Yerli ve Milli Sherlock Holmes Külliyatı

Sherlock Holmes uyarlamaları bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça popülerdi. Aziz Nesin'den Peyami Safa'ya, A.T. Safkan'dan Turhan Selçuk'a kadar Türkçedeki Holmes uyarlamalarına birlikte göz atalım!

1908 yılında Kölnischen Zeitung’da yayınlanan bir yazıya göre, “Avrupa’nın bugün Sherlockismus diyebileceğimiz, Byronism’e benzeyen bir hastalığa tutulduğu kesindir.” Biz o yıllarda II. Abdülhamid’in de bu hastalıktan muzdarip olduğunu biliyoruz. Yüz yıllık avantajımıza karşın Abdülhamid benden daha fazla polisiye romana sahipti ve tüm Sherlock Holmes öykülerini tercüme ettirip dinlemişti. Rivayete göre 31 Mart ayaklanmasını bastıran Hareket Ordusu, Yıldız Sarayı’nı sararken şevket-meab efendimiz Holmes’un “Bruce-Partington Planları” öyküsünü dinlemekle meşguldü.

Abdülhamid ve Sherlock Holmes (Yervant Odyan, 1912)

Odyan’ın dev romanı, dokuz yüz sayfa boyunca, bir tür OHAL uygulaması diyebileceğimiz Sherlock Holmesistibdat döneminde, saraya karşı komitacıların girişimlerini anlatır. Gündemin boğucu havasını dağıtmak için okumak isteyeceğiniz polisiye bu değil kesinlikle. Zira miting alanında patlayan canlı bombalardan tutun da, toprağa gömülü cephaneliklere, komitacıların adamı olan saray yaverine kadar, günümüzü aratmayan bir olay örgüsü var. Yine de halimize şükretmek lazım; yazarın dediğine göre o yıllarda İstanbul’da soğuk bira bulmak imkansızmış. Bugün en azından öyle bir sorunumuz yok.

Romanda Abdülhamit, Holmes’un aslında McCain isminde gerçek bir İngiliz hafiyesi olduğunu öğrenir, komitacılara karşı McCain’den yardım ister. McCain, nasıl bir tesadüfse artık, İstanbul’da sokakta ilk şüphelendiği adamı izleyerek komitacıların gizli yuvasını keşfeder. Şapşal gibi de hemen ellerine düşer. Bu sahne bana Gaston Leroux’un meşhur gazeteci kahramanı Roulettabille’in Rus İhtilalcilerin eline düşünce salya sümük ağlamasını anımsattı. Holmes o kadar alçalmasa da, pişmanlığını dile getirir ve komitacıların tarafına geçer. Bir süre ikili oynadıktan sonra sahneden çekilir. Odyan romanın kalanında da, komitacıların Abdülhamid ile mücadelelerini anlatır. Roman, giriş bölümleri polisiye muamma açısından vaatkâr gözükse de, genelinde bir muammadan da, bütünlükten de yoksundur. Finalde İstanbul’a dönen dedektif Çamlıca tepelerinden İstanbul’a seslenir. Ulusumuz için İngiliz mandacılığını salık verir.

Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai (Peyami Safa, 1926)

Odyan’ın bize İngiliz boyunduruğu altına girmeyi layık gören haddini bilmez Holmes’unden rövanşı, Cingöz Recai alır. 1926’da yayınlanan 15 kitaplık Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai serisi, Mehmet Rıza’nın davetiyle ülkemize gelen Holmes’e karşı Recai’nin türlü cinliklerini anlatan başarılı bir seridir.

Cingöz Recai öykülerin bütününde Holmes’u alt etmeyi başarır. Öykülerden birinde Holmes, Cingöz’ün Türklere mahsus olağanüstü cesarete sahip bir Latin dehası olduğunu teslim eder. Bir diğerinde Dr. Watson kahramanımızı yirminci asrın en büyük dehalarından biri sayar. Hırsız da olsa bir Türk’ün, batı medeniyetinin üstün zekasıyla tanınan İngiliz hafiyesine sağladığı bu ezici üstünlük, yazarın milliyetçi duygularının ürünüdür.

