in ,

Orta Çağ’ın Yenilmez Donanmaları Venedik ve Ceneviz Üzerine Bir Deneme

Venedik ve Ceneviz donanmaları Orta Çağ’ın önemli sembollerinden olmayı nasıl başardılar? Onları “yenilmez” kılan neydi, hikâyeleri nasıl başladı ve ne zaman sona erdi?

Venedik ve Ceneviz Donanmaları Hakkında bilgi

Kübra Demir’in Mozaik Kültür dergisinin 6. sayısında yayınlanan “Orta Çağ’ın Yenilmez Donanmaları Venedik ve Ceneviz Üzerine Bir Deneme” adlı makalesini sizlerle buluşturuyoruz. Venedik ve Ceneviz donanmaları hakkında dikkat çekici bir deneme.

Mozaik Kültür dergisinin yeni sayısını ücretsiz okumak için buraya (Yandex Disk) ve buraya (PDF) tıklayabilirsiniz.

* * *

Orta Çağ’da “İtalya Krallığı” diye bütün bir yapı bilinmemekteydi. İtalya, Avusturyalı devlet insanı Metternich’in 1814’te belirttiği gibi, yalnızca coğrafi bir terimdi. Bu XII. yüzyılda da geçerli olan bir gerçekti. İtalya Yarımadası’nın kuzeyi Kutsal Roma İmparatoru V. Heinrich’in yönetimi altındaydı. Krallığın Merkezi, Batı’daki Hıristiyan Kilisesi’nin başındaki Papa II. Paschalis’in; güneyi de Norman kralların denetimindeydi. Kıyı boyunca “denizci cumhuriyetler” serpiştirilmişti. Bunlar kıyılarla limanları denetim altında tutan bir çeşit İtalyan kentleriydi ve fiiliyatta kendi kendilerini yönetiyorlardı. Bunların en güçlü üç tanesi, batı kıyısındaki Pisa ve Cenova ile Adriyatik Denizi’nin kuzey ucundaki Venedik’ti. [1]

Cenova
Cenova

Venedik ve Ceneviz Donanmaları

IX. ve XII. yüzyıllar arasında hızla gelişen İtalyan kentlerinden Venedik ve çizme formundaki yarımadanın diğer tarafında, onun batısında kalan Cenova, Pisa ve Amalfi’ye oranla sahip olduğu coğrafi avantajını iyi kullanarak Anadolu ve Levant’tan Avrupa limanlarına giden deniz yolları üzerinde hâkimiyet kurarak Doğu Akdeniz’de bir ticaret imparatorluğu kurmayı başarmıştır. [2]

Venedikliler denizde ve karada iyi savaşan bir kavim olarak bilinirdi. İşgali kolay olmayan bir konumda, Doğu Roma’ya iyi yerleşmişler, başta Pera yani Galata olmakla birlikte birçok yerde koloniler kurup buralardan kazançlar elde etmişlerdir. [3] Venedik’in bu denli rahat hareket etmesinin asıl sebebi Bizans donanmasının çöktüğü bir dönemde, güçlü donanmasıyla işgalci güçlere karşı koruma sağlaması karşılığında kendilerine ticari imtiyazlar tanınmış olmasıdır. Özellikle I. Alexios Komnenos’un verdiği 1082 tarihli imtiyaz sayesinde Bizans kentlerinde yerli tüccarların bile ödemek zorunda olduğu %10 vergiden muaf tutulan Venedikliler, rakiplerine oranla büyük bir avantaj sağlayacak duruma gelmişlerdir. Böylece 1082 anlaşması sayesinde Venedik imparatorluk sınırları içindeki bütün limanlarda ve şehirlerde elde ettiği gümrükten muaf her türlü ticaret serbestliği ile Bizanslı tacirlerden çok üstün duruma yükselmiş oldu. Sonraki yıllarda bu hak Cenova, Pisa gibi diğer İtalyan şehirlerine de tanındı ve zaman içerisinde hepsine verilen bu haklar daha da genişletildi. [4]

