Netflix, Sonunu Seçebileceğimiz Bir “Black Mirror” Üzerinde Çalışıyor

Netflix, en sevdiğimiz dizilerden Black Mirror'ın bir bölümünün nasıl biteceğini seçmenize imkan sağlamak üzere.

İnternet yayın hizmeti sağlayıcısı Netflix, izleyicilerin dizi ya da filmlerde, kendi istediği hikaye akışını seçebilecekleri bir dizi özellik geliştiriyor. Şirket bu yıl sonuna kadar bu projelerden ilkini yayımlamayı hedefliyor.

İzleyiciler, Emmy ödüllü bilimkurgu serisi Black Mirror dizisinin gelecek sezonunda bir bölümde kendi hikaye akışlarını seçebilecekler. Dizi, teknolojinin sosyal çıkarımlarını keşfetmesiyle ünlü olduğu gibi, dizinin bir bölümünde insanlar, eşlerinden yüksek puanlar almak için yarışıyorlar. Dizinin beşinci sezonunun Aralık ayında yayımlanması bekleniyor.

Netflix dünya çapında yayıldıkça müşterilerini cezbedecek yeni yollar arıyor. Geleneksel televizyon ve bilgisayar oyunlarını harmanlayan unsurlar sayesinde, şirket, birçok diziye uygulanabilecek bir formül yaratmış durumda.

“Kendi Maceranı Seç” deneysel girişim programı, yeni oluşmaya başlayan ve Etkileşimli (interaktif) Televizyon olarak bilinen eğlence türünün büyük bir temsilcisi. Söz konusu deneysel girişimin amacı izleyiciye seçenek sunarak hikaye akışına dahil olduğunu hissettirmek.

Netflix, halihazırda çocuklar için tasarlanan “Kendi Maceranı Seç” animasyon programlarından bazı bölümleri yayımladı.

İzleyici, “Çizmeli Kedi”nin ilk birkaç dakikasında, kavgacı bir kedinin hikayede karşılaştığı karakterler ile kavga etmesini ya da onlarla arkadaş olmasını seçme şansına sahip. Bir seçeneği izledikten sonra, geri dönüp öteki senaryoyu seçmek de mümkün. Birbirinden farklı seçenekler ile hikayeyi 18 dakikadan 39 dakikaya kadar uzatmak yine izleyicinin elinde.

Yapılan tercihlere göre gelişen hikaye iki farklı sona sahip. Bu tercihleri yapabilmek için izleyicilerin sadece televizyon kumandası ya da oyun koluna sahip olması yeterli.

“Black Mirror”ın başlıca hikaye anlatımından dallanıp budaklanan hikayelerin çocuk programlarındaki seçeneklerden daha karmaşık olacağı kuşkusuz. Deneysel girişim programının amacı izleyicileri olay örgüsüne dahil etmenin yanı sıra, dizideki sevilen karakterler hikayenin gidişatını etkileyecek istenmeyen hareketlerde bulunduğunda izleyicilerin farklı bir seçenek tercih edip hikayeyi kendi istedikleri gibi şekillendirmelerine olanak sağlamak. Dahası, yapılan tercihler doğrultusunda gelişen hikayenin sonunu da yine izleyicinin seçimine bırakmak.

Netflix’in artan yatırımlarıyla birlikte Etkileşimli Televizyon yapımcıları, kamera önünde geçirecekleri zamanın artacağını umuyorlar. Bununla birlikte senaryodaki olası her seçenek için yazarların daha çok vakit ve çaba harcaması ise kaçınılmaz görünüyor. Netflix’in en acımasız rakiplerinden biri olan HBO, ilk etkileşimli programını bu yılın başlarında yayımladı. Steven Soderbergh  yönetmenliğinde, “Mosaic” in daha uzun bir sürümü ayrı bir mobil uygulamada kullanılabilir durumda.

Öngörülenin aksine, çoğu televizyon seyircisinin “American Idol” ya da “The Voice” gibi reality programlarına olan ilgisi devam ederken, seyircilerini olay örgüsüne dahil eden hiçbir hikaye anlatımlı program bomba etkisi yaratmadı. Etkileşimli programlar yapan bir şirket olan Eko’nun Yönetim Kurulu Başkanı Jim Spare bu konudaki fikirlerini şöyle açıklıyor:

“Bu yakında değişebilir. Yüksek hızlı internet kullanılabilirliğinin yaygınlaşması, dokunmatik ekran ve etkileşimli oyunlar, izleyicisini dahil olmaya davet eden programlara zemin hazırladı. Etkileşimli Televizyon’un yaygın hale gelmesi an meselesi.”

Dizilerde herhangi bir bölümün sonunu beğenmeyen hatrı sayılır bir kesim olduğu düşünülürse, belki de etkileşimli yapımlar bu durumun önüne geçebilir gibi duruyor. Ancak sunulan alternatif sonların da, gidişatın da beğenilmemesi yine de mümkün. Yine de gelişen teknoloji ve değişen medya biçimleriyle birlikte, etkileşimli programların yakın zamanda hayatımızda büyük bir yer tutacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

  • 25
    Shares




İngilizce Öğretmeni. Orta Dünya hayranı. Edebiyata, küçük yaşta okumaya başladığım çizgi romanların yanı sıra gerçek anlamda J.R.R. Tolkien ile giriş yaptım. Fantastik ve bilim kurgu okuyucusuyum. Türk Medeniyet Tarihi meraklısıyım. Sayıları gün geçtikçe azalan, özgün hikaye anlatımına sahip bilgisayar oyunlarına sahip çıkmaktayım.

