Rıhtımdan Kalkan Gemi ve Stan Lee

Çizgi roman araştırmacısı Ümit Kireççi, geçen yıl kaybettiğimiz Marvel Comics efsanesi Stan Lee'nin hayatını, başarılarını ve çizgi romancılığa kattıklarını anlattı.

Çizim: Cuson Lo

Bugün herhalde çizgi romanın ‘comics’ ekolünden birkaç isim sayın desek onlarca kişinin adını sıralayabilir insanlar. Hem de okumadıkları hâlde. Ama sanatçısını sayın desek akıllarına bence sadece Stan Lee gelir. Ve eminim ki 12 Kasım 2018 tarihinde, 95 yaşında aramızdan ayrılan bu sanatçıyı birkaç kuşak daha ezbere biliyor olacak.

Kısa bir biyografi

Asıl adı Stanley Martin Lieber olan Stan Lee, Romanya-Yahudi toplumunun bir üyesi olarak 28 Aralık 1922 yılında Los Angeles, California’da dünyaya gelmiş. Büyük buhran döneminde terzi olan babasının fazla iş alamamasından dolayı ailecek tek gözlü bir hanede yaşamak zorunda kalmışlar. Bu koşullar da onun küçük yaşta iş hayatına atılmasına neden olmuş. Çocukluğunda ünlü oyuncu Errol Flynn’den etkilenen küçük Stanley o yıllarda asla gerçekleşmeyen “Büyük Amerika Romanı”nı yazmayı hayal ederek büyümüş. Ancak görünen o ki hem okuyan hem de yarı-zamanlı işlerde çalışan Stanley hayatı ta içinden deneyimlerken yaratıcılığını başka bir yönde geliştirecektir.

Gazetelere ölüm ilanları yazmaktan sandviç servisi yapmaya kadar birçok işte çalışan yazar, liseyi bitirmesinin hemen ardından 1939 yılında, daha 16 yaşındayken, amcası Robbie Solomon’un aracılığıyla Martin Goodman’ın yayınevinde asistan olarak işe başlar. Bu yayınevi daha sonra adını Marvel Comics olarak değiştirip onu efsaneye dönüştürecek olan ve bugün hâlâ yakından tanıdığımız Captain America, Namor, Human Torch, Kazar gibi ikonik karakterlere ev sahipliği yapmış olan Timely Comics’tir.

Timely Comics’te asistan olarak başlayan kariyerinde daha sonra editörlüğe terfi etmiştir. Böylece de yayınlanan comicslerin arkasında uzun editör yazılarıyla kendini sınama şansı yakalamıştır. Derken yavaş yavaş çizgi roman yazarlığına geçiş yapan Stanley zamanla iki işi bir arada yapar olmuştur.

Bu süreçte hayatıyla ilgili önemli kararlar alan Stanley Martin Lieber, çizgi roman yazarı olarak mahlas kullanmayı tercih ederek ismini kısaltmış ve Stan Lee’yi kullanmaya başlamıştır. Gerçek ismini ise daha farklı sanat eserlerinde kullanmayı planlamıştır ama anlaşıldığı kadarıyla bu hiç kısmet olmamıştır.

Sonra İkinci Dünya Savaşı sırasında orduya katılmıştır. Burada da ordu için yazarlık yapmıştır. Ordudan ayrıldığında ise İngiltere doğumlu model Joan Clayton Boocock ile tanışır. Bu tanışma esnasında evli olan Joan, iki haftalık flörtün ardından gelen evlilik teklifine “evet” demesinin ardından aynı gün içinde boşanırken (belli ki formalite bir evlilikmiş) nikah defterine imza atmıştır. Daha sonra modellik işini bırakan Joan, 2017 yılındaki vefatına kadar birçok kahramanın uyarlamasına dublaj yapmıştır.

Bu evliliklerinden iki çocukları olan çiftin ilk kızları Joan Celia “J. C.” Lee hiç evlenmeyerek ömrünü babasıyla annesine adamış bir kadındır. Kısa bir oyunculuk deneyimini saymazsak bütün hayatı babasının yardımcısı olarak Marvel Comics’te çalışarak geçmiştir.

Çiftin ikinci kızı Jan Lee ise hayata sadece üç gün tutunabilmiş, 1953 yılında dünyaya gelip 1953 yılında hayata gözlerini yummuştur. Kardeş Larry Lieber ise annesinin vefatının ardından çocukken birlikte yazarlık hayali kurduğu ağabeyinin yanına taşınmış, daha sonra halen sürdürdüğü çizgi roman yazarlığına geçiş yapmıştır.

