“Yürümenin Felsefesi” Raflardaki Yerini Aldı

Fransız yazar Frédéric Gros, insanlığın en temel eylemlerinden biri olan yürümenin benliğimizle olan ilişkisini inceliyor.

İşle, okulla dolu meşgul hayatlarımızda hak ettiği değeri veremediğimiz şeylerden biri de yürümek. Tabii bir yerden diğerine varmak için attığımız aceleci adımlardan bahsetmiyorum, en son hangimiz birkaç saatimizi bir hedefimiz olmadan sakince yürüyerek geçirmişizdir? Oysa yürümek, insanlık için hem kültürel hem de biyolojik açıdan öyle büyük bir önem taşıyor ki geçmişten günümüze Jean-Jacques Rousseau, Henry David Thoreau, Rebecca Solnit ve David Le Breton gibi birçok önemli yazar, bu göze basit görünen eylem adına kitaplar yazdılar.

İlk kez 2009’da Fransa’da yayınlanan ve kısa sürede çok satanlar listelerine giren Frédéric Gros imzalı Yürümenin Felsefesi ise yürüme eyleminin tarihsel izlerini sürerek gereklilik kipinden ibaret hayatlarımızla yüzleşmenin ve onu yürüme eylemi üzerinden değiştirmenin imkanlarına odaklanıyor. The Guardian’a verdiği bir röportajda Gros şöyle demiş:

Yürümek, varoluşun gizemini araştırmaktır. Dünyaya, başkalarına ve kendinize ait varoluşun… Yürüdüğünüzde fark edersiniz ki sizi mekandan, zamandan ve hızdan serbest bırakır.

Kolektif Kitap tarafından dilimize kazandırılan Yürümenin Felsefesi’nin arka kapak yazısı da aşağıdaki gibi:

“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.”

Henry David Thoreau

Nietzsche’nin Kara Orman’da yürürken göz çukurlarına dolan mutluluk gözyaşları, Rimbaud’nun tahta ayağıyla açılacağı çöllere dair kurduğu düş, yasaklı Rousseau’nun Alpler’deki adımları, Thoreau’nun Walden’daki gezintisi, Nerval’in dar sokaklardaki aylaklığı ve daha niceleri… Aylaklar, göçebeler, sürgünler, hacılar, kaçaklar, seyyahlar, münzeviler ve mülteciler yürüyorlar. Peki yürümek sadece evle iş arasında gidip gelmek, bir yerlere yetişmek ve koşuşturmak değil de evrenle özel bir ritim, akort ya da hafifleme içinde buluşmak olabilir mi? Yeryüzüyle hemhal olup kendimizi başkalaşmaya açarak yürüyebilir miyiz?

Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir. Hem kendi yalnızlığımıza çekildiğimiz hem de toplum olarak bizi dönüştürecek bir ayağa kalkıştır. İki büklüm vücudun karşısında dikilmeye çalışan, attığı her adımda yeryüzünün gerçek bir parçası olduğunu fark eden Homo Viator’un eylemidir. Çünkü “Yürüyen İnsan” kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.

Kitabın yazarı Frédéric Gros, Paris-Est Créteil Üniversitesi ve Siyaset Çalışmaları Enstitüsü’nde felsefe profesörlüğü yapmakta. Ayrıca Michel Foucault’nun Collège de France’taki son derslerinin editörlüğünü de kendisi yapmış.

GÖZ ATIN  Ben, Cthulhu | Neil Gaiman

Yürümenin Felsefesi‘nin çevirisi Albina Ulutaşlı‘ya ait. Son okumada Sercan Çalcı, editör koltuğunda ise birçoğumuzun ismine aşina olduğu Evrim Öncül var.

Uzun ve huzurlu yürüyüşler, keyifli okumalar dileriz.


burakmermer@kayiprihtim.com
1993’te Sivas’ta doğdu. Ortaöğretimini de burada tamamladıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Okumayı, izlemeyi ve bilgisayar oyunlarını çok sever. Hayatın anlamının Radiohead şarkılarında gizli olduğuna inanmakta, başka dünyalara duyduğu tutku sayesinde yaşamayı sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

“Yürümenin Felsefesi” Raflardaki Yerini Aldı

Fransız yazar Frédéric Gros, insanlığın en temel eylemlerinden biri olan yürümenin benliğimizle olan ilişkisini inceliyor.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat
Atwood’un Başka Dünyaları

Yaşayan ustalarımızdan Margaret Atwood'un distopyaya ve bilimkurguya dair görüşlerini kaleme aldığı "Başka Dünyalar: Bilimkurgu ve...

Kapat