in ,

Almodovar Teoremi – Antoni Casas Ros: Trajedinin Denklemini Çözmek

Antoni Casas Ros’un otobiyografiyle kurmacanın birbirine karıştığı romanı Almodovar Teoremi hakkındaki inceleme yazımız sizlerle.

Almodovar Teoremi - Antoni Casas Ros

Antoni Casas Ros’un edebiyatla sinemanın, matematikle şiirin, fizikle müziğin buluştuğu otobiyografik romanı Almodovar Teoremi hakkında kaleme aldığımız inceleme sizlerle.

“Boşluğun merkezinde başka bir şenlik var”

Roberto Juarroz

Bir gece, burnundan buharlar çıkararak ormandan yola fırlayan bir geyik, korkunç bir kaza, yitirilen bir sevgili, kaybolan bir yüz… Bu hikâye acı bir sonla başlıyor. Kaderle yüzleşip evrenin matematiğiyle uğraşmayı bırakan bir adamın inzivadaki yalnızlığını anlatıyor. Bir yüze sahip olmamanın yerini başka kayıplarla değişmeye hazır bir halde çatı katındaki evinden dışarıyı izleyerek yaşıyor. Şapka ve atkı takabildiği kış gecelerinde dışarı çıkıp duvar kenarlarında dolaşıyor. Evet, katılıyoruz: Bizce de Pedro Almodovar bunun filmini yapmalıydı!

1972 doğumlu yazar, matematik öğretmeni İtalyan bir anne ve mühendis Katalan bir babanın oğlu. Kendi deyimiyle babası bir düz çizgi, annesiyse bir eğri. Romanına konu ettiği talihsiz kazadan sonra matematik kariyerini bırakıp yazmaya başlamış. Aynı zamanda ilk romanı olan Almodovar Teoremi ile 2008 yılında İspanya’da yılın en iyi romanı unvanını edinmiş. Sonrasında Mort au romantisme (2009) adında bir öykü kitabı, Enigma (2010) ve Son Devrimin Güncesi (2011) adlarıyla Türkçeye çevrilen iki roman daha kaleme almış. Romanları ülkemizde, Sel Yayıncılık tarafından yayımlanıyor. Halen Roma’da yaşıyor ve yine kendi ifadesiyle yüzünün kübist tarzı nedeniyle hiç fotoğraf vermiyor.

“Bir insana yüzü düşündürecek titremiş bir fotoğrafım ben.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.11)

Romanın kapağını aralamadan önce buraya bir spoiler (sürpriz bozan) uyarısı bırakmak gerekiyor. Ancak henüz kitabı okumamış olsanız bile, bu yazıyla, kitaptan alacağınız hazzı azaltmanın imkânı olmadığı da bir gerçek. İyi edebiyatı gözünden tanıyanlar, “olağan dışı bir okuma deneyimi” dediğimizde neyi kastettiğimizi anlayacaklardır.

Almodovar Teoremi: Bir Atomun Duyarlılığına Ulaşmak

“Bir atomun duyarlılığı fizikçiler tarafından ne keşfedildi ne de tecrübe edildi. Ben bu satırları yazarken bir atomun duyarlılığına ulaşıyorum.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.15)

Kitapta, baştan sona çok güçlü bir geyik imgesi var. Önce kazayla beraber kitabın atmosferine dalıyor ve sonuna kadar da ayrılmıyor. Üzücü şeylere sebep olarak kaderin buyruğunu yerine getiriyor en başta. İlerleyen bölümlerde, Ros genç bir transseksüel olan Lisa’yla tanıştıktan sonra, karanlık bir sokakta karşılarına çıkıp eve kadar takip ediyor onları. Beslenmesi gereken bir canlı, üstesinden gelinmesi gereken bir mesele olarak yer alıyor aralarında. Mitolojik dilde geyik, dişi bir kudreti ve yol göstericiyi simgeler. Buna bakarak Ros’un, başına gelen şeyi öfkeyle değil de, doğallıkla kabul ettiğini, Lisa’yla olan ilişkisine bir anlamda sebep olduğu için mutluluk duyduğunu söyleyebilir miyiz? Belki.

Bu kabulleniş savını, ana karakterler olan Ros ve Lisa’nın birbirini oldukları gibi sevmeleriyle, tüm çirkinlikleriyle ya da gariplikleriyle sarmalamalarıyla da kanıtlayabiliriz. Ros’u, içine gömüldüğü yalnızlıktan çekip çıkaran Lisa aynı zamanda ona tutunarak kendi yalnızlığından da kurtulmaktadır.

“ – Lisa, arkadaşımla sevişir miydin?

Almodovar kot pantolonundan bir tomar para çıkarıp bana garip garip bakan Lisa’ya uzatıyor. Lisa parayı alıyor. Tereddüt ettiğini söyleyemem, bambaşka bir şey oluyor, bana dikiyor gözünü. Gözbebeğimde yer arıyor.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.17)

Ros’u yalnızlaştıran, diğerlerinden saklanmaya iten en büyük faktör, canavar merakı taze olan çocuklar dışında hiç kimsenin yüzüne bakmaya cesaret edemeyişidir. Lisa’nın kararlı ve çekinmeyen bakışları Ros’un cinsel açlığından çok kabul görme ihtiyacına hitap eder.