Çizgi Roman Kariyeri Ve Yeni İkonlar

Yukarıda bahsettim gibi asistan olarak başladığı Timely Comics’e askerlik gerekçesiyle verdiği aranın ardından geri dönen sanatçı, adı değişerek Atlas Comics olan yayınevinde yazarlığa başlamış ve romantik, bilimkurgu, korku ve mizahla tanışmıştır.

Derken, Martin Goodman’in 1961 yılında o dönem moda olan korku-bilimkurgudan uzaklaşarak süper kahraman akımına geçiş yapma stratejisiyle hareket etmek istemesi isim değişikliğini zorunlu kılmıştır. Timely ismi böylece yerini yeni bir marka olan ve adını yıllardır kullanılan “Marvel Mystery Comics”den alan “Marvel Comics”le yönünü değiştirir. Rota süper kahramanlardır. “DC kahramanlarıyla yarışacak kahramanlar yarat,” komutunu veren Goodman, ekibin başına Stan Lee’yi atamış, yaratıcılığını bu doğrultuda kullandırmıştır. “Stan’s Soupbox” köşesi de “exelcior” imzası da bu dönemin kazanımlarıdır.

GÖZ ATIN  Iron Man Artık Siyahi Bir Kadın

Stan Lee bu görevi alır almaz bir başka efsane olan Jack Kirby’yle birlikte birçok değerli sanatçıyı bir araya getirerek çalışmalara başlamış, başta Kirby’nin DC Comics için yarattığı Challengers of the Unknown adlı dizisinin benzeri olan Fantastik Dörtlü‘yü ortaya çıkarmışlardır. Daha sonra DC’nin gedikli Wonder Woman‘ı yerine Thor’u, Green Arrow’un yerine Hawkeye’ı, Doom Patrol‘un yerine de X-Men’i yaratmış, hemen akabinde Daredevil, Iron Man, Hulk, Doctor Strange ve Spider-Man gibi ikonik karakterlere hayat vermişlerdir. The Avengers yine bu sırada ortaya çıkmış, Captain America yıllar sonra çizgi roman sayfalarına döndürülmüştür.

Ancak bu ikonlar bu kadarla kalmamıştır. Timely zamanında yaratılmış olan kahramanlar zaman içinde revizyona uğrayarak tekrar kullanıldıkları gibi bugün artık yakından tanınan onlarca iyi ve kötü karakter comics dünyasında ve hafızalarımızda yer etmeye başlamıştır.

Stan Lee bir röportajında yayınevi sahiplerinin sık sık buluştuklarını, Goodman’in her seferinde koşarak yanına gelip “DC şimdi de şöyle bir karakter yaratmış, çabuk karşılığını oluştur,” dediğini anlatıyordu. İşte bu 1960’lar yeni ikonların bu şekilde ortaya çıktığı bir dönemdi.

Stan Lee ve Yenilikler

Stan Lee’nin Timely Comics deneyimine ve comics ekolünün altın çağına damgasını vuran hikâye anlatma anlayışına bakarak başlayalım işe. Ve elimizden geldiğince bazı önemli yenilik başlıklarıyla sınırlı kalalım…

Evvela süper kahraman türü o zamanlar yeniydi. Sanatçı da okur da yeni bir tür sanatla karşı karşıyaydı. Bu tür, haliyle farklı sanat anlatımlarından etkilenecekti. Romantizm, melodram, pembe dizi kıvamlı anlatımlarla şaşırtmacalı, kısa ve heyecan yüklü kalıplar iç içe geçmişti.

Her hikâye kendi içinde bir girişe ve sona sahipti. Kahraman sorunla karşılaşır, onunla mücadele eder ve kazanırdı. Bunlar çabucak sona ulaşan ve okurları şaşırtmaya çalışan işlerdi. Üstelik kahramanlar “tipleme” düzeyindeydi ve çoğunlukla kendilerinden beklendiği gibi hareket ederlerdi. İyi daima kazanırdı ve kötü cezasını bulurdu.

Stan Lee’nin belki de comics dünyasına kattığı en, büyük yenilik bu kalıpların yıkılması olmuştu.

Öncelikle kendisinden bekleneni yapan ve sürprizi olmayan “tipleme” kişisinin yerine “karakter” kişisini ortaya çıkarmıştır. Böylece de Amerikalıların “sorunlu karakter” diye adlandırdığı yeniliği okurla buluşturmuştur.

