in ,

Bilim Susunca: Alper Bilgili’den Bilim ve Toplum İlişkisine Dair Yol Haritası

Alper Bilgili imzalı “Bilim Susunca” raflardaki yerini aldı. Kitap, bilim ve toplum ilişkisinin nasıl olması gerektiğine dair bir yol haritası çiziyor.

Bilim Susunca - Alper Bilgili

Alper Bilgili’nin kaleme aldığı Bilim Susunca, Timaş Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

İngiliz Bilim Tarihi Topluluğu (The British Society for the History of Science) Uluslararası Danışma Kurulu üyesi de olan ve doktorasını Sosyal Etkenlerin Bilimsel Bilginin Oluşumundaki Rolünün Analizi: Kuhn ve Güçlü Program Örneği başlıklı teziyle elde eden Alper Bilgili, bilim üzerine yazmaya devam ediyor. Daha önce kaleme aldığı Bilm Ne Değildir?, Darwin ve Osmanlılar ve Karınca İncitmez Artur Balyan’ın Tuhaf İntikam Planı gibi kitaplarıyla tanınan Bilgili şimdi de Bilim Susunca adlı yeni kitabı ile okurun karşısına çıkıyor.

Bilim İnsanlığın Aleyhine Nasıl Kullanılır? sorusunun cevabını arayan kitap, bilim ile toplum olarak ilişkimizin nasıl olması gerektiğine dair bir yol haritası çiziyor.

Bilim Susunca – Alper Bilgili | Arka Kapak Tanıtım Yazısı

Bu kitap, bilimle ilgili klişe ve mitleri özellikle bilim tarihi ve bilim sosyolojisinin sunduğu imkanlarla, bilime düşmanlık etmeden tartışmayı başarıyla gerçekleştiriyor.

Bilim tarihi ve sosyolojisi alanlarında yaptığı çalışmalarla yurt içi ve yurt dışında tanınan Alper Bilgili, bilim dışındaki tüm bilgi kaynaklarını reddetmenin, bilimi din ile doğası gereği çatışan bir uğraş olarak sunmanın ve bilimin idealize edilmiş gerçekçi olmayan bir tarifini kabul etmenin dolaylı olarak bilime zarar vereceğinden, bilimin geniş halk kitleleri üzerindeki imajını zedeleyeceğinden ve toplumda bilim karşıtı görüşlerin daha çok alıcı bulmasına neden olacağını tarihten örnekler ve farklı disiplinlerden faydalanarak göstererek bilimle ilgili daha gerçekçi bir resim çizilmesine katkı sunmakta.

Bu kitap bilim ve toplum arasındaki ilişkinin dengesinin hassas olduğunu ve otoritelerin bilimi kullanarak toplumu manipüle edebileceğini farklı disiplinlerden beslenerek gösteren bir metin. Bilimin yanlış kullanımından doğan bilim düşmanlığının toplumu bilime karşı yozlaştırdığını söyleyen metin, bilim ile toplum olarak ilişkimizin nasıl olması gerektiğine dair bir yol haritası çiziyor.

Alper Bilgili, Bilim Susunca’da bilimin toplum, dinler ve ideolojiler ile ilişkisini geçmişten ve günümüzden örneklerle ortaya koyarak bilim ile insanlığın ilişkisinin nasıl olması gerektiğine dair alışılmış kalıpların dışında keyifli ve doyurucu bir okumaya davet ediyor.