Netflix, Sonunu Seçebileceğimiz Bir “Black Mirror” Üzerinde Çalışıyor için 3 yorum

  1. İnteraktif film fikri yıllardır sektöre yerleştirilmeye çalışılıyor. Ama bir türlü teşebbüsçülerinin arzuladığı başarıya ulaşamadı. Evet, günümüz yayıncılık imkanları bağlamında diziler için daha uygun gibi. Teoride fena fikir değil. Ama pratikte ve uzun vadede kime daha çok ne kazandırır, orası meçhul.

    Bu sistem yapımcısına yeni mali, teknik ve zanaatsal yükler getirebilir. Ayrıca, görünüşte edilgen konumda farz edilen, ama sunulanı değerlendirme kısmında zihinsel etkileşimde olan tüketiciyi tam anlamıyla pasif hale getirebilir. Hikâye anlatımı söz konusu oldu mu, sunulan imgelerin ve olay örgüsünün beğenilmesi kadar beğenilmemesi de aynı oranda önemli. Çünkü tüketenin, neyin neden beğenildiği veya beğenilmedi üzerine düşünmesi ve bunun üzerine düşündürtmek, hikâyeyi ve hikâye anlatımını etkin kılan bir faktör. Tüketici zihnen aktif duruma geçiren imge ve öğeler, tüketicinin tercihine bırakılırsa o faktör ortadan kalkabilir. O faktör ortadan kalkınca hikâye değil, açık büfeden keyfine göre seçmece ürünler topluluğu ortaya çıkar. Ve bunun da sonu, üstüne düşünmeye ve tartışmaya gerek duyulmayan kişiye özel çok parçalı video klip setlerine dönüşür.

    Sophie’nin Seçimi’ndeki trajik anı değiştirme seçeneği sunulsa, elbette çoğunluk değiştirmeyi seçer. Ve o zaman da hikâyenin anlamı ve önemi kalmaz.

    Aynı şeyi tüketip farklı tepkiler ve yorumlar getirilmesi sorun olarak görülür. Ama bu, sorundan ziyade olması gereken bir şey. Tek ve sabit ürün merkezinde, tüketiciyi çeşitli fikirler üretmeye iterek, başkalarıyla aralarında sosyal bir etkileşime vesile olabiliyor. Tamam, günümüzde bu etkileşimin olumsuz biçimlerine daha çok maruz kalıyoruz. Ama bu, tüketiciye aktif rol veren ürünlerin ortadan kalkması için yeterli değil.

    Bunu sorun yapan, yapımcılar; herkesi memnun edememek, kazançlarında dalgalanma yaratıyor. Herkesin hoşuna gideceği bir şey sunmak, en çok onların işine gelir. Seçim hakkı sunarak, hoşnutsuzluğu en aza indirmek, herşeyiyle pasif tüketiciler yaratır. Bu aynı zamanda, tüketicinin elinden “beğenmeme” hakkını almak demek. Sunulan toplu paketteki içeriği tümden beğenmeyenler ve genel kalitedeki eksikliklerden yakınanlar, onca içeriğe rağmen hiçbir şeyden memnun olmayan mıymıylar olarak damgalanarak, ötelenebilir.

    Sabit bir hikâyeye sahip diziyi veya filmi izledikten sonra, hem benim hem de bir başkasının beğenmesi veya beğenmemesi, onu değerli kılan yegane unsur aslında. Bazı hikâyeler, memnun etmeyerek ve hatta rahatsız ederek etkileyici ve anlamlı olur; bazı türler de öyle.

    Netflix’in bu sistemi denediği proje de bir hayli ironik. Black Mirror, kendi ürettiğimiz soyut veya somut ya da ikisini birden taşıyan olguların ve nesnelerin yarattığı olumsuz uygulamaların/eylemlerin konu edildiği bir seri. Bu sistem de, izleyiciye arzuladığı şeyi sunduğu iddiasıyla kendine çekip geri kakan düşünme yetisini de elinden alan, sistemi yürütenlerin cebini daha rahat doldurtmaya yarayan bir düzeneğe dönüşebilir.

    Yine de bu sistemin başarılı olup olmayacağı hala kesin değil. Sabitliğiyle yoruma açık işlerin, tüketimsel olarak az zahmet çektirmesi gibi bir avantajı var. İzleyiciyi seçim yapma angaryasından kurtarıyor. Zaten izlemek için bir iki saat ayırabileceği hikâyeyi bir de gönlüne göre yola sokmak için uğraşmak hala caziplikten uzak. Bu yönden sistem, eğitici kısa çizgi filmler ve tanıtımlar için daha idealmiş gibime duruyor.

    Neyse… Ne dolmuşum yahu :sweat_smile:


  2. Geçen yıl Stephen Soderbergh Mosaic adlı bir diziyle benzerini denemişti, ücretsiz bir mobil uygulama üzerinden hikayenin gideceği yeri seçip o şekilde tüm diziyi izleyebiliyordunuz(8 saate yakın sürüyordu). Sanırım hala ücretsiz ama Türkiye’den erişilebiliyor mu emin değilim. iOS kullanıp da merak eden varsa deneyebilir.


Netflix, Sonunu Seçebileceğimiz Bir “Black Mirror” Üzerinde Çalışıyor

Netflix, en sevdiğimiz dizilerden Black Mirror’ın bir bölümünün nasıl biteceğini seçmenize imkan sağlamak üzere.

  • 25
    Shares

 

 

Başa dönün