in ,

Cruella İncelemesi: Moda Dünyasında Dr. Jekyll ile Bay Hyde Olmak

Cruella incelemesi sizlerle. Emma Stone’lu Disney filmi, meşhur 101 Dalmaçyalı serisinin geçmişine uzanarak dikkat çeken bir köken hikâyesi sunuyor.

Cruella İncelemesi 2021 Disney Emma Stone

Cruella incelemesi ile karşınızdayız. Disney’in Emma Stone ve Emma Thompson’lu yeni filmi, meşhur çocuk kitabı “101 Dalmaçyalı”da karşımıza çıkan zalim bir kötünün öncül (prequel) hikâyesini ekrana taşıyor.

27 Mayıs 2021 tarihinde Disney Plus platformunda yayına giren yapım, ilk etapta sinema salonları için tasarlanmış ancak Koronavirüs pandemisi nedeniyle kendisine yeni bir rota çizmek durumunda kalmıştı.

Yönetmenliğini Lars and the Real Girl, The Finest Hours ve I, Tonya filmlerinden hatırladığımız Craig Gillespie’nin üstlendiği yapımda, senarist koltuğunda Dana Fox, Tony McNamara ve Aline Brosh McKenna oturuyor.

Filmde Estella / Cruella rolünde Emma Stone’u, Barones rolünde ise Emma Thompson’ı görüyoruz. Yapımda Joe Fry, Paul Walter Hauser, John McCrea, Emily Beecham, Mark Strong ve Kayvan Novak gibi oyuncular da yer alıyor.

Cruella İncelemesi: 101 Dalmaçyalı Evrenine Giriş

Daha önce bu ikonik karakterle kitaplarda, çizgi dizilerde ya da sinemada karşılaşmamış olanlar için biraz geçmişe gidelim. 101 Dalmaçyalı evreni oldukça köklü bir dünyaya sahip. İngiliz yazar Dodie Smith, 1949’da dikkat çeken I Capture the Castle adlı çocuk kitabı sonrasında kaleme aldığı The Hundred and One Dalmatians (1956) ile bu dünyanın kapılarını ilk defa aralıyor. Eser, Dalmaçya köpeği derisinden kürk yapmak istediği için bu hayvanları kaçıran Cruella De Vil ve ekibinin köpeklerle olan mücadelesini konu alıyor. 1967 yılında The Starlight Barking, 1978’de ise The Midnight Kittens ile macera kitap serisi ile devam ediyor.

101 Dalmatians 1996

Walt Disney de bu kitapları gözden kaçırmıyor. O dönem çektikleri animasyon filmleri ile büyük ses getiren Disney, 1961 yılında 101 Dalmaçyalı kitabını animasyon filmine uyarlıyor. Sonrasında da bu marka giderek genişlemeye devam ediyor. Çizgi diziler, sinema filmleri, müzikaller derken kendi 101 Dalmaçyalı kendi franchise’ını yaratmayı başarıyor.

Bu yapımlar arasında parantez açmamız gereken iş ise 1996 tarihli live-action 101 Dalmatians filmi. İkonik Cruella De Vil rolü bu yapımda Glenn Close tarafından canlandırılıyor. 75 milyon dolarlık bütçesiyle film dünya çapında 304 milyon dolarlık hasılat elde ediyor. Devamında 102 Dalmatians adlı bir yapım daha çekiliyor. Close rolünü sürdürüyor. İlkinin gölgesinde kalan yapım yine de bir Oscar adaylığı almayı biliyor.

Glenn Close ile ister istemez kıyaslanacağını düşündüğümüz Emma Stone’lu Crulla’ya yavaş yavaş geçme zamanı geldi.

Yazımızın devamında 2021 tarihli filme dair sürprizbozan (spoiler) değerlendirmeler yer alacaktır.

