Londra Nehirleri

Irmak Zileli: “Afili Filintalar’ın Edebiyatın Başına Ördüğü Şu Çorap…”

Yazar ve antropolog Irmak Zileli, Afili Filintalar'ın edebiyatımıza etkisi üzerine eleştirilerini dile getirdi: "Afili Filintalar'ın edebiyatın başına ördüğü şu çoraptan ne zaman nasıl kurtulacağız merak ediyorum."

Yerli edebiyat son yıllarda oldukça geniş bir yelpazeye yayıldı. Hem tür hem de içerik açısından zengin metinler ortaya çıkmaya devam ediyor. Ancak bununla birlikte, bazı anlatım tekniklerine dair eleştiriler de gündeme geliyor. Yunus Nadi Roman Ödülü sahibi yazar ve antropolog Irmak Zileli, geçtiğimiz günlerde bu konuya dair eleştirel bir Tweet zinciri paylaştı.

Öncelikle Afili Filintalar’la henüz tanışmamış okurlarımız için kısaca onlardan bahsedelim. Afili Filintalar, ilk gönderisini 2010 yılında paylaşan bir grup yazar, şair, yönetmen ve senaristin bir araya geldiği bir internet mecrası.

Ortak bir anlayışla toplanan ekibin içinde Murat Menteş, Ah Muhsin Ünlü (Onur Ünlü), Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Afşin Kum, Sinem Sal, Tuna Kiremitçi gibi isimler var.

Topluluğun bir süredir aktif olmadığını ve internet sitesindeki yazarların büyük kısmının Afili Filintalar bahsini kapattıkları da bilinen bir gerçek.

Zamanında yolu bu topluluktan geçmiş ya da gönül bağını sürdüren pek çok yazarın, yeni eserleriyle gündeme geldiğinde çoksatar raflarını uzun süre kapladıkları da başka bir gerçek. Haliyle ekibin etkilerinin çağdaş edebiyatımızda hâlâ hissedildiği rahatlıkla söylenebilir.

Peki bu etkiler gerçekten de olumsuz mu?

Kısa girişimizden sonra sözü Irmak Zileli’ye bırakalım.

‘Ne Demek İstediği Belli Olmayan Cümleler’

Afili Filintalar’ın edebiyatın başına ördüğü şu çoraptan ne zaman nasıl kurtulacağız merak ediyorum. Özellikle son dönemde okuduğum öykü ve romanlarda dikkatimi çeken bir şey var. Ardı arkası kesilmeyen aforizmalarla yapılan bir “felsefe”.

Çoğunlukla aralarında neden-sonuç ilişkisi ve bütünlük yok. Cümleyi ilk okuduğunuzda mühim bir şey söylediği ve bunu etkili şekilde söylediği hissi uyandırıyor. Durup anlamını kavramaya çalışırsanız, ne demek istediği belli olmayan süslü bir cümle olduğunu fark ediyorsunuz.

‘Büyülendiğinizi Sanıyorsunuz Ama’

Büyülendiğinizi sanıyorsunuz ama burada yaşanan büyü değil, az sonra geçiverecek olan bir şoklama.
Bu cümleleri sarf eden karakterler de oldukça yapay oluyor haliyle. İki insanın gündelik hayatın içinde sürekli olarak böyle cümleler kurması inandırıcı değil.

Elini şakağına dayamış, kısık gözlerle ufuklara dalan, pürüzlü sesiyle bizi etkileyen biraz serkeş, saçı başı dağınık erkek karakterlerin kadın versiyonları da çıktı. Bunlar da çoğunlukla çok tatlı, sempatik, eğlenceli, büyüleyici, lunapark gibi kadınlar. Bir o kadar da “derin”!

‘Feleğin Çemberinden Geçen İçi Boş Cümleler’

Ayrıca mizahi tarafları da pek güçlü. Ve öyle cümleler kuruyorlar ki, sanırsın feleğin çemberinden geçmiş. Fakat cümlelere yakından bakınca yine içi boş. Ne dediği pek anlaşılmıyor. En sıradan duygunun bile en afili şeklini bulabiliyorlar.

Yusuf Atılgan’ların, Oğuz Atay’ların, Sevgi Soysal’ların, Leyla Erbil’lerin topluma uyum sağlayamayan “tuhaf” karakterleri değil bunları. Bunlar tuhaf ve uyumsuz pozu veriyorlar sadece. Karakterler o kadar yaşamıyor ki hikaye akmıyor bir türlü, konuşan kafalar görüyoruz o kadar.

