Türkiye Uzay Ajansı Resmi Olarak Kuruldu

Türkiye Uzay Ajansı, Resmi Gazete'de yayınlanan kararnameyle resmen kuruldu. Gazetede ajansın görev ve yetkileri de duyuruldu.

Resmi Gazetede insanı heyecanlandıracak türden duyurulara pek alışık değiliz. Ancak bu seferki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi oldukça umut verici.

– Türkiye Uzay Ajansı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (Kararname Numarası: 23) başlığıyla özel bütçeli Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulduğu resmen bildirildi.

Ajansın görev ve yetkileri şu şekilde duyuruldu:

“Cumhurbaşkanınca belirtilen politikalar doğrultusunda Milli Uzay Programı’nı hazırlamak ve hayata geçirilmesi için düzenlemeler yapmak. Uzay, havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik stratejik planlar hazırlamak. Rekabetçi bir uzay ve havacılık sanayisinin gelişimi için gerekli çalışmaları yapmak ve yaptırmak. Milletler arası anlaşmalar uyarınca uzaya fırlatılan nesnelerin kayıtlarını devlet adına tutmak, BM nezdinde temsil işlemlerini gerçekleştirmek. Ticari, bilimsel araştırma-geliştirme amaçlı uzay operasyonları ile insanlı veya insansız uzaya erişim ve uzayın keşfine yönelik operasyonları yaptırmak veya organize etmek. Uzay ve havacılıkla ilgili her türlü ürün, teknoloji, sistem tasarımı, üretimi, entegrasyonu ve gerekli testlerin yapılmasını sağlamak amacıyla plan, proje ve çalışmalar yapmak. Uzay ve havacılık teknolojilerine olan ilginin arttırılmasına öncülük yapmak. Uluslararası uzay hukukundaki gelişmeleri izlemek ve muadil yabancı kuruluşlar ile iş birliği yapmak, uzay hukukuna ilişkin mevzuat dahil her türlü çalışmaları yürütmek. Sanayi ve Teknoloji Bakanı tarafından verilen diğer görevler yapmak.”

Ajans, uzay ve havacılık bilimiyle teknolojileri faaliyetlerine ilişkin genel usul ve esasları Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulunun ilke ve önerilerini dikkate alarak belirleyecek.

Geleceğimizi yakından ilgilendiren bu kararnameyi tüm detaylarıyla öğrenmek için Resmi Gazete’de yayınlanan belgeye buradan ulaşabilirsiniz.

Dileriz şu an sadece görünüşte değil, işleyişte de kıymetli işlere imza atacak, istikbalin göklerde olduğunu bizlere yeniden hatırlatacak bir uzay ajansını selamlıyoruzdur.

İllüstrasyon: Robert Richter

  • 43
    Shares




Genel Yayın Yönetmeni
1993 İstanbul. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa ve orta metraj film projelerinde yer aldı. Öyküleri kimi dergi ve fanzinlerde yayımlandı. 2013'ten beri üç arkadaşıyla birlikte Marşandiz Fanzin'in makinistliğini yapmaya devam ediyor. İlk öykü kitabı "Ölü Dalgıcın Sonbaharı" ise Eylül 2018'de yayımlandı.

Türkiye Uzay Ajansı Resmi Olarak Kuruldu için 24 yorum

  1. erce dedi ki:

    Eeyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy MARS!
    Biz senin kimlerin yörüngesinde döndüğünü iyi biliriz iyi!


  2. Bende bu zihniyetle bu ülkenin hiçbir kurumundan hiçbir “yol” olmayacağını yakından biliyorum. Devirmeden, çarpıştırmadan iki rayın üstünde tren yürütemiyorken uzay ajansı kurup roketlerle, uydularla, uzay araştıramaları yapacağımız ıslak rüyalara dalmak sanırım birtek bize özeldir.

    Araplara yada arap zihniyetindeki insanların vasıfsız akrabalarına rant kapısı açılmasından, vergilerimizin daha rahat buharlaştırılmasına yardımcı olmasından, her seçim öncesi %100 yerli ve milli roket goygyundan başka birşey beklemeyin.