1202’de IV. Haçlı Seferleri sırasında haçlıların şefi olan Montferrat Markisi Boniface’nin harbin devamı ve devletinin teşkilatı için paraya ihtiyacı vardı. Markis’in Girit Adası’nı bırakmak istediğini haber alan Cenevizliler çok para karşılığında adayı kendilerine almak istiyorlardı. Bu teşebbüsü önlemek için Venedik derhal Boniface ile Edirne’de müzakerelere girişti. Paraya olan ihtiyaçtan ötürü Markis, Venediklilerin teklifini kolaylıkla kabul etti ve 12 Ağustos 1204’te yapılan antlaşma ile Girit’i 100.000 gümüş mark karşılığında Venedik’e terk etti. Fakat bu suretle Akdeniz’de birbirine rakip iki deniz devleti arasında mevcut olan münasebetler gittikçe artmış oldu. [5]

cenova tasviri eski
Cenova’nın Bir Tasviri

Girit Adası’nda İsyan

Bununla beraber Girit Adası’nda Venedik’e karşı patlak veren ilk isyan Cenevizlilerin tahrikâtı ile meydana geldi. Girit gibi bir adaya sahip olmayan Cenevizliler, rakipleri olan Venediklilerin buraya yerleşmelerini tabii olarak hoş görmeyeceklerdi. Fakat bununla birlikte Cenevizliler Venedik ile aleni bir mücadeleye girecek kadar kendilerini kuvvetli bulamadıkları için el altından rakiplerine karşı harekete geçmeyi tercih ettiler. Bu teşebbüslerinde başlangıçta başarılıda oldular. Cenevizlilerin el altından Venediklilere karşı tahrik ve teşvik ettiği ilk ayaklanmalar diğer isyan hareketlerini takip etti ve bir buçuk asırdan fazla zaman içinde Venedik idaresine karşı Girit’te çıkan yaklaşık yirmiye yakın ayaklanmalar Venedik Cumhuriyeti’ne sayısız duka ve kana mal oldu. [6]

Venedik gibi Doğu ticareti ile yükselen bir diğer devlet Cenova Cumhuriyeti’nin tarihi ise, Venedik Cumhuriyeti ile olan uzun rekabet ve bitmez tükenmez iç mücadelelerle doludur. [7] İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden önce İstanbul’da Galata bölgesinde Ceneviz varlığı söz konusuydu. 1223’den sonra Avrupa’da Moğol baskısının artması üzerine Karadeniz’den Konstantinopolis’e oradan da İtalyan Tüccarlar aracılığıyla Akdeniz dünyasına gerçekleştirilen deri ve köle ticareti hızlı bir artış kazanmıştır. XIII. yüzyıl başlarında Anadolu madenleri batıda da gelişen dokuma merkezlerinin dikkatlerini çekmeye başlamış ve Mısır’ın yanı sıra Ege kıyısındaki Foça ve Karadeniz’de Slovakya’dan büyük oranda şap Konstantinopolis üzerinden batıya ihraç edilmiştir. Venedikliler Roma’nın merkezinde olmanın keyfini çıkarırken, Cenevizliler Nikea’da sürgün olan Bizans’ı desteklemiş, 1261 tarihinde Bizans hanedanının lideri VIII. Mihail Paleolog’un Latinleri kovarak tahta çıkmasının ardından imzalanan Nymfeo (Nif, Kemalpaşa) Antlaşması’yla desteklerinin karşılığını almışlardır. [8] Nymfeo Antlaşması ticari bir antlaşmadan öte bir ittifak antlaşmasıdır. [9]

venedik ceneviz donanma resim

Venedik ve bilhassa Ceneviz 1261 yılında Mihail Paleologos ile yapılan Kemalpaşa (Nif) Antlaşması sayesinde Karadeniz ticaretinin kendisine açılması ve burada bazı imtiyazlar elde etmesi ile önceden sadece ticaret için gittikleri Karadeniz’in Kuzey Anadolu sahillerine yerleşerek birçok muhtelif koloniler kurmuşlar, bazı şehirleri ele geçirerek buralarda hakimiyet kurmuşlardır. [10]

Cenevizliler’in İmtiyazları

Cenevizliler, Karadeniz dahil imparatorluğun tüm limanlarının kendilerine açılması gibi pek çok imtiyazlar elde ederken, Anadolu kıyısında Pera (Galata) civarındaki mahallelere yerleşmekle yetinmemiş, Sinop, Samsun ve Fatsa gibi çok sayıda yeni koloniler de oluşturmuşlardır. Bu gelişme Pisa, Venedik ve Ceneviz deniz güçleri arasında şiddetli çatışmalara sebep olmuş, Akdeniz’de Venediklilerin üstünlüğü, Karadeniz’de ise Venedik ve Cenevizlilerin isteksiz ortaklığı ile sonuçlanmıştır. [11] 1261 yılında Bizanslılar ile Cenevizliler arasında yapılan Nif Antlaşmasıyla Galata’da bir Ceneviz Mahallesi oluşmaya başlamıştı. Ancak Bizans İmparatorluğu özel oturma izni verdiği, ticaret yerleri ve mahallelere ayırdığı Cenevizlilere buraları tahkim etme hakkını tanımamıştı. Bu nedenle Cenevizlilerin yerleştiği Galata, XIV. yüzyıl başlarına kadar surlarla çevrilmiş değildi.

