Craven Malikânesi: Çaresiz İnsanlar Seçici Olamaz

Mumlar söner, hava soğur, oda karanlıktır ancak bir gölge görürsünüz, yavaş yavaş size gelmektedir… Geldikçe bu gizemli varlığın daha çok farkında varmaya başlarsınız, havada süzülmektedir. İşte anlarsınız ki sonunuz gelmiştir. Gelin Darcy Coates'in perili ev romanı "Craven Malikânesi" incelememize bakalım.

“Çaresiz insanlar seçici olamaz.”

Mumlar söner, hava soğur, oda karanlıktır ancak bir gölge görürsünüz, yavaş yavaş size gelmektedir… Geldikçe bu gizemli varlığın daha çok farkında varmaya başlarsınız, havada süzülmektedir. İşte anlarsınız ki sonunuz gelmiştir.

Hayalet hikâyeleri özellikle korku, fantastik, doğaüstü edebiyatın önemli parçalarından birisidir. Bu türlerdeki eserlerin hepsinde olmasa da sık sık karşımıza çıkarlar. Eserlerde hayaletler bazen bir büyü tarafından yaratılabilir, bazense yaşamında alışılmadık vahşi ölüm, yapamadığı bir görev gibi bilumum nedenlerle ölümünden sonra dünyada takılı kalabilirler. Ne şekilde olursa olsun hem okuyucuya hem de hayalete maruz kalan karaktere korku dolu anlar yaşatırlar.

Bu anlatılarda sıklıkla hayaletlerin bir objeye, mezara, kişiye veya bir mekâna bağlı olduklarını görürüz. O eşyayı kullananlara veya bölgeye gelenlere dadanırlar. Bu ‘dadanma’ olayı aslında birçok hayalet hikâyesinin de temelini oluşturur.

Bugün incelememe konu olan eser, Çınar Yayınları’ndan yakın zamanda çıkan Darcy Coates’in “Craven Malikânesi” adlı gerilim ve korku türündeki ‘hayalet/perili ev’ konseptini temeline alan romanı. Hatırlarsanız aynı yayınevinden yakın zamanda Altı Diriliş ve Fırtınalar Kralı gibi birçok altkültür eseri yayımlanmış ve sitede bazılarının incelemesini yapmıştık. Şimdiyse sıra Coates’in son dönemde ses getiren kitabına geldi.

Perili ev denince akla birçok değerli kalem ve eseri geliyor elbette. Henry James’in sorgulamalarla dolu tuhaf eseri Yürek Burgusu, Shirley Jackson’ın rahatsızlığın kalbinde gezdiğimiz Tepedeki Ev’i ve daha birçok klasik sayılabilir. Coates’in çalışması bu kadar güçlü tarihin olduğu yerde nerede konumlanıyor, nasıl olmuş bakalım.

Çaresizlik Başa Bela

Craven MalikânesiBaş karakterimiz Daniel, ekonomik anlamda çok zayıf, günü gününe yaşamaya çalışan fakir bir genç. Ne iş bulsa yapıyor, kazandığı azıcık parayla da kuzeni Kyle ile yaşadığı kötü bir apartmanda hem kiraya zorla ortak oluyor hem de karnını doyurmaya çalışıyor. Kısacası çok zor durumda. Zamanında düştüğü sokakların düşüncesi bile kendisini rahatsız ediyor. Ne yapıp etmeli tekrar soğuğa teslim olmamalı, sıcak bir yatakta yatmayı sürdürebilmeli.

GÖZ ATIN  Yankı Enki’den Korku Edebiyatı Üzerine Bir Deneme: Maskenin Düştüğü Yer

Ancak para bulmak gün geçtikçe zorlaştıkça kuzeni Kyle da yavaştan Daniel’i dışarı itelemeye başlıyor. Tüm bunlar olurken karakterimizin başına bir ‘şans kuşu’ konuyor. Bran adlı gizemli birisinden kapının altından atılmış zarf buluyor ve yazılana göre Craven Malikânesi’nde çalışması isteniyor. “Bu tuhaf mektup ne ola ki,” sorgulamalarıyla yaklaşsa da kitabın kilit cümlesi devreye giriyor: “Çaresiz insanlar seçici olamaz.”

Öyle biçare durumda bir insan ki kimsenin yaşamadığı, normal bir malikâne olmadığını düşünse ve işi de 1800’lerin başında ölen küçük bir kızın mezarının bakımı olsa da kabul etmek zorunda kalıyor. Hatta kendisini işe alan Bran adlı adamı dahi ortalıkta göremiyor. Uçuşan kargalar, bir deri bir kemik kalmış etrafta dolaşan bir kedi, bakımsız bahçe, tozla kaplı ve çok eski bir ev… Hiçbir şey iyi görünmüyor. Bu evin perili olmama olasılığı yok be Daniel.

Tüm bunlarla bitmiyor tabii kitap. Gizemli sırrın peşinde koşarken şekil-değiştirenler, veba, doğaüstü tuhaf unsurlar, ‘Viking’ savaş lordları ve daha birçoğuyla sarmalanıyoruz.

