Aslan Kral (The Lion King): Daha Gerçekçi Ama…

Disney'in kült animasyonlarından Aslan Kral, çok daha gerçekçi bir filmle sinemaya geri döndü. Biz de o eski tadı tekrar alabildik mi sorusunun cevabını spoiler'lı şekilde aradık.

Hani Benim Gençliğim Nerede?

Yazıyı okuyanlarınızın yaşını bilemiyorum ancak benim gibi orta yaşlı olduğunu hisseden insanlar için önemlidir Aslan Kral (The Lion King). 1994 yılında vizyona girdiğinde biz çocuklar üzerinde inanılmaz bir etki yaratmıştı. Öyle ya karşılaştığımız ilk animasyondu, hepimiz Simba ve Nala gibi hisseden çocuklardık. Mufasa’nın öldüğü sahnede hepimiz hüngür hüngür ağlamıştık. Film müzikleriyle, senaryosuyla, çizimleriyle kalbimizde taht kurmuştu.

Tamam kabul ediyorum melankolik davranıyorum. Ama tahmin ediyorum, benim gibi sizler de eski filmin tadını arayacaksınız. Çocuk dünyanızın en etkili filminin yaşattıklarına ne olduğunu soracaksınız. Hemen tüyo vermem gerekirse film eski animasyonun kalitesinde değil fakat düşündüğümüz gibi kötü bir film de değil.

Disney’in, hadi eski filmleri tekrar ele alıp gençlerle buluşalım -öhö, para kazanalım, öhö- furyasının başarılı bir yapımı. Yine de insan hüzünlenmeden edemiyor işte. Objektif olarak değerlendirmek gerekirse derli toplu bir yapım olan bu yeni Aslan Kral’ı eskisiyle karşılaştırmadan duramıyor insan.

Hemen uyarayım; yazının geri kalanında ufak tefek spoiler’lar olacak. Spoiler’sız olarak basın gösterimi sonrasında konuştuğumuz video incelemeye ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Aslan Kral İnceleme

Geçelim hüzünleri, neler değişti filmde hadi onu konuşalım.

Filmin değişenleri ve değişmeyenleri listesinde en kolayından başlayayım. Disney, Aslan Kral’ı tekrar çevirelim dediğinde en doğru kararı vererek senaryoya hemen hemen hiç dokunmamış. Hatta ufak tefek eklemeler olmasa birebir aynı senaryo diyebiliriz. Aslan Kral bu açıdan oldukça güçlü bir film.

Teknik olarak senaryo, dramatik yapı, karakter gelişimi gibi açılardan başarılı. Etkisini de temelde bu başarısına borçlu olduğunu söyleyebiliriz. Yeni yapımda ise Mufasa, Scar ve Sarabi’nin geçmişlerine dair birkaç replik eklemesi bulunuyor. Anladığımız kadarıyla zamanında Sarabi, Scar yerine Mufasa’yı tercih etmiş ve Mufasa Scar’ın meydan okumasına cevap vererek krallığını sağlamlaştırmış. Ayrıca Zazu’nun ağzından Mufasa’nın da Simba gibi yaramazlık yaptığını öğreniyoruz. Sırtlanlara dair ise liderlerinin Mufasa ile olan çekişmesine dair replikler duyuyoruz. Bunun dışında önceki filmde görmediğimiz şekilde Nala’nın Scar’ın krallığından kaçışına da şahit oluyoruz. Film eski senaryonun ufak tefek boşluklarını doldurmaktan öteye gitmemiş. Bu sayede bozulmamış güzel bir hikâye izletiyor.

GÖZ ATIN  Ewan McGregor, Yeni Star Wars Dizisinde Obi-Wan'ı Oynamak İçin Geri Dönüyor!

Eski çizgi animasyonun aksine, fragmandan da bildiğiniz gibi, Nat Geo Wild filtresiyle çekilmiş bir filmle karşı karşıyayız. İlk bakışta oldukça başarılı çekimler yapıldığını söylemek mümkün. Film gerçekten güzel bir doğa görseli veriyor. Hayvanların animasyonları ise o kadar başarılı ki, CGI nerelere geldi yahu demeden duramıyor insan. Gerçekçilik hissinin çok güçlü bir şekilde yakalandığını söylemek gerek. Fakat en nihayetinde aslanların, kuşların, sırtlanların, domuzların ve bilumum hayvanların konuştuğu bir hikâyeden bahsediyoruz. Bu kadar gerçekçilik filmin en büyük başarısızlığını da yaratıyor.

