in

Kült Korku Filmleriyle Tanınan “İspanya’nın Tarantino’su” Eugenio Martin Yaşamını Yitirdi

Eugenio Martin 97 yaşında hayata veda etti. “Pánico en el Transiberiano” gibi klasik korku yapımlarıyla adından söz ettiren yönetmen, “İspanya’nın Tarantino’su” olarak anılıyordu.

Eugenio Martin hayatını kaybetti. İspanyol korku sinemasının önemli çınarlarından Martin, aynı zamanda “İspanya’nın Tarantino’su” olarak anılıyordu.

Özellikle 1970’li yıllarda çektiği yapımlarla tanınan İspanyol yönetmen Eugenio Martin’in ölüm haberini eşi Lone Fleming doğruladı. 97 yaşındaki Martin; korku türü başta olmak üzere spagetti western’den bilimkurguya, korku gerilimden müzikale ve hatta komediye kadar birçok alanda yapıma imza atmıştı.

Quentin Tarantino’nun da ilham kaynakları arasında sayılan Eugenio Martin; Herbert Martin, Martin Herbert ve Gene Martin isimlerini de kullandı.

Eugenio Martin

Eugenio Martin’in en popüler yapımları arasında Pánico en el Transiberiano (1972), Una vela para el diablo (1973) ve Tarantino’nun Once upon a time in Hollywood… ile saygı duruşunda bulunduğu El precio de un hombre (1966) filmi yer alıyor.

Eugenio Martin Zengin Bir Filmografiye Sahip

Alex de la Iglesia gibi İspanya’nın önemli yönetmenlerine de ilham veren sanatçı; korsanlar, zombiler, uzaylılar, kovboy filmleri dahil geniş bir ölçekte filmler çekmişti.

Yönetmenin Pánico en el Transiberiano filminin başrollerinde Christopher Lee, Peter Cushing ve Alberto de Mendoza yer almıştı. Bir İngiliz antropologistin Mançurya’nın donmuş diyarlarında, fosil kronolijisinde kayıp bir halka olabileceğine inandığı donmuş bir canavar fosili keşfetmesiyle başlayan yapım zaman içinde tam bir külte dönüşmüştü.

Filmografisi için “İspanya tarihi için bir el kitabı” tanımlamasının da yapıldığı yönetmen; ülkesindeki sansürün, unutkanlığın ve sefaletin bir tanığı ve kurbanıydı.

1925 yılında İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Septe’de doğan Eugenio Martin, kısa bir süre sonra Granada’ya taşındı. Federico García Lorca ve León Felipe okudu; bir sinema kulübüne katılarak kültür dünyasına adımını attı. Madrid Film Enstitüsü’nde okudu ve ilk kısa filmi Viaje romántico a Granada’yı 1955 yılında orada çekti.

Eugenio Martin Pánico en el Transiberiano

Michael Anderson veya Nicholas Ray gibi yönetmenlerle tanıştı. 1961 tarihli Il conquistatore di Maracaibo onu tür sinemasıyla tanıştırdı ve ilk korsan temalı işi oldu.

Yönetmenliğini üstlendiği son yapım ise 1996 yılında vizyona giren komedi filmi La sal de la vida’ydı.

Panic in Trans-Siberian fragmanına aşağıdan göz atabilirsiniz:

(Fragmanı YouTube üzerinden izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.)

Eugenio Martin’in sineması hakkında sizin görüşleriniz neler? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Kaynak: The Postedia

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Orhan Pamuk’tan Gabríel Garcia Márquez Anısı: “Hayatımda İşittiğim En Büyük İltifat”

Ufak Tefek Olaylar - Daniil Harms

Sovyet Avangard Yazar Daniil Harms’ın “Ufak Tefek Olaylar” Kitabı Yeniden Türkçe Raflarında