    Amerikadan parçalarını aldığımız bi fırlatma rampasını Konya’da birleştirip 7/24 Canlı Mekke yayını yapan Arapsat uydusunu 40 ülkenin ortaklığıyla (hmmm?) fırlatırsak öpünde başınıza koyun. Soran olursa uzay muzay dersiniz.

    Astronomi, uzay bilimleri, fizik, matematik vs. bölümlerinden mezun olup bu göstermelik uzay ajansına büyük bir şevkle girip, müdür diye meslek lisesi mezunu torpilli bir davarın altında çalışmak zorunda kalacak olan gençlerimize malesef acıyorum. Hayvanat Bahçesi Müdürünü Tübitak’a müdür atayan zihniyet bu bölüme kimi atar, o hangi akrabalarını nerelere sorumlu olarak yerleştirir siz düşünün. Ben şimdi gidiyim, “%100 yerli ve milli uydumuz uzayda ezan sesi algıladı” haberleri gelince bi zahmet çağırın gelirim.


  3. Diğer insanlara göre hayata bakış açısının ve ufkunun çok daha geniş olması gereken kişilerin takip ettiği, yazılar kaleme aldığı böyle bir bilimkurgu sitesinde Uzay Ajansı haberine sığ politik yorumların yapıldığını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı. Ağızlara pelesenk olmuş yorumları burada da görmek fevkalade tatsız.
    Hiç kimse ülkemizde olan bitenleri siyasi formatından ayıklayarak değerlendiremiyor, konuyu “çıplak” olarak ele alamıyor. Kafalarımız ne kadar karışmış!
    Oysa;nasıl ki savunma sanayimizin bugünkü noktaya gelmesinde Türk mühendislerinin ve parlak zekalarının büyük emek ve katkısı oldu ise, Uzay Ajansımızın gelişmesinde de onlar çok güzel çalışmalar yapabileceklerdir, kanaatindeyim.
    Konu siyasi değildir. Yüksek Teknolojiye sahip olmaktır.
    Çünkü teknolojiye sahip olmayan ülkeler ne kendini koruyabilir, ne de dışa bağımlılıktan kurtulabilir. Teknoloji üretmeyen ülkede de “Bilim kurgu” olmaz!
    Kim bilir; uzay ajansının kurulmasının yaratacağı bilimsel sıçrama vesile ile belki bir kaç sene sonra doğru düzgün bir “Yerli Bilim Kurgu” edebiyatımız bile olabilecek, yetenekli bilimkurgu yazarları yetişebilecektir.
    Özellikle gençlere tavsiyem, böyle reform niteliğindeki konuları yorumlarken, günümüzün ucuz iç siyaset kalıplarından uzak durarak konulara geniş açılı ve uzun vadeli bakmaları, ülkemize ne gibi kazançlar getireceğini düşünmeleridir.
    Gençlikten de beklenen budur.


  4. Bizde insanın aklının almadığı derecede bir gerçeklikten kopma durumu var. Ortada bir gerçek var birde bu gerçeğin reddedilmesi durumu var. Ben bunu ancak son çare oalrak içinde bulunduğumuz düzene Şirinler Köyü muamelesi yapıp, siyaseti günlük hayattaki gelişmelerden tamamen soyutlamaya çalışarak vicdanımızı rahatlatabilmemize bağlıyorum.

    Çok acıdır ki siz bir teknoloji geliştirdiğinizde, bilim adına birşeyler yapmak istediğinizde, son sözü söyleme yetkisine sahip, sizin önünüzü açacak, size destek verecek insanlar malesef mahallenizin bakkalı Mehmet emmi olmayacaktır. Bilişim alanında birşeyler ortaya koymak istediğinizde yetkili kişiler olarak karşınıza Pideci Hasan Usta değil malesef siyasetçiler ve bu insanların seçerek eliyle koyduğu kişiler çıkacaktır. İşte bilişim yapmak ve teknoloji geliştirmek istediğinizde karşılaşacağınız bu kişiler ve bu kişilerin “bakış açılarına ve zihniyetlerine” örnek veriyim. 50 saniyelik video, lütfen izleyin…

    Önünde konuştuğu kürsüde adı yazan Türkiyenin en büyük bilişim firmalarından birinin araplara satılıp batırılmış olmasıda çok ironiktir. Belki olaylara daha siyasi yaklaşarak değerlendirebilseydik durum böyle olmazdı.

