in

Peru’daki Bin Yıllık Kırmızı Boyalı Kafataslarının Gizemi Çözüldü

Peru’daki insan kalıntıları, ürpertici ayrıntılara sahip. Chincha Vadisi’nde bulunan kırmızıya boyanmış kafataslarına dair araştırmalar sürüyor.

Peru Kırmızı Kafatasları

Eski zamanlarda Peru, bugünden bakıldığında tuhaf ve ürpertici bulunacak pek çok geleneğe sahipti. Bunlardan birisi de ölülerinin kemiklerinde bulunan kırmızı pigmentlerden geçiyor. Yapılan son araştırmalar, kafataslarının neden kırmızıya boyandığını ortaya koydu.

Peru’nun güneyindeki Chincha Vadisi’ne gömülen eski insanların kemikleri, genellikle alışılmadık bir kiremit kırmızısı boyayla kaplı. Renkli kemiklerin gizemi ise bugüne dek birçok araştırmacı tarafından aydınlatılmaya çalışıldı.

Yakın zamanlarda örnekleri inceleyen bir arkeolog ekibi, bu gizemli kültürün ölülerle kurduğu ilişkiye dair yeni sonuçlara ulaştı.

MS 1000 – 1400, MS 1400 – 1532 ve MS 1532 – 1825 dönemlerinden kalma 100’den fazla pigmentli insan kalıntısı ve mezar eşyaları, uzun zamandır araştırmacıların gündeminde.

Journal of Anthropological Archaeology’de yayımlanan yeni çalışmaya göre ekip, 25’i kafatasından alınmış 38 pigment örneğini X-ışınlarından da yardım alarak incelemeye tabi tuttu. Analizleri, koyu kırmızı toz pigmenti oluşturmak için öğütülebilen doğal maddeler olan zinober (HgS) ve hematitten (Fe2O3) faydalanıldığını gösterdi.

Peru Kırmızı Kafatasları Chullpa

Toz hâlindeki boyalar kaplarda ya da kabuklarda muhafaza edildi. Ardından bu organik malzeme, büyük olasılıkla suyla karıştırıldıktan sonra kemiklere sürüldü. Boyalar, büyük olasılıkla yapraklar ya da parmaklar aracılığıyla kemiklere uygulanmıştı.

Peru Halkının Seçkinleri Öldüğünde Kemiklerine Kırmızı Boyalar Sürülüyordu

Öte yandan zinoberin yerel bir kimyasal olmadığı da ifade edildi. Araştırmacılar, bu parçanın “ithal edilmiş olması gerektiğini” öne sürdü. Buradan genç ya da yaşlı, kadın ya da erkek olsun bu kalıntıların toplumun seçkin insanlarına ait olduğu sonucu çıkarıldı.

Kırmızı pigmentin uygulanma süreci uzun ve tüyler ürpertici bir çalışma olarak anılıyor. Peru halkı, ölüleri gömmek ve fiziksel kalıntılarını unutmak yerine, çürüyen bedenler ve iskeletleri, uzun süreler boyunca sürekli ziyaret ediyordu.

Ölüler, çürümeye bırakıldığında chullpa olarak bilinen bir mezar kulesine yerleştiriliyor. Vücutları birer iskelet hâlini aldığında, kuleden çıkartılıyor ve kırmızı pigmentlerle boyanıyorlar. Boyalı kemikler daha sonra chullpas’a geri yerleştiriliyor.

Boyalı kemiklerden bazıları, özellikle de kafatasları; ölüleri bilinmeyen güçlerden “korumak” için yerlerinden çıkarılıp kulede daha yüksek yerlere yerleştiriliyor. Kemikler, zamanında siyasi iddiaları güçlendirmek için de ziyaret edilebiliyordu.

Peru Kırmızı Kafatası

Çalışmanın yazarı, boyalı kemikler ve chullpas için şu ifadeleri kullanıyor:

”Boyalı ölülerin kişi-nesne olarak Orta Vadi’deki açık alanlarda düzenlenen cenaze törenleri sırasında, belki de siyasi iddialarda bulunmak, sosyal düzeni yeniden oluşturmak veya belirli gruplar arasında yenilenmeyi ve dayanışmayı teşvik etmek için orada bulunduklarını düşünüyoruz.”

Araştırmacılar, bu ziyaretler sırasında ziyafetler vermiş ve danslar edilmiş olabileceğini de belirtiyor.

Peru’da gerçekleştirilen daha önceki araştırmalarda halüsinojen maddelere başvuran kadim halklar da ele alınmıştı. Güney Amerika coğrafya, sosyal bilim için birçok önemli veriyi bünyesinde saklamayı sürdürüyor.

Eski Peru halkının ölüleriyle kurduğu bu ilişki sizlere neler düşündürtüyor? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşmayı ve bizleri Google Haberler üzerinden takip etmeyi unutmayın.

Kaynak: IFL Science

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Wednesday Eşcinsel ilişki

“Wednesday”in Yaratıcıları, Wednesday ve Enid Arasında Yaşanabilecek Eşcinsel İlişki Fikrine Açık

Amerikan İç Savaşı - İlkin Başar Özal

Yazar ve Tarihçi İlkin Başar Özal’ın Kaleminden Amerika’nın Dehşet Dolu Tarihi: “Amerikan İç Savaşı”