in ,

Son Dönemlerde Ses Getiren Üç Bağımsız Oyun: “Gerda: A Flame in Winter”, “A Little to the Left” ve “Wavetale”

Gerda: A Flame in Winter, A Little to the Left ve Wavetale, 2022’de çokça konuşulmayı başardı. Üç oyunu bir arada inceliyoruz.

2022 Bağımsız Oyun: Gerda: A Flame in Winter, A Little to the Left ve Wavetale

Son dönemde dikkat çeken Gerda: A Flame in Winter, A Little to the Left ve Wavetale adlı bağımsız oyunları değerlendirdik.

2022 yılı God of War: Ragnarök ve Elden Ring gibi iki devin çarpışmasına neden oldu. Ödüllerdeki savaş çok daha öncesinde oyunseverler arasında, sosyal medyada kılıçların çekilmesiyle vuku buluyordu. Eh, diğer taraftaysa video oyun dünyasına getirdikleri yeni soluklar, farklı denemelerle görece daha küçük stüdyolar, az çalışan sayılarıyla bağımsız oyun yapanlar var. Hâliyle daha düşük reklam bütçeleri, internette daha az yer bulmaları ve benzeri nedenlerle gözden kaçabiliyorlar.

Öncesinde elbette Kayıp Rıhtım’da çokça bu oyunların kıymetini bildik, yer verdik ve değerlendirdik. Bundan sonraki yazılarda arada bir son dönemde çıkmış farklı bağımsız yapımlara böyle toplu bakış atmayı düşünüyorum.

Gelin bu oyun cennetine son dönemde çıkışını yapan üç bağımsız oyunla dalalım. Nasılmış değerlendirelim.

Gerda: A Flame In Winter İncelemesi – Gestapo Her Yerde!

Life is Strange serisi, Tell Me Why gibi oyunlarla bildiğimiz Don’t Nod, bu sefer yayıncılık koltuğunda ilk oyunları PortaPlay’in geliştirdiği Gerda: A Flame in Winter’ı piyasaya sürmüş.

Savaş döneminde salt aksiyona dalmayan, savaşın insanlar üzerinde, ilişkilerinde bıraktıklarına odaklanan duygusal yoğunluklu oyunlar… Sitede incelediğim South of the Circle ile birlikte Valiant Hearts: The Great War, 11-11 Memories Retold ve diğerleri. Gerda: A Flame In Winter da bu izden giden bir oyun.

Gerda A Flame In Winter 2022 Bağımsız Oyun

Şimdilik PC ve Switch için çıkan, hafif rol yapma elementleriyle birlikte hikâye ve diyalog odaklı macera oyunu Gerda. II. Dünya Savaşı’nda Danimarka’nın Alman işgalinde olan Tinglev adlı küçük kasabasında, Gerda adlı hemşirenin hikâyesini anlatıyor. Bölgenin ilginç yanı, işgal öncesinde de yerliler arasında Alman ve Danimarkalılar birlikte yaşıyor, komşular, arkadaşlar. Savaş ve işgalle birlikte ilişkiler, yaşam biçimleri değişiyor.

Gerda’nın evli olduğu erkek Danimarka kökenliyken, savaşta çok bilmeyerek Nazilere katılan tren kondüktörü babası Alman. İlişkiler oldukça ilginç hâl almışken Gerda’nın kocası Gestapo tarafından göz altına alınıyor ve onu kurtarmak için beş günümüz var.

Diyalog Üzerinden Oyun Mekanikleri

Ortalama İngilizce seviyesi isteyen oyun, mekaniklerini diyaloglar üzerinden kuruyor ve diyalog bazlı mekaniklerinin oldukça zengin olduğunu söylemek isterim. Yaptığımız seçimler işgal güçleri, direniş, Alman ve Danimarkalılarla olan ilişkilerimizi etkiliyor, bu ilişkilere göre bazı seçimler açılıyor ya da kapanıyor. Bunun yanı sıra yolculuğumuz boyunca yaşanan olaylar karşısında ‘ne düşündüğümüz’ sezgi, merhamet gibi zihinsel enerji sağlıyor, yine seçimlerimizde bunları kullanabiliyoruz.

