in ,

Black Widow İncelemesi: Bir Süper Kahramanın Vedası

Black Widow incelemesi sizlerle. Marvel Sinematik Evreni’nin dördüncü aşamasını beyaz perdeye getiren Kara Dul filmi nasıldı?

Black Widow finali

Black Widow incelemesi ile karşınızdayız. Başrolünde Scarlett Johansson’ın yer aldığı solo Marvel Sinematik Evreni filmi, Natasha Romanoff karakterini canlı aksiyon olarak bizlere son kez sunmuş oldu. Peki süper güçleri olmadığı halde bir Avenger olan kahramanın veda macerası nasıldı?

Normalde bir yıldan biraz daha önce izlememiz gereken bir yapım, Koronavirüs pandemisi nedeniyle defalarca ertelendikten sonra nihayet beyaz perdedeki yerini aldı. Marvel Sinematik Evreni’nin dördüncü fazını başlatan sinema yapımı, karakterin ilk solo filmi ve veda macerası olarak kayıtlara geçti. Scarlett Johansson’ın başrolünde olduğu ve son kez Black Widow olarak karşımıza çıktığı film, ayrıca karakterin ilk solo filmi olma özelliğini de taşıyordu.

Peki bunca gecikme sonrasında, salgın sonrası sinemalara gelen ilk MCU yapımı izlenmeye değer miydi? Tamamen süper kahramanlardan ve uçuk dünyalardan sonra, pek de “süper gücü” olmayan bir karakterin “görece” hafif kaçabilecek macerası hayranları tatmin edebildi mi?

Black Widow İncelemesi: Natasha Romanoff’un Geçmişi ve Filmdeki Yeri

black widow incelemesi

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki bu film Scarlett Johansson için özel bir yapım ve bunu her şekilde belli ediyor. Kendisi filmin yapımcılarından biri. Aynı zamanda Black Widow’un yönetmenliğini yapan Cate Shortland’ı da filmi yönetmesi için Marvel’a getirmiş kişi. Karakterin sadece seksi ve poz veren biri olmadığını, kendi özelinde bütün kadınların ne kadar güçlü olabileceğini filmde en başından beri vurgulayan bir çizgide ilerlemiş. Hatta söz konusu klasik Avengers pozları ile kardeşi aracılığıyla bolca dalga geçiliyor. Zaten filmde Red Guardian ve kötü adam Dreykov (Ray Winstone) dışında neredeyse tüm kadro kadınlardan oluşuyor. Marvel Sinematik Evreni içerisinde Captain Marvel’dan sonra bu özellikte ikinci film oluyor.

Yazının buradan sonrası filmi henüz izlemeyenler için spoiler (sürpriz bozan) içerecektir. Şimdiden belirtmiş olalım.

Kara Dul Marvel

Black Widow bazı mantık hataları ve, “Neden böyle bir sahne vardı ki?” gibi soruları soracağınız tutarsız sahneler dışında bence karaktere yakışan bir film niteliğindeydi. Yani bu karakter için çıkılacak en üst noktaya çıkmışlar ve bunu da Avengers ekibini (arada anmak dışında) dahil etmeden yapmışlar. Her ne kadar daha öncesinde Hawkeye / Clint Barton rolünde Jeremy Renner ve Tony Stark / Iron Man rolünde Robert Downey Jr. gibi isimlerin de filmde olacağı gibi iddialar ortaya atılsa da bunlar doğru çıkmadı. İyi ki de çıkmadı. Çünkü bu Natasha Romanoff’un hikâyesiydi ve karakterin hak edilerek kazanılmış bir Avengers üyesi olduğu ancak bu tarz bir yolla kanıtlanabilirdi. Nathasa’nın ertelediği geçmişi, sadece kendi ilk ailesi özelinde izleyicilere yansıtıldı.

Black Widow Konusu ve Kara Dul Dünyası

Film bizlere karakterin Captain America: Civil War ve Avengers: Infinity War filmleri arasında yaşadıklarını anlatıyor. Natasha bu kısa sürede geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor ve aslında çoktan öldürdüğü zannettiği bir kötünün hâlâ hayatta olduğunu ve Red Room üzerinden kendisi gibi birçok kızı askeri olarak eğittiği haberini alıyor. Avengers: Age of Ultron ve Agent Carter’da da bahsedilen Red Room, beyin yıkayarak soğukkanlı kadın askerler yetiştiren bir tesis. Bu tesisin kurucusu olan ve başında bulunan Dreykov ise askerlerini buradan kontrol ediyor. Natasha’nın kan bağı olmayan kardeşi Yelena Belova (Florence Pugh) sayesinde Dreykov’un yaşadığını tekrar öğrenmesi ile yarım kalan işini bitirmek adına tekrar kolları sıvıyor. Bu esnada babası rolündeki Red Guardian (David Harbour) ve annesi rolündeki Melina Vostokoff (Rachel Weisz) ile buluşarak aksiyona atılıyorlar.

