Mehmet Sağbaş’ın İlk Romanı “Barbar Yeni Dünya” Raflarda

Akademisyenlik ve ressamlık yapan Mehmet Sağbaş’ın ilk romanı "Barbar Yeni Dünya," Epsilon Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunu olan Mehmet Sağbaş, Barbar Yeni Dünya romanıyla yazarlık dünyasına adımını atmış oldu. İTÜ’den mezun olduktan sonra yüksek lisansını da orada yapan yazar, doktorasını Yıldız Teknik Üniversitesi’nde tamamladı. Akademisyenliğin yanı sıra ressamlıkla da ilgilenen Sağbaş’ın eserleri, bu zamana kadar çeşitli sanat koleksiyonlarına girdi. Yazarın aynı zamanda uluslararası indekslere giren dergilerde çok sayıda makalesi bulunuyor. İstanbul’daki bir üniversitede öğretim üyeliği yapan Sağbaş, bir taraftan da Balat’ta bulunan atölyesinde resim çalışmalarına devam ediyor.

Yazarın ilk romanı olma özelliği taşıyan ve Epsilon Yayınevi etiketiyle okurlara sunulan Barbar Yeni Dünya’ya gelirsek;  öncelikle Sağbaş’ın kitabın ismi konusunda Aldous Huxley’den esinlendiğini herhalde söyleyebiliriz. Eser, Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sı gibi distopik bir evren hakkında. Ama iki kitabın içeriklerine tıpatıp aynı diyemeyiz.  Sağbaş, iki ayrı toplumu barındırdığı romanında bir tarafta kapitalizmin acımasızlığını, diğer tarafta halkın algılarıyla oynayarak onları manipüle eden, düşünmelerini istemeyen bir ütopyayı yazmış. Bu iki ayrı toplumun insanları olan Şara ile Prens Kian’ın hikâyesini anlatan roman, okurlarına toplumdaki rolleri sorgulatmayı hedefliyor.

Romanın tanıtım bülteniyse şöyle:

Ustalıkla işlenmiş bilinç akışı ağırlıklı psikolojik tahlillerle aksiyon ögelerin iç içe geçtiği Barbar Yeni Dünya; dinamik kurgusu ve yolculuk motifini içsel ve nesnel açılardan işleyen çarpıcı olay örgüsüyle distopya edebiyatına yeni ve farklı bir soluk getiriyor.

Bir tarafta aşırı kapitalist ve sömürgeci bir toplum… Diğer tarafta halkını algı oyunlarıyla sindirerek düşünme özürlüsü yapmaya çalışan, ötekileri yok sayan sözde ütopik toplum… Bilinçaltında gezinen iblisleri ve toplumdaki rolleri sorgulatmaya yönelten iki farklı hikâye; yolları aşkın planbozanlığıyla kesişen iki farklı karakter…

Rahiplerin yönetiminde kendilerine özgü kuralları olan topluluğa ait, geçmişi sırlarla yüklü savaşçı kadın Şana’nın yolu, günün birinde Prens Kian ile kesişir. İkisi de paylarına düşen hikâyelerini yaşayıp kaderleriyle yüzleşirken kendilerini bu kez ortak özneli yeni bir hikâyede bulurlar.

“Kusursuz gösterilmeye çalışılan her şey, aslında gizli bir amaca hizmet ediyordu. Görmek, işlerine gelmiyordu. Belki de bu yüzden körlerdi…”

“Korku filizlenmesi…

Çoğu kez bilinmezlik besler bu filizi.

Karanlık, güneşi; zayıflıksa can suyu olur.

Mekân seçiminde pek de nazlı değildir. Her neresi olursa olsun karanlıkla örtülü olması yeterlidir.

Kök saldığı kısıtlı alanda yeşerir, boy verir, palazlanır korku.

Kökleri her yanı sardığında ise değil kaçışa, tek bir adım öteye dahi izin vermez.”

Mehmet Sağbaş’ı ilk romanı Barbar Yeni Dünya için tebrik ediyoruz. Umarız ileride başarılı çalışmalarına devam eder ve bizlere hem resim hem de yazı alanında güzel eserler kazandırır. Kitabı satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

  • 30
    Shares
GÖZ ATIN  Harika Bir Derleme Geliyor Bu Yana: Aşk Ve Ölüm Şarkıları

Konak'ın eski sokaklarında eski bir hastanede doğdu. Çocukluğu oyunlarla, televizyonla geçti. Neslindeki herkes gibi pokemona bayıldı. Ortaokulda Death Note'la tanıştı, hastası oldu. Darren Shan Serisi ve Wardstone Günlükleri hayatının 5-6 senesini yedi. Kısa bir süre bir fan sitesi için Ragnar Sagası çevirdi. Gremots'ta altyazı çevirmenliği yaptı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde gazetecilik okumaya bir yandan da yapmaya çalışıyor.

Mehmet Sağbaş’ın İlk Romanı “Barbar Yeni Dünya” Raflarda

Akademisyenlik ve ressamlık yapan Mehmet Sağbaş’ın ilk romanı “Barbar Yeni Dünya,” Epsilon Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.

  • 30
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat
Lavinia: Adını Pek Duymadığınız Bir Destan Karakteri

Savaşılarak alınan şehirlerin ardında hikâyeler vardır. Bu, Roma’nın kuruluşuyla ilgili mitlerden birinin, Lavinium’un ismini aldığı...

Kapat