Cruella: Karanlığın Kökeni

Orijin hikâyeleri son yıllarda giderek daha popüler bir hâl alıyor. Bütün bunlar yaşandı, daha ileri gitmeden önce durun ve, “İyi ama neden?” diye sorun istiyorlar. “Hayattaki en aklı başında insanı deliliğe sürüklemek için sadece tek bir kötü gün” gerçekten de yeterli mi? Todd Phillips’in yönettiği 2019 tarihli Joker, başarılı bir köken hikâyesi olarak karşımıza çıkıyor. Anti kahramanların geçmişi, çoğu zaman kahramanların pilot hikâyesinden daha dikkat çekici olabiliyor.

Emma Stone Cruella Joker

Cruella De Vil de hem kitaplarda hem de filmlerde neredeyse bir “tip” olarak kabul edilebilecek kadar kötü bir karakter. Şimdi ise işe biraz üç boyut katma zamanı.

1960’lı yıllarda başlayan film, karakterin doğumu ile açılıyor. O zamanlar kendisinin adı Estella. Annesinin sözünden çıkmamak için çaba harcayan, çoğunlukla iyi kalpli birisi. Ancak elbette yıllar ve toplum ona pek de iyi davranmıyor. Doğuştan gelen farklı saç rengi nedeniyle toplum tarafından dışlanıyor. Tepki gösterdikçe işler onun adına daha kötüye gidiyor. Okuldan kovuluyor. Annesiyle Londra’ya gidip yeni bir başlangıç yapmak istiyorlar. Başlangıcın faturası annenin ölümü oluyor. Yalnız kalan Estella sokakta yeni arkadaşlar (Jasper ve Horace) ediniyor. Hırsızlık yaparak hayatta kalıyorlar, yetişkinliğe birlikte adım atıyorlar.

cruella 101 dalmaçyalı

Estella, en büyük hayali olan moda tasarımcılığı işine atılmak için hırsızlığa kısmi bir ara veriyor. Dönemin öncü moda tasarımcısı olan Barones (Emma Thompson) için çalışmaya başlıyor. İlk çatışma da burada karşımıza çıkıyor. Tam bir narsist olan Barones, kimseye emeğinin karşılığını vermemeyi sürdürüyor. Estella, anne figürü olarak koyduğu kadına kendisini kabul ettirmeye çabalıyor. Ancak Barones’in gerçek kimliğini öğrendiğine, onu tahtından etmek için harekete geçmeye karar veriyor. Barones’in moda imparatorluğunu yıkmalı, intikamını almalı ve tüm dünyaya kendisinin kim olduğunu göstermeli.

Karanlığın Tökezleyen Yükselişi

Karakter odaklı filmlerde başrolün performansı belki de en önemli noktadır. Emma Stone hem Estella’yı hem de Cruella De Vil’i övgüye değer bir şekilde canlandırıyor. Jasper ve Horace ile ilk başlarda yakalanan iyi kimya, Cruella’nın işe daha çok karışmasıyla bozulsa da ekip olarak Barones’in imparatorluğunu küçük dilimler halinde yok etmeyi başarıyorlar.

Hikâye, Estella’nın ana dönüşümünü açık bir şekilde izleyiciye yansıtsa da yan hikâyelerde aynı gücü gösteremiyor. Karakterin bir gecede, yıllarca birlikte büyüdüğü insanlara kolayca sırtını çevirebilmesi, filmin inandırıcılığını zedeliyor.

emma stone kırmızı

Kimlik, anne figürü, ebeveynin öldürülmesi, kabullenme gibi temaları işleyen yapım yüzeysel olmak ile derinlere inmek arasında bocalayıp duruyor. Bazı kararların arkası güçlü bir şekilde doldurulurken kimi zaman ise olaylar yalnızca “öyle olması gerektiği için” o şekilde gelişiyor.