‘Aforizmalar Öyküye, Romana Hizmet Etmez’

Sanıyorum şunu da vurgulamak gerek. Edebiyatta anlam paragraftadır, hatta metnin bütünündedir. Anlamı tek tek cümlelere yüklemeye kalkışmak, reklam spotu gibi cümleler kurmak, bunların içi dolu bile olsa öyküye, romana hizmet etmez.

Aforizma bağlamsızdır, bütün gücünü buradan alır, bu eksik bir güçtür ama güçtür. Edebiyat metninin gücü bağlamdadır, her bir cümlenin bağımsızlığını ilan ettiği yerde akıp gitmez ve karakterler oluşmadığı gibi, bütünlüklü bir dünya kurulamaz. Oysa edebiyatın işi dünya kurmaktır.

Irmak Zileli, söz konusu Tweet zinciriyle sosyal medyada oldukça konuşuldu.

GÖZ ATIN  Korkma Ben Varım: Saatte 200 Kilometre Hızla İlerleyen Kitap

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forumda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Son Savaş




Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Irmak Zileli: “Afili Filintalar’ın Edebiyatın Başına Ördüğü Şu Çorap…” için 3 yorum

  1. pcd dedi ki:

    Tamamen katıldığım cümleler. Arkadaşlarımın edebi zevklerine eleştiri getirmemek adına bunları dile getirmekten çekiniyordum. Benim gibi düşünen birilerinin olduğunu bilmek güzel.

    Zileli’nin bahsettiği, hayatın sillesini yemiş boş edebiyat yapan yapay karakterlerin en uç ve belli ölçülere göre başarılı örneklerini Emrah Serbes yaratmış. Kitaplarına şöyle bir göz atınca bile aforizmaya doyuyorsunuz. Böyle bir tarzın bu kadar satması wattpad kitapları kadar olmasa da insanı üzüyor.


  2. Vector dedi ki:

    Murat Menteş’in “Yazıyorum, felsefe falan yapıyorum.” tarzda bir sözü vardı. O aklıma geldi.

    Antika Titanik’in kapağından yazarın isminiz silseniz ve yazarı tanımasanız gerçekten de wattpad kitabı sanırsınız. Sanırım çağdaş Türk yazarlarındaki bir sorun bu. Önce Türk edebiyatının önemli eserlerini okumak daha mantıklı.


  3. Afili Filintalar ekibini bir süre takip etmiştim. Grubun yeni ortaya çıktığı, gruptaki kimi isimlerin ilk eserlerini verdikleri bir zamandı. Örneğin Murat Menteş; Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varım kitapları ile farklı bir soluk getirmek istiyor gibi görünüyordu. Ancak o iki kitabın açabileceği yollardan gitmemeyi, kendini tekrar etmeyi tercih etti. Gittikçe kurgudan ziyade cümlelere odaklandı.

    Elbette bunu Afili Filintalar’ın geneline yaymak doğru olmaz. Her ne kadar birbirlerine benzedikleri noktalar olsalar da sitede yazısı bulunan isimlerden, örneğin Alper Canıgüz’ü, Gökdemir İhsan’ı, Hakan Bıçakçı’yı ayrı tutmak gerekir. Esasında grubun belli bir edebiyat anlayışı da yok. Sadece edebiyatla ilgilenenler arkadaşlar toplanıp site kurmuşlar ve bir süre hatır için devam edilmiş şeklinde düşünülebilir. Yukarıda saydığım isimlerin eserlerini okuduğunuzda aradaki farkı görebilirsiniz.

    Yine de bu, karşılaştığımız edebiyatın tuhaf bir noktada olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Genelde popüler dergiler ölçeğinde gördüğümüz, tam olarak Irmak Zileli’nin bahsettiği garabetleri önümüze sunan bir yapı. Bu yapıda da Afili Filintalar tayfasından birtakım insanların olması, yeni isimlerin de biraz bu yolu tutmaları ve en önemlisi bunların fazla ön planda olması çağdaş Türk edebiyatının kötü olduğunu düşündürebilir. Ancak ben bu kadar karamsar değilim. Geçmişten günümüze doğal akışını derinlerden sürdüren bir edebiyatımız var. Göz önünde değil sadece, bazen aramanız gerekiyor.


Irmak Zileli: “Afili Filintalar’ın Edebiyatın Başına Ördüğü Şu Çorap…”

Yazar ve antropolog Irmak Zileli, Afili Filintalar’ın edebiyatımıza etkisi üzerine eleştirilerini dile getirdi: “Afili Filintalar’ın edebiyatın başına ördüğü şu çoraptan ne zaman nasıl kurtulacağız merak ediyorum.”

Başa dönün