akıl almaz ölçüde daralttı. Sanayide kullanılan farklı farklı teknolojiler, bilgisayarlaşma insan emeğini katbekat kolaylaştırdı, üretimin hacmi arttı, maliyeti düştü. Cep telefonları, “rengârenk” cihazlar, internet, sosyal medya hayatımızı yeniden şekillendirdi, bilgi kolaylıkla erişilen oldu. Işık hızlı bir ağ, şebeke mekanizmasıyla dünya evimize birleşti. Son 30-40 senede teknolojiler hayatımıza öyle derinden nüfuz etti ki bizi sıkıştırıp yerimize geçecek diye düşünmeye başladık.

Bugün pek çok yeniliklerin yaşandığı, bir başka deyişle zamandan ileri atıldığımız tarihi olayların içindeyiz. Forbes dergisine göre 153,5 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 2’inci adamı olan çılgın girişimci, yatırımcı Elon Musk, herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Uzayı avcuna alıp Mars’ta koloniler kurmayı hedefleyen SpaceX, çevreyi kirleten otomobilleri otonom sürülebilir elektrikli arabalarla değişen Tesla, boşuna havaya savrulan güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren SolarCity, uçaktan hızlı, trenden ucuz yeni ulaşım sistemiyle uzak mesafeleri yaklaştırmayı planlayan Hyperloop şirketleri… ve Neuralink!

Neuralink Projesinin Amaçları

Geçen aylarda gündem yaratan olayı – Neuralink projesinin canlı varlık üzerinde test edildiği tanıtım toplantısını izledik. Dünyanın birçok ünlü kanalları, Youtuberleri sunumu canlı yayınladılar. Domuz üzerinde başarıyla gösterilen, yakında insanlarda da test edilmesi planlanan projenin birçok amacı var:

  1. Tıbbın gelişimi: omurilik hasarlarının, felcin, Alzheimer, Parkinson, depresyon, uykusuzluk gibi hastalıkların, görme, işitme, hafıza kaybının tedavisi.
  2. Teknolojinin gelişimi: beynimizi bilgisayar sistemine bağlayacak simbiyoz bir mekanizmanın – beyin-bilgisayar arayüzünün yaratılması.

Neuralink nedir

Uzmanlar belirtiyorlar ki saç telinden defalarla ince 1024 elektrot iplikleri özel araçla beyine yerleştirilip, “ekilip” madeni para büyüklüğündeki çipe birleştirilecek. Böylece beynimizle, düşüncelerimizle her türlü cihazları, hatta otomobillerimizi de idare edebileceğiz. Tüm teknolojilere entegre olunan insan-makine konstrüksiyonları yaratılacak kısacası.

Projenin devamı olarak birçok fütüristik fikirler seslendiriliyor:

  1. Elon Musk defalarla vurgulamıştı ki yapay zekâ bir gün insanlığa zarar vermeye başlayabilir. Bilhassa bunun karşısını almaktan, robotların esareti altına düşmemekten ötürü beyin imkânlarımızı genişletecek araçlar yaratmalıyız. Bizi daha akıllı, güçlü, becerikli bir varlığa çevirecek Neuralink’in de diğer amacı bu.
  2. İnsan öldüğünde beyni de içindekilerle birlikte yok olur. Oysa doğduğumuz günden anne babalarımızın, atalarımızın beyinleri içindeki “materyallerle”, bilgi ve becerilerle bize aktarılsa nasıl da muhteşem olurdu. Ömrümüzün uzun bir kısmını artık bilinen şeyleri benimsemeye çalışmak yerine hazır bilgilerin üzerine bir şeyler koyar, yepyeni şeyler keşfederdik. Bu zaman uygarlığımızın gelişim hızı bire bin artıp kozmik hıza ulaşırdı.
  3. Beynimizin, hafızamızın hatıralar, hayaller, hislerle aktarılması konusunu birazcık da geliştirelim. Mesela bilgisayarların hard diskine kopyalanan insan beyni, avatar-robot bedenlere birleştirilebilir. Sonuçta tümüyle dijitalleşerek ölümsüzlüğe kavuşuruz. Newton’un, Einstein’ın, Dekartes’in, Kant’ın beyinlerinin başka bedenlere aktarılarak ömürlerinin uzatıldığını düşünün. Ne kadar inanılmaz icatlar yapılmış, eserler yazılmıştı şimdiye kadar.
  4. İnsanlarla şempanzeler arasındaki 2%’lik DNA farkı medeniyetler kurmamıza, uzaya çıkıp robotlar yapmamıza yeterli oldu. Peki Neuralink gibi çiplerle, biyoteknolojilerle, aynı  zamanda  genetik mühendisliğiyle daha %2’lik gelişime ulaşırsak neler yapabiliriz? Galaksileri, evreni fetheder, yaşamın tüm sırlarını çözeriz belki de.

neuralink amaçları

Öte yandan bu konuları araştıran bilim insanları, yazarlar, filozoflar heyecan sinyali çalıyorlar:

  1. İnsan beyni, bin yıllar boyunca içgüdülerden ibaret limbik sistemin ve rasyonel merkezin eş zamanlı faaliyetiyle mevcut oldu. Beyine dijital merkezin eklenmesi onun normal işleyişine engel olabilir, hiç kimsenin beklemediği birçok arızalar, yan etkiler baş kaldırır.
  2. Vücudumuzun bir parçasına çevrilen, sabahtan akşama dek elimizden bırakmadığımız akıllı telefonlardan farklı olarak Neuralink çipleri sözün gerçek anlamında vücudumuzun, beynimizin bir parçasına çevrilecek. Hayatımızı gerçeklikten uzak geçiriyoruz zaten: ya uykuda, ya da çeşitli ekranlara, televizyona, bilgisayara, telefona bakarak. Peki gerçeklikten daha da kopup tamamen sanallaşmamız insanlığın sonu demek değil mi?
  3. Neuralink çipleri kısa sürede dünyadaki tüm insanlara implant edilecek. Toplu olarak en küçük düşüncelerimize, hislerimize, arzu ve hayallerimize kadar kontrol altına alına alınacak, hacker saldırılarına maruz kalıp zombileşecek, başkaları tarafından yönetilecek.
  4. Bilimin bu gelişimi kıyamet, dehşet saçan fantastik filmlerdeki gibi insanlığın kendi kendini yok etmesine yol açabilir. Atom bombaları, nükleer teknolojiler bunun bir başlangıcı. Einstein diyordu: “Üçüncü Dünya Savaşında hangi silah kullanılacak bilmiyorum ama dördüncüsü taş ve sopayla olacak.”

Peki bilim ve teknolojinin gelişimi olumlu yanlarına göre devam mı etmeli, yoksa olumsuzluklarından korkularak durdurulmalı mı?

İnsanlar mağara dönemlerinden bu yana yeniliklerden korkmuş, bilmedikleri, tanımadıkları, anlamını anlamadıkları şeylerden sakınmışlardır. Tarihte atılan belirli adımlar felaketlere yol açsa da hiçbir zaman gelişimin karşısı alınamadı. Bugüne kadar eğer bilimin karşısını kesip yerimizde saysaydık, şimdi ne ortalama yaşam süresini arttıran modern tıp vardı ne hayatımızı kolaylaştıran teknolojiler ne de fizik, biyoloji, astronomi gibi bilim alanları.

“Yeni teknolojiler yaratmanın yanı sıra onu akıllıca, dikkatli bir şekilde, yalnızca iyi işler için kullanmayı öğrenmeliyiz.”

Dördüncü Sanayi Devrimi

Son üç yüz yılda dünyanı değişen önemli faktörlerden biri, belki de birincisi Sanayi Devrimleri oldu:

18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren tekstil sektörünün gelişimi, buharlı makinelerin icat edilip üretimin makineleşmesi, zanaatın fabrikalara geçmesiyle Birinci, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında çelik üretiminin gelişmesi, tren yollarının yaygınlaşması, seri üretimin uygulanması, makine mühendisliğinin aktifleşmesi, elektrikleşme, telgrafın, radyonun buluşuyla İkinci, 20. yüzyılın sonlarında bilgisayarların, dijitalleşmenin, internetin, robot teknolojisinin yaratılmasıyla Üçüncü Sanayi Devrimi.

Neuralink elon musk

Bu günse yapay zekâ, 3 boyutlu yazıcılar, nesnelerin interneti, Big Data, kuantum fiziği, nanoteknolojiler ve genetik mühendisliği gibi yeniliklerle Dördüncü Sanayi Devrimi’ni yaşamaktayız. Şu anda geriye yol yok, dünya inovasyonlarla, start-uplarla günbegün değişiyor. Bir şeyler başarmak içinse yalnızca zekâya, bilim ve bilgiye güvenmeliyiz. Geçmişin nostaljisinden kurtulup geleceğin ışığına taraf yön almak gerek.

Kaliforniya’da, Silikon Vadisi isimli bölge var. Orada toplanan Amazon, Apple, Google, Facebook, Twitter, Tesla, SolarCity gibi teknoloji devleri bugün dünyada söz sahibiler. Fakat Silikon Vadisi tek somut coğrafyada değil hepimizin beyninde, bilincimizin derinliklerinde yaratılmalı. Günümüzde bilimsel eğitimin arttırılıp öncelik kazanması, kendini eleştiriyle kendini geliştirme yoluna adım atılması herkes için son derece büyük önem taşımakta.

Sık sık gündeme getirilen bilim ve teknoloji yeniliklerinden büyük beklentiler olsa da üç beş senenin içinde havada arabaların uçacağını, insanların siborglara dönüşerek Galaksi İmparatorlukları oluşturacağını düşünemeyiz. Bunlar gelecekte, belki de bin yıllar, yüzyıllar uzaklığında olmayan yakın gelecekte herhangi bir şekilde gerçekleşecek tabi. Fakat aceleye gerek yok, emin, sağlıklı adımların atılmasına her zaman vakit lazım.

Bizi diğer canlılardan farklı kılan esas şeyi, beynimizi değişmek, ona müdahale etmek, onu anlamak belki de insanlığın en son, en kutsal aşaması. Bizi biz olmaktan çıkaracak, paralel evrenlere atıp hiç hayalimize bile gelmeyen bir varlığa, süper insana dönüştürecek bu süreç ise başlamıştır artık.

Neuralink ve Elon Musk’ın diğer projeleri hakkındaki fikirlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

She-Hulk

She-Hulk Dizisi Hukuk Komedisi Olacak: Marvel Başkanı Açıkladı

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler - Olga Tokarczuk | Haftanın Kitabı #157

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler – Olga Tokarczuk | Haftanın Kitabı #158