Ümit İhsan’dan Yeni Roman: Kızıl Günün Şafağı

Ödüllü yazar Ümit İhsan bu kez kurtadamlarla ilgili, yeni bir fantastik seriyle karşımızda.

Ay Işığında Yürüyüş, Kıyamet Tarikatı ve Zaman Kapısı gibi kitaplarıyla tanıdığımız ve 2012’de BU Yayınevi’nin Gençlik Edebiyatı Fantastik Roman Yarışması’nda jüri özel ödülüne layık görülen Ümit İhsan, kurtadamları konu alan yepyeni bir fantastik seriyle karşımızda.

Serinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyan Kızıl Günün Şafağı için yayınlanan tanıtım metni şöyle:

Kadim sırların açığa çıkma, gizlenmiş olanın bilinme zamanı.

Nesilden nesile geçen gen sonunda kendini gösterecek bir vücut buluyor, yüzlerce yıldır beklenen alaca kurt yeryüzüne iniyor.

Şimdi yer altında gizlenenler için açığa çıkma vakti, ormanda saklananlar için öç alma zamanı.

Dişler bileniyor, pençeler törpüleniyor…

Sandıkta bekleyen eski hesaplar açılıyor ve yeryüzünde uzun zamandır beklenen son savaş başlıyor…

Kurt adam dolunaya hazırlanıyor.

Kurt Adam serisini okuyup bitirdiğinizde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

Kumran Yayınları’nın alt kolu olan Kiwi Kitap aracılığıyla bizlerle buluşturulan kitap internet mağazalarında satışa açıldı. Kısa bir süre içinde raflardaki yerini de alması bekleniyor. Sevgili Ümit İhsan’a başarılar, sizlere de keyifli okumalar diliyorum.

  • 28
    Shares
GÖZ ATIN  Sör Benfro'nun Şarkısı Serisi İlk Cildiyle Raflarda

Stranger Things Kitap

Editör
Yirmi yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest yazar olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Ümit İhsan’dan Yeni Roman: Kızıl Günün Şafağı için 11 yorum

  1. @Firtinakiran, @per.ercan,

    Kendini öne çıkarmak için atılmış bir adım olarak değerlendirince, "w"ye çok da takılamıyorum.

    Beni rahatsız eden, yerli yazarın yabancıymış gibi tanıtılması. Yazarın ismini kısaltarak yabancı imajıyla pazarlamaya çalışan bir iki örneğine denk gelmiştim. Geçmişte forumca yakından şahitlik ettiğimiz bir örneğimiz de vardı. Neyse… Durduk yere kendi tepemi attırmayım :rage:

    Kitaba döneyim. Şahsen, kurtadam temasını yerli fantazyaya daha çok yakıştırıyorum. Tamam, obur gibi, vampir mitosuna kaynaklık etmiş Türk kültüründen varlıklar mevcut. Kurt adam da hem nitelikleri hem de o niteliklere ilintilenerek bünyesinde barındırdığı potansiyel sebebiyle ilginç hikâyeler barındırabilir. Medeni ile yabani arasındaki çatışmalara ve ikilemlere, vampirin üstüne yapışmış aristokrat kimliğine zıt daha halkın içinden dertlere ve mizaca sahip (biliyorum, halktan canavar, tabiri tuhaf kaçabilir) bir varlık. Günümüz dertlerine paralel giden fantazilere uygun. Ama potansiyeli tam kullanılamıyor. Ya da o halktan tarafı sebebiyle çok göz önünde bulunmuyor. Kim bilir :man_shrugging:

    Roman, kurt adam temasına duyduğum ilgi sebebiyle dikkatimi çekti.


  2. Pardus dedi ki:

    Bazı korku öğeleri( vampirler, kurt adamlar, zombiler vb.) bir yerden sonra artık bıkkınlık vermeye başlıyor, artık eski heyecanı yaşatmıyor fakat olaya farklı açılardan bakılmışsa belki bir ihitmal. İçeriği nasıldır bilmiyorum ama umarım kendisini okutturan bir kitaptır.


  3. Faust dedi ki:

    Aynı fikirdeyim… Bir de şunu eklemek isterim…

    Belli bir süreçten beri Türkçe’si bulunan sözcüklerin yerine yabancı kökenli olanların kullanılması adeta moda haline geldi. Okuduğum kitaplarda bunu rahatça gözlemleyebiliyorum.


  4. Faust dedi ki:

    Hep çeviri okuduğum için onlara özel diyebilirim.

    Yabancı sözcük kullanma değil ama sözcüğü yanlış olarak kullanmaya bir örnek vereyim:

    İletişim Yayınları’ndan çıkan Kafka’nın “Dava” adlı romanında “seninle, benimle, onunla vb” sözcükler hep yanlış kullanılmış ve “senle, benle, onla vb” biçimde yazılmış. İletişim Yayınları gibi bir yayınevinin bu tür bir hataya fırsat tanımaması gerek.

    Türkçesi var olan sözcüklerin yerlerine yabancı kökenlilerinin kullanılmasıyla ilgili örnek bir sürü. Ama bunu listeleyip vermem gerek tabi… Bu da zaman ister.

    Bir de şu var: Cümle içinde birden çok “ve” bağlacı kullanılması. Bu, hem Türkçe’nin yapısına aykırı, hem de okumayı güçleştiriyor. Şu anda okumakta olduğum kitap Ray Bradbury’nin “Sonbahar Ülkesi” adlı kitabı. Çevirmen aynı cümle içinde çok fazla “ve” kullanmış. İngilizce’de bu normal olabilir ama Türkçe’ye uygun değil. Çevirmenin buna dikkat etmesi gerekirdi diye düşünüyorum…


  5. Dönemin ruhunu yansıtmak adına yapılabiliyor. Romanın yazıldığı zaman düşünülerek ve kullanılan kelimenin de ne olduğu göz önünde bulundurularak bakıldığında, bence güzel bir seçim. Eski bir eser olduğu için James’in kullandığı kelime de belki zaten şu anda hayatın akışında İngilizcede yer almayan bir kelime :slight_smile:

    Bu tarz kullanımları görünce açıkçası mutlu oluyorum.


Ümit İhsan’dan Yeni Roman: Kızıl Günün Şafağı

Ödüllü yazar Ümit İhsan bu kez kurtadamlarla ilgili, yeni bir fantastik seriyle karşımızda.

  • 28
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat
“Kayıp Rota” Küresel Bir Felaketi Denizcilerin Gözünden Anlatmaya Geliyor

Kıyamet sonrası bilimkurgu ve spekülatif kurgu türlerini harmanlayarak dünyanın kaderinin beklenmedik kasvetli bir çöküşe sürüklenmesini,...

Kapat