Çağatay Ulusoy Netflix İçin: “Türkiye’deki Dizilerden Daha İnsani Koşullarda Çalışıyoruz”

Netflix Türkiye'nin ilk yerli dizisi Hakan: Muhafız'ın başrolü Çağatay Ulusoy, Amerika'nın köklü dergilerinden Variety'ye açıklamalarda bulundu.

Netflix Türkiye’nin ilk yerli projesi olan Hakan: Muhafız’ın başrolü Çağatay Ulusoy, Variety dergisine bir söyleşi verdi. Dergiden Nick Vivarelli’nin sorularını yanıtlayan Ulusoy, Netflix’in çalışma koşullarıyla Türkiye’ninkini kıyasladı.

Hakan: Muhafız dizisinin neden bir yenilik olarak görüldüğü sorusuna, Ulusoy şu cevabı verdi:

“Çünkü küresel izleyicilere yeni bir tür Türk dizisi sundu. Türk dizilerinin tipik özelliği olan sosyal drama ve romantizm unsurlarıyla harmanlanmış bir fantezi ve süper kahraman hikayesi anlatıyoruz. Ancak ana akım bir süper kahraman yerine, merkezinde modern bir kahramanın olduğu daha epik bir hikayemiz var. Hızlı ve beklenmedik katlanmalarla dolu. Ayrıca bir komedi unsuru da var.”

Vivarelli’nin bir başka sorusu ise bölümlerin uzunlukları hakkındaydı. Netflix bölümlerinin, Türkiye’deki dizilere oranlara daha kısa süreli olmasının oyuncuyu etkileyip etkilemediğini sordu. Ulusoy, cevap olarak bu durumun kendisi için daha iyi olduğunu ve odaklanarak tüm enerjisini karaktere verdiğini belirtti.

Hakan: Muhafız’ın henüz 2. sezon çıkmadan üçüncü ve dördüncü sezon için onay alması üstüne, dizinin Çağatay Ulusoy’u biraz daha meşgul edeceğini hatırlatan Vivarelli, çalışma şartlarına yönelik bir soru sordu:

“Diğer pek çok Türk dizisinde olduğundan daha insani koşullarda çalışıyoruz. Netflix farklı bir üretim sistemi kullanıyor. Haftada 5 gün, günde 10 saat çalışıyoruz. Kendimi daha üretken hissediyorum. Diğer oyuncular ve ekip de öyle. Bir Türk TV dizisinde her bölüm 120-150 dakika sürer. Haftada bir bölüm çekmek için çok daha fazla çalışmanız gerekir. ‘Hakan Muhafız’ hikaye anlatıcılığına, mekanlara, karakterlere ve çalışma koşullarına yaklaşım açısından çok şey değiştirdi. Oyunun kuralları yeniden yazılmış gibi.”

Çağatay Ulusoy

Her sezonda farklı yönetmenlerle çalıştıklarını dile getiren Ulusoy, bu durumun Türkiye için bir ilk olduğunu da söyledi. Her yönetmenin seriye farklı bir bakış açısı kattığını ekleyen ünlü oyuncu, bu sayede dizinin daha vizyoner bir hâle geldiğini de belirtti.

GÖZ ATIN  The Witcher Dizisinin Senaristi Belli Oldu

Ulusoy’un yönetmenlerle ilgili açıklamasına cevap ise BluTv İçerik Yöneticisi Sarp Kalfaoğlu’ndan geldi. Kalfaoğlu attığı Tweet’te Ulusoy’u eleştirdi:

Çağatay Ulusoy’un açıklamaları hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: Milliyet


* Hakan: Muhafız 2. Sezon: Hayal Kırıklığı mı, Hatalar Silsilesi mi?

* Hakan: Muhafız’a İlham Olan Kitap Serisi Karakalem, “Kayıpbey Efsanesi” ile Devam Ediyor

Çağatay Ulusoy Netflix İçin: “Türkiye’deki Dizilerden Daha İnsani Koşullarda Çalışıyoruz” için 10 yorum

  1. Tobizume dedi ki:

    Karaktere odaklanmış hali buysa odaklanmamış halini düşünemiyorum.


  2. Leingrad dedi ki:

    Karşısındakine öküzün trene baktığı gibi bakması için bölüm başı 75.000 TL verilen modellik yarışması birincisinin bu konularda yakınması çok abes.


  3. @Leingrad, @LordKratos

    Konu Çağatay Ulusoy’un oynadığı dizinin kalitesi, oyunculuğu ve aldığı ücreti değil. Konu çalışma şartları. Evet, demecinde Hakan: Muhafız’ın yapımıyla alakalı şeyler tartışmaya açık olabilir. Ancak o hususlar, sektörün kemikleşmiş üretim sürecinden ileri gelen sorunlarla alakalı. Tür sineması, hikâye anlatıcılığı gibi kategorilerde değerlendirilmeliler.