+ Kolyen bende kalmış.
– Yangında düşürdüm sanıyordum.
+ Yangın sayılır. (Ağır Roman, 1997)

Kolyelere yüklenen aşırı anlamlar, Yeşilçam kaçkını “o senin gerçek annendi” twist’leri 2021 yılında pek de kabul görmüyor. Dahası, işler kolaylaşması gerektiğinde film çözümünü de aynı kolaylıkta buluyor. Barones’in en yakınındaki kilit karakter, Estella’nın safına kolayca geçebiliyor. Bu “taraf değişikliği” karakteri ölümden kurtarıyor, Barones’in sonunu getirmek için uygulanan planı rayına koyuyor. Neredeyse bir Antik Yunan Deus ex machina’sı hâlini alıyor.

Eski ve Yeni, Anne ve Kız, Dr. Jekyll ve Bay Hyde

Çift kişilikli karakterler mitoloji, edebiyat ve sinema dünyasının en çok işlenen temalar arasında. Cruella da siyah beyaz saçlarıyla bu çift kişilikli olma durumunun ipucunu ilk kareden itibaren fazlasıyla veriyor.

Robert Louis Stevenson’ın meşhur romanı Dr. Jekyll ve Bay Hyde’da olduğu gibi iki farklı kişiye bölünen karakter, iş yerinde Estella, arka planda ise Cruella olarak karşımıza çıkıyor. Nihayetinde dönüşümünü gerçekleştiriyor ve finalde herkesin bileceği o meşhur Cruella De Vil’in yerini alıyor.

Yapım, döneminin punk anlayışını ve modadaki değişim rüzgârlarını Cruella ve Barones üzerinden işliyor. Cruella, sürekli rakibinin ne kadar “eskidiğini” gözler önüne seren tasarımlar ve sahne gösterileri düzenliyor. Barones ise o zamana kadar hep olduğu gibi bu savaştan galip ayrılacağını, adı sonsuza dek yaşayacak olanın kendisi olacağını düşünüyor. “Eski”nin tuttuğu mevzilerden ayrılmamak için harcadığı direnç, yapımda etkili bir şekilde karşımıza çıkıyor.

emma thompson barones

İşin bir de anne – kız çatışması boyutu var. Estella, gerçek annesinin Barones olduğunu öğrendiğinde, gerçek annesinin; üvey annesini de öldürdüğünü anlamış oluyor. Ondan alması gereken intikam hem kişiselleşiyor hem de yeni bir boyuta taşınıyor. Çünkü hâlâ kendisini ispat etmesi gereken bir duvar var karşısında.

Tamamen iç dünyada yaşanan Estella ve Cruella ikilemi ise yapımın zayıf taraflarından birisi. Değişikliğin gerçekleşmesi için yeterli nedenler olmasına rağmen kendi içinde düştüğü ikilikler, verdiği kararlar ve bu kararların yansımaları fazlasıyla yüzeyde kalıyor.

Geleceğe Bağlanan (ve Bağlanamayan) Düğümler

Film yine de sonrasında anlattığı 101 Dalmaçyalı dünyasına kuvvetli referanslar vermeyi başarıyor. Cruella’nın Dalmaçya köpeği tutkusunun nedeni, yangınlara olan bakışı, meşhur siyah beyaz Panther de Ville marka arabası isabetli yerlere oturuyor. Karakterin yaşadığı Hell Hall isimli dev malikânenin adını Barones’in Hellman Hall’undan türetilerek alındığını öğreniyoruz.

Yapımın sonunda De Vil’in hediye ettiği Dalmaçyalılar da, hem olası bir Cruella 2 filmi için hem de geçmişte anlatılan hikâyenin (ana öyküde de piyanist olan Roger, bu cins köpeğe sahip, sonrasında köpekleri Cruella tarafından çalınıyor) sağlamlaştırılmasına yardımcı oluyor.

İleride nasıl olacağını tam olarak anlayamadığım iki karakter ise Jasper ve Horace. İkili, 101 Dalmaçyalı evreninin ilerleyen zamanlarında baştan sona şeytani hempalar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Cruella filminde onları zaman zaman Estella’yı bile frenleyerek sağduyuya çağıran, birlikte büyüdükleri arkadaşlarına sadakat duyan ve son derece eğlenceli kişiler olarak görüyoruz. Yapım, ana karakterinin şeytanlığa giden yoldaki dönüşümünü kendince de olsa ortaya koyuyor. Ancak bu süreçte yan karakterlerin de aynı noktaya yaklaşması gerektiğini tamamen unutmuş gibi duruyor.

