in ,

What Happened Miss Simone: Özgürlük için Söylemek

Nina Simone hakkında hazırlanan “What Happened Miss Simone” belgeseli, bir sanatçının ırkçı bir ülkede özgürlükler için neler yapabileceğini gösteriyor.

What Happened Miss Simone belgesel

Nina Simone kendini bildiğinden beri şarkı söyledi ve özgürlüğü için savaştı. Söylediği şarkılar siyasiydi. Bu yüzden radyolar onun şarkılarını çalmayı reddetti. Beyaz adamın ırkçılığını yüzüne vurmak için her fırsatı değerlendirdi. Ölene dek hiç vazgeçmedi. Genç, yetenekli ama siyah olduğu için mutsuzluğa mahkûm edilen tüm ırkdaşlarına sahneden mesajlar gönderdi.

Bir şarkısında şöyle diyordu:

“Ülkem yok, evim yok, ayakkabım yok, param yok, eteğim, kazağım, parfümüm yok, annem babam yok, çocuğum yok, aşkım yok. Peki neyim var? Saçım var, başım var, beynim var, gözlerim, ayaklarım, kollarım var, canım var ve senin gibi kötü günlerim var.”

Nina Simone kötü günler geçiren insanlar için söyledi. Yalnızca siyahlar için değil tüm insanların özgürlüğü için ömrü boyunca söyleyip durdu.

Netflix’te yayımlanan What Happened Miss Simone belgeselini izleyen herkes, bir sanatçının ırkçı bir ülkede özgürlükler için neler yapabileceğini düşünmeden edemiyor. İçinde yaşadığı zamana ve ülkesine karşı sorumluluk duyan her sanatçı gibi o da çevresinde olup bitenlere kayıtsız kalamıyor.

Her büyük sanatçının insanlara söyleyecekleri vardır. Missisipi Goddam şarkısı Amerika’daki sivil haklar mücadelesinin marşı haline gelmişti. Simone o şarkıyı, Alabama’da bir kilise içinde öldürülen dört çocuğun ve 1963’te Missisipi’deki evinde öldürülen insan hakları savunucusu Medgar Evers’ın anısına yazmıştı. Irkçı bir dünyaya meydan okuyan şarkı belki de o güne dek yazılmış en kızgın, en isyankâr parçaydı. Sanırım hâlâ öyle.

What Happened Miss Simone

Asıl adı Eunice Kathleen Waymon olan Nina Simone başka bir dünyadan gelmiş gibiydi. Zamana uymayan o değildi zaman ona uymuyordu. Onun yaşarken olmak istediği ve olmasını istediği şeylere izin verilmedi. Ama ölümünden sadece iki gün önce Curtis Enstitüsü ona onursal diploma verdi. Bu enstitü 19 yaşındayken onu konservatuara sırf siyah olduğu için kabul etmemişti.

Nina Simone: Tüm Siyahların Ses Bayrağı

Sadece Nina Simone değil onun çağdaşı olan pek çok siyah şarkıcı daha özgür bir hayata kavuşmak için mücadele etti. Besteleri, notaları ve şarkıları silah olarak kuşanırken, sahneleri ve konser salonlarını savaş alanı yaptılar. Blues ve caz tüm siyahların ses bayrağıydı. Ray Charles ve Miles Davis gibi diğer Amerikalı sanatçılar da bu savaşın güçlü temsilcileriydi. Hemen hepsi özgürlük için söyledi. Bugün Amerikalı siyahlar en azından yasalar karşısında eşit ve özgürseler böyle sanatçılar ve James Baldwin gibi yazarlar sayesindedir.

Nina Simone, Ray Charles ve Miles Davis gibi sanatçıları yetiştiren ve Missisipi Goddam gibi şarkıların bestelendiği toplumlar özgür olabilirken, egemen güçlerle çatışmaktan korkanların çoğunlukta olduğu uluslar tek seslere ve tek adamlara mahkûm hale gelir.

Nina Simone

Yine aynı platformda, Netflix’te yayımlanan başka bir belgesel Miles Davis: Birth of the Cool müziğiyle özgürlük arayan başka bir sanatçıyı daha anlatıyor.

Lütfen onu da izleyin.

Herkesin her fırsatta eleştirdiği Amerika’nın, ifade ve yaşam hürriyetini bugünkü düzeye getirirken hangi yollardan geçtiğini daha iyi görün.

Şu soruyla bitirebiliriz: Missisipi Goddam şarkısı bugün kaç ülkede özgürce bestelenebilir?

What Happened Miss Simone adlı belgeseli sizler izlemiş miydiniz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Murat Erdin

1968 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi mezunu. Uzun yıllar gazetecilik yaptıktan sonra akademiye yöneldi. Halen Kadir Has Üniversitesi'nde ders veriyor ve Maltepe Üniversitesi'nde doktorasını yapıyor. Yayımlanmış 14 kitabı var. Çeşitli yayın organlarına yazılar yazıyor.

İtalik Benim - Selahattin Özpalabıyıklar

Selahattin Özpalabıyıklar’dan Yayın Dünyasına Rehber Kitap: “İtalik Benim”

The-X Files Hakkında Bilgiler: Gizli Dosyalar

Bir Kuşağı Derinden Etkileyen Kült Gizem Dizisi The X-Files Hakkında 16 Gerçek