Konstantinopolis tasviri
Konstantinopolis’in Bir Tasviri

1270 yılında Amasra’yı Bizanslılardan bazı imtiyazlar ile birlikte kiralayıp Karadeniz’de ticaret tekeli oluşturmaya çalışan Cenevizliler, Bizans’ın Venediklilere yanaşarak denge politikası kurmaya çalışmaları üzerine Osmanlılarla ittifak yapmıştır. Bu arada Venediklilerin İstanbul’a saldırması imparator II. Andronikos’un (1282-1328) Cenevizlilerden yardım istemesine ve bu yardımın karşılığında da İmparatorla Cenevizliler arasında 1304 antlaşmasının yapılmasına zemin hazırlamıştır. Böylece Cenevizliler Galata’daki surların yapımına başlamışlar ve 1349’da Galata Kulesi diye anılacak olan yapıyı inşa etmişlerdir. [12] Venediklilerle Cenovalıların Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği etkinlikler ve de Cenovalıların batıda Akdeniz ve Atlantik’e doğru gösterdiği genişleme ekonomik büyümede de etkili olmuştur.[13]

Cenevizliler, 1261’de Paleologların Latinlerden İstanbul’u geri almalarına yardım ederek, rakipleri Venedik’e ilk darbeyi vurdular. Bunun getirisi olarak da Karadeniz’de Venedikliler yerine kendi ticarî hegemonyalarını kurdular. Bizans İmparatoru Mihail Paleologos bu denizde Ceneviz ve Pisa tüccarlarından başka hiçbir Batılının seyrüseferine izin vermemeyi garanti etti. Cenevizliler bu tarihten itibaren Karadeniz kıyılarında bir koloni imparatorluğu kurdular ve Kırım’ın güney kıyılarına, özellikle de Kefe’ye yerleştiler. Güney Karadeniz kıyılarında Amasra, Sinop, Samsun ve Trabzon’da ticaret merkezleri vardı. Aynı zamanda bu tarihten sonra İstanbul’da üstün bir durum elde ettiler. Galata (Pera) onların yönetimi altında bulunuyor ve Doğu’daki ticaretlerinin merkezi rolünü oynuyordu. Cenevizliler Ege denizinde, özellikle Anadolu kıyılarındaki önemli bazı adaları (başlıca Midilli ve Sakız adalarını) ellerinde tutuyorlardı. İzmir’de, Foça’da, Kıbrıs’ta ve Meriç nehrinin ağzında Enez’de ticaret kolonileri vardı.

preveze deniz savaşı

Cenevizlilerin Doğu’da kazandığı üstünlük Venedik Cumhuriyeti ile eski mücadeleyi son derece şiddetlendirdi. 13. yüzyıl sonlarında Ceneviz gemileri, Venedik’e karşı önemli başarılar kazandılar. Cenova, özellikle ikinci rakibi Pisa donanmasını 1284’te kesin bir yenilgiye uğratarak saf dışı bıraktı. Cenova 1298’de Curzola açıklarında Venedik donanmasını bozguna uğratmıştır. Fakat 1350-1355 arasında Venedik ile yapılan şiddetli bir savaşta Ceneviz, o derece büyük tehlikeye düştü ki, Milano Senyörü Jena Visconti’ye yönetimi teslim etti. Böylece, Ceneviz bir ara Milano dükünün yönetimine geçti. Daha sonra bir halk ayaklanması ile Viscontiler kovuldu. 1378’de Venedik ile savaş bütün şiddeti ile yeniden başladı. Cenova, Macar Krallığı ile ittifak kurdu.[14] Cenova Ağustos 1379’da Venedik lagunasından Adriyatik’e çıkış noktalarından birine hükmeden küçük balıkçı iskelesi Chioggia’yı ele geçirmiştir. Venedikli Vettor Pisani Haziran 1380’de Chioggia’yı geri aldı ve Cenova donanmasını yok etti. Denizlerdeki bu müthiş savaş sonrasında Venedik’e biçimsel olarak hiçbir avantaj getirmediyse de 1381’de imzalanan Torino Antlaşması, iki cumhuriyet arasındaki bu savaşa son verdi ve Venedik üstünlüğünün tartışmasız bir şekilde kanıtlanmasının başlangıcı oldu.[15]