Görsellik, Kostümler ve Müzik

Dönemin görsel anlayışını, kendine has karanlık tonlarıyla işleyen Cruella; çekim tarzıyla da atmosferini kurmakta başarılı oluyor. Şehrin dokusu ve tarzı, kesintisiz kamera hareketleri ile bir dönem festivaline katılmışsınız hissi uyandırıyor.

Cruella müzikleri ile de zengin bir hava yakalamayı başarıyor. The Doors, Queen ve The Clash gibi büyük isimlerin yan sıra tema müziği olarak kullanılan Florence and the Machine’den “Call me Cruella” kesinlikle dikkat çekiyor.

cruella kostümler

Bir dönem filminde, vahşi bir moda rekabeti işlenirken kostümlerin ve makyajın çarpıcı olmaması beklenemezdi. Prodüksiyon tasarımını The Favourite filmi ile Oscar adaylığı almış olan Fiona Crombie’nin yaptığı filmin kostümleri Mad Max: Fury Road ve A Room with a View ile Oscar almış olan Jenny Beavan tarafından gerçekleştiriliyor. Beavan’ın üçüncü En İyi Kostüm Oscar’ı da Cruella ile gelirse şaşmamak gerekir.

Son Sözler

Neticede Cruella oyuncu tercihleri, atmosfer, kurgu, müzik gibi alanlarda heyecan verici işlere imza atmayı biliyor. 101 Dalmaçyalı serisiyle büyümüş kitlelere iyi vakit geçirtecek potansiyeli taşıyor. Ancak yer yer ortaya çıkan mantık hataları, fazlasıyla kolaya kaçan çözümler, dengesiz karakter gelişimi ve klişeler filmi olduğundan daha aşağı çekiyor. Ortaya da güzel bir pazar sabahı, televizyonda yayınlansa keyifle izleyebileceğiniz bir yapımdan fazlası kalmıyor.

Siz de Cruelle filmi hakkında yorum ve eleştirilerinizi bizimle Kayıp Rıhıtm Forum’da paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

3 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Ishamael Ishamael dedi ki:

    Çok kötüydü. Yani Emma Stone’un o saçma, durduk yere ve abartılı karakter değişimini izlemek utandırdı beni. Yani ana karakter birden bire karakter değiştiriyor hem de herhangi bir karakter gelişimi herhangi bir tetikleme yokken. Saçma sapan bir durum. Çizgi filmleri izlemiştim ama çok net hatırlamıyorum. Yani belki orijinali de böyledir bilmiyorum ama birden bire karakter kötücül bir hale geliyor hem de aşırı abartılı bir şekilde. Ancak sonra tekrar düzeliyor sonra tekrar değişiyor. Öylesine saçma ki. Ayrıca filmin anlattığı bir hikaye olduğunu da düşünmüyorum. Küçük çocuklar için de uygun değil bence film. Böyle bir şeye neden para harcanmış merak ediyorum?

  2. Avatar for Agape Agape dedi ki:

    Ben izlemedim ama şurada yerimi alayım. Eski versiyonlarını severdim. Cruela her zaman deliydi. Hayvan kürküne tapan insanlara bir gönderme olabilir.

  3. Avatar for Ishamael Ishamael dedi ki:

    Sen sevebilirsin seni katmadım zaten :smiley:

Shazam! Fury of the Gods

Shazam! Fury of the Gods İlk Filmden Çok Daha Büyük Olacak

Akdeniz Sürgünü - Hoda Barakat

Hoda Barakat, Beyrut’un Işıltısında Bir İç Savaşı Anlatıyor: “Akdeniz Sürgünü”