    Geçmiş geleceğin aynasıdır. “Tübitak yenileniyor. Tübitak kabuk değiştiriyor. Tübitak avrupanın en büyük bilim merkezi olacak.” link açıklamarı yapıldığında malesef Türkiye gerçekliğinden tamamen kopmuş olan insanlar “Ne güzel bilimsel sıçramalar olacak. Bilim alanında çok büyük reformlar olacak. Siyasi kalıplardan kurtulun. Geniş açıyla bakın.” diye yaklaştılar fakat sonuç ne oldu? Gerçek nedir? Budur…



    Malesef bizi bilim alanında sözde sıçratacak olan uzay ajansını kuran kişiler yukardaki haberlerin sorumlularından başkası değildir. Çok çok büyük acıdır ki biri çıkıp şu durumu “Siyasi formattan ayırıp” değerlendirip nedenlerini ortaya koyamıyorken, “Siyaseti karıştırmayın” kalıbı adı altında yapılan vicdan mastürbasyonunu şimdi über uzay ajansımıza karşı yaparak geçmişi ve gerçekleri tamamen göz ardı ediyoruz.

    Siyasetten, bilimden, psikolojiden, hukuktan vs. günümüzdeki hiç bir gerçeklikten sıyrılmamanız, bir durumu değerlendirirken hiçbir olguyu göz ardı etmemeniz dileğiyle…


  5. Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulması benim için güzel bir haber, nihayet bir kurumumuz var. Bandırma Füze Kulübünde kalmamamız iyi oldu. Ankara Üniversitesinde ve ODTÜ’de ‘‘Uzay Bilimleri’’ bölümü var ve gayet de iyi hocaları da var. Zaten bu üniversiteler bizim yüz akımız. Ama politik kaygılara düşmeden de bu konuya bir yorum yapmak çok zor. İnsan elbette istiyor bilimle uğraşalım, sanatla uğraşalım ama maalesef şöyle de bir gerçek var ki: Yöneticilerimiz açık görüşlü ve liyakata değer veren insanlar değil. Daha çok kendilerinden olana yer veren insanlar. Bizden olmayana ekmek yok anlayışında olan insanlar. En kötüsü de bu görüş artık tüm ülkeye yayıldı. Kısaca psikolojik açıdan bölündük. Pratikte belki bir bölünme yok yani ülke parçalara ayrılmadı ama psikolojik açıdan olan oldu. Bu yüzden ilerleyen günlerde 2 tane işin ehlini alacaklarsa muhtemelen 5 tane kendilerinden olanı alacaklar. Yani bundan 10-20 sene sonra NASA gibi bir kurum olmaktan uzak alelade bir kurum olması da muhtemel. Yine de her zaman olduğu gibi umut vardır ve biz umutla bir şeyler başarmaya çalışmalı, ülkülerimiz için savaşmalıyız.

    Ayrıca konunun politik bir zemine kayması kötü değildir. Zira politika hayatın her alanında etkili bir kurum ve onu konuşmaktan çekinmemeliyiz. ‘‘Politika tü kaka’’ diyerek nereye kadar sorunlarımızdan kaçıp, göz bandımızı çözmeye yeltenmeyeceğiz?


Türkiye Uzay Ajansı Resmi Olarak Kuruldu

Türkiye Uzay Ajansı, Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameyle resmen kuruldu. Gazetede ajansın görev ve yetkileri de duyuruldu.

  • 43
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Haberler
Venom’un Devam Filmi Onayı Kaptı

Sony, eleştirmenlerden karışık yorumlar alan Venom filminin devamı için düğmeye bastı.

Kapat