GÖZ ATIN  Agatha Christie'den "Listerdale'in Gizemi" Raflardaki Yerini Aldı

Öykülerin çoğunda Cingöz’ün hışmına uğrayanların, zengin gayrimüslim vatandaşlarımız olması tesadüf olmasa gerek. Memleketimizde zengin olan azınlıklara karşı duyulan tepki Cingöz’de vücut bulmuş; Cingöz, yazarın belki de Türklere ait saydığı bu zenginliği hırsızlıkla geri alan bir halk kahramanı gibi sunulmuştur.

Şerlok Holmes / Kanlı Muamma (M.S. Çapan, 1938)

İnkılap Yayınevi Münif Fehim kapaklı ucuz romanlar serisinde yer alan Kanlı Sherlock HolmesMuamma için yazar ismi Konan Dövil, nakleden Münir Süleyman Çapan gözükmektedir. Konan Dövil, nam-ı diğer Conan Doyle, elbette böyle bir eser kaleme almadı. Holmes’un yardımcısı olarak Taxon’un adının geçmesi, 1908-09 yıllarında yayınlanan Alman menşeli serilerden çevrilmiş olabileceğini düşündürtüyor. Ama, bu seriler de dilimizde epeyce yayın şansı bulmuştur; dolayısıyla telif bir eserde de Harry Taxon tiplemesinin yer alması pekâlâ mümkündür. Bahsi geçen Alman serileri daha çok kısa öykülerden oluştuğu için, Kanlı Muamma‘nın Münir Süleyman Çapan tarafından kaleme alınmış yerli bir eser olduğunu düşünüyoruz.

Roman, bir deniz kazasını takiben cankurtaran sandalında kayıplara karışan iki kişinin tahkikatını konu alır. Polis müdürü Morfi, muammayı çözmekte yetersiz kalınca Holmes’e başvurulur. Holmes yat gezisinde yer alan herkesin ifadesini aldıktan sonra, batığa dalgıç indirilmesine karar verir. Bütün şüphelileri yata toplayıp Poirot tarzı bir final ile katili açığa çıkarır. Romanda bir Watson, bir de muamma eksikliği göze çarpıyor.

Şerlok Holms – Arsen Lüpen Karşı Karşıya / Hırsız Kim? (1940)

Kanlı Muamma’dan iki yıl sonra, yine Taxon’lu bir alaturka Holmes ile karşılaşıyoruz: Sherlock HolmesSertellerin meşhur, “Geceleri Okumayınız” ibareli cinai romanlar serisindeki Hırsız Kim’in de yerli bir ürün olduğunu düşünüyoruz.

Paris Polis Müdürü, Arsen Lüpen’le başa çıkamadığını görünce çareyi Holmes’u davet etmekte bulur. Davetten gurur duyan Holmes teklifi kabul eder. Kapak yine Münif Fehim’den; ancak roman kapağın hakkını veremiyor.

Dünya Titriyor (A.T. Safkan, 1942)

Büyük gezi, serüven, havacılık ve fen romanı “Dünya Titriyor”, 12 fasikül halinde yayınlanmış. Spirala adlı bir kuyrukluyıldız sayesinde göklerde uçan bir Filipin Adası, adayı kumanda edip Amerika’ya saldıran mayolu ve maskeli hava korsanları, binlerce yıl önce ölümü yenmeyi başarmış, dünyaya “Titreyiniz! Titreyiniz!” nidalarıyla meydan okuyan firavun Ka-Tih-Mon, karşısında halk evinde güreş öğrenmiş, Trabzonlu tayyare pilotu Ali Yalçın, zoru görünce sıvışan cibiliyetsiz bir Sherlock Holmes, hapis kaçkını insan azmanı “boyun koparan” Kaferman, düşmanı aniden taşa çeviren pembe kıvılcımlar, kasırga makineleri, havada süzülüp Trabzonlu kahramanımıza saldıran bir pıçak, görünmez adamlar derken bu büyük romanı bir çırpıda okuyup bitiriyorsunuz. Takdir edersiniz ki böyle müthiş bir hayal gücü, her türlü kritiğin üzerindedir. Eleştirmek ne haddimize… Ama kanında karışıklık olmayan kahraman Türk Ali Yalçın’ın bir vecizesini paylaşabilirim:

“Bir tehlike varsa vardır. Bu tehlikeye karşı ha bir olmuşuz, ha iki… Yoksa da yoktur. O zaman yine iki kişi olmak manâsız…”

Velington Şatosu Esrarı (Daniş Remzi Korok, 1945)

30’lu yılların Haydar Dümen’i Daniş Remzi Korok, cinsellik üzerine yazdığı onlarca kılavuza ek olarak Western, korku, polisiye gibi popüler türlerde de şansını denemiştir. Edebiyatımızın nadide “true crime” klasiği “Ölü Ciğeri Yiyen Adam” Korok imzası taşır. Zannımca gelmiş geçmiş en itici kapak resmine sahiptir.

GÖZ ATIN  221B Polisiye Ekspresi, Kuzey Rüzgârlarıyla Geliyor

1945 tarihli Velington Şatosu Esrarı’nda Korok gerçek bir Sherlock Holmes romanı yazmak istemiş; tutup da detektifi ülkemize getirmemiş, Türk karakterlere romanda yer vermemiş. Çok zengin olduğu, ancak herhangi bir vasisi olmadığı için mirasının devlete kalacağı düşünülen Lord Velington, cinayete kurban gidince aslında zengin olmadığı, ama yıllarca gizlediği bir oğlu olduğu ortaya çıkar. Ölümünden önce Lord, servetini yaşlı uşağı Baba Tomi’ye hibe etmiştir. İnandırıcı bulunmayan Baba Tomi tutuklanır. Şüphelenmek için Baba Tomi’nin oğlu Jorj ile Lord’un oğlu Jorj arasında kararsız kalan Holmes, kendini Jorj ismiyle tanıtıp gizlice kasabaya gelir. Romanın kapağında Holmes haricinde Nat Pinkerton’un da adı geçer, ancak Pinkerton yoktur. Büyük ihtimalle, “Sherlock Holmes Amerika’da” adıyla yayınlanacağı duyurulan devam romanında yer alacaktı. Ama “Sabırsızlıkla Bekleyiniz” diye duyurulan bu roman, aradan yetmiş yıl geçmesine karşın halen yayınlanmadı.

Sherlock Holmes Domates Peşinde (Aziz Nesin, 1957)

Aziz Nesin’in 1957 tarihli Deliler Boşandı kitabından bir öyküsü, Domates Peşinde, Sherlock Holmes’la Dr. Watson’ı Türkiye’de resmeder. O yıl domates çarşıdan, pazardan çekilip değere binmiştir. Kaçakçılık masasından gelen bir telgraf, sınırdan 250 gram domatesi mahrem yerinde gizleyerek geçiren bir kadını bulması için Holmes’u görevlendirir. Neyse ki hafiyemiz, ülkemiz gerçeklerine uyum sağlamıştır; bürokrasinin domatesi bulmaktan daha önemli olduğunun farkındadır.

Allahabad Elması (Turhan Selçuk, 1984)

Abdülcanbaz’ın Allahabad Elması adlı macerasında sadece Sherlock Holmes değil, Komiser Jüv, Maigret, Arsen Lüpen ve Nat Pinkerton’u da görürüz.

