in

Masal Tadında Absürt Bir Yol Hikâyesi: “Bulut Binicisi”

Korko imzalı “Bulut Binicisi” romanı okurlarını bekliyor. Alice Harikalar Diyarında esintili kitap, KDY etiketiyle yayımlanıyor.

Bulut Binicisi - Korko

Korko’dan her yaştan okura hitap etmeyi vadeden yeni bir macera okurların karşısına çıkıyor. Bulut Binicisi adını taşıyan eser, masal tadında absürt bir yol hikâyesini konu alıyor.

Korko mahlasıyla tanınan yazarın yayımlanan ilk kitabı Bulut Binicisi, dalgalar tarafından bildiği dünyadan kopartılıp alınan ve yepyeni bir evrenin varlığıyla tanışan Kemal’in eve dönüş macerasını takip ediyor.

Bulut Binicisi’nin yazarı, 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun oluyor ve o tarihten itibaren özel sektörde çalışmaya başlıyor. Korko, J.K. Rowling’in, “Eğer o günlerde herhangi bir işte başarılı olmuş olsaydım, o işe tutunur, gerçekten ait olduğum bu alanda başarılı olacak azmi asla gösteremezdim,” sözüne atıfta bulunarak, ‘o herhangi bir işte ne yazık ki başarılı olduğunu’ kaydediyor.

2022’de kendi işini kuran Korko, bir yandan kariyerine yurt dışında devam etmenin planlarını yapıyor.

Yazarın yayımlanan ilk kitabı olma özelliğini taşıyan Bulut Binicisi, Korko’ya göre okuru Lewis Carroll’ın Alis Harikalar Diyarında eserinde olduğu gibi bir yolculuğa davet ediyor. Öte yandan Korko, yazın anlayışını en çok etkileyen isimleri J.R.R. Tolkien, George R.R. Martin ve Friedrich Nietzsche olarak sıralıyor.

Korko, kendisini yazmaya çeken şeyin yol hikâyeleri olduğunu kaydederken Oruç Aruoba’nın, “Bir yeri gerçekten ve toptan terk etmeyen, yeni bir yola çıkamaz,” sözünü hatırlatıyor.

“Bulut Binicisi” Romanı Çocuklara Masal Saatinde Ortaya Çıktı

Kitabın türünü “masalsı absürt kurgu ve yol hikâyesi” olarak tanımlayan yazar, kitabı ilk etapta kendi çocuklarını uyutmak için uyku vakti anlattığı doğaçlama hikâyelerden kurguladığını ifade ediyor.

Karakterleri ve temasıyla çocuklara yönelik bir anlayışa sahip olsa da, roman içerisindeki açık uçlu sorularla kimi zaman felsefi bir metne doğru da evriliyor.

Hikâyenin kahramanı Kemal, bir yaz günü dalgalar tarafından yutuluyor ve kendisini ormanın bittiği yerde bir resim yarışmasının ortasında buluyor. Bilinen dünyadan farklı, ormanındaki tüm hayvanların konuşmayı bildiği ve çeşitli mesleklerde çalıştığı bu alternatif evren; Kemal’in ormanı keşfi ve eve dönme çabasıyla açılıyor. Karakterin atması gereken ilk adım ise Anahtarcı’yı bulmak oluyor.

Macerası sırasında Tırmık, Cüce, Amaçsız Robot, Sarı Karga, Yaşlı Tilki ve Hancı gibi karakterlerle tanışan Kemal; her karşılaşmada hem kendi değişiyor hem de ormanın değişimine neden oluyor.

Bulut Binicisi - Korko

“Bulut Binicisi” kitabı boyunca Kemal’in aklına düşen sorulardan bazıları ise şu şekilde:

– Olmak ne demek?

– Gerçek nasıl anlaşılır?

– Ya düşü yaşıyorsak?

– Neden hiçbir şey yerine bir şeyler var?

– Yaşadığımız dünya hesaplanabilir mi?

– Varlık – yokluk ne anlama geliyor?

Macerası sırasında ağustos böceklerinin Fanus oyununa şahit olan, duygu ishaline yakalananlardan kaçan, kaygı ve mutluluk üretgeçlerine kömür taşıyan karıncalarla tanışan Kemal’in eve dönüş yolu sayısız fantastik unsurla dolu.

Toplamda 156 sayfadan oluşan kitap, 2022 yazında Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.

“Bulut Binicisi” Kitabından Tadımlık Alıntılar

“Artık bildiği gerçeklerin hepsini unutmalıydı, gerçekler ona ayak bağı oluyor ve hakikati bulmasını engelliyordu. Artık bambaşka bir dünyadaydı ve burasının gerçekleri de bambaşkaydı. Evine gitmek için uyum sağlamalı, değişmeliydi.”

“Senin baktığın yerden gözüküyor olabilir ama benim olduğum yerden gözükmüyor,” dedi Kemal. “Nerden baktığının önemi yok, nasıl baktığın önemli,” dedi Patron Maymun.