Örnekleyecek olursa; “tipleme” denince aklımıza Keloğlan gelebilir mesela. Veya Nasrettin Hoca. Bu kişilerin bir olayla karşılaşmaları durumunda nasıl reaksiyon göstereceğini biliriz. Hazır cevaplık ve kurnazlık bizi her defasında tatmin eder ve şaşırtmaz. Bu arada şunu sormayız: “Bu komşu ne gerzek, geldi gene soru sordu,” veya “Hoca bu salağı niye ciddiye alıyor ki?”…

Tiplemeler yaşadıklarından sonuç çıkarmaz, bunu hayatına katmaz, her defasında aynı sorunla karşılaşır ve her defasında sorun yaşar ve her defasında çözüm aranır. Çizgi roman sanatçısı işte bu noktada süper kahramanı akıllandırmak yerine okuru şaşırtmaya yönelik arayışa girerek soruna farklı çözüm yolları arar. Ancak kimse sorgulamasa da aslında çözüme hangi ara hangi eğitim ve birikimle ulaşıldığı bilinmezde kalır.

Karakterler ise gerçek insanlarla aynı süreci yaşar. Karakter, yaşadığı olaylardan ders çıkarır ve kötü bir deneyimse önlem almayı veya iyiyse mutlu olmak için tekrar kullanmayı akıl eder. Deneyimler biriktirilir, karakter adım adım eşikleri atlayarak, kapılardan geçerek, zorlukları aşarak hayatını kurar. Karakter kişisi karar vermek durumunda kalır, seçimler yapar. Örneğin, Örümcek Adam bir seçim yapar ve bir grup insanı kurtarırken sevgilisini kaybeder. Seçim yapmak insani bir durumdur ve Stan Lee’nin kahramanları o seçimin acısı veya mutluluğuyla yaşamak zorunda kalırlar. Seçimlerle yüzleşmek ve uzlaşmak onları insan yapar.

GÖZ ATIN  Stan Lee Cameo'ları Hakkında Üzücü Haber

Kahramanlardaki bu biçimsel değişikliğin yanı sıra Stan Lee sadece comics türünün kalıplarını değiştirmekle kalmaz, edebiyat klasikleriyle sinema ve dizi filmlerin popüler olanlarını alıp comics alemine uyarlar. Haliyle okurla izleyici arasındaki ince köprüyü yıkar ve onları aynı düzlemde buluşturur. Ve romansın tadına uygun bir pembe dizi mantığını hayata geçirir. Kahraman her defasında kötü duruma düşer ve okur nasıl kurtulacağını görmek için bir sonraki sayıyı merakla bekler olur. Bu arkası yarın kalıbının bir farklılığı vardır. Okur kahramanın gerçek hayata benzeyen gelişim ve eğitim sürecinden çözümün nasıl gelebileceğini aşağı yukarı tahmin edebilir.

Stan Lee’nin gerçek hayata yaklaşan sahicilikteki kahraman tekniğinde bir başka yeniliği de kahramanların toplumdaki yerleridir.

Masalsı alt yapıda kahraman bir asildir. Veya yeni dünya düzeni içinde üst sınıf burjuva veya son derece iyi eğitim görmüş ve maddi anlamda hayatını sağlama almış kişilerdir. Kahramanlık mecburen bu seçkinlerin hakkı olmuştur. Okurlar her ne kadar toplumsal değerler noktasında kahramanla özdeşlik kurabiliyor olsalar da bir eksiklik, bir mesafe, bir dördüncü duvar hep kendini belli eder maceralarda.

Stan Lee, özdeşliği kurmada bir adım ileriye giderek kabaca “halk çocuğu” diyebileceğimiz insanları ön plana çıkarmıştır. Yetim, öksüz, yoksul, yalnız, dışlanmış, ayrımcılığa uğramış, hayatta güvencesi olmayan insanlar kahraman olmayı seçmiştir onun maceralarında. Böylece de okurun daha rahat özdeşlik kurabileceği kahramanlar basmakalıp kahramanlardan daha iyi rol model olabilmiştir. Özellikle gençleri, ergenleri ve çocukları hedef alan kahramanlarla hayata sıkıca tutunma, isyankâr olmama, doğruluktan şaşmama, intikam hırsı yerine sabırlı olma gibi olumlu duygular, düşünceler ve motivasyonlar ön plana çıkarılmıştır. İşte eğitime sarılın, öğenim görün, kendinizi geliştirin v.s. bunları takip etmiştir. Böylece doğuştan şanslı kahramanların kimi yapaylığa varan trajedilerinden uzak gerçekçi kahraman gerçekçi bir düzlemde hem sosyal hayatla hem de kendisine sırt çeviren kader, toplum ve tanrıya rağmen kötü süper güçlülerle mücadele ederek okura örnek olmaktadır.

