in ,

Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri – Serdar Uslu | “Bir Keşif Arzusunun Neticesi”

Serdar Uslu, kara mizahın büyülü gerçeklikle buluştuğu ilk romanı “Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri”nin ortaya çıkış serüvenini anlattı.

Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri - Serdar Uslu

Serdar Uslu, Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri  adlı ilk romanının ortaya çıkış sürecini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı. Timaş Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, kötülüğe dair mitolojik ve felsefi motiflerle bezeli olmasının yanı sıra kara mizahı büyülü gerçeklikle buluşturuyor.

* * *

Macera arıyordum. Katıksız macera… Gönlüm, bir on dokuzuncu yüzyıl beyefendisi gibi, keşifler yapmak arzusundaydı. Birkaç yüzyıl önce doğsaydım dünyanın karalarını ve denizlerini keşfetmek için okyanuslara açılır, bir yelkenlide miçoluk etmeyi masa başında kitap yazmaya yeğlerdim. Oysa, terra incognita, geçmiş yüzyılların insanlarının imtiyazı olarak tarihe karışmış, benim neslime masa başı avantürüne dönüşmekten başka çare kalmamıştı. Bir şeyler olmak imkanı yalnızca sözcüklerdeydi ve çağın ruhu, bir sözcük bulutuna dönüşmüş halde, tepemde her an yağacakmış gibi dolanmaktaydı.

Belleğini hayal gücüne tahvil etmeyi başarmış birinin, pasifikteki bir balina avcısından farkı yoktu kuşkusuz. İkisinin yaşayışı da zamanla maziye dönüşecek, düşlerimizin hatıraları, gezdiğimiz kentlerin belleğimizde bıraktığı izlerden farksız olacaktı. Masa başı avantürünün bir üstünlüğü daha vardı üstelik. Gerçek bir maceracı, imge nedir bilmez. Dünya onun için imgenin yerini tutan bir temaşa alanıdır ve öyle muhteşem bir seyirlikten gözlerini neden ayırsındır! Oysa yazar, temaşasını kendisi yaratır, benliğinin kumaşından, özgün bir dünya dokur. Keşfedilmeyi bekleyen nice denizlere ve karalara sahip bir başka terra incognitadır bu ve sınırları, yıldızlar ölçüsünde engin bir şeyle; hayal gücüyle çizilmiştir.

Hayal gücünün ölçüsü, belleğin hacimdir. Kimilerinde bellek yükü zamanla renkli imgelere evrilir, eşsiz bir hayal alemine dönüşür. Kimileriyse yük ederler belleklerini kendilerine; mızmızlığa tahvil ederler. Mızmızın belleği de yalancınınki gibi güçlüdür. İmgeden yoksun bir güçtür bu. Kendisini mizah kıtlığıyla ele verir. Mızmız için varsa yoksa anılar, anılar, anılar vardır. Oysa masa başı avantürü tiksinir anılardan. Ölümden kaçındığı gibi kaçınır onlardan. Anı, ölümdür ve ölümden kurtulmanın tek yolu, anıları çarpıtarak benliğin el uzanmaz derinliklere gömmektir. Ölümün tek şifası hayal gücüdür ve en parlak imgeler, yaşamın öz bağrından, belleğin ötesine düşen adsız sansız bir sonsuzluktan armağan olarak gelir.

İnsan, macera yaşayamıyorsa, en azından bir tane kurgulamalı… Hepimiz denemeliyiz bunu. Bu uğraş, sonsuza kapı aralayacak, hayatı, bütün öngörülemezliğiyle gönlümüze buyur edecektir. Biz maceracılar, klostrofobiğizdir. Bir ortama ayak bastığımızda önce kapının açık olup olmadığına bakar, yürüdüğümüz yol, belirsizliğe açılmıyorsa rahat edemeyiz. Sonsuzluk, şefkatli ve verimli yuvamızdır ve şairin dediği gibi, ‘herkesin dünyada varsa bir yeri, biz de bütün dünya bizimdir’ demekteyizdir.

