in , ,

9. Çukurova Kitap Fuarı Hakkında İzlenimler

9. Çukurova Kitap Fuarı hakkındaki izlenimler. Adana’da düzenlenen kitap etkinliğine dair düşüncelerimiz sizlerle.

9. Çukurova Kitap Fuarı Hakkında

9. Tüyap Çukurova Kitap Fuarı dün Adana’da başladı, ben de bugün fuarın yolunu tuttum. Fakat bu kez fuar beni öncekiler kadar heyecanlandırmadı…

Eskiden fuarın açıldığı gün oraya giderdim, en az birkaç saat kalırdım, bütçemi sınırlarına kadar zorlayıp alabildiğim kadar kitap alırdım, dolaştıkça dolaşır, kitapları inceledikçe incelerdim. Fakat bu fuar her sene daha da kötü bir hâle geliyordu. Bu sene de aynı çizgiden şaşmamış.

Hâlbuki bu tür fuarların Anadolu’da yaşayan okurlar için yaşamsal bir ihtiyaç olduğunun bilinciyle düzenlenmesi gerekir. Ne de olsa burada İstanbul’a göre daha az kitapçı ve daha az kitap çeşidi var. Eğer internetten alışveriş yapmaktan hoşlanmıyorsanız bu fuarlar daha çok kitaba ulaşmak için tek çareniz. Tabii olaya sadece alışveriş olarak bakmamak gerek. Sevdiğimiz yazarlarla tanışmak, çeşitli etkinliklere katılmak vb. gibi faydaları da var. Yani Anadolu’ya kültürün taşınmasında bu fuarlar çok gerekli. Fakat hiç de öyle olmuyor. Fuarı öyle bir şekilde yapıyorlar ki “hiç yapmasalar daha iyi” dediğim oluyor.

9. Çukurova Kitap Fuarı Yine Okurlar Arasında Popülerdi

Çukurova Kitap Fuarı son derece ilgi gören bir fuar. Adana halkının fuar alanını nasıl tıka basa doldurduğunu görseniz sevinirsiniz. İnsanlar gerçekten kitap almak istiyorlar. İçerideki kalabalıktan bunalsam da kitaba gösterilen bu ilgi beni çok sevindiriyor. Fakat fiyat politikaları yüzünden insanlar ya eli boş çıkıyorlar ya da istediklerinden çok daha az kitap alarak çıkıyorlar.

9. Çukurova Kitap Fuarı dış

Dikkat çekici etkinliklerin sayısı çok az. Özellikle de Kayıp Rıhtım’a konu olan etkinlikler daha da az. Hâl böyle olunca geriye sadece kitapları incelemek ve alışveriş yapmak kalıyor. Ben de bu nedenle etkinliklere zaman ayıramadım. Doğrudan kitap standlarına yöneldim.

Yayınevleri Hakkında

Fuar alanında çok fazla yayınevi yok. Hatta fuar alanının kabaca üçte birini sınav kitapları satan yayınevleri kaplıyor. Bu bir şaka ya da abartı değil. Kendinizi kırtasiye dükkanında hissediyorsunuz. Bir kitap fuarında olmaması gereken bir şey, fuarda var ve bayağı yer işgal ediyor. Her sene Çukurova Kitap Fuarında en çok şikayet ettiğim konu budur.

Kalan yayınevlerinde ise elbette herkese göre bir şey var ama seçenekler çok sınırlı. Orada gördüğüme en çok sevindiğim yayınevleri tabii ki Metis, İthaki, Yitik Ülke ve İletişim’di. Bunların yanı sıra meraklısı için İş Bankası Kültür Yayınları, YKY, Doğan, Epsilon, Evrensel, Doğu Batı, Alfa, NTV yayınevleri de orada. Bunun dışında irili ufaklı birkaç yayınevi daha var. Leman, Penguen ve Uykusuz gibi mizah dergileri de bu sene yerlerini almışlardı. Çok fazla bir şey beklemeyin. İstanbul’daki kadar büyük bir fuar yok. Açığı biraz Adana’nın önde gelen kitapçılarından Kitapsan kapatmaya çalışmış. Bir stand açıp normaldekinden biraz indirimli satıyorlardı. Fakat yetmiyor. Büyük eksiklik var. Daha önceki yıllarda gördüğüm bazı yayınevlerini göremedim. Standın önünden geçerken en çok moralimin bozulduğu yerse Tübitak standı oldu. Çok sayıda kitabı yayından kaldırdılar, hatta pek çok kitabın imha edilmek üzere geri toplandığını Kayıp Rıhtım olarak sizlerle paylaşmıştık. Dişe dokunur hiçbir kitap olmadan bir stand açmaya cesaret etmişler. Bravo!

İndirimler Hakkında

İndirimler de can sıkıcı bir başka konu. Bazı daha küçük yayınevleri güzel indirimler yapmışlar. Özellikle Yitik Ülke’nin indirimleriyle, önündeki kalabalığıyla küçük standı çok güzel bir görüntüydü. İthaki de bazı eserlerde güzel indirimler yapmıştı ama genel olarak %25 oranından çıkmamıştı. Diğer yayınevleri de genel olarak öyleydi. %25’den fazla indirim yoktu. Metis’te ise oran %20’de kalıyordu. Yani doğru düzgün indirim yok. Hâlbuki zaten web’den alsak kitapları bu oranda indirim alıyoruz. Hatta Kitapyurdu, İdefix ve benzerleri yılda bir hafta sanal kitap fuarlarıyla çok güzel indirim yapıyorlar. Ben bu sene oradan yapmıştım alışverişimi. İyi ki Adana Kitap Fuarı’na bir şey bırakmamışım.

9. Çukurova Kitap Fuarı iç

Kitap fuarının en sonunda yazarların kitap imzalaması için oluşturulmuş alanın bomboş olması da başka bir üzücü durumdu. Çok az yayınevi yazarlarını getirmişti. O yazarları da kitap imzalatmak için kendi standlarında oturtmayı tercih etmişlerdi. Fuara gelip de ortada çok az yazar görürseniz şaşırmayın.

Ve son olarak şikayetim yemek kokusu hakkında. Tamam eskiden yemek konusu daha sorunluydu, hiç yemek yoktu ama şimdi de ağır bir yemek kokusu var. Girişte kebap dumanlarının arasından geçiyoruz. İçeride de kafeteryadan gelen ağır tereyağı kokusuna maruz kalıyoruz. Hiç düşünülmemiş bu konu.

Fuar her yıl daha da kötüye gidiyor. Hatta bu yıl fuar, fuar olmaktan çıkmış. Hiç mi iyi bir şey yoktu? Evet var, kitap var. Her ne kadar indirim olmasa da çeşit olmasa da kitap var. Tek iyi şey de budur. Bir daha da bu fuara gideceğimi sanmıyorum.

Oyla!

Okan Akıncı

1986’da Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde doğdu. 1998’den beri ailesiyle birlikte Adana’da yaşıyor. 2010’da Mustafa Kemal Üniversitesi Muhasebe Önlisans bölümünden ve 2013’te Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden mezun oldu. Katı bilimkurguya bayılıyor, kendi çapında öyküler yazıyor. Şu sıralar en büyük hobisi yeni diller öğrenmek ve bir gün tüm dünyayı görebilmek istiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

H.P. Lovecraft Harbinger

Harika Bir Lovecraft Kısa Filmi: Harbinger

Bir Çeviri Karşılaştırması: Eşekarısı Fabrikası