İthaki Bilimkurgu Klasikleri Feminist Ütopya “Kadınlar Ülkesi”yle Devam Ediyor

Birinci dalga feminizmin ve hümanist araşıyın ürünü ütopya "Kadınlar Ülkesi", İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisiyle tekrar raflardaki yerini alıyor.

Hümanist feminist Charlotte Perkins Gilman‘ın (1860-1935) ses getiren çalışmalarından Herland, yani Türkçe adıyla “Kadınlar Ülkesi“, bu sefer İthaki Bilimkurgu Klasikleri kapsamında, tekrar bizlerle.

İlk kez, 1915’te tefrika halinde The Forerunner dergisinde yayımlanan roman, ancak 1970’lerde roman formatında basılabilmişti. Ülkemiz okurlarının romanla tanışıklığı Otonom Yayınları aracılığıyla olmuştu. Yayınevi bununla sınırlı kalmayıp, 1916’da yine aynı dergide tefrika halinde yayımlanıp, ancak 1997’de kitaba dönüştürülebilmiş devam kitabı With Her in Ourland‘ı, Bizim Ülkemiz: Kadınlar Ülkesinden Sonra adıyla yayımlamıştı.

Otoriteler nazarında Kadınlar Ülkesi, devam kitabı ve Gilman’ın 1911 tarihli romanı Moving the Mountain‘le birlikte feminist ütopya üçlemesi Herland‘ın ikinci parçası olarak kabul görüyor. Lakin otoritelerin aksine, yazarın hiçbir zaman böyle bir tasası olmadığın belirtmeliyiz. Temasal ve söylemsel ortaklıklara göre konuyu farklı yönlerden ele alan bu üç kitap birbirlerinden bağımsız okunabiliyor.

Kadınlar Ülkesi, döneminin popüler temalarından “kayıp medeniyette serüven” hikâyesiyle yazara özgü feminist, Darwinist, hümanist ve ütopyacı tahayyüllerin bileşimi. Roman da buna göre, serüven duygusuna oynamak yerine, tamamen yabancı bir kültürü ve dolayısıyla da zamanın hakim kültürünü keşfetme mantığında tasarlanmış.

Roman, üç erkek araştırmacının (biyolog Terry, jeolog Jeff ve sosyolog Van) dış dünyadan yalıtılmış 12.000 millik bir platoda sadece kadınlardan oluşan 2000 yıllık bir medeniyetle karşılaşmasını ve bu anaerkil medeniyeti tanıma süreci konu ediniyor. Ataerkil medeniyetin temsilcisi erkekler, içine çekildikleri anaerkil dünyayı tanımaya çalışırken, 1900’lü yılların toplumsal yapısı, kadın-erkek ilişkileri kapsamında karşılaştırmalara gidilerek masaya yatırılıyor.

Sevda Deniz Karali tarafından Türkçeleştirilen romanın tanıtım bülteni şöyle:

 “Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy

“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ

Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.

Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.

Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.

Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?

Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.

Şu an sadece ön siparişe açılmış roman, 2 Kasım tarihinden itibaren raflardaki yerini alacak.

  • 41
    Shares
GÖZ ATIN  Kuzgunun Gölgesi: Tamamlandığı Halde Değeri Bilinmeyen Bir Seri

1986 İstanbul doğumlu. Bilimkurgu, korku ve fantastiği uzun süre televizyondan takip edebilmiştir. Ailesinden habersiz aldığı ucuz VCD oynatıcıyı saklayıp, onlar yokken kullanarak, bu konularda film açıklarını kapatmaya çalışmıştır. Edebiyata sonradan bulaşması; bilgisizliği; bilgisizlik de, "Raftaydı ve ben onu alıp okumadım zamanında." pişmanlıkları getirmiştir. Lem ile Küvette Bulunan Günce'yle tanışması; okumaya yeni başlayan biri için hem talih, hem de talihsizlik olmuştur. Film, kitap, animasyon, çizgi roman olsun; kendi sınırlı bilgisiyle, eserleri iç dinamikleri içinde değerlendirmeye çalışır.

İthaki Bilimkurgu Klasikleri Feminist Ütopya “Kadınlar Ülkesi”yle Devam Ediyor için 1 yorum

  1. Bilimkurgu Klasiklerinin son birkaç sayfasında serideki bazı kitapların kapakları yer alıyor. Kadınlar Ülkesi’nin sonundaki kitaplar Anlatış, Frankestein ve Uzaktan Kumandalı Kız. Ortak noktaları yazarlarının kadın olması. “Feminist Bilimkurgu” olarak adlandırılan bir kitapta kadın yazarların kitaplarının yer alması hoş bir detay. Kimin fikriyse tebrik ederim :slightly_smiling_face: Bir tebrik de Hamdi Akçay’a, kapak yine çok başarılı :clap:


İthaki Bilimkurgu Klasikleri Feminist Ütopya “Kadınlar Ülkesi”yle Devam Ediyor

Birinci dalga feminizmin ve hümanist araşıyın ürünü ütopya “Kadınlar Ülkesi”, İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisiyle tekrar raflardaki yerini alıyor.

  • 41
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat
Osmanlı Polisiyesi “Esrar-ı Cinayet” Bizlerle

Edebiyatımızın ilk polisiye romanı sayılan ve Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılan Esrar-ı Cinayet, sadeleştirilmiş hâliyle...

Kapat