Bununla birlikte popüler kültürün yanı sıra gündem siyasetini de takip eden Stan Lee kahramanlarının birçoğunu atom çağına, soğuk savaşa, uzay yolculuğuna, bilinmezlere ilgi duyan, merak eden veya korkan, sorgulayan okura göre de konumlandırır. Böylece de okur pembe dizi misali takip ettiği kişilerin hikayeleriyle çok daha özel bir özdeşlik kurabilir hale gelir. Çünkü Marvel kahramanı kendi siyasi, hayati kaygılarına ve eğilimlerine göre de biçim almaktadır. Bu da yetmez masalsı Gotham, Metropolis gibi şehirlerin yerine New York’un, Washington’un gelmesiyle de okur hepten kendini görmeye başlar sayfalarda. Hatta belki de “Acaba beni de çizdiler mi?” diye bile düşünmüştür diye tahmin ediyorum.

Diğer bir yenilik de senaryo yazımı konusundadır.

Stan Lee son derece yetenekli çizerlerle çalışmanın avantajını kullanarak hızlı üretime geçmenin formülünü icat eder. Kısa bir öykü oluşturur ve bunu çizere verir. Çizer, kendisinden beklenen kadar kareye böldüğü hikayeyi çizer. Daha sonra karelere bakılarak düzeltmeler yapıldıktan sonra balonlarla yazı kutuları kaleme alınır ve çizimlere eklenir. Yazar, “Marvel Tarzı” da denilen “Plot Style” (Tretman) senaryo yazım tekniğinde çizeri yönlendirecek uzun betimlemelere girmeden notlar iletir. Çizimden sonra da ayrıntıları doldurur.

Başka… Var daha ama ben burada durmayı tercih ediyorum. Emeğine sağlık usta.

Biraz da Eleştiri

Kendi adıma Stan Lee’nin çizgi romana kattığı yenilikler tapılacak niteliktedir.

Sıkı bir DC Comics okuru olmakla birlikte yapı olarak western türü İtalyan çizgi romanlarıyla büyük benzerlikler taşımasından dolayı bir döneminden hoşlanmadığımı itiraf etmek isterim. Zaten onlar da farkına varmış olmalı ki DC Comics “Crisis of Infinity Earth” macerasıyla masalsı alt yapıyı yıkarak daha gerçekçi bir düzleme geçmeye çalışmışlardır. Böylece Superman artık canı sıkılınca zamanda geriye uçamamış, uzayda nefes almadan uçamamış, göktaşından dünyayı kurtarmak için dünyayı yörüngesinden çıkaramamıştır. Bundan böyle gerçekçilik sayesinde çözümlerde biraz daha neden-sonuç ilişkileri sunulmuştur okura.

GÖZ ATIN  Ms. Marvel: Mükemmel Bir Anormal

Ve galiba DC Comics’in Marvel Comics’ten aldığı en büyük ve neredeyse tek şey de bu olmuştur. E, Stan Lee sağ olsun.

Eleştiri!Şimdi geliyorum.

Stan Lee’nin reşit olmayan geniş okur kitlesini etkisi altına alan ve yönlendiren kahramanları her ne kadar muhteşem olarak görülseler de aslında “iyi bir yurttaş” olmak için kullanılan sistem aracı olma eğilimindedirler. Bu da zaman zaman hak arama noktasında bireyleri “sisteme inanın” rüyasına doğru itmektedir. Oysa biliriz ki sistem hiç de sıradan bireyin hakkını arama eğiliminde değildir. Bu bakımdan rol model olarak Stan Lee karakterleri biraz geri kalmışlardır, çağı yakalayamamıştır.

Bununla birlikte aslında Stan Lee karakterleri domestik, sabit fikirli ve muhafazakardırlar.