“Almodovar Teoremini oluşturuyorum: Korkunç bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeter.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy. 58)

“Dikkat, en sonunda bir büyülenişi de beraberinde getirir.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.56)

Almodovar Teoremi - Antoni Casas Ros

Karanlık Atmosfer

Kitabın trajik bir olaydan ve çaresizlikten beslenen karanlık atmosferi, sıkışmışlık yaşayan iki karakterin, zihinlerini bedenlerinden özgürleştirmeleriyle, birbirlerindeki çirkinlere yeterince uzun bakarak onları güzelliğe çevirmeleriyle sona doğru dağılıyor. Almodovar tarafından film karelerine dönüştürülen travma anları içimizi ezse de, finalde kahramanlarımız bize bindikleri uçaktan, bulutların arasından gülümseyerek veda ediyorlar. Bize kalan umut oluyor ve bu da bir kitabın okuyucularına yapabileceği, elinden gelen en büyük iyilik olsa gerek.

“Ona doğru eğiliyorum ve uçak limanın üstünde uzun bir dönüş yaparken, geyiği görüyoruz. Atılıyor, bütün kaslarıyla koşuyor, bariyerleri, sokakları, otoyolu, evleri yıldırım gibi aşıyor. Onun muhteşem hızı bizi kendimizden geçiriryor. Onu hiçbir şey durduramaz. Bizdeki bilinmeze atılan şeyin şimşek gibi bir görüntüsü o. Bu anda Juarroz’un sözlerini anlıyorum en sonunda: Boşluğun merkezinde başka bir şenlik var.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy. 111)

Teoremin Sonucu: Ahenk = Kaos

Kitabın her bölümünü Ros, Newton’un Yerçekimi Üzerine ve Cisimlerin Hareketi Üzerine adlı eserinden birer alıntıyla isimlendirmiş. Okurken, “şeylerin” nedenlerini, yaşamın karmaşık felsefi ikilemlerini Newton’un yasalarıyla ölçüp biçerek anlamaya itiyor bizleri. Hep birlikte bu pratiği yapıyoruz çünkü matematik, geçeği anlamanın hâlâ en geçerli yolu.

“Matematiğin Nobel’i sayılan Fields madalyonunu isterim ki bir gün arzunun, deliliğin ya da yaratıcılığın denklemini çözen biri alsın. Artaud’un dediği gibi, değişmek, değiştirmek, tanrıyla işimizi bitirmek için.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.22)

Kitabın Dili Hakkında

Antoni Casas Ros’un anlatımı duru, anlaşılır ve gerçekçi. Olayları ajite etmeden duygu geçişi sağlamayı başarıyor. Ros’un zihninde misafir olduğumuz roman boyunca, bir maskenin ardına saklanmayla bedeninden özgürleşme düşünceleri arasında biz de gidip geliyoruz. Sinema, müzik, şiir ve matematik gibi birden fazla disiplinden beslenen, kurmacayla otobiyografiyi ustaca harmanlayan, ziyadesiyle lezzetli bir okuma deneyimi sunuyor bize.

Almodovar Teoremi’ni bizlerle buluşturan Sel Yayıncılık, bu başarılı çeviri için Öncel Naldemirci’den yardım almış. Yayına Gökçe Gündoğdu tarafından titizlikle hazırlanmış ve kapağında Selahattin Yıldırım’a ait, orijinali tuval üzerine yağlı boya olan şahane bir eser kullanılmış. Ortaya sarsıcı, etkileyici, başyapıt niteliğinde bir iş çıkmış.

“Genel yanılsamayı yavaş yavaş oluşturan, herkesin sahip olduğunu düşündüğü bir sabitlik fikri. Dünyayı tüketen de bu. En temel şiddet. Herkes kendi sabitlenmişliğiyle ilgileniyor ve başkalarının sabitlenmişliğiyle konuşuyor. Sonuç olarak, senden beklenen hep aynı olman. Sen bu zinciri bilinçli bir şekilde kırdın, bense kazayla.”

(Almodovar Teoremi, Sel Yayıncılık, 2017, Sy.19)

Almodovar Teoremi hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Şehnaz Erkan

1981 yılında Gelibolu’da doğdum. 1999 yılında üniversite eğitimi için Eskişehir’e yerleştim. 2006 yılında Anadolu Üniversitesi Finansman bilim dalında lisansüstü eğitimimi tamamladım. Öyküler yazıyorum. Öykülerim Kafkaokur Dergisi’nde yayınlandı. Bir çocuk annesiyim, halen Eskişehir’de yaşıyor ve bir bankada çalışıyorum.

Defneler Kesildi - Edouard Dujardin

James Joyce’a İlham Veren “Defneler Kesildi” Romanı Türkçede

Zack Snyder's Justice League İncelemesi

Zack Snyder’s Justice League İncelemesi: DC Sinematik Evreni’nin Beklediği Film