Esrarengiz Ev

Yukarıda da anlattığım gibi hikâyenin ilginç olma potansiyeli var. Özellikle kitaba başladığımızda ilginç bir deneyime ortak oluyoruz hissi yaşatıyor. Baş karakterimizin şüphelerle dolu bir işi neden kabul ettiği temellendirilmeye çalışılmış. Diğer yandan rahatsız edici bir şüphe de geri planda tutulmuş.

Peki doğrudan olumsuz yönlerine odaklanacak olursam, sıkıntı nerede başlıyor? Oluşturmaya çalışılan temeline rağmen bu kitap sizi karakterinin eylemlerine ikna etmekte o kadar başarısız ki… Karakterinin çaresizliğini vurguladıktan sonra yazar yapıyı oturttuğunu sanıyor ve karakterin bundan sonra yapacağı her eylemin mantıklı olabileceğini varsaymamızı istiyor. O kadar yanılıyor ki…

Craven Malikânesi kitabının başında eve daha yeni geldiğinde notta birtakım kuralların olduğu yazıyor. Ve neredeyse bu kuralları doğru düzgün sorgulamadan, anlamaya çalışmadan, pek şaşırmadan kabulleniyor. Ancak bu kitap boyunca çizilmeye çalışan karakteriyle çok uyumsuz bir davranış. Çalışılan diyorum çünkü kuzeni Kyle ve Daniel’ın karakterizasyonları resmen bozuk. Eylemler uyumsuz olduğu gibi bunların verilmeye çalışılan sebepleri de sizi ikna edemiyor.

Kurallar:
Mülke yabancıların girmesi yasaktır.
Kuleye girmeyin.
Gece yarısından şafağa kadar bahçıvan evinden ayrılmayın. Perdelerinizi çekin.
Kapıyı kilitli tutun. Çalındığını duyarsanız cevap vermeyin.

Örnek için bu kuralları koydum. Yoksa kitapta söylenecek çok şey var. “Gece yarısından şafağa kadar bahçıvan evinden ayrılmayın.” gibi bir kural zaten baştan kitapta özel bir önem verilme ihtiyacı olan bir yöne itmesi gerekiyor kurguyu. Ancak bizim şapşal eve geç geldiğinde “Tüh eve geç kaldım, şurada da hayalet var ama sıkıntı yok, umarım geç kaldım diye işten atılmam,” minvalinde yorumlarda bulunuyor.

GÖZ ATIN  Yaklaşan Dip: Derinlerde Gizlenen Ürkünç Öyküler

Kısacası kitabın geneline yayılan hikâye çok mantıksız ve okuyucuyu hiçbir şekilde ikna edemiyor, oluşturulan bozuk karakterlerin tepkileri saçmalığın daniskası. Korkacağımız yerde kendimizi baş karaktere gülerken buluyoruz, en acı, yürek sızlatması gereken olaylar yaşandığında bile.

Çeviri, Editörlük ve Kapak

Craven Malikânesi eserinin çevirmenlik koltuğunda yine aynı yayınevinden çıkan Klasik Bilimkurgu Öyküleri derlemesinden tanıdığımız Leyla Esen oturuyor. Editörlüğüyse artık Çınar Yayınları’nın birçok kitabında görmeye alıştığımız Yankı Enki’ye ait. Açıkçası geçen yayınevinin Fırtınalar Kralı kitabını incelediğimde de söylediğim üzere burada da temiz bir iş çıkarmışlar. Güzelce akıyor, ellerine sağlık.

Diğer yandan ah o kapaklar. Ne yazık ki kapaklar konusunda aynı başarıyı sergileyemiyorlar. Ne yazıların konumlandırılması ne de görsel kullanımı. Genel tasarım hep üzüyor. Bu kapakta da görsel seçimi yazarın adının yazı tipi vesaire olmamış. En üstte “Usa Today Bestseller Yazarı” yazınca ben zaten baştan düşüyorum.

Son Olarak

Hikâyesine inanmadığınız, kitap boyunca yüzünüzü ekşiteceğiniz 307 sayfalık bir saçmalık sarmalı arıyorsanız Darcy Coates’in Craven Malikânesi romanını size tavsiye ederim.

* * *

* Uzay Gemisinde İşler Karışıyor: Altı Diriliş

* Fırtınalar Kralı: Geçmişin Korkutucu Gizemi



1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Craven Malikânesi: Çaresiz İnsanlar Seçici Olamaz için 6 yorum

  1. Kitabı henüz okumadım ama yorumlarına çok güvendiğim ve gerilim seven bir arkadaşım okurken gerim gerim gerildiğini söylüyor. Bu ay okuyacağım bende paylaşırım görüşlerimi.


  2. Agape dedi ki:

    Yoruma beni de ekler misin? Kitabı merak ediyorum. Benim de aklıma takılan bir kitaptı.


Craven Malikânesi: Çaresiz İnsanlar Seçici Olamaz

Mumlar söner, hava soğur, oda karanlıktır ancak bir gölge görürsünüz, yavaş yavaş size gelmektedir… Geldikçe bu gizemli varlığın daha çok farkında varmaya başlarsınız, havada süzülmektedir. İşte anlarsınız ki sonunuz gelmiştir.

Gelin Darcy Coates’in perili ev romanı “Craven Malikânesi” incelememize bakalım.

Başa dönün