Hatta şöyle anlatayım…

Peter Parker bildiğiniz üzere dolambaçlı olaylardan sonra Mary Jane’le evlenir. Bu sırada Mary Jane tiyatro oyuncusu olarak ünlenmeye başlamıştır. Peter’ınsa hayatı tepe taklak olmuştur. İşsizdir veya az kazanmaktadır. Mary Jane bir televizyon kanalından teklif alır ve pembe dizide fettan bir hemşireyi canlandırmaya başlar.

Bundan sonrası fecidir. Mary Jane’in güzelliğine özenen kız yeğen bulumia hastalığına yakalanır. Dizideki rolünü gerçek sanan saplantılı kadınlar yolda üzerine saldırır. Onu korumak istediğini belirten bir polis memuru kocasını öldürmeye kalkışır. Oyuncu iş arkadaşı adam kadına asılır ve yatmaya kalkışır. Zengin bir manyak kadını kaçırır ve yatmaya kalkışır. Mary Jane sigaraya başlar.

Neden olur bunlar? Olur, çünkü evinin kadını olmak yerine çalışmaya karar vermiştir ve kocasını hem başarısı hem de parasıyla ezmektedir. Toplum da güzel, alımlı ve başarılı bir kadını işte bu şekilde “hafif” görerek dışlar.

Sonra ne olur? Mary Jane dizini kırar evde oturur, işi bırakır, kocasının eline bakar, koca kendine gelir, egosu yükselir, hayatı düzene girer ve bir de çocuk yaparlar…

Biliyorum, bu macerayı yazan Stan Lee değildir, hayır. Ancak o dönem abartılı “vatanseverlik” hikayeleri de bu tutucu, muhafazakâr, yobazca diyebileceğimiz hikayeler onun editörlüğü döneminde yayınlanmıştır. Üzülerek söylüyorum çizgi romanda biçimsel onlarca devrim yapmış bir ismin yönetiminde kahramanların böylesi bir batağa girmiş olması kesinlikle rahatsız edici. Tam olarak araştırmadım ama Stan Lee’nin Marvel Comics’ten ayrılmasının bir sebebi de bu olmuş olabilir. Tıkanıklık ve yeniliğe kapalı olunması. Bilmiyorum bu benim eleştirim ve geneli bağlamaz.

Ancak işin komiği Lee’nin yerine gelen Quesada’nın tıkanıklığı aşmak için Marvel Comics evrenini DC Comics’in terk ettiği eski düzleme oturtması kayda değer bir durumdur… Buna bir de Image Comics’in asiliği eklenince tam olmuştu. Bilemiyorum tabi. Tartışılmalı.

Sonuç

Stan Lee öldü… Yani cismen… Tarih 12 Kasım 2018… Yaşı 95…

Yapıtlarıysa yaşıyor.

Comics ekolü bugün bu kadar popülerse bunun başlıca sebebi sadece süper kahraman türü değildir kanımca. Stan Lee’nin sunduğu biçimsel yenilikler neresinden bakılsa bakılsın aklı olan ve çizgi roman üretmenin peşinden koşturan herkese ışık olmuştur.

Özetle… Stan Lee yeri doldurulmaz bir idoldür ve filmlerdeki minik ziyaretlerini fena halde özleyeceğimize inanıyorum. Dileğimse Örümcek Adam başta olmak üzere birçok yayında yapılan değişikliğin; her şeye rağmen, onun ruhundan koparılmaması olacaktır.

Shalom Stan Lee, rest in peace, toprağın bol olsun…

  • 22
    Shares
Etiketler:  


1972 Almanya doğumlu yazar ve sanat eğitmeni. Genel Sanat Yönetmeliği görevini sürdürdüğü Lila Düşler Tiyatrosunda çocuklar için oyun yazıyor, sergiliyor, yaratıcı drama liderliği yapıyor. Çizgi roman alanında araştırma yazıları kaleme alıyor, senaristlik yapıyor, ders veriyor, kitap yazıyor. Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP) yöneticiliğini sürdürmektedir.

Rıhtımdan Kalkan Gemi ve Stan Lee

Çizgi roman araştırmacısı Ümit Kireççi, geçen yıl kaybettiğimiz Marvel Comics efsanesi Stan Lee’nin hayatını, başarılarını ve çizgi romancılığa kattıklarını anlattı.

  • 22
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dosya
Fullmetal Alchemist ve Yerdeniz Üzerine: Onları Bizim İçin Bu Kadar Özel Kılan Ne?

Fullmetal Alchemist ve Yerdeniz serilerinin sevilen kahramanları Elric Kardeşler ile Çevik Atmaca Ged'in yaşamları, maceraları...

Kapat