Diyalog seçimlerimizi tüm bunlarla birlikte yaparken hâlihazırda biriktirdiğimiz ilişki ve zihinsel özelliklere göre tercihlerimizin zorluğu belirleniyor. Kısacası diyalog bazlı mekaniği detaylı ve güzelce kurmuşlar, bunlarla birlikte diyalogların niteliği ve hikâye bütünlüğü de gayet başarılı. Beş günde Gerda’nın kocasını kurtarmak için gideceğimiz yerleri dikkatli seçmeli, diyaloglarda mahir olmalıyız. Seçimlerimiz oyundaki olayları önemli ölçüde etkiliyor.

Gerda A Flame In Winter 2022 Bağımsız Oyunlar

Olumsuz olarak görsel açıdan daha başarılı olmasını isterdim. Yağlı boya tablosunu andıran tarzı gayet hoş, fakat daha iyi sunulabilirdi. Bu sorunu kapı açma, el kol hareketleri gibi karakter animasyonlarındaki eksiklikler de artırıyor. Anlatım tarafındaki özeni maalesef görsel dilde göstermemişler. Müzikleri de ne yazık ki vasat olmanın üstüne çıkamıyor.

Artık ülkemizde Steam fiyatları da maalesef arttı bildiğiniz gibi, Gerda da yüksek fiyatla çıkan oyunlardan. O sebeple indirim aldığında; hikâye, diyalog ve duygulara odaklanan, kederli ve iyi yazılmış bir oyun ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim.

A Little to the Left İncelemesi – Obsesifler Buraya

Rahatlatıcı, düzenleme oyunları güzel bir kafa dinleme aktivitesine dönüşebiliyor. Akla hemen 2021’de çıkışını gerçekleştiren kutuları boşaltıp yeni evlere eşyaları yerleştirdiğimiz, tatlı görselliği ve müthiş ses tasarımıyla Unpacking geliyor. İyi ses getiren oyun, gerçekten ilginç bir deneyim sunmuş ve kafa boşaltmak için başvurulan oyunlardan olmayı başarmıştı.

Max Inferno tarafından geliştirilen, PC ve Switch için çıkan A Little to the Left, Unpacking ile benzerlikleri dikkat çeken, gevşetici (yer yer bulmaca zorluğuyla terletse bile) bir düzenleme oyunu. Unpacking’den farkının daha obsesyona, aşırı düzene, simetriye odaklı bir bulmaca sunduğunu söylemek gerekiyor. Ama günün sonunda basit eğlence sunuyor. Bir de komik yanı var, öyle ki biz topluyoruz kedi dağıtıyor, onun dağıttıklarını düzeltiyoruz…

A Little to the Left

Bulmacalar dediğim gibi düzenleme ve sıralamaya odaklı. İlk başta oldukça kolay başlıyor, fakat gittikçe zorlaşıyor. Bazen cidden neyle karşılaştığınızı anlamakta çok zorlanıyorsunuz. Çünkü bulmaca stili iki parçaya ayrılıyor, önce neyle karşılaştığınızı, yani bulmacanın ‘ne’ olduğunu çözüyorsunuz, keşfettikten sonra ‘nasıl’ çözeceğinize odaklanıyorsunuz. Bunu gayet güzel sunuyorlar, özellikle zorlaştığı kısımlarda çok yaratıcı bulmacalar mevcut. Size düzenleme ve toplamanın tatminini veriyor.

Bazı bulmacaların birden fazla çözümü var. Her farklı çözümü bulunca yeni yıldız kazanıyorsunuz. Ayrıca ‘böyle kalsın’ diye özellik eklemişler, eğer çözümle ilgili hiç fikriniz yok ya da yorulduysanız (çözüm için ipucuna da başvurabilirsiniz) sonraki bulmacaya atlayabilirsiniz, istediğiniz zamansa tekrar dönersiniz çözemediğinize. Oyunu bitirdikten sonra tekrar dönmek isterseniz de her gün farklılaşan ‘günlük bulmaca’ koymuşlar.

A Little to the Left inceleme

Hem bulmaca oyunlarını seviyor hem de iyi ses tasarımı ve görselliğiyle dikkat çeken rahatlatıcı bir oyun arıyorsanız A Little to the Left sizin aradığınız oyun olabilir. Bulmacalarının oyun ilerledikçe zihin yorduğunu, meydan okuma sevenleri de tatmin edeceğini ekleyebilirim.

