in

David Fincher, Joker’ı Akıl Hastalarına İhanet Olarak Tanımladı

David Fincher, Joker’ın akıl hastalarını yanlış portrelediğini düşünüyor. Ünlü yönetmen filmin onlar adına bir ihanet olduğunu belirtti.

David Fincher Joker

David Fincher ikinci kez tartışmalı bir açıklamayla karşımıza çıktı. Yeni filmi Mank için verdiği röportajlarda pek çok konuda gelen soruları cevaplarken, birilerinin tekerine çomak soktuğu da oluyor. Şimdi de geçen sene vizyona giren Joaquin Phoenix’li Joker filmine dair görüşleriyle ortalığı kızıştırdı.

Ünlü yönetmen geçen günlerde filmlerin belli bir dönemde çıkması için çekilmesini eleştirmişti. Filmlerin tayt yazları ve dram kışları olarak iki mevsime göre çıktığını söylemiş, bunun sinemayı formülize etmesinden yakınmıştı.

Fincher’ın yeni filmi Mank, 1930’lar Hollywood’una bir saygı duruşu. Dönemin en iyi filmi kabul edilen Citizen Kane’in senaristi Herman J. Mankiewicz’in hayatını konu alan filmin uzun süren, olaylı bir yapım süreci olmuş.

David Fincher Netflix

David Fincher bu durumu stüdyoların “milyar dolarlar kazandırmayacak hiçbir şeyi yapmak istememelerine” bağlıyor. Stüdyoların risk almama huylarına örnek olarak da geçen sene çıkan Todd Philips filmi Joker’ı gösteriyor:

“The Dark Knight’ın başarısı olmasaydı kimse Joker’ın gişede iyi bir iş yapacağını düşünmezdi. The Dark Knight’ı izlememiş kimse ‘Hadi Travis Bickle ve Rubert Pupkin karması bir karakter yaratıp akıl hastalarına ihanet eden bir hikâyeye koyup üzerinde milyar dolarlar kazanalım,’ demez.”

David Fincher: “Can Sıkıcı Zamanlarda Yaşıyoruz”

Fincher’ın bahsettiği iki karakter Robert De Niro’nun iki farklı Martin Scorsese filmlerinde, Taxi Driver ve The King of Comedy’de oynadığı karakterler. Taxi Driver’ın Travis Buckle’ı yalnız ve toplumdan dışlanmış akıl hastası bir adamken The King of Comedy’nin Rubert Pupkin’i başarısız bir komedyendi. Joker filmi de pek çok kereler bu filmlerden sadece karakterleri değil, oyuncu Robert De Niro’yu da çalmakla eleştirilmişti.

Joker David Fincher

Finch röportajın devamında Woody Allen’ın Manhattan filminden de bahsetti ve linç kültürü üzerine bir dizi yapmayı planladığını açıkladı:

“Özünde, modern toplumun özür kabul etme şekliyle ilgili. Gerçekten içinizden gelerek bir özür dilerseniz ve kimse kabul etmemişse, gerçekten özür dilemiş sayılır mısınız? Bu can sıkıcı bir düşünce fakat zaten can sıkıcı zamanlarda yaşıyoruz.”

Fincher’ın sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçen sene Martin Scorsese’nin açıklamalarıyla başlayan ve hem sinema sektörünün içinden kişileri hem de seyircileri ikiye bölen Marvel tartışmasının bir yenisi başlıyor olabilir mi? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Kaynak: The Playlist

Oyla!

Mehmet Çakıcı

1999'da Balıkesir'de doğdu. Küçük yaştan beri fantastik edebiyata ilgi duydu, büyüdükçe diğer edebiyatlara da yaklaştı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde bu ilginin üstüne iyice düşüyor. Uzun bir süre araknofobinin nasıl yazıldığını öğrenemedi.

İstanbul Kültür Sanat Koronavirüs Tedbirleri

İstanbul’da Kültür Sanat Etkinliklerine Koronavirüs Tedbirleri

The Girl Who Loved Tom Film Stephen King

The Girl Who Loved Tom Film Oluyor: Stephen King Uyarlaması Yönetmenini Buldu