Knut Hamsun’un Ümitsiz Aşk Hikâyesi “Rosa” Raflarda

Behçet Necatigil çevirisiyle Knut Hamsun romanları yeni baskılara kavuşmayı sürdürüyor. Yazarın Benoni’yle başlattığı hikâye "Rosa"da devam ediyor. Kitaba özel ön okuma haberimizde!

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Knut Hamsun kitapları Türkçedeki yeni baskılarına kavuşmaya devam ediyor. Yazarın kariyerinde belirleyici eserlerden birisi olan Benoni’nin devamı niteliğindeki Rosa romanı Timaş Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Hamsun’un Rosa’sı ümitsiz bir aşk hikâyesini, Norveç kırsalıyla, pastoral ayrıntılarla ve tabiat övgüsüyle harmanlıyor. Bu etkileyici roman, Türkçe edebiyatın köşe taşlarından Behçet Necatigil’in çevirisiyle taçlanıyor.

Rosa | Tanıtım Metni

RosaKnut Hamsun, benzersiz üslubuyla, yolu Norveç’in liman kentlerinden birine düşen gezgin öğrenci Parelius’un yanında kendi dünyasına götürüyor bizi. Güzel, çekingen tavırlı Rosa’ya gönlünü kaptıran Parelius’un izinde, henüz gelişmekte olan para ekonomisindeki dalgalanmaların, insanların sosyal, ekonomik, hatta duygusal yaşamlarında yarattığı sarsıntıları göz önüne seriyor Hamsun. İnsanın çevresini saran amansız boşluğu maddiyatla doldurmanın ancak görünüşte mümkün olduğu bu yeni dünyada, mutluluğun tanımının da değişen pek çok şeyden biri olduğunu bütün çıplaklığıyla yüzümüze haykıran Rosa, Nobel ödüllü büyük yazarın en önemli yapıtları arasındadır. Bu güzel kitabı Behçet Necatigil’in çevirisiyle yayımlıyoruz.

Peki bu roman için neler dediler?

Çağımızın yazarları arasında, orijinal yaratıcılık yönünden Hamsun’u kenara itebilecek tek bir kişi bile göremiyorum. Üslübu dış görünüşüyle ihtişam ve süsten uzaktır. Güzellik Onun sadeliğinde gizlidir… Anlatırken felsefe yapar. Ama Onun önceden ne diyeceğini kestirmeye çalışmak boşunadır… Ahlaki bir dogma, sosyal bir hipotez ortaya atmaz. Onun düşünceleri bir ideal kadar hürdür. – Maxim GORKİ

O, ansızın bir uçuruma yuvarlanabilir, bir kavgada ölebilir yahut insanlardan uzak, tenha bir Fijord’da boğulabilir veya bir çilingir sofrasında yığılıp kalabilir. Ama öyle ormanlar içinde sessiz, sakin ren geyiklerini seyrederken çıkıp gitmesi dünyadan… Hayır, hayır gönlüm bu sonu Hamsun’a yakıştıramaz. – Hermann HESSE

Hamsun erkekliğin temsilcisidir. Zorla elde edilmiş bir zarafet, sert, buruk gem vurulmuş bir ihtiras. Saf ve öğrenilmesi imkânsız bir hamiyet ve mahcubiyet… Her gerçek erkeklik sanatında vardır bunlar. – Stefan ZWEIG

Büyüklüğü mü nerede… Bir yerde veya çok yerde, ölçü veya sınırsızlığında. Karmakarışık, iç içe ve aynı zamanda kişinin kaderiyle yan yana… Onun bakışı yazan eli artık burada merhametsizdir. – Gerhart HAUPTMANN

Benoni’yle başlayan hikâyenin devamı olan Rosa, Knut Hamsun’un çalışmaları arasında özel bir yere sahip. Okurun Pan’dan da aşina olduğu karakterlerin de uzak yuvası. Norveç, Nordland’ın kendine has doğası, ormanları, faunası ve florası, denizi, parlak yaz geceleri, ağır kış günleri var bu romandaki yerini alıyor.

GÖZ ATIN  Ölü Dalgıcın Sonbaharı: Patenli Örümceklerin Dansına Hoş Geldiniz

Tıpkı bu doğanın bir yansıması olarak insanları: Önyargılar, çekingen yaklaşımlar, alçak sesli cümleler, kısıtlanmış hareketler, arzular ve hayaller. Knut Hamsun, İskandinav toplumunun da en önemli sorunlarından birini merkezde tutmaya: Etik ve tipik değerleri ile geleneksel kırsal kültür ve kent dünyası, kapitalizm, para arasındaki çatışma. İkinci sıradaysa yine, yeni kavuşmalar ve ayrılıklarla aşk var. Şiddet ya da utangaçlık, gerçekçilik ya da duygusallık, hiçbir şey bu dillendirilmeyen engelleri aşmaya, âşıkların gerçekten kavuşmasına yetmiyor.

224 sayfadan oluşan eser, raflardaki yerini almış durumda. Kitabın ilk sayfalarını içeren ÖN OKUMAsı için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Eserin dikkat çeken kapak tasarımı ise Barış Şehri’ye ait.

knut hamsun

Knut Hamsun Kimdir?

1890’dan başlayarak dünyanın sayılı romancıları arasına girecek ve Knut Hamsun adını alacak olan Knud Pedersen, Norveç’in kuzeyinde Lom kasabasında doğdu (04 Ağustos 1859).

18 yaşındayken, bir şiir ve hatta bir de Esrarengiz Adam başlıklı küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı da. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. İbsen’i okumuştu, onun etki ve büyüsü altında bulunuyordu. Bir Karşılaşma adındaki bu kitabı da Bodö’de bir kitapçı yayımladı. İmzasını Knut Pedersen Hamsund diye atmıştı. Tasarılar, planlarla doluydu kafası ve yirmisinde bile değildi henüz. Norveç’ten Amerika’ya uzanan maceralı hayat hikâyesinde birçok zorlukla karşılaştı Hamsun, ama yaşadıklarından ilham almayı, bunları birer edebiyat şaheserine dönüştürmeyi ustalıkla başardı aynı zamanda. Otuzu aşkın eseri arasında Açlık, Pan, Victoria, Sonbahar Yıldızları Altında, Hüzünlü Havalar, Son Mutluluk, Rosa, Benoni, Dünya Nimeti en önce hatırlanan romanlarıdır. 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Sizler daha önce herhangi bir Knut Hamsun kitabı okumuş muydunuz? Okuduysanız nasıl buldunuz? Kayıp Rıhtım Forum’da düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.

GÖZ ATIN  Çevirmenin Çemberi: Devrim, Yeniden

* * *

* Italo Calvino’dan Klasikleri Okumak İçin 15 Neden




Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Knut Hamsun’un Ümitsiz Aşk Hikâyesi “Rosa” Raflarda

Behçet Necatigil çevirisiyle Knut Hamsun romanları yeni baskılara kavuşmayı sürdürüyor. Yazarın Benoni’yle başlattığı hikâye “Rosa”da devam ediyor. Kitaba özel ön okuma haberimizde!

Başa dönün