Çizgi animasyonlar genelde maliyetten kaçınmak ve çizilmesi daha kolay olduğu için yüzde oluşan ifadelere odaklanır. İnsanlara özgü bir hikâyeyi anlatırken izleyiciyi de insansı hareketlere baktırarak seyir zevkini arttırır. Fablın doğası buradan gelir. Aslan Kral’ın bu yeni çekiminde ise maalesef mimiksizlik kendini gösteriyor. Hayvanların fazla hayvansı kalışı vücut jestleri için güzel bir his verse de simada duyguyu yaratamadığı için seslendirmeyle ifade arasında farklılıklar oluşuyor.

Öfke dışında kalan duygular verilemiyor.

Özellikle Mufasa’nın öldüğü sahnede o eski çizgilerin kesik hareketleri ve yüzde oluşan hüzün çok vurucuydu. Şimdi ise üzüntüm bu denli vurucu bir sahnenin sıradan bir sahneye dönüşmesi oldu. Disney’in tercihlerinin en kötüsü bu dengeyi kuramaması olduğunu söyleyebiliriz. Gerçekçilik sevdası ve çabası güzel ama fazla kaçtığı için üzücü.

Film çok güzel doğa çekimleri yapsa da sırtlanların yaşadığı fil mezarlığı başarısız olmuş. “Işığın değdiği her yer bizim krallığımız,” diyen Mufasa Simba’ya gölgelerin ardına gitmemesini söyler. Aslında orası krallığın bilinçdışı gibidir. Sırtlanların, ölümün olduğu mekânın korkutuculuğu ve ışığa tezatlığı orijinal filmin başarılarından biriydi. Aşırı avlanma yüzünden kendini mahvederek mezarlık yaratan bir sırtlan sürüsü, hayatın yanında kendine yer bulmaya çalışırdı. Bize kötülüğün hemen yanı başımızda olduğunu hatırlatan ve en ufak dikkatsizlikte dönüşeceğimizi anladığımız bir diyardı bu. Yeni çevrimde ise gerçekçilik sevdası bu etkiyi yaratamıyor. Mekân sadece fil kemiklerinin olduğu gölgesiz normal bir yere dönüşmüş durumda. Bütün her şey sadece lafta kalıyor.

GÖZ ATIN  Loki Dizisi, Doctor Strange 2'ya Bağlanacak

Aslan Kral İnceleme

Disney’in müzikal yapısı ise en güzel bu filmde kendini gösteriyor. Şarkılar sadece müzik olsun diye konulmamış, her şarkının senaryoda üstlendiği bir işlev var. Düzgün bir müzikalin formülü şarkıların karakterlere veya olay örgüsüne dair bir şeyler anlatmasıdır. Senaryoda ilerlemeyi sağlarlar. Ancak Disney’in önceki filmlerinde başarısız olan bu müzikal taraf Aslan Kral’da başarıyla kurulmuş. Eski filme sadakatin avantajı işte. Elinde işleyen bir düzen varsa bozmamak en doğrusu. Tek sıkıntı filmin ikinci yarısında sahnelerin biraz uzun geçiyor olması. Filmin hem uzamasına sebep veriyor hem de gücünü azaltıyor diyebilirim.

Bizim hayatımıza dokundu mu Disney?

Politik doğruculuk çağında yaşadığımız malum. Öncelikle şunu söyleyeyim, kadın konusu, ırkçılık konusu, LGBTİ ve benzeri konuların problem edilmesi ve buna hassasiyetle yaklaşılan bir dünyada yaşıyor olmak çok güzel. Konunun işleniş şeklinde sorun olduğunu düşünsem de esas olarak problem olmadığı kanaatindeyim. Ama Disney ve bilumum firmanın elinde bu konu hep bir çıkar malzemesine dönüşüyor.

Herhangi bir güzellik ürünü satan firmanın “bütün kadınlar güzeldir” sloganını gördüğümde, politik doğruculuğun herkese ürün satmak için bir yola dönüştüğünü birçoğumuz gibi düşünmeden edemiyorum. Disney’in önceki filmlerinde de bu hataya düştüğünü söyleyebiliriz. Kadınlar güçlü ama gene günün sonunda erkeklerden medet umuyorlar, siyahlar önemli karakterler ama gene beyazlardan özgürlük bekliyorlar gibi örnekleri en son Aladdin filminde gördük. Bu filmde ise politik doğru işlerine çok girmediklerini söylemeliyim. Sadece Pumba üzerinden “body shaming” fikrine dokunuluyor. Eski filmde de zaten olan bu durum ise gene repliklerin biraz genişletilmesinden ibaret olmuş. Konuyu hakkıyla işleyemeyeceksen politik doğrucu olmaya çalışmamak en doğru tercih olmuş diyebilirim. En azından hassas gibi davranıp aynı rezil dünyayı yaratmışlar dedirtmiyor film.