Bu kitap, macera severler için yazıldı. Okura, insan doğasının derinliklerine doğru bir yolculuk vaat ediyor. Her macerada olduğu gibi onda da beklenmedik olaylar, sürpriz sonlar, türlü eğlenceler ve okurun zihnine kazınacağına inandığım sahici karakterler var… Okuru kötülüğün coğrafyasında yolculuğa çıkaracak yoldaşlar… İkinci Dünya Savaşına yönelik anılarımızın çarpıtılmasıyla elde edilmiş, imge yüklü bir coğrafya bu; doğamızın çalkantılarını güzel bir anlatının bağrında dindirmeyi, başımızı yaslayabileceğimiz rahat yastığı yalnızca düşlerde bulabileceğimizi göstermeyi amaçlayan tuhaf bir ülke.

Evet! Çılgınca bir eğlence vaat ediyor kitap. Üstelik insanın insana reva gördüğü en büyük kötülükler üzerinde yükselen bir eğlence… Neyleyelim ki; bazı şeyler ciddiye alınmayacak ölçüde ciddidir. Mizah, bir tutulma değil midir? İnsanlığın belleği İkinci Dünya Savaşında sonsuzca askıya alınmış, doğanın soğuk yüzünü ele veren ürkünç bir temaşa anında takılıp kalmıştır. Şakadan farkı yoktur uğranan yıkımın. Benliğimizde onmaz bir gedik açan bir var oluş kaymasıdır bu ve en keskin ifadesini mizahta bulmaktadır.

İnsanın her eylemi takıntılıdır.  Sağlıklı olan tek takıntıysa başlangıç takıntısı… Okur, kötülüğün doğum anında takılıp kalmış bir anlatıyla karşılaşacak bu kitapta; yirminci yüzyıl insanının kapıldığı o öfke patlamasını, saf maceranın bir örneğine ermek ülküsüyle, bir hıçkırık anına indirgeyen keyifli bir novellayla.

Sahi! Neydi Ali Ulvi’yi uykusundan uyandırıp, Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri denen uğursuz teşkilatla tanıştıran ilk söz; “Hoooopppp! Babalık!”

Herkese keyifli okumalar!

Serdar Uslu

Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri - Serdar Uslu

Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri | Arka Kapak Tanıtım Yazısı

Kötülük dünyanın bir yerinde altımızı oymaya devam ediyor.

Dünya tarihinin en acımasız liderlerinden Hitler’in yolu Türkiye’ye, Tarlabaşı’nın tam orta yerine düşse ve kötülük tohumları karanlığın bağrında, yerin yedi kat dibinde yeniden filizlenmeye yüz tutsa, hatta Yermük’ten Trafalgar’a tünellerle bağlansa, dalga dalga yeryüzüne yayılsa… Ne olur?

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından insanlığın yeni bir hayat kurma uğraşı verdiği yıllarda, İnönü Türkiye’sinde sıradan bir memuriyet hayatı süren Ali Ulvi büyük planın yazılı olduğu şifreli bir zarf alınca kendini Yermük’ten Trafalgar’a tünel kazarken bulur. Tünelin ucuysa aydınlıktan ziyade kâbus gibi bir karanlığa, fethetmek arzusuyla gözleri kamaşmış bir bilincin hastalıklı hayaline açılmaktadır. Yaşadıklarının gerçekliğinden şüphe ederken gerçek olma ihtimalini de göz ardı edemeyen Ali Ulvi doğru olduğuna inandığı şeyin, vicdanının peşinden giderek bu plana çomak sokmaya baş koymuştur.

Serdar Uslu’dan hayalle gerçek arasındaki ince çizgide gidip gelen, insan olmanın manasına, ana gizlenmiş hakikate, yüreği tahtakurusu misali kemiren korkuya, dört bir yandan yayılan ve kuşatan kötülüğe dair mitolojik ve felsefi motiflerle bezeli, kara mizahın büyülü gerçeklikle buluştuğu bir ilk roman…


Serdar Uslu imzalı Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki diğer yazar maceralarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Mortal Kombat 2

Mortal Kombat 2 Kesinleşti: Ölümcül Dövüş Macerası Devam Ediyor

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Salcan ayrıldı

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Salcan 17 Yılın Ardından Görevinden Ayrıldı