Osmanlılar ile İlişkiler

Osmanlılar başlangıçtan itibaren Venedik’e karşı Cenevizlilerle geleneksel bir dostluk kurdular. Orhan Gazi, 1352’de Cenevizlilerle bir antlaşma bile imzaladı. Osmanlıların 1352-1357’de Trakya’ya yerleşmesine de Cenevizliler yardım etti. Pera, Bursa aracılığı ile Levant ticaretinin bir merkezi haline geldi. Bizans’a ve Venedik’e karşı Osmanlılar Pera’yı himaye etmekteydiler. 1352 Boğaziçi savaşında Orhan Gazi, Ceneviz’in müttefiki oldu, Ceneviz donanmasına yardım etti ve Pera savunmasına katıldı. I. Murad zamanında bu ilişkiler daha sıkılaştı. Papalar bu sıkı dostluğu hoş görmemeye başladılar. Cenevizlilerle Osmanlılar arasında bu bir ittifak şekliydi. Çünkü 1382’de Cenevizliler Bizans’la ittifak yaptıkları zaman bunun kendilerini Murad’a karşı mücadeleye yöneltemeyeceğini ayrıca belirttiler. Osmanlılarla Cenevizliler arasında imzalanmış ve bugüne metni ulaşmış olan ilk antlaşma 8 Haziran 1387 tarihini taşır. Bu, Pera ile serbest ticareti, gümrük vergilerini ve diğer ticari maddeleri içeren bir ticaret antlaşmasıdır. [16]

Sonuç

XIV. yüzyılın sonunda Venedik’in üstünlüğü, hiç tereddütsüz kanıtlanmıştır. Venedik 1384’te Adriyatik giriş ve çıkışını kontrol eden Korfu adasını işgal etmiştir. Büyük harcamalara yol açmakla birlikte, 1407-1427 arasında Terra Ferma’sındaki Padova, Verona, Brescia, Bergamo gibi kentleri zahmetsizce fethedilmiştir. Öte yandan 1405’te Cenova egemenliğini doğu ve batıdaki iki sahil şeridine yaymış ve rakibi Savona’nın limanını doldurmuştur. Venedik ise Doğu Akdeniz yolları boyunca sıralanışı açısından şaşırtıcı bir stratejik ve ticari öneme sahip bir imparatorluk oluşturmayı başarmıştı. Bu dağınık imparatorluk, Portekizlilerin ve Hollandalıların daha sonra Hint Okyanusu’nda teşkil ettikleri, Anglo-Saksonlar’ın imparatorluklarına benzemekteydi.[17]

konstantinopolis eski

Fatih Sultan Mehmed’in 1452‘de Rumeli Hisarı’nı inşa etmesiyle birlikte Osmanlılar Karadeniz ticaretinin girişini kontrol etmeye başladılar. Osmanlı Devleti’nin ticaret girişini kontrol etmeye başlamasıyla İtalyanların işi oldukça zora girmişti. Kasım 1452’de Venediklilerin Konstantinopolis’e buğday getiren gemisi durması için yapılan ihtarlara uymayınca Osmanlılar tarafından top ateşlenerek batırılmıştır. Ardından 1460’da Bartın’da konaklayan Osmanlı ordusu şehir üzerine yürürken, Osmanlı donanmasının da şehri denizden abluka altına alması üzerine Cenevizliler, canlarını korumak için Amasra’yı Osmanlılara teslim etmişlerdir.

İstanbul’un fethinden sonra bazı İtalyan aileler şehri terk ederken bazıları İslam’a geçerek şehirde kalmışlardır. [18] Özellikle, XV. yüzyılın ikinci yarısında Cenova, iç idaresindeki mücadele ve istikrarsızlık yüzünden ve Doğu’da kolonilerinin Türkler tarafından alınması üzerine İtalyan devletleri arasındaki eski konumunu yitirmiş bulunuyordu. Karadeniz’in tamamı Osmanlı egemenliğine girmiş ve Avrupa ülkelerinin gemileri savaş şartlarından dolayı Karadeniz’e çıkamamıştır. Bu tarihte Osmanlılar karşısında yalnız Venedik Deniz İmparatorluğu değil, Ceneviz Deniz İmparatorluğu da yıkılmış bulunuyordu. Bu durum, bütün İtalya’nın ekonomik hayatını etkiledi ve bu, genel çöküşün başlıca nedenlerinden birini oluşturdu. [19]

Venedik ve Ceneviz donanmaları harita
İtalyan Ticaret Birliği Haritası (1399)

