Viking Kültürünün Saklı Kalmış Eğlencesi: Kemikten Kızaklar Üzerinde Avcılık

Kılıçlarınızı bir kenara koyun ve eski bir kış sporuyla tanışın. Viking kültürünün gözden kaçan bir parçası: kızak ve patenler.

Geçmişte, kan kartalı adı verilen efsanevi bir Viking geleneği vardı. Toplu katliama dayalı bu ritüellerde talihsiz kurbanlar, kaburgaları bir kılıçla ortadan ayrılmadan önce yere seriliyordu. Ardından, akciğerleri ağızlarından çıkarılarak ayrılıyor, sırtları boyunca kanat gibi yayılıyordu. Yani en hafif deyimiyle dehşet verici bir manzara ortaya çıkıyordu.

Ancak efsanevi kana susamışlıklarının yanı sıra Vikingler hakkında dahası var. Kıyılarda yaşayan ve 8. yüzyıldan 9. yüzyıla dek Kuzey Avrupalıları dehşete düşüren bu yağmacıların aynı zamanda soğuk bir tarafı da vardı. Tek odalı küçük evlerinde “hnefatafl” adını verdikleri oyunları oynayıp kocaman kulplu bardaklarında biralarını devirmedikleri zamanlarda Vikingler, buzla kaplı fiyortlarda ve kar altında kalmış İskandinav uçurumlarında kızak yarışına tutuşuyor, kayak yapıyorlardı.

Ne ki kızakla kaymayı ya da kayak sporunu icat eden Vikingler değildi. Kayak, ilk olarak Taş Devri sırasında Orta Asya bölgesinde bulunmuştu. Daha sonra kuzey İskandinavya’da yaşayan Sami toplulukları tarafından yeniden tasarlanmıştı. Kızakların ilk örnekleriyse 4.000 yıl öncesinde dayanıyor. Yani Vikingler bu kış sporlarıyla ilgilenmeye başladığında kızaklar ve kayak, çoktan birkaç sefer evrim geçirmişti bile.

Kayat Sporu Vikingler ile Yaygınlaştı

Yine de bu etkinlikleri yaygın hâle getiren Vikingler oldu. Nitekim Eski Norveççede “kayaklar üzerinde yürümek” anlamına gelen skriða a skiðum ifadesini kullanarak kayağa adını veren de aslında onlardı. Kayak, çoğunlukla avcılıkla birlikte yürütülüyordu. Vikingler bu alanda da öylesine ustalaşmışlardı ki 1274’te yayımlanan temel Gulathing Kanunları -Norveç’te, Vikinglerin 15. yüzyıl boyunca hâkimiyet kurdukları bölgede- tükenme tehlikesine karşı korumak amacıyla kanada geyiğinin kızak üzerinde avlanmasını yasaklamıştı. Bu sporlarda bahsi geçen iki Norveç tanrısından bile söz ediliyordu: Ullr ve Skaði. Bu iki tanrı, eski İzlanda edebiyatında, Snorri Sturluson’ın Prose Edda adlı eserinde olduğu gibi yüceltilmiş ve sıklıkla kayaklar üzerinde tasvir edilmiştir.

GÖZ ATIN  Taş Devri İnsanları Mağara Resimlerini Eğlenmek İçin mi Yapıyordu?

Viking kızakları ahşaptan yapılırken (bazıları huş ağacından olsa da çoğunlukla çam ağacından) kayaklar genelde diğer kültürlerde olduğu gibi hayvan kemiklerinden el yapımı olarak üretilmiştir (demirden olanları da bulunmaktadır).

Viking Kızaklarından Bazıları Günümüze Ulaşmayı Başardı

2014 Ağustos’unda arkeolog Runar Hole, Reinheiman Ulusal Parkı’na ait dağlarda -Norveç, Alesund’un yaklaşık 60 mil doğusunda- buz içine gömülü insan yapımı aletler aramak üzere yakın zamanda eriyen buzulları ziyaret etti. Burada tamamen deri kayışları olan ve Vikingler Dönemi’nin başlangıçlarına ait tek bir kayak buldu.

Arkeologlar buzul dağ geçitlerinde bunun gibi günümüze dek korunmuş kayaklar bulurken kızaklar -Ortaçağ Avrupa’sında bir zamanlar çok yaygın olan- Brika’dan İsveç’e, İngiltere’de eski Viking merkezi olan York’a kadar pek çok yerde bulunmuştur. Hatta Dublin’deki kazı çalışmalarında çıkarılanlar bile olmuştur.

Ortaçağ’da teknoloji bu kadar gelişmiş değildi elbette; bu yüzden kızaklar bazen hayvansal yağlarla sıvanıyordu. Her iki spor da Vikingler, ahşap sırıklarla kendilerini ileri doğru itmek suretiyle hareket ediyordu.

Ortaçağ tarihçisi Olaus Magnus, Vikinglerin ataları olan İskandinavları, kızak üzerinde epey çevik ilerleyen bir topluluk olarak tasvir etmiştir:

“Diğer adamlar, ayaklarının tabanını geyik ya da öküzden elde ettikleri düz kaval kemiğine yapıştırıyordu. (…) Bu kemikler, doğaları gereği kaygandırlar; çünkü yağlı bir yapıya sahiplerdir ve yalnızca pürüzsüz kar üzerinde olsa da çok yüksek bir hıza ulaşabilirler.”

Viking

Magnus ayrıca demir kayak kullanan Vikinglerin, kemikten yapılma kayak kullanan diğerlerini her zaman yendiği birtakım ortaçağ hız yarışından söz etmektedir. Magnus’un bulgularına göre bu yarışların galibi, ödül olarak bakır kaplar, gümüş kaşıklar, kılıçlar ve genç atları, ama çoğunlukla “sonuncusunu” alırdı.

Vikingler, düşmanlarını lime lime etme konusunda kötü bir üne sahip olsa da geliştirdikleri kış etkinlikleri -uçurumları yararak geçmeleri ve sekiz rakamı şeklinde izler oluşturmaları- büyük ölçüde unutulmuştur.

GÖZ ATIN  Ortaçağ İnsanları: Tarihin Sıradan İnsanlarıyla Tanışma Vakti!

* * *

* Çözerken Kuzey’in Sert Rüzgârlarını Hissedeceğiniz Bir İskandinav Mitolojisi Testi

* Çevirmenin Çemberi: Tanrılardan Krallara Vikingler

* Viking Mitolojisi: Kuzey’in Kadim El Kitabı

Kaynak: Atlas Obscura

Son Savaş




1995 yılında, dünyaya ilk defa dokunduğundan bu yana okuyor gözlerim, ellerim, kulaklarım ve hislerim. En çok doğayı okuyorum, sonra müziği, renkleri; ve edebiyat okuyup çeviriler yapıyorum, başka gözlerin bakışlarına dokunabilmek için. Dimağımın heybesinde biriktirdiğim kelimelerden masallar fısıldıyorum. Hayatı satır aralarına katık ediyorum; yağmurlu gökte vicdanı arıyor, mum ışığında güneşi buluyorum. Sabah günümü aydın eden kahve kokuları gece gözüme uyku sürüyor. Küçücük bir kutuda azıcık yaşıyorum, yetinmekle doyuyorum.

Viking Kültürünün Saklı Kalmış Eğlencesi: Kemikten Kızaklar Üzerinde Avcılık

Kılıçlarınızı bir kenara koyun ve eski bir kış sporuyla tanışın. Viking kültürünün gözden kaçan bir parçası: kızak ve patenler.

Başa dönün