“Senin onu anlayıp anlamaman dünyanın umurunda mı? Dünyanın sana anlamlı gelme yükümlülüğü yok, Bulut Binicisi!”

“Bu ormanda yaşayanlar amaçsız robotu bilir ve onun için üzülür. Çünkü onun bir amacı yoktur ve amaçsız olarak yaşadığı her dakika acı çeker. Sen hiç sonsuzluğun içerisinde kaybolmuş gibi hissettin mi? İşte yanında kaldığı süre boyunca tam olarak robot böyle hissetti. Hadi amaçsız robotu bilmiyorsun diyelim, yanında o kadar yürüdüğü hâlde nasıl hissettiğini anlayamaman da ayrıca tuhaf. Bence sen his tamircisine gitmelisin,” dedi Cüce.

“Neyi kaybettiğini bilmediğin için bulduğunda nasıl anlayacaksın kaybettiğin şey olduğunu?” diye sordu Kemal heyecanla.

“Merhaba, Miskin Sincaplar Hanı’ına hoş geldin. Bana Hancı derler ve burada bu hanı yönetiyorum. Tüm yıldızlar kaybolduğunda da bu han buradaydı ve tüm yıldızlar geldiğinde de buradaydı. Tüm yıldızlar yine gittiğinde, bu han yine burada olacak ve bekleyecek. Aynı seni beklediği gibi ya da içeridekileri. Yıldızlar değişir, han değişir, han değişir ve yıldızlar değişir. Ama hangisi hangisini değiştirir bilinmez. Şimdi senin için karar verme vakti, bu hana çok azı girebiliyor ve hiçbiri aynı olarak çıkamıyor. Gelebilirsin ve öbür kapıdan çıkarsın ya da geri dönersin ve ne olduğunu, ne olabileceğini hiç öğrenemezsin, seçim senin!”

Dişlek Tavşan kendinden emin tavırlarla “rehbere ihtiyacınızın olup olmaması konusunda bence rehbere ihtiyacınız var. Heyhat! Evet, var!” dedi.

“Heyhat! Dostlar, dostlar! Bu özgür irade değilse nedir? Kendiniz aranızda toplandınız, kendiniz karar verdiniz. Heyhat!”

“Nedeni olsun olmasın fark etmez, önemli olan şu an burada olmamız ama onun bile çok bir anlamı yok,” diye lafa karıştı Yaşlı Tilki.

“Nasıl yani?” diye sordu, ağzı bir karış açılmıştı şaşkınlıktan. “Kanatların var, renklisin, sen bir kelebeksin. Eskiden tırtıldın ama şimdi artık kelebeksin, neden bunu kabul etmiyorsun?” “Herkes kendini nasıl istiyorsa öyle görür,” diye yanıtladı Mavi Kelebek.

“Neden yemiyorsun beni? Oldum ben. Benim olma amacım bu!”

“Yesene keki,” dedi Tırmık. Kemal, hayretler içerisinde bir Tırmık’a bir etrafına baktı. Diğerleri de Kemal’in bu davranışını sanki ayıplamış ve anlamamışlardı. Sanki her şey çok normalmiş de Kemal’in konuşan keke verdiği tepki anormalmiş gibi bir atmosfer oluşmuştu.

“Geleceği bilmiyoruz ama ne zaman öleceğimizi biliyoruz,” diye yanıtladı yaşlı adam, hâlâ bastonunu sağa sola sallıyordu.

“Ben sırıtkan değilim, benim yüzüm böyle,” diye lafa karıştı Tırmık ama onu dinleyen olmadı.

“Nasıl bir hastalık bu, ne ishali? Konuşmakla ishal bulaşır mı?” diye sordu Kemal. Liman Bekçisi’nin arkasındaki gruptan hâlâ sesler geldiği için sesini duyurmakta zorlanıyordu. “Ne olacak, duygu ishali!” diye bağırdı Bekçi.

“Neden burada bu dilde konuşuyoruz? Dil o kadar kısıtlı ki söyleyeceklerimi doğru düzgün ifade edemiyorum.”

“Ben şimdi burada olduğum için siz benim için varsınız,” dedi Usta Dilenci.

“Burada tutunabileceğin hiçbir şey yok,” dedi Anahtarcı


Bulut Binicisi kitabına dair sizin görüşleriniz neler? Yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Bu bir advertorial içeriktir.

Eda Aydın

1992 yılında Bursa'da doğdum. Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunuyum. Filmler, kitaplar hakkında inceleme ve görüş yazıları yazıyorum. Tanpınar'ı seviyorum.

2023 Eleştirmenlerin Seçimi Film Ödülleri Adayları Açıklandı

2023 Eleştirmenlerin Seçimi (Critics’ Choice) Film Ödülleri Adayları Açıklandı

Ortaçağ El Yazması Kadın İsmi

1.200 Yıllık El Yazmasında Gizemli Bir Kadının Adı ve Bazı Ufak Çizimler Bulundu