GÖZ ATIN  The Lion King (Aslan Kral) Yeniden Aynı Tadı Veriyor mu? (Spoiler'sız Video İnceleme)

Aslanlar genelde beyaz, sırtlanlar ise siyahi aktörler gibi seslendirilmiş. Klasik Hollywood filmi gibi olduğunu söylemek gerek. Ancak espriler bilindik siyahi esprilerindense çok doğru bir tercihle özel alan gibi konular üzerinden yapılmış. Pumba ve Timon ise bildiğimiz gibi. Filmin eğlencesi bu anlamda az ama oldukça tadında olmuş diyebiliriz.

Aslan Kral İnceleme

Sonuç olarak bize orijinalinin hissettirdiklerini veremeyen ama kendi içinde derli toplu bir yapımla karşı karşıyayız.

Disney yine tatil için aileleri sinemaya çekebilecek bir filmle karşımızda. Film bu haliyle yeni nesil çocuklara aynı hikâyeyi aktarıp Aslan Kral efsanesini sürdürecek. Ama hiçbir zaman bizim yaşadığımız hislerin ve deneyimin yaşanmayacağı gerçeğini kabul etmemiz gerek. Hem film ne kadar başarılı olsa da aynı kalibrede değil hem de yaşadığımız dünya artık çok farklı.

Biz küçükken hiçbir şeye erişimi olmayan çocuklardık ve ilk çizgi animasyonuna gönülden bağlanmıştık. Belki de bu yüzden gözümüzde fazla büyüttüğümüz söylenebilir. Filmden çıktığımızda hissettiğim şey, o güzel hislerin artık geride kaldığıydı. Çocuk dünyamızda büyüttüğümüz olayların tatlı ama eksik bir hatırlatmasını izledim sadece. Peki bu film çocuklara ulaşacak mı? Aslan Kral yeni hedef kitlesi üzerinde de aynı etkiyi yaratacak mı? Açıkçası bu konuda hiçbir fikrim yok. Dürüst olmak gerekirse bu sorulara cevap da aramadım. Bütün bu melankoliye ve filme dair söylenebilecek tek bir şey var aslında.

Sizlere tavsiyem de zaman zaman Pumba ve Timon gibi yapmanız ve ağzınızda sloganınızla gezmeniz. Ben öyle yapan biri olarak yazıyı da manasızca aynı sloganla sonlandırmak istedim: Hakuna Matata.

* * *

Kahramanın Yolculuğu Ekseninde Harry Potter, Aslan Kral, Matrix ve Dahası

Çocukluğumuz Bir Yalan: Meğer Mufasa ve Scar Kardeş Değilmiş!

Son Savaş




1989 doğumlu. Bir dönem tiyatro yapmış ve bu alanda okumuş. Tolkien ve Le Guin sever...

Aslan Kral (The Lion King): Daha Gerçekçi Ama… için 4 yorum

  1. Filmi bugün izledim dediğiniz seylere katılıyorum. Fil mezarliği hiç olmamis. Mufasa’nin öldüğü sahnede bir tuhaftı oldu bitiye geldi sanki. Filim daha gercekçi yapmak içinde Scarl’ın sırtlanlarla konuştuğu yerde darbe yada rejim gibi daha gerçekçi sözcükler kullanmışlar.

    Birde filmin süresi az geldi keşke daha uzun sahne ekleselerdi. Mesela simbanın domuz ve arkadaşının yanında büyümesi daha çok gösterilebilirdi. Biranda büyüdü. Biliyorum çizgi filim halindede öyle.


  2. Ben filmi beğendim görsel şölendi. Ama şu inandırıcılık konusuna gelirsek filmde hep bir şeyler eksik gibiydi. Scarl çok kötü duruyordu. Çizgi filmde daha iyiydi. Görsellik konusunda 10/9 alır ama orijinal filmin atmosferini ne yazık ki yansıtamadı gibi geldi bana.


  3. Deme öyle ben izlerken tüylerim diken diken oldu. cocuken 1 milyon kere izledim bu filmi. Diğerleri Buz Devri ve Arabalar.


  4. Film güzeldi zaten kötü demedim ki, çizgi filmindeki etkiyi göremedim sadece. Yoksa filmi çok beğendim. Görsel olarak uçmuş resmen.


Aslan Kral (The Lion King): Daha Gerçekçi Ama…

Disney’in kült animasyonlarından Aslan Kral, çok daha gerçekçi bir filmle sinemaya geri döndü. Biz de o eski tadı tekrar alabildik mi sorusunun cevabını spoiler’lı şekilde aradık.

Başa dönün