Black Widow’u genel çerçevede bu şekilde özetleyebiliriz. Her ne kadar Natasha Romanoff özelinde bir film olsa da bize tek bir Black Widow olmadığını ve aslında teşkilatın dünyaya nasıl da yayıldığını güzel şekilde anlatıyor. Başlangıç ve bitiş sahnelerinin uyumu, sonunda karakterin yerini alacak yeni Widow’un Yelena olması, filmin elle tutulur bir senaryo gibi hoş sahneleri olmasına karşın rahatsız edici bazı unsurlar da yok değildi. Tam olarak orijin filmi sayılmasa da, geçmiş ve geleceğin bu şekilde kotarılması da, belki de zaten çoktan hayatını kaybeden bir kahraman için doğru seçim olmuştu.

Black Widow incelemesi

Nathasa dışındaki diğer karakterlere gelirsek… Öncelikle daha önce çizgi romanlarda gördüğümüz Taskmaster, Red Guardian ve Iron Maiden karakterlerinin film evreninde neredeyse tamamen değişmiş olduğunu göreceksiniz. Yani çizgi romandaki karakterler ne yazık ki sinematik evrene birebir aktarılmış değiller. Her ne kadar bu kötü bir şeymiş gibi dursa da, filmin temasına baktığımızda pek de sırıtmıyor. Yani, “Neden böyle göremedik?” diyemiyorsunuz. Başta da belirttiğim gibi, bu Nathasa’nın filmiydi ve kardeşi Yelena dışındaki diğer karakterler sadece yan roldeydi. Yelena’nın önemi de kendisini Hawkeye’dan başlayarak diğer MCU yapımlarında Black Widow rolüyle görecek olmamızdan kaynaklanıyor elbette. Zaten bu film her ne kadar Nathasa’ya saygı duruşu olsa da aynı zamanda bir bayrağın devriydi.

Kötülerin Anlamsız Amacı

Dreykov’un amacı veya dünyayı ele geçirme arzusu bu filmde ne yazık ki anlamsız ve sönük kalmıştı. Yani sinematik evrene ilk giriş filmlerinden biri olsaydı, örneğin Captain America gibi, kötü karakterin amacı az çok mantıklı gelebilirdi. Fakat sırf diğer Avenger’lardan korkan ve bu nedenle Natasha’dan intikam almayıp gizli üssünü bulutlara saklayan biri, savaşları başlatır ve bitirebilirim moduna nasıl girebilir? Süper kahramanları yenmenin yolunun Natasha’yı elde etmek olduğu gibi basit bir çıkarımı yapması gerçekten anlamsızdı. Sanki filmdeki karakterler, yani Black Widow kızları, hiç MCU’ya dahil değilmiş, “normal” bir dünyada anormal kalacak düzeyde güçlülermiş gibi gösterilmiş. Avengers filmlerini izlemeden önce olsa belki yine bir “eh” diyebilecekken, kötünün başrole kendi amaçlarını anlattığı kısımlar biraz geniş gözle bakınca anlamsız kalmış.

Taskmaster’ın gelişmiş hafızası ile farklı kahramanların güçlerini kopyalaması dışında çizgi romanla pek bir bağı yok. Dreykov’un kızı olarak karşımıza çıkmasından ziyade bir kadın olması bence filmdeki en kötü güçlünün de bir kadın olması teması doğrultusunda doğru bir seçimdi. Yine de zaten finalde kendisinin de kontrol edilen kızlardan bir farkı olmadığını öğrenmiş olduk. İleride karşımıza MCU bünyesinde tekrar çıkmaz ise, karakteri çok fena harcamış olacaklar gibi hissediyorum.

Taskmaster

Sonuç olarak karşımızda izlenmeye değer ve dozunda bir film var. Özellikle filmin ilk kısmını sonlarına göre daha çok sevsem de, genele bakıldığında hem Avengers: Endgame’de kaybettiğimiz karaktere bir saygı duruşu oldu hem de yeni Widow’umuz Yelena’yı tanıttı. Hatta Yelena’nın kendine has tarzı, olaylara bakış açısı ve hafif duygusal ve komik yanları ile sevdirdi de. Henüz Nathasa’ya göre daha güçsüz gözükse de ileride bunun dozunu nasıl ayarlayacaklarını merak ediyorum. Bunun cevabını da filmdeki jenerik sonrası sahnesi ile alacağımızı öğrendik. Yelena, Hawkeye dizisinde yer alacak ve Clint Barton’ın peşine düşecek. Son sahnede gösterdiği şekliyle bir intikam peşindeymiş gibi davranmayacak ancak yine de nasıl bir farklılıkla karşımıza çıkacağını merak ediyorum.

Black Widow sonrası Marvel evrenine gelecek dizi ve filmler hakkında bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sizler Black Widow’u nasıl buldunuz? Kabaca iki yıllık bir aranın ardından MCU’ya ait ilk film beklentilerinizi karşıladı mı? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Hakan Tunç

1988, Darıca. Kocaeli Üniversitesi'nden mezun. Kitap okumayı, film izlemeyi ve özellikle animeleri çok sever.

Deadpool Korg Free Guy tepki videosu

Deadpool ve Korg’dan Free Guy Fragmanına Tepki Videosu

Koç Üniversitesi Yayınları Kitapları

Koç Üniversitesi Yayınları Kitapları Dünyaya Açılıyor: Akademik Yayıncılıkta Dikkat Çeken Gelişme