Sarı: Ceneviz Toprakları
Kırmızı: Cenevizlilerle Ticaret Yapan Yerler
Açık Yeşil: Venedik Toprakları
Koyu Yeşil: Venediklilerle Ticaret Yapan Yerler

Bibliyografya

  1. BAUER Susan Wise, Rönesans Dünyası, çev. Mehmet Moralı, Alfa Yayınevi, İstanbul, 2014
  2. BRAUDEL Fernand, Maddi Uygarlık: Dünya’nın Zamanı, çev. Mehmet Ali Kılıçbay, İmge Kitabevi, Ankara,2004
  3. DEMİRKENT Işın, 1082-1302 Yılları Arasında Bizans Venedik İlişkilerine Kısa Bir Bakış, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, 2011.
  4. FRANK Andre Gunder, Yeniden Doğu: Asya Çağında Küresel Ekonomi, çev. Kamil Kurtul, İmge Kitabevi Yayınları, Ankara,2010
  5. İNALCIK Halil, Rönesans Avrupası, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul,2011
  6. ORTAYLI İlber, Eski Dünya Seyahatnamesi, Timaş Yayınları, İstanbul, 2014
  7. ÖZTÜRK Özhan, Karadeniz’de Ortaçağ’ın İtalyan Deniz Güçleri: Venedikliler ve Cenevizliler, Nika Yayınları, Ankara, 2016
  8. PARLAZ Selim Evliya Çelebi Seyahatnamesi“Cenova ve Cenovalılar” Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı 10, Denizli, 2011
  9. TEZCAN Mehmet, Klasik ve Ortaçağ Dönemlerinde Karadeniz ve Kafkasya, Serander Yayınları, Trabzon,2012
  10. TUKİN Cemal, Osmanlı İmparatorluğunda Girit İsyanları. 1821 Yılına Kadar Girit, Türk Tarih Kurumu, Ankara,1945

Kaynakça

[1]Susan WiseBauer, “Rönesans Dünyası”, İstanbul,2014 s.34
[2]Özhan Öztürk, “Karadeniz’de Ortaçağ’ın İtalyan Deniz Güçleri: Venedikliler ve Cenevizliler’’ Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi, Ankara 2016
[3]İlber Ortaylı, Eski Dünya Seyahatnamesi, İstanbul, 2014, s.203-205.
[4]Işın Demirkent, “1082-1302 Yılları Arasında Bizans Venedik İlişkilerine Kısa Bir Bakış” İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, 2011,s.140
[5]Cemal Tukin, “Osmanlı İmparatorluğunda Girit İsyanları: 1821 Yılına Kadar Girit”,Ankara 1945,s.172-173.
[6]Cemal Tukin, a.g.e.,s.173-174.
[7]Halil İnalcık, “Rönesans Avrupası”, İstanbul, 2011, s.43.
[8]Özhan Öztürk,a.g.m., 2016.
[9]Işın Demirkent, a.g.m.,s.146
[10]Mehmet Tezcan, “Klasik ve Ortaçağ Dönemlerinde Karadeniz ve Kafkasya”,Trabzon,2012, s.34-35.
[11]Özhan Öztürk,a.g.m, 2016.
[12] Selim Parlaz, “Evliya Çelebi Seyahatnamesi Cenova ve Cenovalılar”, Denizli, 2011, s.110,111
[13]AndreGunderFrank,“Yeniden Doğu: Asya Çağında Küresel Ekonomi”, Ankara, 2010,s.284
[14]Halil İnalcık, a.g.e, s.43,44
[15]FernandBraudel, “Maddi Uygarlık: Dünya’nın Zamanı”, Ankara, 2004, s.97,98
[16]Halil İnalcık, a.g.es.44
[17]FernandBraudel,a.g.e, s.99
[18]Özhan Öztürk,a.g.m 2016
[19]Halil İnalcık, a.g.ms.43,47

Kübra Demir

Not: Bu yazı ilk olarak Mozaik Kültür’de yayımlanmış, yayıncısının izni ile Kayıp Rıhtım’da da yer bulmuştur.

Venedik ve Ceneviz Donanmaları hakkındaki yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Kahve Soğumadan Önce - Toshikazu Kawaguchi

Kahve Soğumadan Önce: Toshikazu Kawaguchi’nin Zamanda Yolculuk Temalı Kitabı Raflarda

Succession 3. sezon fragmanı

Succession 3. Sezondan İlk Fragman Yayınlandı: HBO Dizisinde Dönüş Hazırlığı