in

Canterbury Hikâyeleri, Mültecilerin Öyküleriyle Yeniden Yorumlandı

Canterbury Hikâyeleri, “Refugee Tales” adlı öykü antolojisi çatısı altında yeniden yorumlandı. Projeye Patience Agbabi ve Ali Smith gibi isimler de katıldı.

Canterbury Hikâyeleri refugee tales

Patience Agbabi ve Ali Smith gibi pek çok yazar günümüzün en büyük sorunlarından biri olan mülteci krizine dikkat çekebilmek için, mültecilerin gerçek yaşam öykülerini Canterbury Hikâyeleri ile harmanladıkları Refugee Tales (Mülteci Hikâyeleri) adlı bir öykü derlemesi oluşturdular.

Ülkemizi ve Avrupa’yı yakından ilgilendiren mülteci sorunu, bugüne kadar pek çok şekilde ele alındı, yazılıp çizildi. Fakat Patience Agbabi, Ali Smith ve pek çok başka yazar İngiliz Edebiyatı’nın temel eserlerinden olan Canterbury Hikâyeleri’nden aldıkları ilham ve mültecilerle yaptıkları röportajların modern bir füzyonunu yaparak yazdıkları Refugee Tales ile özgün bir yoruma imza attılar ve milyonlarca insanı etkileyen bu büyük insanlık dramına biraz daha yakından ışık tuttular.

Canterbury Hikâyeleri (Canterbury Tales) Geoffrey Chaucer tarafından 14. yüzyılda yazılan ve yirmi küsur hikâyeden oluşan bir öykü kitabı. Bu kitabı bu kadar önemli yapan şey ise İngilizcenin kullanıldığı yazılı ilk eserlerden biri olması.

Mülteci Anlatıları ile Yendien Yorumlanan Canterbury Hikâyeleri Toplamda 14 Metinden Oluşuyor

14 hikâyeden oluşan Refugee Tales’ın yazım sürecinde anonim mültecilerle bire bir konuşma şansı yakalayan yazarlar, dinledikleri yürek burkan gerçek yaşam öykülerini Canterbury Hikayeleri’nin içerisindeki hikayelerle birleştirdiler. Mesela The Detainee’s Tale (Tutuklunun Öyküsü) adlı hikâyede yetim bir insan ticareti kurbanının yardım istedikten sonra bir polis memuru tarafından alı konulmasını anlatıyor ve bir başkası da 28 yıl boyunca vergilerini düzenli olarak ödemesine rağmen polisin, bir ihbar üzerine tutukladığı 65 yaşındaki bir mülteciyi konu alıyor. Bu çarpıcı hikâyeler okurlarına, daha önce anlatılmamış acılara az bulunur türden, samimi bir bakış açısı sağlamayı ve bu güncel sorun hakkında toplum bilincini arttırmayı hedefliyor.

Bunlar kurgu değil. Çok geride kalmış, acımasız bir geçmişin delilleri de değiller. Bu hikâyeler Avrupa’nın yeni alt sınıfının, yani mültecilerin başından geçen korkutucu bir şekilde yaygın deneyimleri anlatıyor,” diyor Manchesterlı yayın evi Comma Press.

“Vatandaşlığı olanlar basit insan haklarının tadını çıkarabilirken (Suçlama olmadan 14 günden fazla tutuklu tutulmama hakkı gibi) barınacak bir yer arayışında olan insanlar Kafkaesk bir belirsizlik içerisinde yıllarca tutuklu kalabiliyorlar.”

Refugee Tales 23 Haziran tarihinde okurlarıyla buluşacak. Kitap satışından elde edilecek tüm gelirler de Kent Help for Refugees (Kent Mülteciler için Yardım) ve Gatwick Detainees Welfare Group (Gatwick Tutuklu Yardımlaşması Grubu) gibi Birleşik Krallık’da mülteciler için  çalışan sosyal yardım kuruluşlarına bağışlanacak.

Beyza Taşdelen

1996 yılının Ekim ayında İstanbul’da doğdum. Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nde başladığım eğitim hayatımı Galatasaray üniversitesi Karşılaştırmalı Dilbilim bölümünde sürdürmekteyim. Fantastikle Harry Potter sayesinde tanışıp, okuma sevgisi kazanmış çocuklardanım. Aktif olarak Kayıp Rıhtım’da yer almaya ve irili ufaklı yazılar yazmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Samurai Jack’in Dönüşü “Karanlık” Olacak!

Kayıp Rıhtım İnceliyor – “Yıkıma Giden Adam”