in

Hoda Barakat, Beyrut’un Işıltısında Bir İç Savaşı Anlatıyor: “Akdeniz Sürgünü”

Hoda Barakat, yer yer gerçeküstü unsurları kullandığı Akdeniz Sürgünü adlı ödüllü romanı ile Türkçe raflarındaki yerini alıyor.

Akdeniz Sürgünü - Hoda Barakat

Hoda Barakat imzalı Akdeniz Sürgünü raflardaki yerini alıyor. Eser, dilimize Delidolu Yayınları etiketiyle kazandırılıyor.

1952 yılında doğan Lübnanlı yazar Hoda Barakat ilk defa Türkçe raflarına geliyor. Şimdilerde Paris’te yaşayan Barakat, Lübnan iç savaşını konu alan eserleriyle biliniyor. Kitapları İngilizce, İbranice, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Yunanca gibi pek çok dilde okunuyor.

İçerisinde eşcinsel bir erkeği barındıran Hacer al-Dahik (Gülüşme Taşı), Arapça için bir ilk olarak tanımlanıyor.

Orijinal dili olan Arapçada 1998 senesinde yayımlanan Akdeniz Sürgünü ise yazara Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü’nü kazandıran eser olarak da kayıtlara geçiyor.

Akdeniz Sürgünü – Hoda Barakat | Arka Kapak Tanıtımı

Akdeniz Sürgünü - Hoda Barakat

Savaşın gölgesinde canlanan anılar…

Hoda Barakat, kendisine Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü kazandıran Akdeniz Sürgünü’nde, iç savaş sonrası harap olmuş Beyrut’ta, babasının kumaş dükkânının yıkıntıları arasında hayatta kalmaya çalışan, halüsinasyonlar gören yalnız bir adamın çokkatmanlı hikâyesini anlatıyor.

Issız, yer yer gerçeküstü ve hatta distopik sayılabilecek bir şehir manzarası fonunda, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı metinde yazar, Doğu Akdeniz kültürünü ve felsefesini incelikli bir şekilde yansıtıyor, Lübnan’ın zengin kültürel kumaşının nasıl dokunduğuna dair şiirsel bir anlatı sunuyor.

Güçlü tarihsel arka planında, Orta Doğu’daki giyim tercihlerinin evrimine ve bunun günlük hayattaki etkilerine de yer veren roman; geriye dönüşlerle örülü hikâyesini savaş, travma ve insan üzerinden şekillendiriyor.

“İpekten kadınlar vardır; annen de ipekten, büyüdüğünde sen de anlayacaksın.”

Akdeniz Sürgünü, Lübnan İç Savaşı’nın yaşandığı puslu yıllara götürüyor, Beyrut’u yerle bir eden bombardımanlardan birinde harap olmuş bir kumaşçı dükkânının kapılarını sonuna kadar açıyor. Kumaşlar ve renkler arasında buğulu bir kompozisyon kuran yazar Hoda Barakat; okuru, dünyaya bir de ketenin, kadifenin, ipeğin, dantelin yani kumaşların gözünden bakmaya çağırıyor. Baba yadigârı bir dükkânın yıkıntıları arasında, sanrıların ve halüsinasyonların esiri olmuş bir adamın geçmişiyle hesaplaşmasını gözler önüne seren eser; kâbusu andıran bir şehirde, eski güzel anıların, tekinsiz mutlulukların izini süren kahramanının iç dünyasını ustalıkla aktarıyor. Okurlar, kitabın yaydığı eski Beyrut ışıltısı eşliğinde insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşırken, rengârenk kumaşların iyileştirici özelliğini âdeta teninde hissediyor.

Bazı kumaşlar gibi insan ruhunun da ’’sentetik’’ sayılabilecek bir değişim ve dönüşüm sürecinden nasibini alabileceğine dikkat çeken roman, insanların mekân ve zaman ekseninde kumaşın değerini ve önemini unutmalarından dem vuruyor.

Damıtılmış hikâyesinin yanı sıra üslubu ve diliyle de farklılaşan Akdeniz Sürgünü, Beyrut’u yaşayan ve yaşatan, sofistike bir metne dönüşüyor.

“Bana dön ve kadifeyi anlat. Benim nasıl kadifeye dönüştüğümü anlat.”

Toplamda 168 sayfadan oluşan eserin Türkçe çevirisi Mustafa İsmail Dönmez’e ait. Akdeniz Sürgünü kitabı Haziran 2021 itibarıyla raflardaki yerini alıyor.

Hoda Barakat ve eseri hakkındaki görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Cruella İncelemesi 2021 Disney Emma Stone

Cruella İncelemesi: Moda Dünyasında Dr. Jekyll ile Bay Hyde Olmak

The Last Mercenary emekli ajan fragmanı

The Last Mercenary Fragmanı: Jean-Claude Van Damme Emekli Ajan Olarak Geri Dönüyor