Wavetale İncelemesi – Açık Denizlerde Sörf Yapalım

Sualtında kalmış uygarlık denince tabii akla ilk olarak adı üstünde Submerged 1 ve 2 oyunları geliyor. Hiç aksiyon içermeyen, kayığımızla eski uygarlığın kalıntılarını keşfettiğimiz, rahatlatıcı bir oyun serisi.

PlayStation, Xbox, PC ve Switch için çıkan, Thunderful Group tarafından geliştirilen Wavetale de her yeri suyun sarmaladığı, küçük kara parçalarında yaşamın olduğu bir tasarıma sahip. Yine keşif, su üzerinde gezmenin keyfi var. Ancak platform öğeleriyle aksiyon macera türünde oyun olunca ve işin içine hafif aksiyon, daha hareketli ve çevik karakter, basit görevleri ilave edince tabii ki çok farklılaşıyor Wavetale.

Wavetale

Genç ve maceraya hevesli genç Sigrid’i yönetiyoruz. Oyunun başında Sigrid, kendisine suyun üstünde yürümesini sağlayan gizemli bir canlıyla tanışıyor. Bunun sayesinde açık denizde oradan oraya gitmesi oldukça akışkan ve keyifli, âdeta sörf yapıyoruz. Karakter hem karada hem de suda oldukça hızlı tasarlanmış. Hem silahımız hem de oradan oraya sallanmamızı sağlayan ağımızı da ekleyince dünyasında dolaşmak çok hızlı ve akıcı.

Oyunun derin yahut ilgi çekici bir hikâyesi yok, etrafta tuhaf ‘siyah’ canlıların olduğu karanlık bir güç var. Kısacası bu karanlık güçten hem hapsolmuş insanları hem de uygarlığımızı kurtarmaya çalışıyoruz, dünyayı aydınlığa kavuşturuyoruz. Kaybolan annemizin başına gelenler, karakterimizin huysuz ve eğlenceli anneannesi… Çok iyi olmayan, fakat küçük yaşta birisiyle oynayınca en azından onu tatmin edebilecek sıcak bir hikâye.

Aksiyon kısmında düşman çeşitliliği yok denecek kadar az, su üzerinde tek, kara üzerinde 3 çeşit düşman var. Aynı şekilde iki vuruş çeşidi var ve genelde tekdüze geçiyor aksiyonlar. Görevler de çok benzer ve tekdüze. Biraz daha çeşitlilik olsa iyi olurmuş. Oyunun açık dünyası gayet güzel görünüyor olsa bile düşman tasarımları özensiz görünüyor.

Oyunu ben PS5’te deneyimledim. Açıkçası bazı optimizasyon problemleriyle karşılaştım. Çok rahatsız edici olmasa bile, yer yer giren ufak kısa takılmalar oldu, özellikle dövüş kısımlarının akışkanlığı biraz sorunluydu.

Wavetale inceleme

Wavetale’da su üzerinde sörf yapmak, oradan oraya salınmak, görevlerdeki platform öğeleri oldukça keyifli ve rahatlatıcı oynanış sunuyor. Diğer yandan düşman çeşitliliği az, tasarımları özensiz, dövüş ve görevler tekdüze olmuş. Rahatlatıcı oyunda dövüşün kolay olması sorun değil, fakat hem akıcı değil hem de öylesine eklenmiş hissi veriyor.

Bazı eksiklerine rağmen, pek zorlamayan aksiyon ve macera türünde rahatlatıcı bir oyun arıyorsanız indirim zamanı şans verilebilir. Özellikle küçük yaştakilerle birlikte oynanması açısından uygun bir oyun olduğunu söyleyebilirim.

Bu bağımsız oyunlar arasından sizin favoriniz hangisi? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da belirtebilir, bizleri Google Haberler üzerinden de takip edebilirsiniz.

Cem Altınışık

1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Black Adam 2 iptal edildi

Dwayne Johnson, “Black Adam 2″nin İptal Edildiğini Duyurdu (En Azından Şimdilik)

TBD 2022 Bilimkurgu Öykü Yarışması Sonuçları Belli Oldu

TBD 2022 Bilimkurgu Öykü Yarışması Kazananları Belli Oldu