Arsen Lüpen, Kont Pier Mansard’ın koleksiyonundaki Allahabad elmasını çalmayı aklına koymuştur. Konta, elması tam iki ay sonra gece 12’de çalacağını bildiren bir mektup yazarak meydan okur. Sadece Komiser Jüv’ün korumasına güvenmeyen Kont, Holmes, Maigret ve Nat Pinkerton’dan başka Abdülcanbaz’ı da davet ederek elması korumak ister. Arsen Lüpen’in, bizim Gözlüklü Sami’den de büyük bir hırsız olduğuna ikna olan Abdülcanbaz Paris’e gelir. Nihayetinde bütün polisiye ustaları Arsen Lüpen’in ağına düşerken Lüpen Abdülcanbaz’ın Osmanlı tokadıyla yakayı ele verir.

GÖZ ATIN  Profesör Moriarty'nin Serüvenleri İkinci Cildiyle Devam Ediyor

Holmes İstanbul’da (Kurt Aldeer, 2007)

Sherlock HolmesHolmes’un yolunun İstanbul’a düşmesinden daha sıra dışı bir şey varsa, o da bir kadına âşık olmasıdır. Kurt Aldeer’in “Holmes İstanbul’da / Kanlı Elmaslar” romanı ise Holmes’un bir kadına âşık olduğu savı ile başlıyor. Oysa Holmes’un bildiğimiz gibi, Bohemya Skandalı macerasındaki Irene Adler’i saymazsak, herhangi bir şekilde latif cinse ilgisi yoktur.

Kurt Aldeer elbette bir Türk yazarı tarafından kullanılan bir takma isim. Holmes haricinde iki tane de Mike Hammer romanı var. Mike Hammer’ın ismini Myke Hammer olarak değiştirmiş. Sherlock Holmes’un ismine dokunmamakla beraber, Dr. Watson’ı nedense Dawson yapmayı uygun görmüş.

Kanlı Elmaslar, İtalyan mafyasının yeni yeni dünyaya açıldığı bir dönemde, İstanbul bağlantılı bir elmas kaçakçılığı işinin soruşturmasını anlatıyor. Holmes’un müşterisi iki büyük mafya ailesinden biridir. Holmes, mafya için çalışmayı kabul eder; ancak asıl amacı âşık olduğu kadının akıbetini öğrenmektir.

Yazarın bir parodi kaleme almasına karşın, Holmes karakterinin doğasını en uygun bir şekilde yansıttığını söylemeliyim. Telif Holmes öykülerinin bu yakın tarihli tek örneği, Holmes okurlarını tatmin edebilecek bir roman.


Not: Bu metin ilk olarak 221B Dergisi’nin 5. sayısında yayımlanmış ve yazarın izniyle Kayıp Rıhtım’a taşınmıştır.

90'ların ilk yarısında bir yandan İTÜ'de endüstri mühendisliği eğitimi alırken, bir yandan da Korsan Yayınevi için şarkı sözü kitapları çeviriyordum. Beş yılda öğrendiğim mesleğimi iki yıl kadar icra ettikten sonra yazılımcı olarak çalışmaya başladım. Cinai Roman'ın kurucu üyelerindenim. Sadece sahaflarda bulunabilecek polisiye romanları tanıtan yazılarım Virgül, 221b, Müteferrika gibi dergilerde yayınlandı. Eşim ve iki oğlum ile birlikte 2017'de Hollanda'ya yerleştim.

Yerli ve Milli Sherlock Holmes Külliyatı

Sherlock Holmes uyarlamaları bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça popülerdi. Aziz Nesin’den Peyami Safa’ya, A.T. Safkan’dan Turhan Selçuk’a kadar Türkçedeki Holmes uyarlamalarına birlikte göz atalım!

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dosya, Edebiyat, Geek, Liste
Marvel
Marvel Sinematik Evreni’nin Tüm Filmlerini 4K İzlemeye Hazırlanın!

Marvel Sinematik Evreni'ne ait bütün filmleri 4K görüntü kalitesiyle yakın gelecekte görebileceğiz!

Kapat