    Çalışma şartlarının kalitesine gelirsem, bu sadece oyuncuları değil, yapım ekibini de etkiliyor. Setçisi, ışıkçısı, kameramanı, senaristi, kurgucusu vs uzayan giden pek çok çalışan söz konusu. Dizi-Film dediğimiz ürünlerde, evet, oyuncular gözönünde, lakim o ürünün ortaya çıkışında bazen çalışan sayısı 100’ü 200’ü aşan ekipler rol alıyor. Şartlar kötüyse o ürünün ortaya çıkışında yer alan herkes için öyle veya böyle zarar vermekte. O grupta yüksek ücret alan da var, sigortasız düşük ücret alan da. Çalışma şartlarının kalitesi, alınan ücretten bağımsız değerlendirilmeli. Yüksek ücret alana, aldığı ücret hatırlatılarak şikayet etmemesi gerektiğini ileri sürersek, o zaman, düşük ücret alanın sesini çıkarmaya kalktığında, işvereninden maaşı kadar söz hakkı verilmesinin önünü açmış oluruz.

    Bu konularda oyuncuların demeç vermesi alakasız gelebilir. Ama gözden kaçan bir ayrıntı var; konumu gereği bu hususta en rahat konuşabilecek ve sektördeki sorundan daha çok kişinin haberdar olmasını sağlayabilecek kişiler oyuncular. Set ekibinden biri şartlardan şikayet ederken kovulma korkusu olmadan sesini ne kadar duyurabilir? Zor. O yüzden bu konuda oyunculardan daha fazla yorumlar gelmesi ve o yorumlarının haber olması normal.

    Konu hakkında daha fazla bilgi isteyenler için:


  4. Leingrad dedi ki:

    Konu tabiki oyuncuların ve yapımcıların aldığı paradır. Evet çalışma şartlarının kalitesi alınan ücretten bağımsız değerlendirilmeli fakat içinde bulunduğumuz kapitalist sistemde bu bağımsız değerlendirmeyi yapmak imkansız.

    Dizinin uzun olmasına bağlı olarak çalışma saatlerinin uzunluğu konusundan bahsedersek; Bir dizi 2,5 saat olup 6-7 tane reklam + 2,5 saat aralığında ürün yerleştirme aldığı için Beren Saat bölüm başı 100.000, Kıvanç Tatlıtuğ bölüm başı 280.000 gibi rakamları alabiliyor. Dizinin toplam süresinin 50 dk. olup, arada 1 kere reklam alması hiç bir dizi oyuncusunun ve çalışanının işine gelmez. Dizilerde gördüğümüz o çok ünlü başroller, 15.000 TL alacağı bir dizide bırakın oynamayı konuk oyuncu olarak bile gözükmezler. O kötü şartlarda çalışan set işçileri de işsiz kalır.

    Genel anlamda şartların kötü olmasına gelirsek, şartların kötü olmasının bir numaralı nedeni yapımcılar ve başrol oyuncularıdır. Sonuç olarak ortada reklam gelirlenin oluşturduğu bir pasta var ve bu pastanın ağırlığı belli. Yapımcı kadrosu bu pastanın %49’unu, oyuncular %49’unu aldığı için geri kalan yüzlerce set çalışanlarına %2’lik dilim ve kötü çalışma şartları düşüyor. Bir dizi yapımcısının çıkıp “Türkiye’de çalışma şartları kötü” demesi ile başrol oyuncusunun aynı demeci vermesi arasında bir fark yok.

    Yüksek ücret alana, aldığı ücret hatırlatılarak şikayet etmemesi gerektiğini ileri sürersek, düşük ücret alanın sesini çıkarmaya kalktığında, işvereninden maaşı kadar söz hakkı verilmesinin önünü açmış olmayız. Tam tersi düşük ücret alana söz hakkı tanımış oluruz. Lady Gaga’nın Türkiye’ye konsere geldiğinde talep ettiği pırlanta kaplamalı klozet verilmediği için Türkiye’deki çalışma şartlarının kötülüğünden yakınması şımarıklığına tepki gösterip gündem yapmaz isek, sahne arkasında 50 TL yevmiye ile günde 18 saat kablo toplayan çalışanın problemlerini dile getirmesi için fırsat vermiş oluruz. Tıpkı Çatay Ulusoy gibi mankenlik ajans kataloglarından seçilmiş kişilerin şımarıklığına tepki vermemiz gerektiği gibi.


Çağatay Ulusoy Netflix İçin: “Türkiye’deki Dizilerden Daha İnsani Koşullarda Çalışıyoruz”

Netflix Türkiye’nin ilk yerli dizisi Hakan: Muhafız’ın başrolü Çağatay Ulusoy, Amerika’nın köklü dergilerinden Variety’ye açıklamalarda bulundu.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dizi, Geek
Game of Thrones
Game of Thrones Yan Dizisine Dair George R.R. Martin’den 5 İpucu

George R.R. Martin, Ak Gezenler'in yükseliş hikâyesini konu alacak yeni Game of Thrones dizisi hakkında...

Kapat