in

Stranger Things’ten David Harbour Gençliğindeki Zor Anlarını Anlattı: “Akıl Hastalığı Yoksulluğun Doğal Bir Sonucu”

David Harbour, gençlik yıllarında kendisine konan bipolar bozukluk teşhisinin perde arkasından ve zorlu geçen zamanlarından bahsetti.

david harbour akıl sağlığı stranger things 4

David Harbour gençlik yıllarındaki zorlu günlerden bahsetti. Akıl sağlığını korumak ile yoksulluk arasındaki bağlantılara dikkat çekti.

Şu sıralar Netflix yapımı Stranger Things dizisinin 4. sezon bölümleri ile yeniden gündeme gelen David Harbour, yapımda Jim Hopper adlı polis şefini canlandırıyor. Harbour, Big Issue’ya verdiği söyleşide en zor dönemlerine dair deneyimlerini anlattı.

47 yaşındaki aktör, yoksulluk içinde yaşamanın kişinin akıl sağlığını zorladığından bahsetti. Henüz 26 yaşındayken kendisine bipolar bozukluk teşhisi konduğunu belirten oyuncu şöyle konuştu:

“Sistemin içinde de dışında da bulundum. Hayatımda çok kolay bir şekilde sokaklara düşebileceğim anlar oldu. Neyse ki yanımda olan bir ailem vardı.”

David Harbour Akıl Sağlığının Zora Girdiği Yılları Anlattı

David Harbour sözlerine şöyle devam etti:

“Akıl sağlığının ilaç gerektiren bir parçası var. Ancak aynı zamanda akıl sağlığının çok sosyal bir bileşeni de var. Bu, kırık bir bacak gibi değil.

“Çılgınlığı tanımlayan şey, sosyal uyumsuzluktur. Ama bir bakıma, geçinmek için yeterli paraya sahip olmamak sosyal olarak uyumsuzluğu da beraberinde getiriyor.”

Harbour yoksulluk ve akıl sağlığı arasındaki bağlantıyı şöyle açıkladı:

“Dışarı çıkıp öğle yemeği satın alarak ve bir mağazaya falan girerek topluma katılamadığınızda, bu durum sizi çıldırtıyor. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar gibi. Her iki mesele de el ele gidiyor.”

david harbour akıl sağlığı stranger things 4 sezon

Harbour, 26 yaşından beri terapi aldığını ve konuşmanın ilaç kullanmaktan çok daha faydalı olduğunu kaydetti.

Ünlü aktör aynı zamanda Stranger Things’e katıldığı dönemden de bahsetti. Oyuncu o güne dek Hellboy ve Revolutionary Road gibi yapımlarda rol almış olsa da asıl çıkışını bir türlü gerçekleştirememişti.

David Harbour, Stranger Things ile Yaşadığı Dönüşümü “Büyülü” Olarak Tanımladı

Harbour, 35 yaşındayken kirasını ödeyebildiği ve sofrada yemek yiyebildiği için kendisini oldukça başarılı hissettiğini ifade etti. Ancak oyuncu, o yaşına gelene dek bir talk-show programı yapmayı hedeflemişti.

Oyuncu 40 yaşına geldiğinde hâlâ bu hedefi tamamlayamadığını fark ettiğinde, bunun etkisinin “çok sert” olduğunu söyledi. Hopper rolünü kabul ettiğinde ise kendisini “yedek” gibi hissettiğini aktardı.

“Çekimlerde bile bu benim seveceğim bir dizi ama kimse izlemeyecek gibi hissettim.

“Kariyerimdeki her şeyden farklıydı. Sonra yavaş yavaş, ‘Stranger Things harika, bu diziyi seviyorum!’ diyen tonlarca mesaj almaya başladı.

“Bunu daha önce (ya da sonra) hiç yaşamadım. Gerçekten büyülü bir andı. İncelemeler ve puanlar gelmemişti ama o noktada, bunun insanlara gerçekten dokunan özel bir şey olduğunu biliyordum.”

David Harbour’ın açıklamalarına dair sizin görüşleriniz neler? Fikirlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Kaynak: Metro

Eda Aydın

1992 yılında Bursa'da doğdum. Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunuyum. Filmler, kitaplar hakkında inceleme ve görüş yazıları yazıyorum. Tanpınar'ı seviyorum.

1 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Howl Howl dedi ki:

    Böyle sıkıntılarda insanın etrafında duyarlı birileri olması gerçekten nimet. İnsan buhranı yüzünden eşe dosta yük olmayayım diye içinde yaşayıp sessizleşmek için bastırıyor kendini, zihnindeki düzeni oturtana kadar.

    Bu defa niye konuşmuyorsun niye paylaşmıyorsun, bunu niye böyle yapmıyorsun diye insanın sevdikleri tarafından kıskaca alınması da sıkıntılı. Soğuk alan birine neden öksürüyorsun diye kızmak gibi. Burada kötü bir niyet yok elbette ama yanlış bir müdahale var. Ya iyileş ya da senle uğraşamam algısı veriyor bu fevri tavırlar oysa sadece varlığı hissedilen sessiz bir sevgi daha güvenli hissettirir, bu güven hissi, kıvamını bulunca o sessizlik de dağılır.

    O hele bir de etrafınızda, kendi duygu durumlarını çevrelerine yansıtarak, insanları manipüle ederek odak olmaya çalışan az sevilmişler varsa vay halimize. İnsan kendi derdine çare olamazken bir de onların gönlünü hoş tutma çabasıyla iyice yoruluyor.

    Biraz iç dökme gibi oldu ama benzer şeyler yaşadığım için kendimi tutamadım.

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

2022 Uluslararası Booker kazananı Geetanjali Shree

Uluslararası Booker Ödülü İlk Defa Hintçe Bir Romana Verildi

Jon Favreau Duyurdu: The Mandalorian’ın 4. Sezon Çalışmaları Şimdiden Başladı