“Kurucu ideolojisi, on dokuzuncu yüzyıl vülger materyalizminin ‘kaba bilimcilik’i üzerine inşa edilmiş olan Türkiye’de, Tom Sorell’in dile getirdiği gibi, ‘bilimsel ile bilimsel olmayanı ayırt etmek’ten ziyade ‘bilimsel olanın olmayandan çok daha değerli olduğu’nu iddia eden aksiyomatik bilimcilik, toplum ve dünyanın geçirdiği değişimlere karşılık entelektüel egemenliğini sürdürmektedir. Böylesi bilimciliğin ‘bilim’ değeri kazandığı, onun eleştirilmesinin, ‘bilim düşmanlığı’ olarak yaftalandığı bir toplumda küresel ölçekte değişik ideolojik amaçlar çerçevesinde işlevselleştirilen bir yaklaşım fazla sorgulanmamaktadır. Alper Bilgili, bunu yapabilen az sayıda bilim insanının önde gelenlerinden birisidir. Tarihî bağlamları derinliğine analiz ederek güncel gelişmelerle bağlantı kuran titiz çalışmaları, bilimcilik eleştirisinin ‘dünyanın düz olduğunu iddia etmek’ olmadığını göstermenin ötesinde, onun ideolojik tasavvurlara hizmet amacıyla işlevselleştirilmesinin doğurduğu sorunlara da ışık tutmaktadır.”

Prof. Dr. M. Şükrü Hanioğlu / Princeton Üniversitesi

Bilim Susunca - Alper Bilgili

Bilim Susunca Kitabından Dikkat Çekici Alıntılar

“Bilim insanları iyi niyetli de olsalar ideolojilerin, şartlanmışlıkların, hatta bazen aldıkları eğitimin etkisiyle doğruyu görmekte ve kabul etmekte zorlanabilirler. Ancak bunlar da bilimin itibarını zedeleyen özellikler olarak görülmemelidir. İnsanlar tarafından icra edilen bir uğraşın insani zaaflardan etkilenmesi gayet olağandır. Asıl sorun, bu defoların üzerini örtmek, bilim insanlarının objektifliklerini yitirebileceğini reddetmektir.”

“İnsanlığın uzayla ilgili bilimsel çalışmalarını da savaş teknolojisinden tamamen bağımsız düşünemeyiz. Hem de ilk günlerden beri… Galileo, 17. yüzyılın başında Hollanda teleskobunu geliştirirken maddi destek beklediği Venedik Senatosu’nu ikna etmek için bu icadın düşmanı erken görmeye yarayacağını ve böylece düşmana karşı büyük avantaj sağlayacağını vurgulamıştı.”

“Bilim insanı olmak beraberinde erdemli, açık görüşlü veya demokrat olmayı getirmemektedir. Tarih göstermiştir ki, bilim ve teknoloji, insanları yaşatmak, medeniyete katkıda bulunmak, refahı artırmak, açlıkla savaşmak gibi faydalı amaçlar için kullanılabileceği gibi, soykırımlar, terörizm, dünya savaşları ve sömürü için de araçsallaştırılabilir.”

“Devletleri bilime yatırım yapmaya ikna eden faktörlerin başında teknolojinin savaşlarda düşmana karşı avantaj sağlayacağı fikri gelmektedir.”

“Normalde güçlerini paylaşmayı sevmeyen siyasetçiler ve devlet yöneticileri de bu pratik faydasının farkında olduklarından bilime büyük önem vermekten gocunmamışlardır.”

“Bugün insan uğraşlarının en prestijli olanı bilim ise, insanların ideolojilerini, inançlarını, inançsızlıklarını bilime referansla savunmalarına pek de şaşırmamak gerek.”

Toplamda 136 sayfadan oluşan kitabın editörlüğünü Kadir Güven, kapak tasarımını Bilge Kağan Aydın ve iç tasarımını ise Nur Kayaalp üstleniyor. Kitabın ilk sayfalarını içeren ÖN OKUMA için de buraya tıklayabilirsiniz.

Yazarın daha önceden kaleme aldığı kitapları okumuş muydunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Hakan Tunç

1988, Darıca. Kocaeli Üniversitesi'nden mezun. Kitap okumayı, film izlemeyi ve özellikle animeleri çok sever.

Percy Jackson Dizisi yönetmen disney

Percy Jackson Dizisi Pilot Bölüm Yönetmenini Buldu: Disney+ Yapımında Hazırlıklar Sürüyor

Alaycı Kuş - Walter Tevis - inceleme

Alaycı Kuş İncelemesi: Mirası Kabullenmek